KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/409
- Karar no
- 2024/1671
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/12/2021
- Numarası
- 2015/471 Esas - 2021/1228 Karar
- Davanın konusu
- Alacak
- Karar yazım tarihi
- 07/10/2024
Karar Metni
908 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2021 tarih 2015/471 Esas 2021/1228 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, ...'un şirket müdürü olduğu sırada ... adlı müşteriye 01.10.2014 tarihli fatura ile mal satıldığını, ...'in mal bedeli olan 13.000,00 TL'yi davalı ...'UN hesabına göndermesine rağmen davalının bu 13.000,00 TLyi' şirket hesabına göndermediği bu sebeple davalı hakkında hem hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şikayetçi oldunduğu, davanın İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/14 E sayılı dosyasında derdest olduğunu belirterek 13.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesinin gerektiğini, davalının 01/07/2009 tarihinden itibaren davalı iş veren yanında işletme müdürü olarak çalışmaya başladığını, davalının tek başına müdürlük yetkisine sahip olmadığını aynı zamanda davacının da şirket ortağı olarak aynı yetkilere haiz olup tek başına şirket işlerini yürüttüğünü, davalının ... adlı kişiden şirkete ait mal karşılığı 13.000,00-TL tutarında para aldığı emniyeti suistimal suçunu işlediği yönüdeki beyanın gerçek dışı olduğunu, davanın açılması sebebinin davalı tarafından davacı aleyhine açılan iş akdinin haksız feshine ilişkin dava olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... 'un davacı şirket ortaklar kurulunun 14/09/2010 tarih 2010/2 sayılı kararı ile şirket müdürü olarak seçildiği ve davalıya süresiz olarak şirket ünvanı altında atacağı imzası ile şirketi temsil ve ilzam yetkisi tanındığı, davalının söz konusu müdürlük yetkisinin yine şirket ortaklar kurulunun 20/10/2014 tarih 2014/2 sayılı kararı ile kaldırıldığı, davalının şirket müdürü olduğu dönemde davacı şirketin borçlusu ... tarafından İzmir 17. İcra Müd'nün 2015/8145 sayılı dosyası kapsamında yapılan 18/10/2014 tarihli 13.000,00 TL 'lik ödemenin davalının ...
Bankası ...
Şubesi nezdindeki ... nolu hesabına yapıldığı, söz konusu ödemenin davalı tarafından daha sonra davacı şirket hesabına aktarılmadığı, ödeme tarihinden sonra davalının hesabından davacı şirket yetkilisi ...'ya 20/10/2014 tarihinde 2.800,00 TL ve 1.520,00 TL gönderildiği, her iki işlemin açıklama bölümünde yalnızca İban numarası ve şirket yetkilisinin adının bulunduğu, gönderilen bedelin dava dışı ...' ten tahsil edilen bedelin şirket hesabına iade edilmesine yönelik olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı,
davalının şirket adına şirket yetkilisi sıfatıyla tahsilat yaptığı ancak yaptığı tahsilatı şirket hesabına aktarmadığı ve yapmış olduğu usulsüz işlem ile şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiği, davanın sorumluluk davası niteliğinde olduğu, davacı tarafça sorumluluk davası açılmasına ilişkin olarak sunulan ortaklar kurulu kararı da dikkate alınara davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili, dava konusu 01.10.2014 tarihli 13.000,00 TL bedelli faturadan kaynaklı alacağın davalı ... tarafından ... tahsil edildiği ancak davacıya ödendiğinin istinaf dilekçemizin ekinde yer alan banka dekontuyla çürütüldüğünü, yine Yargıtayca içtihat değişikliğine gidilerek verilen karar göre de para gönderilirken dekontta herhangi bir açıklama yok ise gönderenin hangi sebeple parayı gönderdiğine dair beyanının esas alınması gerektiğine karar verdiğini, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsiz olduğunu, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/14 E sayılı dosyanın sonucu beklenmeden hüküm kurulduğunu,
yine Bakırköy 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/17 E sayılı dosyasının incelenmek üzere istenmeden hüküm kurulduğunu, iş bu istinaf dilekçemizin ekinde yer alan ödeme dekontu ve yine dilekçenin ekinde yer alan yargıtay kararı göz önüne alınarak yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davacı şirket yetkilisi ... kendisinin tek başına şirketin ortağı olduğunu davalının şirketin müdürü olarak çalışanı olduğunu iddia etmiş ise de Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/17 E. nolu derdest dosyasındaki sorgusunda ... adlı şahsın şirketin gizli ortağı olduğu yönünde ikrarda bulunduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
Dava, TTK'nun 553. maddesi gereğince açılan yöneticinin sorumluluğu esasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
TTK'nun 553. Maddesi uyarınca müdürler, kanundan ve esas sözleşmeden veya iş görme koşullarını saptayan diğer hükümlerden doğan yükümlülükleri kusuruyla ihlal ettikleri takdirde şirkete, ortaklara ve şirket alacaklılarına karşı sorumludur. Burada 6762 sayılı TTK'nun aksine, ispat yükü müdürün kusuruyla şirkete zarar verdiğini ileri süren kimseye yüklenir.
Davacı tarafça, davalının davacı şirketin müdürü olduğu dönemde uhdesinde bulunan şirkete ait 13.000,00 TL'yi şirket hesabına aktarmayarak şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla davalı şirket müdürü hakkında açılan davada mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/409, K. 2024/1671, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama