KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/1198
- Karar no
- 2025/1133
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 19/02/2025
- Numarası
- 2024/297 Esas - 2025/151 Karar
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
Karar Metni
1.265 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sahibi olduğu ... plaka sayılı otomobilin davalı sigorta şirketinin ... numaralı poliçesi ile 29.03.2023 – 29.03.2024 tarihleri arasında genişletilmiş kasko sigortası teminatı altında olduğu, davacının yanında yeğeni ... olduğu halde, 11.12.2023 tarihinde gece saat 00:30 sularında, İstanbul, Firüzköy’de idaresindeki ... plakalı otomobili ile iş yerinden evine giderken ...
Sokağa girdiğinde önüne çıkan bir kediye çarpmamak için manevra yaptığında kaldırıma çıktığı ve kaldırımda bulunan bir ağaca çarptığı, davacının telefonunun şarjının bitmiş olması ve yeğeni ...’ın da telefonunun yanında olmaması nedeniyle kazanın kolluk kuvvetlerine ihbar edilemediği ve fotoğraflar çekilemediği, gece yarısı olması nedeniyle de davacının hasarlı ancak yürüyebilen ... plakalı otomobili ile evine gittiği, davacının 11.12.2023 tarihinde sabahleyin ... plakalı hasarlı otomobili ile tekrar kaza mahalline gittiği; kazanın gerçekleşme biçimine uygun fotoğraflar çektikten sonra otomobili ...
Otomotiv A.Ş. yetkili servisine götürdüğü ve kazanın davalı sigorta şirketine ihbar edildiği, davalı sigorta şirketinin görevlendirdiği sigorta eksperine kazanın bütün detayları ile açıklandığı, 18.01.2024 tarihli eksper raporunda, beyan edilen kaza ile otomobildeki hasarların uyumlu olduğunun tespit edildiği ancak sigorta şirketi tarafından hasarın teminat dışı olduğunun belirtilerek ödenmediği arabuluculuk görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla,
... plakalı otomobilin hasar tutarının 100 TL kısmının ekspertiz rapor tarihi 18.01.2024 itibariyle avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu ... plakalı otomobilin 29.03.2023 – 29.03.2024 tarihleri arasında genişletilmiş kasko sigortası teminatları altında olduğu, davacının kazanın meydana gelme şekli ile ilgili beyanlarının doğru olmadığının eksper raporu ve araştırma raporu (dosyada yoktur) ile tespit edildiği; sürücünün kimliğinin tespit edilmemesi için kaza mahallini terk etmesinin genel şartlarının 5.10 maddesi gereğince teminat dışı olduğunu, ispat külfetinin davacıda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğunu, aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerektiğini, somut olayda,
10/12/2023 tarihini 11/12/2023 tarihine bağlayan gece saat 00:30 sularında meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonrasında, müvekkilin kaza mahallini terk etmek için haklı nedenleri olmadığı yönündeki kabul ile sonuca gidilmiş ise de müvekkil kazadan sonra aracını terk etmek suretiyle olay yerinden ayrılmadığını, kaza sonrası araç yürür vaziyette bulunduğundan, kaza gece vaktinde gerçekleşmiş olduğundan ve bu sırada - telefonunun şarjının olmaması nedeniyle iletişim kurma imkânı bulunmadığından,
sabah olduğunda yetkili servise başvurmak üzere araç ile ikametine gittiğini, sabah olduğunda yetkili servise başvurmak üzere aracı ile birlikte kaza mahallinden ayrıldığından, davacının olay yerinden haklı bir sebeple ayrıldığının kabulü gerektiğini, ispat yükünün davacı müvekkilde olduğunun kabul edilmesi hatalı olduğunu, bir an için aksi kanaatte olunması halinde ise davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü tahkikat raporu içeriğindeki - şüpheli olarak görülen ve rizikonun teminat dışı kaldığına gerekçe olarak ileri sürülen - tespitlere karşılık, davacı müvekkil tarafından sürücü değişikliği yapılmadığı,
sürücü müvekkilin kaza anında alkollü ve ehliyetsiz olmadığını, dosyadaki delil durumu ile belirgin olduğundan, dava konusu zararın teminat kapsamında kaldığının ispat edildiğini, müvekkilinin, kazanın gerçekleştiği gecenin sabahı, alkol ve/veya uyuşturucu madde kullanımının tespit edilebileceği bir aşamada yetkili/anlaşmalı servise müracaat etmiş, yapabileceği en kısa sürede yani kaza aynı gün (11/12/2023 tarihinde) yetkili servis aracılığıyla davalı sigorta şirketine ihbar edildiğini, müvekkil, sigorta eksperi tarafından yapılacak araştırmaya esas olmak üzere, GSM numarasını ekspere bildirdiğini,
iletişim detay ve konum bilgilerinin araştırılmasına rıza da gösterdiğini, sigorta eksperi tarafından, iletişim detayları ve konum bilgileri üzerinde yapılan incelemede, müvekkilin anlatımları ile çelişen bir hususun olmadığı, müvekkilin telefonunun şarjının bulunmadığını beyan ettiği kaza saati ve sonrasında herhangi bir iletişim kaydının bulunmadığı tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi, iletişim detayları ve konum bilgileri üzerinde yapılan inceleme detaylarını dava dosyasına sunmadığını, müvekkil ve kaza sırasında müvekkilin yanında bulunan yeğeni ...'a ait sürücü belgesinin dosyaya sunulduğunu,
ehliyetsizlik olgusunun ileri sürülmesi de olanaklı olmadığını, müvekkilin kaza sırasında yanında bulunan yeğeninin telefonundan arama yapmamış olması gerekçe gösterilerek, iddia edilen hasarın hayatın olağan akışına aykırı olduğu ileri sürüldüğünü, oysa kazanın gerçekleşmesinden sonra aracı kontrol eden müvekkilinin aracın yürür vaziyette olduğunu tespit ettiğini, telefonunun şarjının bitmiş olması ve yanında bulunan yeğeni ...'ın üzerinde de telefonunun bulunmaması nedeniyle o esnada aracın fotoğraflarını çekemediğini ve kolluğa bildirim yapamadığını,
kaza anında alkollü ve ehliyetsiz olmadığını ispat yükünün davacı müvekkile yüklenmesi halinde dahi dosyadaki delil durumu ve dinlenecek tanıkların beyanları ile dava konusu zararın teminat kapsamında kaldığının ispatı mümkün iken İlk Derece Mahkemesince, tarafça bildirilen tanıklar ... ve ... dinlenmeden eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.
HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3.maddesinin k bendinde tüketici.
Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, l bendinde de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır.
Yine aynı Kanun'un 73. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir.Somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketi ile sigortacısı olan davacı arasında ... plakalı otomobil için Kasko Sigorta Poliçesi imzalanmıştır.
Davalı tacir olmakla birlikte davacı gerçek kişi olup sigorta sözleşmesine konu araçta ticari vasıfta olmadığı kullanım şekli özel olduğunun poliçede belirtildiğinden açılan dava TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde ticari dava niteliğinde değildir. Davacı gerçek kişi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3.maddesinin k bendi kapsamında tüketici olduğundan ihtilafın çözümünde Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Bu nedenlerle davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek davanın esası hakkında yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a/3. gereğince kaldırılmasına karar verilmiş. Daire kararının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazları bu aşamada incelenme konusu yapılmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1198, K. 2025/1133, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama