KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Dosya no
- 2022/1998
- Karar no
- : 2025/948
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/10/2022
- Numarası
- 2020/568 E. 2022/835 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 16.10.2020
- Karar yazım tarihi
- 19.06.2025
Karar Metni
1.151 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2022 tarih 2020/568 E. 2022/835 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davacı adına kayıtlı aracın karıştığı kaza neticesinde davalı tarafından üçüncü kişiye yapılan ödemenin rücen tahsili için davacı hakkında takip başlatıldığını, davalı ... şirketinin alacaklı olduğu ve davalı tarafından borcun kaynağının ise 12.01.2018 tarihinde müvekkil sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile kazaya sebebiyet vermiş olmasından kaynaklı olduğu belirtildiği,
kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü kaza mahallinden aracıyla kaçtığı, aynı tarihte aynı yerde iki farklı kaza meydana geldiğini, davalının karıştığı kazanın maddi hasarlı olup kazaya karışan araçların ..., ... ve ... plakalı araçlar olduğunu, bu kazada yaralanan kimse bulunmadığını, davacının hiç karışmadığı kazada cismani zarara uğrayan şahsa yapmış olduğu ödemenin davacıya rücu edilemeyeceğini, belirterek; davacnın davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmeni dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, takibine itiraz etmediğinden dosyanın davacı yönünden kesinleştiğini, davalı şirket nezdinde dava dışı ...’e ait ... plaka sayılı araç ZMMS trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, araç sürücüsü belli olmayan şeklinde düzenlemiş kaza tutanağına göre davacı ... sevk ve idaresindeki araç ile ... ve ... plakalı araçlara çarparak hasarlanmasına ve yine kazaya karışan ... plakalı aracın hasarlanması ve araç malik/sürücüsü ...’ın yaralanmasına neden olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kaza tarihinde aynı yerde iki ayrı kazanın meydana geldiği, ilk kazanın 12/01/2018 saat 02:10 civarında, ikinci kazanın ise aynı tarihte saat 02:20 civarında meydana geldiği, ilk kazada 4 aracın karıştığı bir zincirleme trafik kazasının mevcut olduğu, ilk kazaya karışan araçlardan birinin sürücüsünün ayak bilek kemiğindeki kırıktan ötürü hastaneye gittiği, davalı sigorta şirketince davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, sigorta şirketince başlatılan icra takibinin dava dışı ilk kazada yaralanan sürücünün maluliyetine ilişkin maddi tazminat bedeli olduğu,
davacının kullandığı araç ile ilk kazanın olduğu yerdeki araçlara çarpması olayının ise ikinci kaza olduğu, ilk kazanın oluşumu ile ikinci kazanın oluşumu arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı, bu haliyle ayak bilek kemiği kırılarak yaralanan şahsın cismani zararından uygun illiyet bağının olmadığından davacının sorumlu tutulamayacağı, belirtilerek; davanın kabulüne, takibin haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığı anlaşılmakla davacının tazminata mahkum edilmesine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili, hükümün salt bilirkişi raporuna dayalı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, davacı borçlunun kazaya kendi kusuruyla etken olduğu tespit edilmişse de kazada yaralanan ...'ın maluliyetine sebebiyet veren kazada davacı borçlunun etkisinin olmadığı şeklinde tespitler yapıldığını, dava dışı ...'ın maluliyetine ilişkin tespitlerin kaynağının ceza mahkemesinde alınan beyanlar olduğunu, zarar görenin ifadelerinin hiçbiri somut dayanak içermediğini, kaza tespit tutanağında açıkça görüleceği üzere resmi trafik memurlarınca tanzim edilen tutanak maddi hasarlı kaza tespit tutanağı olduğunu,
... 'ın maluliyetine sebebiyet veren olay davacı borçlunun karışmış olduğu kaza olduğunu, davacı borçlunun tam kusurlu olduğu kazanın ardından olay yerini terk ettiği ve eylemleriyle zarara sebebiyet verdiğini, davalı tarafından kötü niyetli icra takibi başlatıldığından söz edilemeyeceğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili isitnafa cevap dilkeçesi ile davalının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ZMMS.poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye yapılan ödemenin, araç sürücüsü davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4.maddesi gereğince, tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri, üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.
3. Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle zarar gören üçüncü kişilere yapılan ödemenin olay yeri terk hukuki nedenine dayalı olarak rucuen tahsili sitemiyle davacı ile dava dışı sigortalı ... aleyhine takip yapılmış olmasına, poliçe kapsamına göre davalının sigortalısının dava dışı ... sigirtalı araç sücüsünün ise davacı olduğunun anlaşılmasına,
Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS.Genel Şartlarının B.4-f maddesi gereğince olay yeri terk hukuki nedenine dayalı olarak rücu mümkün ise davacının kazaya neden olan aracın sürücüsü olup poliçenin tarfı olmadığından poliçe kapsamında üçüncü kişinin gerek maddi gerekse cismani zaraın karışık ödenen tazminatın davacı sürücüye rücu edilmesinin mümkün olmamasına,
(Yargıtay 4.HD'nin 23.06.2022 tarih ve 2021/5161 E. 2022/9369 K. 17. HD'nin 17.06.2008 tarih ve 2008/1692 E. 2008/3298 K) bir başka ifade ile davacı sürücü ile davalı sigorta şirketi arasında sözleşme (poliçe) ilişkisi bulunmadığından pasif dava ehliyeti (husumet) bulunmayan bu davacıya karşı davalı tarafından icra takibi yapılmayacağının anlaşılmasına göre;
davanın kabulüne karar verilmiş olması sonuç itibariyle doğru olmakla birlikte yukarıda açıklanan gerekçe çerçevesinde davacının davasının kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tesptine karar verilmesi gerekirken ilk derece tarafından benimsenen gerekçede hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, benimsenen gerekçe yönünden istinaf başvurusu yerindedir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmasına, gerekçesi değiştirilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1998, K. 2025/948, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama