KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2021
- Dosya no
- 2019/327
- Karar no
- 2021/1601
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09.10.2018
- Numarası
- 2016/295 E. 2018/1096 K.
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Karar yazım tarihi
- 24.12.2021
Karar Metni
1.326 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.10.2018 tarih 2016/295 E. 2018/1096 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin motorsikletli kurye olarak çalışmakta iken, 20.04.2014 tarihinde davalı (dava tarihinden önce vefat eden) ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motorsiklete çarması nedeniyle müvekkilinin ağır yaralandığını, İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/518 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda sürücü ...'in asli kusurlu, müvekkilinin ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kazadan sonra 6 ay boyunca çalışamadığını, bu sürede SGK primlerinin ödenmediğini,
müvekkilinin kazadan önce çalıştığı işyerinden aylık 2.000,00 TL maaş aldığını, kaza nedeniyle çalışmadığı 6 ay için SGK'dan 1.500,00 TL rapor parası aldığını, müvekkilinin kaza nedeniyle hastane masrafı olarak 1.150,00-TL ödediğini, müvekkilinin davalı ...na başvurduğunu ve kendisine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 21.419,00 TL ödeme yapıldığını iddia ederek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş'ye sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu trafik poliçesinin bulunmasından dolayı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili kurum tarafından davacıya 21.419,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili kurumun sorumluluğunun bedensel zararlarla sınırlı olduğunu, geçici iş görmezlik zararının bedensel zarar olmadığını, müvekkili kurumun sorumluluğunun bedensel zararlarla sınırlı olduğunu, müvekkili kurumun araç hasarından sorumlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen sürücü ...'in davadan önce 18.10.2015 tarihinde vefat ettiği, bu nedenle karar başlığından çıkarıldığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalı ... tarafından kaza yapan aracın ZMM sigortasının olduğu belirtilmiş ise de, kaza tespit tutanağına göre kaza saatinin 12:50 olduğu, ... sigorta A.Ş.'nin poliçe düzenleme saatinin ise 13:29 olduğu, poliçe kazadan sonra düzenlenmiş olduğundan kazanın poliçe teminatı dışında olduğu, davalı ...nın sorumluluğunda olduğu, sürücü ...'in kazada %60 oranında kusurlu olduğu, davacının hasar bedelini isteme şartlarının oluştuğu, meydana gelen hasar bedelinden kusur oranına göre davalıların sorumlu olduğu bedelin 540,00 TL olduğu, davacının tıbbi iyileşme süresinin altı ay, davacının sürekli iş göremezlik oranının %15,2 olduğu,
alınan bilirkişi raporu uyarınca maddi tazminat miktarının tam kabulü gerektiği, davalı tarafın haksız eylemi nedeniyle davacıda bedensel zarar meydana geldiği, eylemle zarar arasında illiyet bağı olduğu, eylemde hukuka uygunluk bulunmadığı, meydana gelen yaralanmanın sürekli iş göremezliğe neden olmaması, davacının yaşı ve tedavi süreci, her iki tarafın da sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak;
davanın kısmen kabulü ile 540,00 TL hasar tazminatı, 3.144,66 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 14.602,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, müvekkilinin kaza neticesinde ayağından ameliyat geçirdiğini, diz kapağı altındaki kemik kırıkları nedeniyle vida takıldığını, müvekkilinin ayağına takılan vidalardan dolayı kazadan önceki haline göre yürümekte ve çalışmakta zorlandığını, müvekkilinin ve ailesinin psikolojilerinin olumsuz yönde etkilendiğini, müvekkilinin 6 ay boyunca çalışamadığını, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek, manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, hasar bedeli ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Manevi tazminat ne bir ceza, ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve moral yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı ...'e ait aracın sürücüsü ...'in sevk ve idaresinde olduğu ile Buca İlçesi Kozağaç mahallesi 248 Sokak üzerinden 235 Sokak kavşağına seyir halinde iken kendine göre sağ tarafı kontrol etmesi gerekirken, yavaşlayıp geçiş önceliğini sağdan gelen motorlu araca vermesi gerekirken vermediği, 235 Sokaktan gelen motosikletin kendi aracının sağ ön çamurluk kısmına çarptığı, kazanın oluşumunda %60 oranında kusurlu olduğu,
davacının ise motorsikletiyle seyir halinde iken kavşağa geldiğinde geçiş önceliği kendisinde olmasına rağmen, 248 sokak kavşağından gelen aracın sağ yan çamurluk kısmına çarptığı, her ne kadar geçiş önceliğine sahipse de kavşağa geldiğinde yavaşlaması gerekirken yavaşlamadan kavşağa girmeye çalıştığı, kaza tutanağına göre kask takmadığı, kazanın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğu,
kaza nedeniyle %15,2 meslekte kazanma gücünden yoksun hale geldiği dikkate alındığında, davacı için 8.000,00 TL tutarında hükmedilen manevi tazminat kazanın oluş şekli, kaza tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı, kusur durumu ve kusurun ağırlığı karşısında makul ve ılımlı bulunmuş olmakla, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Ne var ki; dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen sürücü ...'in, dava tarihinden önce 18.10.2015 tarihinde vefat ettiği, mahkemece bu kişinin karar başlığından çıkarıldığı, ancak hüküm kısmında bu kişi hakkında da karar verildiği anlaşılmakla, bu davalı hakkında hüküm kurulmaması gerekirken, ölü kişi hakkında hüküm kurulmasının hukuka uygun bulunmaması ve bu hususun kamu düzenine ilişkin olması karşısında, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının bu yönden re'sen düzeltilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/327, K. 2021/1601, 24 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama