İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1955 K.2025/879

Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.10.2022 tarih ve 2021/632 Esas 2022/643 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde…

Esas2022/1955Karar2025/879Tarih2 Haziran 2025Okuma11 dk · 2.266 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Haziran 2025
Dosya no
2022/1955
Karar no
2025/879
İncelenen kararın mahkemesi
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06.10.2022
Numarası
2021/632 Esas 2022/643 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar yazım tarihi
02.06.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.266 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.10.2022 tarih ve 2021/632 Esas 2022/643 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, 23.03.2010 tarihinde, müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklet ile dava dışı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı motosikletin çarpıştıklarını, müvekkilinin ağır yaralandığını, müvekkilinin davalı ...na başvuru yaptığını, davalı tarafça 06.12.2011 tarihinde 8.866,00 TL maluliyet tazminatı ödendiğini, yapılan ödemenin zararı karşılamaması nedeniyle Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/731 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, yapılan yargılama sonucunda mahkemece 06.12.2011 tarihli ibraname imzalandığı,

12.12.2011 tarihinde de ibraname çerçevesinde davalı tarafından müvekkiline 8.866,00 TL maluliyet tazminatı ödendiği, davanın ise 21.12.2016 tarihinde açıldığı, KTK'nın 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM 11. HD 2020/894 Esas 2020/540 Karar sayılı ilamı ile maluliyet raporu alınmadan yapılan ödemeye istinaden düzenlenen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu gerekçesiyle kararın kaldırıldığını, dosyanın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilerek 2020/217 E. numarasını aldığını,

yapılan inceleme neticesinde müvekkilinin %6,1 sürekli maluliyetinin oluştuğunun belirlendiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin %25, karşı tarafın %75 kusurlu olarak tespit edildiğini, yapılan ödemenin güncellenerek mahsubu sonucunda müvekkilinin zararının 36.614,61 TL olarak tespit edildiğini, davanın ıslah edilmemiş olması nedeniyle Karşıyaka ATM 2020/217 E. -2021/366 K. Sayılı kararı ile taleple bağlılık ilkesi gereğince 100,00 TL'lik bölümün hüküm altına alındığı, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye 36.514,61 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan poliçe teminat limitleri kapsamında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 08.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 60.899,18 TL'ye yükseltmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının KTK’nun 97. maddesinde düzenlenen başvuru şartını yerine getirmediğini, KTK’nun 109/1. maddesine göre davanın 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, ayrıca davacı tarafından imzalanmış ve hukuken geçerli olan ibranamenin iptali için 2 yıllık hak düşürücü geçirildiğini, TCK’nun 89/1 maddesine göre kazaya konu olay ile ilgili 8 yıllık ceza zamanaşımının öngörüldüğünü ve bu zamanaşımı süresinin 23.03.2018 tarihinde dolduğunu, davacının başvurusu üzerine müvekkili kurum tarafından davacının zararının giderildiğini,

İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2021/7544E sayılı dosyasına müvekkili kurum tarafından 14.10.2021 tarihinde 2.308,46-TL ödeme yapıldığını, anılan mahkeme kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmamış olması nedeniyle müvekkili kurum lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, davacının koruyucu ekipman kullanmadan ve sürücü belgesiz olarak motosiklet kullandığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, ancak dava tarihinden itibaren tazminat talep edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 06.04.2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda, davaya konu kaza ile ilgili olarak 2020/217 Esas sayılı ve İzmir BAM 11 HD 2021/1528 E, 2021/1045 K. sayılı ilamı ile de kesinleşmiş olan dosyası ile yapılan yargılamada alınmış 27.10.2020 tarihli kusur raporuna göre kazanın oluşumunda, dava dışı ... plakalı motosiklet sürücüsünün %75 oranında, davacının %25 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın kaza tarihinde zorunlu trafik sigortasının bulunmadığı, kaza tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen ölüm/sakatlanma teminat limitinin 175.000,00 TL olduğu,

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu'nun 01.12.2020 tarihli raporunda davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazarıma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının kaza tarihindeki yaşına göre %5,2 rapor tarihindeki yaşına göre %6,1 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğunun tespit edildiği, davacının sürekli iş göremezlik zararının toplam 78.032,90 TL olarak hesap edildiği,

davalı ... tarafından davacı yana 12.12.2011 tarihinde yapılan 8.866,00 TL'nin güncelleştirilmiş değeri ile 17.029,37 TL, Karşıyaka ATM 2020/217 E., 2021/366 K. sayılı dosyasında hükmedilen 100,00 TL'nin 14.10.2021 tarihinde ödenmekle, güncelleştirilmiş değerinin 104,35 TL olduğu, bu halde mahsup edilecek toplam bedelin 17.029,37 + 104,35 = 17.133,72 TL olduğu, netice olarak davacının bakiye zararının 78.032,90 TL - 17.133,72 TL = 60.899,18 TL olarak hesap edildiği; davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile dava değerini 60.899,18 TL'ye artırdığı;

kaza tespit tutanağı ve davacının yaralanmasına ilişkin rapor ve belgeler incelendiğinde, kaza anında davacının kullandığı araca uygun ehliyetinin bulunmadığı ve kullandığı motosiklete uygun koruyucu ekipman (kask, dizlik, vs...) kullanmadığı; olay yerinde 1 adet kaskın bulunduğu, kaskın kaza yerinin uzak bir noktasına fırlamış olduğu ve kask üzerinde herhangi bir ezilme ya da kırılmanın olmadığı, kime ait olduğunun tespit edilemediği, kaskın kaza anında takılı olmadığı sonucuna varıldığı, davacının savcılık dosyasında ve eldeki davada olay yerinde bulunan kaskın kendisine ait olduğu ve takılı olduğu yönünde bir savunmasının olmadığı,

davacının yaralanmasının kafa bölgesinden olduğu, %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 48.711,35 TL alacağın 36.514,61 TL’sinin dava tarihinden 12.196,74 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili, davacı tarafın ek tazminat talebine ilişkin olarak KTK'nın 97. Maddesi uyarınca müvekkili kuruma usulüne uygun bir başvuru yapmadığını, KTK'nın 109/1. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını, davacı tarafından imzalanmış ve hukuken geçerli olan ibranamenin iptali için 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1 maddesi için öngörülen 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin de 23.03.2018 tarihinde sona erdiğini,

müvekkili kurum tarafından davacıya 06.12.2011 tarihli makbuz ve ibranameye istinaden 12.12.2011 tarihinde 8.866,00 TL ödeme yapıldığını, davacının kazadan kaynaklı tüm zararlarının karşılandığını, davacının talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, hükme esas alınan kusur ve maluliyet tespitine ilişkin bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, kazanın nasıl meydana geldiği hakkında ifadelerde çelişkili beyanların bulunduğunu, davacının sevk ve idaresindeki motosikleti ile kavşak alanına geçişinde hızını azaltmaması, hızını hava ve yol durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak hızlı bir şekilde seyir etmesi,

gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, sürücü belgesiz olarak motosiklet kullanması, kendi bölümünde bulunan yolun mümkün olduğunca en sağından hareket etmeyerek orta şeride en yakın noktadan seyir etmesi ve diğer kusurlu davranışlar ile kazanın oluşumunda asli derece kusurlu olduğunu, ATK Trafik İhtisas Dairesinden müterafık kusur durumunu irdeleyen kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, maluliyet durumuna ilişkin ATK 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini;

bilirkişi raporunda müvekkili tarafından yapılan ödemelerin güncellenmiş değer tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ödenen tazminat ile bakiye tazminat hesabında aynı parametrelerin kullanılması gerektiğini, asgari ücretteki artışın yasal faize göre çok daha fazla olduğunu, güncel tazminat hesaplanırken değişen asgari ücret tutarının esas alınmasında olduğu gibi ödenen tazminatın da asgari ücret artışları üzerinden güncellenmesi gerektiğini; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama yönetimi olarak progresif rant formulünün kullanılmasının hatalı olduğunu, TRH 2010 tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini.

Davacı tarafından müvekkili aleyhine davaya konu trafik kazasından kaynaklı zararların tazmini istemiyle açılan Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/217 E. - 2021/366 K. sayılı dosyasında davacının 100,00 TL anapara ve ferileri yönünden hüküm kurulduğunu, bu hükme istinaden İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2021/7544 E. sayılı dosyasına müvekkili kurum tarafından 14.10.2021 tarihinde 2.308,46 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle müvekkili yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğunu,

usuli kazanılmış hakkın varlığı halinde mahkemece usuli kazanılmış hakkı olan taraf aleyhine artık daha fazlasına karar verilemeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ... yönetmeliği kapsamında trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin ek dava olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davalı vekili süresinde dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde ve ıslah dilekçesine karşı beyanlarında zamanaşımı definde bulunmuş olup, ilk derece mahkemesince bu savunma hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır.

2918 Sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.

Özel kanun niteliğinde olan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)'nun 109. maddesinin ilk fıkrasında, yine bir haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin tabi bulunacağı zamanaşımı süresi yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60. maddesindeki düzenlemeden farklı, özel bir hüküm getirilerek Borçlar Kanunu’nun 60. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresi, bu tür tazminat davaları yönünden iki yıl olarak düzenlenmiştir.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; davanın cezayı gerektiren bir eylemden doğması ve ceza kanununun bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmesi halinde, bu sürenin, maddi tazminat talebiyle açılacak davalar için de geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2. maddesine göre, ceza kanununda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalarda uygulanabilmesi için, eylemin ceza kanununa göre suç sayılması gerekli ve yeterlidir. Fail hakkında mahkumiyet kararı verilmesi veya bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması şart değildir. Yine, Ceza Kanunu’nda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Sürenin işlemeye başlaması için, zarar görenin, zararı ve onun failini öğrenmesi koşulu da aranmaz. (Yargıtay HGK 20.12.2006 tarih 2006/4-80 E. - 2006/813 K.) 30.11.2011 tarih ve 2011/17-569 E. 2011/710 K.)

Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir. ( Yargıtay 4. HD'nin 12.12.2022 tarih ve 2021/21079 E. - 2022/16718 K. )

Somut olaya bakıldığında; kaza sonucu davacı yaralanmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre uzamış zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 23.03.2010 tarihinde meydana gelmiş, 21.10.2021 tarihinde ek dava şeklinde açılan eldeki dava 08.06.2022 tarihinde ıslah edilmiştir. Davacı tarafından açılan ilk davada fazlaya ilişkin hak saklı tutulmuş ise de; saklı tutulan alacak miktarı yönünden zamanaşımı işlemeye devam eder.

Gerek cevap, gerek ise ıslah dilekçesine karşı beyan dilekçesinde davalı tarafından süresinde zamanaşımı def'inde bulunmuş olup, ilk derece mahkemesince KTK'nın 109/2. maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde düzenlenen raporlarda davacının tedavisinin devam edip etmediği ya da gelişen bir durum olup olmadığı, artan maluliyetin mevcut olup olmadığı hususları araştırılarak, davacının eldeki ek dava konusu bakiye tazminat alacağı talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davalının zamanaşımı defi hakkında bir değerlendirme yapılmaması hatalıdır.

(Yargıtay 4. HD 04.05.2023 tarih ve 2021/26766 E. - 2023/4933 K .,17. HD 19.01.2015 tarih ve 2013/12723 E. - 2015/450 K. )

Mahkemenin kabulüne göre de, davacı tarafından davalı ... aleyhine Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/217 E. 2021/366 K. sayılı dosyasında taleple bağlı kalınarak 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiği, kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 24.09.2021 tarihli 2021/1528 E. 2021/1045 K. Sayılı ilamı ile istinaf dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verildiği, eldeki davanın ise ek dava niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.

Bilindiği gibi kısmi davanın tamamen kabulüne karar veren mahkeme, bununla aynı zamanda davacı ile davalı arasında bir borç ilişkisinin varlığını da tespit etmektedir. Bu nedenle, mahkeme kararının tespite ilişkin bu bölümü sonradan açılan ek davada kesin delil teşkil eder (HMK'nın 204/1 md). Yani, ikinci (ek) davaya bakan mahkeme, kısmi davada verilen kararın tespite ilişkin bu bölümü ile bağlıdır. Davalının borçlu olup olmadığını tartışamaz. Sadece davalının davacıya kısmi davada hükmedilenden daha fazla borcunun mevcut olup olmadığını inceleme konusu yapabilir.

İlk dava fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava şeklinde açılmış olup, dava konusu miktar taraflar arasında tartışmalı olduğundan davacının kısmi dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmaktadır. (Yargıtay HGK 02.03.2016 tarih ve 2014/15-439 E. 2016/207 K.)

Bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessese Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir. Usulü kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. (Yargıtay İBK 04.02.1959 tarih ve 1957/13 E. 1959/5 K.,09.05.1960 tarih ve 1960/21 E. 1960/9 K.)

Somut olayda ilk davaya konu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı gibi, ilk karar tazminat hesabına esas alınan gelirin hatalı olduğu gerekçesiyle kaldırılmadığından, davacı yönünden davalı lehine hesap edilen destekden yoksun kalma tazminatı olan 36.414,61 TL yönünden usulü kazanılmış hak söz konusu olup, kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesi açıklanan ilke çerçevesinde mümkün olmadığından, ek davada da davalının tazminat yükümlülüğünü artıracak şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuştur. (Yargıtay 4 HD 08.06.2023 tarih 2021/26424 E. 2023/7685 K.; 25.04.2024 tarih 2024/1480 E. 2024/3791 K.) Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerindedir.

Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,

2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.10.2022 tarih 2021/632 E. - 2022/643 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1955, K. 2025/879, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1955
Karar No
2025/879
Tarih
2 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1956 K.2025/903
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1958 K.2025/881
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1960 K.2025/1050
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1963 K.2025/1087
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1965 K.2025/1052
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1967 K.2025/883

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.