İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1690 K.2024/991

İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.04.2021 tarih 2020/391 E. 2021/274 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor…

Esas2021/1690Karar2024/991Tarih15 Mayıs 2024Okuma13 dk · 2.512 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Mayıs 2024
Dosya no
2021/1690
Karar no
2024/991
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
21.04.2021
Numarası
2020/391 E. 2021/274 K.
Davanın konusu
İtirazın İptali
Dava tarihi
14.08.2020
Karar yazım tarihi
15.05.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.512 kelime·13 dk okuma·6 bölüm

İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.04.2021 tarih 2020/391 E. 2021/274 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, davacı banka ile .... Şti. arasında ticari kredi sözleşmesi imzalandığını ve imzalanan iş bu sözleşme kapsamında davalı ...'nin müşterek müteselsil kefil olduğunu, sözleşme uyarınca ödenmesi gereken kredi borçlarının ödenmemesi üzerine 27/09/2019 tarihinde muaccel hale gelen borcun 3 gün içerisinde ödenmesi,

ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, asıl borçluya ve müteselsil kefile kat edilen ve muaccel hale gelen kredi detaylarının ihtar edildiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı tarafından borçların tahsil edilememesi nedeniyle müşterek borçlu müteselsil kefil ... ile borçlu ...

Şti. aleyhine İzmir 17.İcra Müdürlüğü'nün 2019/14765 E. sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalı taraflarca icra müdürlüğünün yetkisine, asıl alacak, işlemiş faiz ve faiz oranına itirazda bulunulduğunu ve takibin durdurulduğunu, icra takibinin durdurulması üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu ve herhangi bir anlaşmaya varılamadığını ileri sürerek, İzmir 17.İcra Müdürlüğü'nün 2019/14765 E. sayılı takip dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının % 20 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar adlarına usulüne uygun tebligatların yapılmasına karşın davaya cevap vermedikleri görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... Bankası A.Ş ile borçlu ... Ltd.

Şti. ve davalı kefil ... arasında akdedilmiş bulunan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi ile davalı borçluya krediler kullandırıldığı, davalı ...'nin ilgili sözleşmeyi 6098 sayılı TBK kefalet hükümleri doğrultusunda el yazısı ile kefalet türü, kefalet limiti ve kefalet tarihi belirtilmek suretiyle müselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davacı bankanın takip talebinde davalı kefilin ticari kredi kartının faiz, masraf ve avukatlık ücreti dahil 55.000 TL'sinden sorumlu olduğunu beyan ettiği, davalı ...'nin 205.000 TL sözleşmeye kefil olduğu, ancak davacı banka talebine bağlı kalınması gerekildiği,

davalı borçlunun ödenmeyen kredilerinden dolayı 27/09/2019 tarihinde ihtarname ile ihtar edildiği, hesaplarının kat edildiği ve sözleşme hükümleri gereği temerrüde düşürüldükleri, ihtarnameye rağmen borçların ödenmemesi üzerine 06/11/2019 tarihinde İzmir 17.İcra Müdürlüğü'nün 2019/14765 E. Sayılı dosyası ile takip açıldığı, davalıların itirazı ile takibin durdurulduğu, takip tarihi itibariyle talep edilen alacaklardan iş bu davaya konu edilen kredilerden kaynaklı borcundan dolayı 198.214,24 TL asıl alacak, 8.080,47 TL işlemiş faiz, 404,02 TL BSMV, olmak üzere toplam 206.698,73 TL davacı bankanın alacaklı olduğu,

davacı alacaklının kredili mevduat kredisinden kaynaklı asıl alacak tutarı olan 22.698,97 TL'sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB faiz oranları hükümlerine göre %24 temerrüt faizi işletilmesine, davacı alacaklının kredi kartından kaynaklı asıl alacak tutarı olan 52.882,34 TL'sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB faiz oranları hükümlerine göre %24 temerrüt faizi işletilmesine,

davacı alacaklının borçlu cari hesap kredisi kaynaklı asıl alacak tutarı olan 123.084,49 TL'sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar sözleşme hükümlerine göre %48 temerrüt faizi işletilmesi gerektiği gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulü ile, borçlu ... Şirketi bakımından.

İzmir 17.İcra Müdürlüğü'nün 2019/14765 E. sayılı icra dosyasında 198.214,24 TL asıl alacak, 8.080,47 TL işlemiş faiz, 404,02 TL BSMV olmak üzere toplam 206.698,73 TL'ye asıl alacak olan kredili mevduat kredisi 22.698,97 TL ve kredi kartından asıl alacak olan 52.882,34 TL için yıllık %24'ün takip tarihinden işletilmesine, cari hesap kredisi asıl alacağı olan 123.084,49 TL'sine de yıllık %48 temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren işletilmesine,

takibin bu miktarlar ve bu şekilde devamına, itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, kefil ... bakımından ise aynı icra dosyasından takip tarihi ödeme emrinde avukatlık ücreti faiz masraf dahil olmak üzere talepte bulunulup takibin de bu şekilde yapıldığından takibe şekil şartı olarak bağlı bulunulduğundan toplamda 55.000 TL'den sorumlu tutulmasına, asıl alacak likit olduğundan asıl alacak toplamlarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...

Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, kefil ...'nin ise asıl alacak likit olduğundan asıl alacak olan 52.882,34 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili, davacı ile davalı arasında ve diğer davalı kefil ... arasında akdedilmiş olan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ile Vade Matik Kart Sözleşmesi akdedildiğini, davalı borçlu şirkete krediler kullandırıldığını ve davalı kefilin de işbu ürünlere konu kredili mevduat ürünü ile cari hesap ürününe ilişkin kefil olduğunu, kefilin genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan ürünlere ilişkin kefalet tutarının 205.000-TL olarak, ...

Kart Sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredi kartı ürününe ilişkin 55.000-TL kefalet tutarının belirtildiğini, davalı ... tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığını, ...-...-... numaralı kredi kartının ...

Kart Sözleşmesi uyarınca davalı yana kullandırıldığını, davalı ...'nin işbu sözleşme uyarınca kefalet tutarı olan 55.000-TL bedele müteselsil kefil olarak imza attığını, bu hususun takip talebinde belirtilmesinin sebebinin kredi kartı ürününün Genel Nakdi Gayri Nakdi Sözleşmesin'den farklı bir sözleşme olan ...

Kart Üyelik Sözleşmesi ile kullandırılmış olmasından kaynaklandığını, kredi kartı ürününün Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesinden farklı bir sözleşme ile kullandırıldığından davalı ...'nin kefalete ilişkin sorumluluğunun takip talebinde belirtildiğini, kredi kartı borcuna ilişkin işbu meblağdan daha fazlasının kredi kartı borcu için kefilden tahsil edilemeyeceği gerekçesiyle takip talebinde bildirildiğini,

...-...-... numaralı cari hesap ürünü ile ...-...-... numaralı kredili mevduat ürününün Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandırılmış olup işbu sözleşmenin kefalet tutarının arttırılmasına ilişkin kısmında davalı ...'nin kredili mevduat ürünü ile cari hesap ürünlerine ilişkin de müteselsil kefil olduğu ve kefil olduğu kefalet tutarının 205.000-TL olduğunun gözüktüğünü, davalı ...'nin imzası bulunduğunu, bu durumun takip talebinde belirtilmesine gerek duyulmadığını, öncelikle kefalet açısından genel kuralın kefilin kefalet tutarında yazılı miktardan sorumlu olması olduğunu,

zira kredi evrakları incelemekle görüleceği üzere davalı kefilin sorumluluğunun da dosya kapsamında 205.00-TL olduğunun görüleceğini, kefilin sorumluluğunun da dosya kapsamında 205.00,00-TL olmasına rağmen kefil ...' nin kredi kartı ürünü ... kart sözleşmesi uyarınca kullandırılmış olduğundan sadece kredi kartına ilişkin kefilin sorumluluğunun 55.000-TL'yi geçemeyeceğini, ancak tüm dosya kapsamında ise kefilin sözleşmelerin ilgili kefalet kısımlarından da anlaşılacağı üzere sorumluluğunun 205.000,00-TL olduğunun bariz olduğunu,

taraflarınca ödeme emrinde ticari kredi kartından toplamda 55.000-TL’den sorumlu olduğunun belirtilmesinin sebebinin, kredi kartı borçlarına ilişkin davalı kefilden bu meblağdan daha fazla tahsilat yapılamayacağı gerekçesiyle olduğunu, kredi kartına ilişkin alacaklarının takip çıkışı 52.705,25-TL olup icra dosyasından kapak hesabı yapıldığında masraf ve faizle beraber toplam meblağ artacağından kefilin sorumluluğunun kredi kartı yönünden 55.000-TL olacağından ve kredi kartına ilişkin sorumluluğun bu tutarı geçemeyeceğinden dolayı takip talebinde belirtildiğini,

cari hesap ve kredili mevduat ürünlerinin takip çıkışı toplamı kefalet meblağı olan 205.000-TL'yi aşmayacağından ödeme emrinde, Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca cari hesap ve kredili mevduat hesabına ilişkin kefalet tutarının ayrıca belirtilmediğini, yerel mahkeme tarafından takibe şekil şartı sebebiyle bağlı kalınacağı gerekçesiyle son derece hatalı karar verildiğini, mahkemenin takip talebinde belirtilen açıklamalara bağlı kalarak "kefil ...'nin ...-...-... numaralı ticari kredi kartının faiz,

masraf ve avukatlık ücreti dahil toplam 55.000-TL'sinden sorumludur" ibaresinin yazılması dolayısıyla genel olarak tüm borca ilişkin kefaletten sorumluluğunun işbu tutar kadar olduğuna kanaat getirerek son derece hatalı olarak hüküm kurduğunu, huzurdaki somut olayda takip talebinde sadece kredi kartına ilişkin sorumluluğun belirtilmesinin yukarıda açıkladıkları sebepten kaynaklanmakta olup kredi kartına ilişkin kefil yönünden sorumluluğun sözleşme gereği 55.000-TL bedeli geçmemesi ve hak kaybına sebebiyet verilmemesi amacıyla yazıldığını,

bununla beraber davalı ...' nin Türk Borçlar Kanunu kefalet hükümleri doğrultusunda kendi el yazısı ile ile kefalet türü, kefalet limiti, ve kefalet tarihi belirtilmek suretiyle müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı kefaletinin geçerli olduğunun alınan bilirkişi raporu ile da sabit hale geldiğini, yine bilirkişi tarafından davacı bankanın takip talebinde kefilin ticari kredi kartının faiz, masraf, vekalet ücreti dahil toplam sadece kredi kartı için 55.000-TL' den sorumlu olduğunu, 205.000-TL bedelli sözleşmeye de kefil olduğu hususunun tespit ve kabul edildiğini,

diğer kredilere ilişkin talepte bulunup bulunmadıkları hakkında değerlendirmeyi yerel mahkeme takdirine bırakıldığını, davacı banka davalıya kullandırmış olduğu kredilerin teminatı olarak kefil ile kefalet sözleşmesi akdettiğini, TBK kefalet ilgili hükümleri gereği geçerli bir sözleşme ve kefalet ilişkisi olup davalı kefilin cari hesap ve kredili mevduat ürünlerine ilişkin de kefilin sorumluluğu olduğu hakkında taleplerinin bulunduğunun kabulü gerektiğini, dava konusu olayda davacı banka tarafından noter kanalı ile 27.09.20109 tarihinde ihtarname gönderdiğini,

davalılara toplam kredi borcunun 3 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, davalıların temerrüde düşürüldüğünü, yine dosyadan iki defa bilirkişi raporu alındığını, bilirkişi raporlarına sunmuş oldukları itiraz dilekçelerinde bahsettikleri hususun detaylıca anlatılmaya çalışılsa da yerel mahkemece göz ardı edilerek hatalı hüküm kurulduğunu, bununla beraber dava aşamasında da davalıların kefalete ilişkin hiçbir itirazları olmadığını, davalılar tarafından sunulan 26.02.2021 tarihli ek rapora ilişkin beyanlarında sadece faiz itirazında bulunduklarını,

davalı ...'nin tüm kredilere ilişkin kefaletinin bulunduğu ve hepsinden sorumlu olduğuna ilişkin hiçbir itirazda bulunmadıklarını, davalı ...'nin konu borçtan kefalet hükümleri gereği sorumlu olduğunun davalıların da kabulünde olduğunu, mahkeme tarafından hatalı olarak hüküm kurulmasının davacı bankanın alacağı tahsilini engellediğini,

takip talebinde yazan ibarenin hatalı değerlendirildiğini ve bu sebeple "Kefil ... bakımından ise aynı icra dosyasından takip tarihi ödeme emrinde avukatlık ücreti faiz masraf dahil olmak üzere talepte bulunup takibin de bu şekilde yapıldığından takibe şekil şartı olarak bağlı bulunduğundan toplamda 55.000-TL' den sorumlu tutulmasına" denmekle davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın aksine davalı kefilin tüm dosya kapsamında TBK ilgili kefalet hükümleri gereği kefil sıfatı ile sorumlu tutulması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesine dayalı olarak davalı taraflarca ödenmeyen borca ilişkin davacı bankanın davalılar aleyhine girişmiş olduğu icra takibine asıl borçlu ve kefilin itirazları nedeniyle itirazlarının iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Davaya dayanak teşkil eden İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14765 Esas sayılı takip dosyasında alacaklı davacı banka tarafından borçlu davalılar ...

Şti. ve ... aleyhine 198.214,54 TL asıl alacak, 446,97 TL %5 BSMV si, 8.939,37 TL ihtar öncesi işlemiş akdi faiz olmak üzere toplam 207.600,58 TL üzerinden 06/11/2019 tarihinde ilamsız yolla takibe girişildiği, takip talebi ve ödeme emrinde borcun dayanaklarının ayrı ayrı kalemler halinde gösterilerek kefil ...'nin ticari kredi kartının faiz, masraf ve avukatlık ücreti dahil toplam 55.000,00 TL'sinden sorumlu olduğunun belirtildiği, davalı borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği,

borçluların süresi içerisinde yetkiye, takibe, ödeme emrine, boca, faize, faiz oranına ve borcun tüm ferilerine itirazda bulunmaları üzerine takibin durduğu görülmüştür.

Yerel mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, davaya konu sözleşme ve ekleri ile ihtarname ve tebliğ evraklarının getirtilmesinden sonra dosyanın bankacılık konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek 25.01.2021 tarihli kök 26.02.2021 tarihli ek raporların hükme esas alınarak yukarıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacı ... Bankası A.Ş. ile borçlu ...

Şti. ve davalı kefil ... arasında akdedilmiş bulunan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ile davalı borçluya kullandırılan krediler ilgili davalı ...'nin ilgili sözleşmeyi 6098 Sayılı TBK kefalet hükümleri doğrultusunda el yazısı ile kefalet türü, kefalet limiti ve kefalet tarihi belirtilmek suretiyle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı kefil ...'nin 205.000,00 TL tutar belirtilmek suretiyle sözleşmeye kefil olduğu, davalı borçlunun ödenmeyen kredilerinden dolayı 27.09.2019 tarihinde ihtarname ile ihtar edildiği,

hesaplarının kat edildiği ve sözleşme hükümleri gereği temerrüdün gerçekleştiği, ihtarnameye rağmen borçların ödenmemesi üzerine 06.11.2019 tarihinde İzmir 17.İcra Müdürlüğü 2019/ 14765 E. Sayılı dosyası ile takibe girişildiği, takip tarihi itibariyle talep edilen alacaklardan işbu davaya konu edilen kredilerden kaynaklı borcun 198.214,24 TL asıl alacak, 8.080,47 TL işlemiş faiz, 404,02 TL BSMV, olmak üzere toplam 206.698,73 TL.olduğu,

davacı alacaklının Kredili Mevduat kredisinden kaynaklı asıl alacak tutarı olan 22.698,97 TL'sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB faiz oranları hükümlerine göre % 24 temerrüt faizi talep edebileceği, davacı alacaklının Kredi Kartından kaynaklı asıl alacak tutarı olan 52.882,34 TL'sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB faiz oranları hükümlerine göre %24 temerrüt faizi talep edebileceği, davacı alacaklının Borçlu Cari Hesap Kredisi kaynaklı asıl alacak tutarı olan 123.084,49 TL'sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar sözleşme hükümleri göre % 48 temerrüt faizi talep edebileceği anlaşılmış,

bu bağlamda alınan bilirkişi rapor ve ek raporunun hükme esas almaya ve denetime elverişli mahiyette tanzim edildiği değerlendirilmiştir.

Her ne kadar Yerel Mahkemece kefil ... yönünden taleple bağlı kalındığından bahisle aynı icra dosyasından takip tarihi ödeme emrinde avukatlık ücreti, faiz, masraf dahil olmak üzere talepte bulunulduğundan toplamda 55.000,00 TL'den sorumlu tutulmasına yönelik karar verilmiş ise de davalı kefilin dava konusu borca ilişkin sözleşmeye 205.000,00 TL tutarla kefil olup bu miktara yönelik herhangi bir itirazda bulunmadığı, iş bu bedel yönünden sözleşmenin aksinin ispatlanmadığı, alacaklı tarafın takip talebinde ve ödeme emrinde davaya konu borç kalemlerinin ayrı ayrı işleyecek faiz oranları ile birlikte detaylandırdığı,

alacaklının takip talebine girişirken 55.000,00 TL tutarındaki sorumluluğu ticari kredi kartına hasrettiği dikkate alındığında mahkemece kefil ... yönünden verilen karar isabetli bulunmamıştır.

Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.04.2021 tarih 2020/391 E. 2021/274 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacının davalılar aleyhine giriştiği İzmir 17.İcra Müdürlüğü'nün 2019/14765 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe davalıların vaki itirazlarının 198.214,24 TL asıl alacak, 8.080,47 TL işlemiş faizi, 404,02 TL BSMV'si olmak üzere toplam 206.698,73 TL. yönünden ( davalı ...'nin sorumluluğunun ticari kredi kartı yönünden 55.000,00 TL olmak üzere 205.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,

Takip tarihinden itibaren kredili mevduat kredisi asıl alacağı olan 22.698,97 TL ve kredi kartından doğan asıl alacak olan 52.882,34 TL için yıllık %24 oranında, cari hesap kredisi asıl alacağı olan 123.084,49 TL için yıllık %48 temerrüt faizi tahakkukuna,

Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

Asıl alacağın likit olduğu değerlendirildiğinden asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatının şirketten alınarak davacı tarafa verilmesine,

Asıl alacağın likit olduğu değerlendirildiğinden asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatının davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine,

Alınması gereken 14.119,59 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 2.507,30 TL nispi harcın mahsubu ile kalan 11.612,29 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, Hazineye irat kaydına,(davalı ...'nin sorumluluğunun 11.516,85 TL'si ile sınırlı olmak kaydıyla)

Davacı tarafından iş bu davada sarf edilen harç, bilirkişi ücreti, posta ve tebligat masrafları olmak üzere toplam 3.271,50 TL yargılama giderinin davanın red-kabul oranına göre 3.257,28 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,(davalı ...'nin sorumluluğunun 3.230,51 TL'si ile sınırlı olmak kaydıyla)

Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre davanın kabul oranına göre takdir ve tayin edilen 33.004,81 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (davalı ...'nin 32.733,56 TL'si ile sınırlı olmak kaydıyla)

Davalı ...'nin kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre davanın red miktarına göre takdir ve tayin edilen 2.600,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,

Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde resen iadesine,

1.360,00 TL arabulucuk ücretinin davalılardan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında müştereken ve müteselsilen tahsiline,

3-İstinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,

4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı, 54,50 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 216,60 TL istinaf yargılama giderinind davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15.05.2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1690, K. 2024/991, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1690
Karar No
2024/991
Tarih
15 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1691 K.2024/733
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1699 K.2024/861
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1702 K.2024/680
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1719 K.2024/911
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1720 K.2024/951
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1721 K.2024/959

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.