KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/1964
- Karar no
- 2025/661
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 03/04/2024
- Numarası
- 2023/229 Esas - 2024/200 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
954 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 20/06/2013 tarihinde saat 22:30 sıralarında, Çanakkale İli, Biga İlçesi, ... köyü ... Köyü yolu 1 km 500.metresinde sürücü ... yönetiminde ...
Köyü yönüne seyir halinde olan tescilsiz motosiklet ile karşı yönde sürücü ... yönetiminde seyir halinde olan tescilsiz motosikletin ...' ün seyir halinde olduğu şerit içinde çarpışmaları sonucu dava konusu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını, olayda tescilsiz motosikletin sürücüsünün kusurlu olduğunubelirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL iş görmezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya 05/09/2014 tarihinde 11.322,00 TL tazminat ödemesi yapılarak yükümlülükten kurtulduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili kurumun sorumluluğunun teminat limitleri ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, tarafın dava ile ilgili şartları yerine getirmediğini, müvekkili kurumun geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacının maluliyet oranının ve malul kaldığının belgelenmesi gerektiğini, zararın ve kazadaki kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini,
yapılacak hesaplamada hesaplanan rakam ile ödenen arasında fark olması durumunda ödemenin güncelleştirilerek hesaptan düşülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davaya cevap dilekçesi incelendiğinde, aracın trafik sigortası yapılması zorunlu araç olmadığına ilişkin davalının herhangi bir itirazı bulunmadığını, sonradan istinaf aşamasında yapılan itiraz savunmanın genişletilmesi olup taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davalının davaya cevap dilekçesinde bu yönde bir itirazı olmadığı gibi, davadan önce davalıya yapılan ilk başvuruda 05.09.2014 tarihinde 11.320,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin yapılmasının aynı zamanda kabul ve ikrar anlamına geldiğini, bu aşamadan sonra aksinin ancak davalı tarafından ispat edilmesi gerektiğini,
kaza tespit tutanağına göre kolluk aracın cinsini (4) kodunu işaretlemek suretiyle motosiklet olarak kaydettiğini, kolluk tarafından Motosiklet olarak tanımlanan aracın, trafik sigortası yaptırılması zorunlu bir araç olduğunun kabulü gerektiğini bunun aksini iddia eden tarafın ispat etmesi gerektiğini, kazaya karışan motosikletin bulunması için ellerinden gelenin yapıldığını, tüm aramalara rağmen bulunmadığını, ellerinde olmayan sebeplerle motosikletin bulunamaması nedeniyle, davanın reddine karar verilmesinin dosya kapsamına, hakkaniyete, hukuka ve yasaya uygun olmayıp,
müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
İlk Derece Mahkemesinin 26/01/2021 tarih 2015/991 Esas 2021/33 Karar sayılı kararının davalı vekilinin istinaf edilmesi üzerine Dairemizce, 22/02/2023 tarih 2021/633 Esas 2023/271 karar sayı ile "...Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının kask ve koruyucu tertibat takmadığına ilişkin bir belirleme bulunmadığı (belirsiz olarak işaretlenmiştir) gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken, trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı Güvence Hesabı'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunu ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle;
davacı tarafa araca ilişkin delillerini (fatura vs.) sunması konusunda uygun bir süre verilip, aracın bulunduğu yer bilinebiliyorsa araç üzerinde uzman makine mühendisi marifetiyle inceleme yapılıp (bulunmuyor ise ve belirtildiğinde aracın motor nosu, şasi nosu vb. belirleyici özelliklerinden yola çıkılarak tramer kaydının, il emniyet müdürlüğü tescil kaydının araştırılmasıyla), aracın hurdaya ayrılıp ayrılmadığının belirlenmesi, ayrıldı ise davacıların davalı Güvence Hesabı'ndan talep hakkının bulunmadığı, ayrılmadı ise araç motor silindir hacminin belirlenmesi;
silindir hacminin 50 cm küpün üzerinde/trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı Güvence Hesabı'nın sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir" gerekçesi ile kaldırma kararı verilmiştir. Mahkemece, Dairemiz kararından sonra ihale belgeleri istenmiş ancak belgelerde teknik veri bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/11508 E. ve 2022/6538 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere "Güvence Hesabına başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmelik'inin 9/1-b maddesi gereği, Güvence Hesabı'nın sorumluluğu için zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde bu sigortası yapılmamış olan bir aracın 3. kişinin zararına sebep olması gerekmektedir.
Zorunlu olan trafik sigortasının yaptırılması bakımından da her şeyden önce, sigortası yapılacak aracın kanun kapsamında kalan tescilli bir araç olması gereklidir. Somut uyuşmazlıkta, Davalı Güvence Hesabı'nın davadan önce ödeme yapmış olması sorumluluğu kabul ettiği anlamına gelmeyecektir. Dava dilekçesinde dava dışı ...'e ait motosikletin ZMMS poliçesi bulunmadığından davalı Güvence Hesabı'ndan tazminat talep etmiştir.
Yapılan yazışmalardan bu motosikletin hurdaya ayrıldığı anlaşılmış ve bu nedenle motor veya şasi numarası gibi belirleyici özellikleri ile motor hacminin belirlenmesi mümkün olamamıştır.
Bu durumda davacı, dava dışı sürücü ...'ün kullandığı motosikletin silindir hacminin 50 cm küpün üzerinde/trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğu ve bu nedenle de davalı Güvence Hesabı'nın tazminattan sorumlu olması gerektiğini ispat edemediğinden İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1964, K. 2025/661, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama