KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
- Esas no
- 2023/859
- Karar no
- 2025/1993
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 20/10/2022
- Numarası
- 2016/747 Esas - 2022/717 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
3.010 kelime·15 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 26.08.2014 tarihinde, ... plakalı motosikleti ile Keşan-Malkara Devlet Karayolu Yenimuhacir beldesi yolunda seyir halindeyken, ... kavşağı mevkiinde meydana gelen trafik kazasında, davalı ... ...'nın sevk ve idaresindeki ...plakalı kamyonet ile davalı ...'nun sevk ve idaresinde olan ... plakalı çekici aracın çarpışması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek refüj taşlarına ve işaret levhalarına çarparak ağır şekilde yaralanarak sakat kaldığını, dosyada mevcut 05.12.2015 tarihli ATK göre müvekkilin, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek,
hayati tehlike geçirecek ve vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi ağır olacak derecede yaralandığını, %94 oranında malul olduğunu, çalışmadığı süre ve çalışma gücünün kaza neticesinde tamamen yitirilmesinden kaynaklanan işgücü ve kazanç kaybı zararlarının tespitiyle, fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kayıdyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin yine müvekkilin günlük yaşamını sürdürürken ve yaşlılık yıllarında, maluliyeti sebebiyle daha fazla zorlanacak olması nedeniyle güç kaybı zararının tespitiyle, fazlaya dair tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin tahsilini,
müvekkile ait araçta meydana gelen mübadele değer kayıplarının tespiti ile iş bu belirsiz alacak olarak şimdilik toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kaza sebebiyle müvekkilinin yaşadığı elem ve ızdırabın bir nebze olsun giderilmesi için 1.000.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ... Çelik İnş. Nakl. San. ve Tic. Ltd.
Şti., ... ...'dan kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.
ATK raporunda davacıya da tali kusur verildiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun gerçek zarar miktarı ve sigorta poliçesinde yazılı limitlerle sınırlı bulunduğunu, tedavi giderleri kapsamında sayılan bakım ve bakıcı gideri ile geçici iş göremezlik tazminatından, 6111 Sayılı yasanın 59. maddesi ile değiştirilen KTK 98. maddesi düzenlemesi gereği, müvekkil sigorta şirketi değil Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, avans faizine ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ...
Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın 04.01.2014-2015 vadeli ZMMS ile sigortalandığını, davacının iddia olunan zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun dikkate alınmasını, 6111 sayılı yasa ile değişen mevzuat gereği, tedavi giderlerinden doğan tüm sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, kişinin iş görmezlik durumu ile "bakıcıya muhtaç" olması birbirinden farklı olduğunu, maluliyetin niteliği irdelenmeli;
bakıcıya muhtaç olup olmadığı araştırılması gerektiğini, ticari faiz taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı... ... Çelik İnş. Nakl. San. ve Tic. Ltd.
Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın asıl nedeninin aniden tali yoldan anayola çıkan diğer davalı sürücü ... ...'nın kazaya sebebiyet vermesi ve önündeki araçları yeterli mesafeden takip etmeyen ve arkadan süratle gelen davacıdan kaynaklandığını, her ikisinin de ağır kusurlu olduklarını, davacının, kullandığı motosikletin çevikliğine ve hareket kabiliyetine güvenerek aşırı süratli olarak gitmesi sonucu ve takip mesafesine uymaması neticesinde yaralanmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, müvekkilin 15-20km hızlı veya yavaş gitmesinin kazanın oluşumuna hiçbir etkisi olmadığını,
maluliyetin ATK tarafından tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminat talebinin kabulü ile. 933.415,49 TL bakıcı giderinin (746.732,40 TL'sinin davalılar ...ve ... Sigorta A.Ş.'den, 186.683,10 TL'sinin davalılar ..., ... ... Çelik İnş. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ve ...
Sigorta A.Ş.'den (Sigorta şirketleri yönünden 268.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) 1.270.176,17 TL sürekli işgöremezlik tazminatının (1.016.140,94 TL'sinin davalılar ...ve ... Sigorta A.Ş.'den, 254.035,23 TL'sinin davalılar ..., ... ... Çelik İnş. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ve ... Sigorta A.Ş.'den (Sigorta şirketleri yönünden 268.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) 26.350 TL tedavi giderinin (18.900 TL'nin davalılar ...ve ...
Sigorta A.Ş.'den, 4.725 TL'nin davalılar ..., ... ... Çelik İnş. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ve ... Sigorta A.Ş.'den (Sigorta şirketleri yönünden 268.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olmak üzere). Sigorta şirketleri dışındaki davalılar yönünden kaza tarihi olan 26.08.2014, davalı ... Sigorta AŞ yönünden 02.12.2015, davalı ...
Sigorta Şirketi yönünden 27.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile. 500.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ... Çelik İnş. Nakl. San. ve Tic. Ltd.
Şti. ve ... ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, davalı ... A.Ş. vekili ile davalılar... ... Çelik İnş. Nakl. San. ve Tic. Ltd.
Şti. ile ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin maluliyet oranı %100, özür oranı %94 olarak tespit edildiğini, müvekkili bir ömür bir başkasının bakımına muhtaç kalmışken takdir edilen bu manevi tazminat miktarının, yaşanan elim kazanın müvekkilin ruhunda bıraktığı acıyı dindirmesi imkansız olduğunu, yargılama sırasında davalıların maddi durumlarıyla ilgili yeterli bir araştırma da yapılmamış, düşük manevi tazminat takdir edilmesinin bir nedeni de bu olduğunu, birinci kaza için kamyonet sürücüsü ... ...’ya %80 asli kusur atfedilir iken,
müvekkilimin kazaya dâhil olduğu ikinci kısım için ... ...’ya %60 asli kusur, çekici-römork sürücüsü ...’ya %15 tali kusur atfedilmesi, müvekkilin ise çekici-römork sürücüsünden bile daha fazla oranda tali kusurlu olunduğunun belirtilmesi isabetli olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davacı vekili süresinde vermiş olduğu ek istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın içeriğinden davalıların sorumluluğun (...ile ... Sigorta ve ..., ... Ltd. Şti. ile ...
Sigorta A.Ş.) müşterek müteselsil sorumlu olduğu sabit olsa da hükümde zuhulen bu hususun belirtilmesi atlanmış olup hükümdeki bu eksikliğin de incelenmesi ve bu husustaki istinaf talebimiz ile ilgili de hüküm kurulmasını talep ettiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ...
A.Ş.vekili istinaf başvurusu dilekçesinde özetle; davacıların talep artırım dilekçesine karşı hem HMK m. 176 kapsamında davanın ancak bir kez ıslah edilebileceği hem de zamanaşımı itirazında bulunulmuş olup ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, ikinci kaza birinci kazadan sonra gerçekleşmiş olup kazaya davacı taraf ... ... motosikleti ile seyrederken hızını aracının teknik özelliklerine, yol ve trafik şartlarına göre ayarlamadığı, ... plakalı çekici ile emniyetli takip mesafesini korumadığı,
önünde meydana gelen kazaya karışmamak için kontrolsüzce manevra yaparak yoldan çıktığı için sebep olduğunu dolayısıyla birinci kazadan sonra gerçekleşmiş olan kazadan müvekkil şirketçe sigortalı araç sürücüsünü sorumlu tutmak hakkaniyete aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan raporda hesaplamaya esas mortalite tablosu olarak TRH-2010 ve faiz olarak da %1.8 olarak esas alınmamış olup düzenlenen rapor Trafik Poliçesi genel şartlarına uygun olmadığından bu yönüyle de hatalı hesaplama yöntemini benimsemiş olduğunu, müvekkili şirketin bakıcı gideri ve tedavi giderleri tazminatından sorumlu olmadığını,
tazminatla ilgili sorumlulukları bulunsa dahi ancak yasal faiz uygulanabileceğini, davanın müvekkili şirket yönünden sorumluluğun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğuna karar verilmiş olmasına rağmen hükmedilen maddi tazminatın tamamı ve ayrıca müvekkil şirketin sorumlu olmadığı manevi tazminat üzerinden harç ve yargılama giderinden sorumlu tutulması açıkça hukuka aykırı bir karar olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. Davalılar... ... Çelik İnş. Nakl. San. ve Tic.
Ltd.
Şti. ile ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelen müvekkillere atfı mümkün herhangi bir kusur bulunmadığını, dosyada birden fazla kusur raporu olduğunu, bu kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, bilirkişi ...r kazayı ikiye ayırarak bütün dünyanın kabul ettiği bilimsel bir yöntem olan ''olmaya ergi'' kuralına göre olayı çözdüğünü, mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, davacının kazanın oluşumundaki kusur oranının tazminat hesaplamasında dikkate alınmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça fahiş ve hatalı olduğunu,
kaza tarihinden itibaren avans faiz değil yasal faiz işlemesi gerektiğini, önceki hesap raporları ile hükme esas alınan rapor birbiri ile çeliştiğini, gerek ücret tespiti ve gerekse de hesaplamalarda hatalar yapıldığını, yönetmelik gereği şehirler arası taşımacılık yapan müvekkilin sigortasının sorumluluğu ilgili teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanması gerektiğini, avukatlık ücreti yanlış hesaplandığını, yargılama giderlerinin de taraflarına hükmedilen tazminat ile orantılı olarak hesaplanmadığını belirterek istinaf talep etmiştir.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 26.08.2014 tarihinde, davacının ... plakalı motosikleti ile Keşan-Malkara Devlet Karayolu, Yenimuhacir beldesi yolunda seyir halindeyken, ... kavşağı mevkiinde meydana gelen trafik kazasında,
davalı ... ... nın sevk ve idaresindeki ...plakalı kamyonet ile davalı ... ... nun sevk ve idaresinde olan ... plakalı çekici aracın çarpışması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek refüj taşlarına ve işaret levhalarına çarparak ağır şekilde yaralanması nedeniyle tedavi masrafları, bakım ve bakıcı gideri, iş gücü ve kazanç kaybı, maluliyet ve araçtaki değer kaybına ilişkin 5.000,00 TL maddi tazminat talebini içeren belirsiz alacak ile 1.000.000,00TL manevi tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır.
Kaza nedeniyle Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/89 E sayılı dosyada mevcut talimat yolu ile aldırılmış olan 16.11.2015 tarihli kusur raporunda: ''...Kamyonet sürücüsü sanık ... ...'nın asli kusurlu olduğu, tır kamyon sürücüsü sanık ...'nun tali kusurlu bulunduğu, motosiklet sürücüsü mağdur ... ...'nun tali kusurlu olduğu, olayda etkili herhangi bir yol kusuru veya işaretleme eksikliği bulunmadığı...'' tespit edilmiş ve davalı sürücüler olan sanık ... ve ...yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir.Mahkemece; "...aşamalarda alınan kusur bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunmakta ise de;
olayın zincirleme bir kaza olduğu ve davacının ikinci kazada yaralandığı anlaşıldığından her iki kaza bakımından farklı bir değerlendirmede bulunup davacının yaralandığı ikinci kaza bakımından davalı ... ...’nın %60,
Davalı ...’nun %15 ve davacının ise %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği 23.08.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporu gerek olayın oluşumu ile uyumlu olması ve gerek tüm bilirkişi heyetinin nitelik ve uzmanlıkları değerlendirildiğinde hükme elverişli olduğu sonucuna varılmıştır." şeklinde olup İTÜ üyelerinden oluşan heyetten alınan kusur raporunun ceza mahkemesinde alınan rapor ile örtüştüğünden hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Dava, HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.
Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür.
HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin ıslah zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/20495 E.ve 2019/7842 K.sayılı kararı).Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/19844 E. ve 2019/8286 K. sayılı kararında; "...Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir.
Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir.''Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir.
Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/13398 E. - 2022/10498 K. sayılı kararları).
TBK'nın 54. m. ile KTK'nın 98. m. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir.
Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez.
Bu nedenle geçici ve geçici bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı ve geçici işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları).
Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir. ... plakalı kamyonun ve ... plakalı çekicinin trafik kaydında kullanım amacının ticari ve kullanım şekli yük nakli olarak açıklanmıştır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren araçlar ticari nitelikte kamyon ve çekici olmasına ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine göre avans faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalılar... ... Çelik İnş. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... vekilinin avukatlık ücreti yanlış hesaplandığını, yargılama giderlerinin de taraflarına hükmedilen tazminat ile orantılı olarak hesaplanmadığına ilişkin istinaf itirazlarına gelince; mahkemece müşterek müteselsil sorumluluklarına karar verilmiş olduğundan usul yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Yine yönetmelik gereği şehirler arası taşımacılık yapan müvekkilinin sigortasının sorumluluğu ilgili teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf itirazı ise poliçenin ZMMS olduğu ve limitinin hükümde yazıldığı miktar olduğu görülmekle yerinde değildir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır.
Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu tutulmalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/5147 E. ve 2020/7081 K., 2020/1864 E. ve 2020/6061 sayılı kararı).İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde tazminatın müşterek ve müteselsilen tahsili talep edildiği halde kusur oranı göre belirlenmesi,
sigorta şirketleri poliçe limiti ile sorumlu olduğundan poliçe limitinin açıkça gösterilmiş olmakla birlikte sigorta limitini geçen maddi tazminata hükmedildiği halde ölüm ve sakatlık ile tedavi giderlerine ilişkin açıklamaya yer verilmemesi ve poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre harç ve yargılama giderinin hesaplanmamış olması, avukatlık ücretinin de poliçe limiti üzerinden hesaplanmamış olması ile manevi tazminattan sorumluluğu bulunmadığı halde sigorta şirketini de kapsar şekilde yargılama giderinden sorumlu tutulması doğru olmadığından hüküm bu yönlerden düzeltilmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davalılar... ... Çelik İnş. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
13/11/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/859, K. 2025/1993, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama