İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/1909 K.2025/272

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2024/1909Karar2025/272Tarih19 Şubat 2025Okuma13 dk · 2.687 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
19 Şubat 2025
Esas no
2024/1909
Karar no
2025/272
İncelenen dosyanın mahkemesi
KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
21/05/2024
Numarası
2020/521 Esas - 2024/308 Karar
Dava
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.687 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... şirketine ait ... yönetimindeki otobüsün yaptığı kazada yaralandığını, kaza sonrası müvekkilinin ağır travma geçirdiğini, kazadan önce çalıştığını ancak kaza sonrası iş bulamadığını, kazanın müvekkilinin psikolojik sorunlar yaşamasına neden olduğunu, hem fiziksel hem ruhsal olarak yaşadığı çöküntüyü atamadığını belirterek;

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kaza herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan kamyon şoförünün gereğinden fazla yavaş gitmek suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü, müvekkili şirketin şoförünün yorgun olduğu , öncesinde İzmit - İstanbul arasında sefer yaptığı sonrasında ise Antalya seferine çıktığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin haksız olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet derecede fahiş olduğunu, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, davanın ...

A.Ş.'ye ihbar edilmesini ve davanın reddini istemiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın sigortalı olduğu, trafik poliçesi olmadığını, şirketlerinin zarara ilişkin temerrüde düşmediğini, zorunlu mali mesuliyet poliçesince karşılanamayan kısım için kendilerine müracaat edilebileceğini, manevi tazminattan sorumlu olmayacaklarını bildirmiştir.Davalı ...

A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesi ile kişi başı sakatlık azami limiti 250.000,00 TL olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde oto sigorta poliçesi ile 18/02/2013/2014 tarihleri arasında sakatlanma talebinde bulunulması halinde azami sorumluluk limitinin 50.000,00 TL olduğunu, bu sorumluluğun araç sürücüsünün kusuru ve zararı oranında olduğunu, davacının taleplerinin öncelikle karayolları ... tarafından karşılanmasını,

karşılanamayan zararlar için trafik sigortası ve bu teminat limitinin de aşılması halinde kasko sigorta poliçesine bağlı ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesine başvurması gerektiğini, ayrıca zorunlu koltuk ferdi sigortasının da güneş sigorta tarafından düzenlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının açmış olduğu davada gelir kaybı olmadığını, haksız taleplerde bulunulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1.260,45 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ... A.Ş. ve ... Şti. ve ...'dan olay tarihi olan 19/09/2013 tarihinden itibaren, davalı ...

A.Ş. yönünden dava tarihi olan 26/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (... Poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) Davalı ... A.Ş. (eski ünvanları ... A.Ş./ ... Sigorta A.Ş.)yönünden maddi tazminat isteminin reddine,1-10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ...

Şti. ile davalı ...' dan olay tarihi olan 19/09/2013 tarihinden itibaren davalı ... A.Ş. Yönünden dava tarihi olan 26/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (...

Yönünden Sigorta Poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) Fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili ve davalılardan ... ...Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Mahkemenin 22.03.2018 tarih, 2014-1646 Esas ve 2018-170 Karar ve tarihli ilk kararı davalı ...A.Ş. tarafından istinaf edilmediğini, ilk hüküm bu davalı yönünden kesinleşmiş olduğunu, davalı ...

A.Ş. yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken işbu davalı şirket hakkında da yeni hüküm kurulmasının ve vekalet ücreti, yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatın düşük olduğunu, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...

Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davaya konu kaza nedeniyle herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğun doğmadığı bir davada adına bu denli yüksek tutarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş olmasının kabul edilebilir olmadığını, dosyada mübrez maluliyet raporları arasındaki çelişkilerin giderildiğini ve nihai olarak davacının söz konusu kaza neticeside fiziken ve/veya psikolojik olarak herhangi bir maluliyeti oluşmadığı bu kapsamda davacının bakıma ihtiyaç duymadığının tespit edildiğini, hal böyle iken davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,

davacının davaya konu kaza sebebiyle geçici süreyle iş göremez olduğu yönünde bir iddiası bulunmadığını, davacının çalışmadığı da göz alındığında aktif çalışma hayatı olmayan bir kişinin iş göremezliğinden bahsedilmesinin mümkün olamayacağını, kaza tarihi itibariyle davacının ev hanımı olup çalışmasının söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle, davacının söz konusu kaza nedeniyle malul olmadığını ve bir zararı doğmadığı da gözetildiğinde davacının lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunun açık olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava,

yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 29/09/2020 tarih, 2018/ 2991 Esas ve 2019/3567 Karar sayılı kararı ile zamanaşımı, kusur, aracın işletenin sorumluluğuna ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiş;

maluliyet raporu, ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesinin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesini aşan zararlar için devreye gireceğine, davalı ...

A.Ş.'nin tüm oto sigorta poliçesi kapsamında bulunan manevi tazminattan sorumlu tutulmasına, manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Daire karamızda kusur ve zamanaşımı istinafı yönünden değerlendirme yapılarak karar verilmiş olması nedeni ile aynı yöne ilişkin davalı istinafı yerinde değildir.Davalı...

Şti vekili tarafından mahkemenin ilk kararına karşı verilen istinaf dilekçesinde faiz ve başlangıcına ilişkin istinaf talebi bulunmadığından karşı taraf lehine bu hususlarda usuli kazanılmış hak oluşmuştur.

Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır.

Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine,

20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).İlk Derece Mahkemesince.

Dairemiz kararı doğrultusunda davacının maluliyet oranının belirlenmesi için ATK 2. İhtisas Dairesi'nden aldırılan 08/08/2021 tarihli maluliyet raporunda "...Kurulumuzun 28/07/2021 tarihli muayenesinde.

Otobüste kaza yaptıklarını, emniyet kemerinin takılı olduğunu, kamyona arkadan vurduklarını, ameliyat olmadığını, kaburgalarının kırıldığı ifade ettiği, şikayet: otobüse binemediğini, sosyal hayatının bittiğini ifade ettiği, fizik muayene: sol alında orta hatta “C” şeklinde kaşın üstünde 4x0,4 cmlik ciltten çökük ciltten hafif açık yara nedbesi, göğüs hastalıkları: nabız 80/dk, Spo2:%96, şuur açık, koopere, solunum rahat, dispne yok, solunum ve kalp sesleri normal, siyanoz yok, psikiyatri muayenesi: Sosyodemografik bilgiler: İstanbul doğumlu, boşanmış, 2 çocuklu, ortaokul mezunu, Kocaelinde kızı ve torunuyla yaşıyor,

4 sene öncesine kadar kuaför işletiyormuş, sağlık sorunları nedeniyle devretmiş, sigara dışında alışkanlık yok, Adli özgeçmiş: Alanya'ya otobüsle tatile gidiyormuş, en önde oturuyormuş, şoför uyuyakalmış, hızlı bir şekilde kamyona arkadan çarpmışlar, emniyet kemerinden dolayı kaburgasında ezilme olmuş, yakınması: olay sonrası otobüse binemiyor, öz bakımına daha az dikkat ediyormuş, psikiyatrik özgeçmiş: kazadan 1.5-2 yıl sonra uykusuzluk yakınmasıyla psikiyatriye başvurmuş, tolvon başlamış devamında selectra eklemiş, 3 yıl önce iskemik atak geçirdiği için ilaçları bırakmış, genel görünüm yaşında, özbakım iyi,

görüşmeye katılım istekli ve spontan, görüşmede tutumu saygılı ve güvenilir, psikomotor aktivite normal, konuşma normal, yönelim tam, dikkate ve bellek normal, duygudurum ve duygulanım ötimik, algı ve düşünce normal, olayı ayrıntılarıyla doğal bir affektle anlatıyor, olaya bağlı maluliyetine neden olacak mahiyet ve derecede psikopatoloji saptanmadığına göre.

28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir.

Bu rapora itiraz edilmesi üzerine Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp Kürsü'sünden aldırılan 01/03/2022 tarihli maluliyet raporunda "...19.09.2013 tarihinde geçirdiği araç içi trafik kazası sonrası orta frontalde kafada 5 cm'lik düzgün olmayan derin kesi alanı, her iki 2. kot anteriorda kırık hattı saptandığı, herhangi bir operasyon geçirmediği, yapılan muayenesinde vücudunda harici herhangi bir patolojik bulguya rastlanmadığı, 2016 yılında Psikiyatri bölümünce ... tedavisi ile 3 ay izlenerek ruhsal etkileniminin olduğu ve travma sonrası stres bozukluğu kısmen düzelen tanısı konduğu,

kişi Şubat 2022 tarihinde Psikiyatri bölümü tarafından tekrar değerlendirildiğinde; kazayla ilişkili ruhsal etkileniminin devam ettiği, tedavi gördüğü, tedaviden kısmen fayda gördüğü, tedaviye devam etmesinin gerektiği, tanısının “Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Tedavi İle Kısmen Düzelen” olduğu, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre kişilerin sadece malul olup olmadıklarını saptamanın mümkün olduğu,

bu yönetmeliğe göre meslekte azalma gücü oranının veya engel durumunun oransal hesaplanmasının yapılamayacağı, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 1.maddesinde amacı, 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının maluliyetinin tespitine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.” şeklinde tanımlandığı,Tanımlar bölümü Madde 4-(1)'de k) bendinde ise “Maluliyet: Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek

hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60/'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az 60'ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetme hali' şeklinde belirtildiği, Madde 9-(1)'da belirtilen “Sigortalıların çalışma gücünün en az 060'ını kaybedip kaybetmediklerinin tespitinde Ek-l Hastalık Listesi esas alınır.” şeklinde belirtilmesi dikkate alındığında.

Ek-1 Hastalık Listesine göre kişinin malul sayılamayacağı, Mevcut arızasına bağlı olarak olay tarihinde yürürlükte olan 11/10/2008 tarih ile 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre yapılan maluliyet oranı hesaplanmasında.

Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen travma sonrası stres bozukluğuna bağlı arızasının;E CETVELİ: Yaşına göre Meslekte Kazanma Gücünün azalma oranı kişinin yaşı arızaların kalıcı hale geldiğinin tespit edildiği tarih itibariyle 59 olarak kabul edilerek % 20 (yirmi) olarak hesaplandığı,1.

Kişinin 19.09.2013 tarihinde geçirdiği iddia edilen trafik kazası nedeniyle ortaya çıkan yaralanmasının iyileşme süresinin (geçici iş göremezlik süresinin) 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, mevcut arızalara bağlı Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü (maluliyet) oranının % 20 olduğu, T.C.

Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na ait 10/09/2021 tarihli Adli Tıp raporunun kişide mevcut olan fedavi ile işlevselliği kısmen düzelen TSSB (travma sonrası stres bozukluğu) tanısının Adli Tıp Kurumu ilgili kurulda yapılan değerlendirme sonucu kabul edilmediği, TSSB tanısının Adli Tıp Anabilim Dalı muayenesi ve Adli Tıp Kurulu ile Psikiyatri Polikliniği ve Psikiyatri kurulundaki değerlendirmeler sonrası konduğu, tanının birden çok muayeneler ve tedavi süreci sonrası konduğu,

Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun kurulumuzdan farklı rapor vermelerinin nedeni konusunda açıklama yapılamadığı ..." belirtilmiştir.Maluliyet raporları arasında çelişki olması nedeni ile ATK 2. Üst Kurulundan aldırılan 01/03/2022 tarihli maluliyet raporunda "...

03.06.1957 doğumlu ...’ın tıbbi evrakın tetkiki, KOÜ Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Psikiyatri Anabilim Dallarında yapılan muayene ve değerlendirmelerinde.

19.09.2013 tarihinde geçirdiği araç içi trafik kazası sonrası orta frontalde kafada 5cm düzgün olmayan derin kesi, her iki 2. kot anteriorda kırık hattı saptandığı, yapılan psikiyatrik değerlendirilmeleri sonrası tanısının Tedavi ile İşlevselliği Kısmen Düzelen Travma Sonrası Stres Bozukluğu olduğu, mevcut arızalara bağlı olarak olay tarihinde yürürlükte olan 11/10/2008 tarih ile 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre yapılan maluliyet oranı hesaplanmasında.

Tedavi ile İşlevselliği Kısmen Düzelen Travma Sonrası Stres Bozukluğu arızasının, A Cetveli I. Liste, Baş Arızaları, arıza sıra numarasının 16 Nevrotik bozukluklar, kişilik bozuklukları ve başka psikotik olmayan ruhsal bozukluklar A- Nevrotik bozukluklar (anksiyete, histeri, fobik, obsesif, kompulsif, nevrotik depresyon, nevrasteni, hipokondriazis, depersonalizasyon sendromu psikozları) a- tedaviyle çalışma olanağı veren, Arıza Ağırlık Ölçüsü 45 ile uyumlu olduğu,

meslek grup numarası bildirilmemesi nedeni ile kişinin düz işçi kabul edildiği (B Cetveli Meslek Grup Numarası 1), C Cetveli Meslek Grup numarası A, D Cetvelinde Meslekte Kazanma Gücünün Azalma Oranının 49 olarak belirlendiği, ancak kişide saptanan arızanın ağırlığı ile kıyaslandığında takdiren 1/3’ü ile uyumlu olduğunun düşünüldüğü ve 16(49x1/3) olarak belirlendiği, E cetveline göre Meslekte Kazanma Gücünün azalma oranı kişinin yaşı rapor düzenlendiği tarih itibariyle 59 olarak kabul edilerek 20 olarak belirlendiği,

Kişinin 19.09.2013 tarihinde geçirdiği iddia edilen trafik kazası nedeniyle ortaya çıkan yaralanmaların iyileşme süresinin (geçici iş göremezlik süresinin) 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, mevcut arızalara bağlı maluliyet oranının % 20 olduğu kanaatinin bildirildiği, İkinci İhtisas Kurulunda 28/07/2021 tarihinde yapılan muayenesinde.

Otobüste kaza yaptıklarını, emniyet kemerinin takılı olduğunu, kamyona arkadan vurduklarını, ameliyat olmadığını, kaburgalarının kırıldığı ifade ettiği, otobüse binemediğini, sosyal hayatının bittiğini ifade ettiği, sol alında orta hatta “C” şeklinde kaşın üstünde 4x0,4 cm ciltten çökük, ciltten hafif açık renkte yara nedbesi.

Göğüs Hastalıkları:Nabız 80/dk, SpO2 %96, şuur açık, koopere, solunum rahat, dispne yok, solunum ve kalp sesleri normal, siyanoz yok, Psikiyatri: İstanbul doğumlu, boşanmış, 2 çocuklu, ortaokul mezunu, Kocaeli’nde kızı ve torunuyla yaşıyor, 4 sene öncesine kadar kuaför işletiyormuş, sağlık sorunları nedeniyle devretmiş, sigara dışında alışkanlık yok, Alanya'ya otobüsle tatile gidiyormuş, en önde oturuyormuş, şoför uyuyakalmış, hızlı bir şekilde kamyona arkadan çarpmışlar, emniyet kemerinden dolayı kaburgasında ezilme olmuş, olay sonrası otobüse binemiyor, öz bakımına daha az dikkat ediyormuş,

kazadan 1.5-2 yıl sonra uykusuzluk yakınmasıyla psikiyatriye başvurmuş, ... başlamı,ş devamında ... eklemiş, 3 yıl önce iskemik atak geçirdiği için ilaçları bırakmış, genel görünüm yaşında, öz bakım iyi, görüşmeye katılım istekli ve spontan, görüşmede tutumu saygılı ve güvenilir, psikomotor aktivite normal, konuşma normal, yönelim tam, dikkate ve bellek normal, duygu durum ve duygulanım ötimik, algı ve düşünce normal, olayı ayrıntılarıyla doğal bir affektle anlatıyor, olaya bağlı maluliyetine neden olacak mahiyet ve derecede psikopatoloji saptanmadığı, ...'ın 19/09/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının.

03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu,

sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı... " belirtilmiştir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan, maluliyet raporlar arasındaki çelişkiyi gideren 19/03/2024 tarihli ATK İkinci Üst Kurulu maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri detaylı şekilde incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak illiyet bağı kapsamında olan yaralanması yönünden kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.Mahkemece verilen ilk hükmün

istinafı üzerine Dairemiz tarafından maluliyet raporu alınarak davacının tespit edilen maluliyet oranına göre yeniden manevi tazminat talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek istinaf talebi kabul edildiği ve bu doğrultuda Mahkemece maluliyet raporu alındıktan sonra manevi tazminat belirlendiğinden davalı ... A.Ş. bakımından manevi tazminatın kesinleştiğinden bahsedilemeyecektir.

Bu nedenle belirlenen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihindeki AAÜT hükümlerine göre vekalet ücreti belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. ... kayıtlarına göre çalışma kaydı tespit edilemeyen davacının asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret,

bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olacağından davacının zaten çalışmadığı için geçici iş göremezlik tazminatı ödenemeyeceğine ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları,

manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacı vekili ve davalılardan ... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1- Davacı vekili ve davalılardan ...

Şti. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-a-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.110,70 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 683,10 TL harcın davalı ...

Şti.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/02/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1909, K. 2025/272, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1909
Karar No
2025/272
Tarih
19 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1911 K.2025/169
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1913 K.2025/130
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi E.2024/1914 K.2025/429
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1916 K.2025/131
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1917 K.2025/132
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1918 K.2025/355

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.