KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/2366
- Karar no
- 2025/680
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 16/11/2023
- Numarası
- 2022/502 Esas - 2023/735 Karar
- Dava
- Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan
Karar Metni
1.020 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili kuruluş çalışlarından ...'ın kuruluşa bir dilekçe ile başvurarak oğlu ...'ın 25.08.2008 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeni ile ...
Hastanesinde tedavisinin yaptırıldığı tedavi sonucunda 8.329,22 TL'nin kuruluşları adına hastane tarafından 23.09.2008 tarih ve ... fatura edildiğinin bildirdiğini, müvekkili kuruluşa faturanın ibrazı ile birlikte 24.10.2008 tarihinde söz konusu 8.329,22 TL'yi hastanenin hesabına ödediğini, ...'a çarpan ... plakalı nolu aracın genel sigorta tarafından sigortalandığını ve tedavi giderlerinden faturalar karşılığında ...'a ödendiğini, diğer kalan kısım müvekkili kuruluşa fatura edildiğini,
kaza ile ilgili sanıklar hakkında Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/381 Esas 2011/244 Karar sayılı dosyasından yargılama yapıldığını belirterek davanın kabulüyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.389,20 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli trafik poliçesi bulunduğunu, ...nın sorumluluğunun doğabilmesi için rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli bir sigortasının bulunmaması gerektiğini, dava konusu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, işbu davada görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının müvekkili kurumdan talep etmiş olduğu tedavi giderlerine bağlı maddi tazminat isteğinin reddi gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini,
davacı tarafın ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olup ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Dava konusu alacağın nedeni olan kazanın, müvekkil kuruluş çalışanlarından ...’ın oğlunun 25.08.2008 tarihinde kaza geçirmesi sonucu oluşan oğul ...’ın tedavi masraflarının 28.08.2008 tarih ve ... no’lu fatura ile 8.389,20 TL'nin müvekkili teşekkül tarafından 24.10.2008 tarihinde ... Bankası aracılığıyla ... Hastanesi'ne ödenmesi olduğunu, yapılan ödemenin iadesi için ...
Hastanesi'ne ödemenin iadesinin talebi yoluna gidilmiş ancak hastaneden olumlu veya olumsuz bir cevap gelmediğini ancak dava dilekçesinde belirttiği şekilde, kaza tarihinde yürürlükte olan Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 11.12.2006 gün ve b. 10.0.thg.01.16.00.02-010.06/23144 tebliğine göre davalı ...
Fonundan tahsili için dava tarihinde yürürlükte olan tebliğ gereğince dava açıldığını, yerel mahkeme tarafından gerekli araştırma yapılmadan pasif husumet yönünden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava rücuen tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul,
yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair karara karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 14/03/2019 tarih, 2018/4060 E. ve 2019/408 K.sayılı kararı ile "... Davacı vekili müvekkili kuruluş çalışlarından ...'ın oğlu ...'ın 25.08.2008 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeni ile ...
Hastanesi'nde tedavisinin yaptırıldığı, tedavi için düzenlenen 23.09.2008 tarih ve 8.329,22 TL bedeli faturanın davacı tarafından 24.10.2008 tarihinde hastanenin hesabına ödediğini belirterek davalıya karşı rücu davası açmıştır. ... Somut uyuşmazlıkta mahkemece ön inceleme duruşması yapılmış ve dava şartlarının mevcut olduğu tespit edilmiş ise de davalı ...'nın taraf ehliyetine itirazı hakkında araştırma yapılmamıştır.
Bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince davalı vekilinin taraf sıfatına itirazı konusunda araştırma yapılarak ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde ...
Sigorta A.Ş.'de sigortalı olduğunun anlaşılması halinde davalının taraf ehliyeti bulunmadığının tartışılması, aracın sigortalı olmadığının anlaşılması halinde (davalının taraf ehliyetine sahip olduğunun anlaşılması halinde) ise zamanaşımı defi hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın zamanaşımından reddine kararı verilmiş olması doğru olmamıştır. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevabına göre kazaya karışan ... plaka sayılı aracın 25/08/2008 kaza tarihini kapsar şekilde dava dışı ...
Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşıldığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve davacı vekili istinafı üzerine Dairemizin 23/06/2022 tarih 2020/1545 E.-2022/1338 K.sayılı kararı ile "...davaya konu trafik kazasıyla ilgili Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi,
2008/267 E. 2009/102 K. sayılı dosyası ile yapılan yargılamada ve Mahkeme kararında, kazayı yapan aracın plakası "..." olarak yine Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından verilen yazı cevabında aracın acente ve poliçe yenileme no'su ile (...) dava dilekçesinde belirtilen aracın poliçe no'su (...) farklı olduğu anlaşılmakla kaza tespit tutanağını da gösterir şekilde dava konusu kazaya ilişkin soruşturma ve ceza mahkemesi dosyasının getirtilerek, kazaya karışan aracın tespit edilmeden karar verilmiş olması eksik incelemeye dayalı olmuştur."gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda; davaya konu trafik kazasıyla ilgili Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/267 Esas ve 2009/102 Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesinde kazayı yapan aracın plakası ... olduğu, kararın 27/09/2010 tarihinde Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2010/8811 Esas ve 2010/9635 Karar sayılı ilamı ile onandığı, 07/10/2008 tarihli iddianame içeriği incelendiğinde de kaza yapan aracın plakasının ... olduğu,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkereye verilen cevabı yazıda yine söz konusu araca ait acente ve poliçe yenileme numarasının ... olduğunun belirtildiği dolayısıyla kazaya karışan ... plaka sayılı aracın 25/08/2008 kaza tarihini kapsayan şekilde dava dışı ...
Sigorta A.Ş adına ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu ...'nın sorumluluğunun doğabilmesi için rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli bir ZMMS poliçesi bulunmaması gerektiği, kaza tarihinde aracın geçerli bir trafik sigortasının bulunduğu, bu durum karşısında Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 11.12.2006 gün ve b.
10.0.thg.01.16.00.02-010.06/23144 tebliğinin rücu hakkı vermeyeceği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/2366, K. 2025/680, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama