KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Esas no
- 2025/694
- Karar no
- 2025/614
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ara karar tarihi
- 08/01/2025
- Numarası
- 2024/1051 Esas (Derdest Dosya
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde; yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile birlikte ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkemece 08/01/2025 tarihli ara kararı ile "...haksız fiilden kaynaklanan davada muaccel alacağın varlığı bu aşamada ispatlanamadığı, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacı vekilinin ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi talebinin reddine... " dair karar verilmiştir.
Bu ara karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde. Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine dayanmaktadır.
İİK'nun 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İİK'nun 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.
Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Davacılar tarafından iddia olunan zarar, haksız fiilden kaynaklandığından, tazminat, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır.
(Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/2782 Esas ve 2019/11935 Karar 12/12/2019 tarihli kararı) Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı ve diğer deliller ile yaklaşık ispat kuralına göre değerlendirme yapılmak suretiyle ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde davalı araç sürücüsü hakkında yaklaşık ispat halinin oluşması nedeniyle İİK'nın 257.maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebileceği düşünülebileceğinden, dosya kapsamı değerlendirilmeden davalı araç sürücüsü hakkında ihtiyati haciz talebinin reddi doğru olmamıştır.
Davalı ...'nin ise kamu hizmeti gören bir kurum olup, haczine karar verilmesi istenen araç da kamu hizmetine tahsis edilmiş bir araç olduğundan bu davalı yönünden alacağın tahsil edilememe durumu söz konusu olamayacağından talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/694, K. 2025/614, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama