KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/1948
- Karar no
- 2024/1110
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05.10.2021
- Numarası
- 2020/222 E. 2021/783 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 10.02.2020
- Karar yazım tarihi
- 30.05.2024
Karar Metni
1.567 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.10.2021 tarih 2020/222 E. 2021/738 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava ... T.A.Ş. İle dava dışı asıl borçlu ... San. ve Tic. Ltd.
Şti. arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı ... ve dava dışı ...'in söz konusu kredi sözleşmesine müteselsilen kefil olduğunu, ancak söz konusu kredi borcundan bilgisi olan ve vadesi gelmesine rağmen ödeme yapılmadığından haberdar olan davacı tarafından borçlu ile kefillerin yararına olarak kredi alacaklısı konumundaki bankaya toplam 398.286,83-TL ödeme yapıldığını, davacının borçlu ve kefiller yararına yaptığı ödemelerden dolayı vekaletsiz iş görme hükümleri gereğince ...
San. ve Tic. Ltd.
Şti.'ne ödeme miktarının tamamı bakımından müteselsil kefiller ... ve ...'e ise ödeme miktarının 1/2 kefillik oranı bakımından rücu ve talep hakkı kazandığını, bu kapsamda Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2019/7449 sayılı dosyası ile ... hakkında 1/2 sorumluluk esasına göre 12/12/2019 tarihinde 199.143,41-TL'lik ödemenin tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, davalının hasız yere icra takibine itiraz ettiğini, belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, görevli ve yetkili mahkemenin Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının ne kredi borcuna ilişkin olarak bankaya bir ödeme yaparak bankanın haklarına halef olduğunu, ne de bizzat müvekkil adına bir işlem yaptığını, davacının sunduğu banka dekontlarının incelenmesinde, asıl borçlunun hesabına yapılan bir ödeme olduğunu, banka havale açıklamasının "... ... Ltd Şti borç kapama bedeli teslimatı" şeklinde olduğunu, dekontların içeriğinden ... 'in ... Şirketine olan kayıtlı/kayıtsız borcunu ifa ettiğinin anlaşıldığını, belirterek davanın reddine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı banka ile dava dışı asıl borçlu ... San ve Tic. Ltd. Şti arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, dava dışı ... ve davalı ...'ın sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla taraf oldukları davacı ...’in sözleşmede kefil konumunda olmadığı, ayrıca banka tarafından Genel Kredi Sözleşmesine ek olarak ... San ve Tic. Ltd.
Şti. nin alacaklısı, ... ve ...’ ın borçlu sıfatında yer aldığı 20.05.2019 düzenleme tarihli 08.10.2019 vadeli 1.000.000-TL bedelli senedin de alındığı, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine sözleşmeye ek olarak alınan senetle ilgili olarak dava dışı banka dava dışı borçlular ile ve davalı aleyhine Rize İcra Müd.nün 2019/8505 E.sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü yolu ile takibe başlandığı, takip sonrası Davacı ... tarafından, internet bankacılığı aracılığı ile asıl borçlu ...
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ne ait ... ... Şubesindeki TR ... nolu hesabına “... ... Ltd. Şti.
Borç Kapama Bedeli Teslimatı" açıklaması ile toplam 383.758-TL EFT yapıldığı ve bu tutarlarla kredilerin tasfiye olduğu, ayrıca 14.528.83-TL İcra Dosyasına harç ve masraf olarak gönderildiği ve toplam yaptığı ödemenin 398.286.83-TL olduğu, davacı tarafça yapılan tüm bu ödemelerin tamamının kredi borcunun kapanmasına yönelik olduğu, davacının krediye yaptığı ödeme dekontlarındaki açıklamalarda da görüleceği üzere, ödemeyi dava dışı asıl borçlu şirketin iban nosuna yapmış olduğu, yapılan bu ödemelerin kredi borcundan mahsup edildiği ve bu sayede kredi borcunun tasfiye edildiği,
tüm bu ödeme ve kredinin tasfiyesinden müteselsil kefillerin de faydalandığı, bu nedenle vekaletsiz iş görmeden kefil de faydalandığından dekonta yazılan “... ... Ltd. Şti.
Borç Kapama Bedeli Teslimatı" açıklamasının yalnızca ödemenin nedeni açıkladığı kabul edilerek kimler bu ödemeden faydalandı ise davacının rücu hakkı bulunduğu, belirtilerek; davanın kabulü ile davacının icra takip tarihi itibari ile 199.143,41-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili, davacının davaya konu etmiş olduğu ödemeleri bankadan gelen cevabi yazıdan da anlaşılacağı üzere bizzat dava dışı asıl borçlu şirketin kendi banka hesabına yaptığını, dava dışı kredi kullandıran ... A.Ş' ye davalı kefil ve dava dışı asıl borçlu şirketin doğrudan kredi borcuna mahsuben yapmadığını, Bahse konu ...
A.Ş.' nin hesabı sadece dava konusu kredinin ödenmesi için açılmış bir hesap olmadığını, dava dışı şirketin ticari işlerini yürütürken devamlı kullandığı bir hesap olduğunu, bankanın dava dışı şirketin hesabına geçen paralardan genel kredi sözleşmesi hükümleri çerçevesinde kredi borcuna mahsup ettiğini, işbu ödemeleri sadece dava dışı asıl borçlunun menfaatine yapıldığını, aynı olaya ilişkin davalı farklı olan başkaca bir davada davanın reddine karar verildiğini, vekaletsiz iş görmenin vekaletsiz işi görülen kişinin menfaatine yapılması zorunlu olan bir iş olması gerektiğini,
davacının işbu kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı bankaya kredi ödemesi adı altında yapmış olduğu hiçbir ödeme bulunmadığını, davacının sadece muhtelif zamanlarda dava dışı şirkete davalının hukuki sebebini dahi bilmediği bir takım ödemelerde bulunduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, vekaletsiz iş görme nedeni ile rücu istemi ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; dava dışı banka ile dava dışı asıl borçlu arasındaki genel kredi sözleşmesine davalının dava dışı üçüncü kişi ile birlikte müteselsil kefil sıfatıyla taraf olmasına, dava dışı banka tarafından dava dışı asıl borçlu ile davalı ve dava dışı üçüncü kişi hakkında kambiyo senedine dayalı olarak takip başlatılmasına, davacı tarafından internet bankacılığı aracılığı ile asıl borçluya ait dava dışı banka nezdinde bulan hesaba “... ...
Ltd. Şti.
Borç Kapama Bedeli Teslimatı" açıklaması ile toplam 383.758-TL, takip dosyasına ise "tahsil harcı ve haciz kaldırma masrafı" açıklaması ile toplam 14.528.83-TL ödeme yapılmasına, davacı tarafından dava dışı asıl borçlunun banka hesabına yapılan ödemenin dava dışı banka tarafından hesaptan kullandırılan kredi borçlarından mahsup edilmesine, borçlar hukuku anlamında havale bir borç ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine bulunmasına, havalenin taraflar arasındaki ilişkinden kaynaklı borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını ileri sürenin bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olmasına,
davacının dava dışı asıl borçlunun banka hesabına yaptığı ödemenin davalının da borçlu olduğu kambiyo senedine dayalı takipten kaynaklı borca ilişkin yapılan bir ödeme olduğu hususunda havale içeriğinde yeterli açıklama bulunmamasına, kefil sıfatı bulunmayan davacının yapmış olduğu bu ödemeyi vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde TBK 526. maddesi gereğince ancak o işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak yapmış olması halinde borçlu davalıya rücu edebilecek olmasına, bu çerçevede;
takip dosyasına yapılan 14.528,83-TL dışındaki asıl borçlu hesabına yapılan 383,758,00-TL ödemenin takip dosyası kapsamında davalı kefil menfaatine yapılan bir ödeme olarak kabul edilmeyecek olmasına, takip dosyasına yapılan ödeme dışındaki asıl borçlunun banka hesabına yapılan bu ödemenin vekalet iş görme hükümleri çerçevesinde davalı kefilden talep edilemeyecek olmasına göre;
takip dosyasına ödenen miktar yönünden davalının payına ( 1/2 ) karşılık gelen oranda 7.264,41-TL bakımından itirazın iptali ile takibin devamına, bu miktara ilişkin alacak muayyen (likit) olduğundan asıl alacak üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talep ile takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından yasal şartları oluşamayan davalının kötüniyet tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine, karar verilmesi gerekirken, aksi yönde davanın kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, istinaf talebi yerindedir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1948, K. 2024/1110, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama