KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/595
- Karar no
- 2024/1493
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16.02.2022
- Numarası
- 2021/34 Esas 2022/11 Karar
- Davanın konusu
- Markaya Tecavüzün Tespiti, Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 12.09.2024
Karar Metni
1.675 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16.02.2022 gün ve 2021/34 Esas 2022/11 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait 2003/32684 ve 2020/32201 numaralı ... markasını davalı şirketin izinsiz kullandığını, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/4 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını, sahte ürünlerle ilgili ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verildiğini, taraflar arasında 2010 yılında düzenlenen ve 2020 yılı Ekim ayında sona eren tek satıcılık sözleşmesi bulunduğunu, davalı şirketin ... ibaresini ürünlerinde kullanmasının müvekkili şirketin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu iddia ederek, tecavüzün tespiti, önlenmesi ve men-i' ne, ürünlerin toplatılmasına,
ürünler üzerinde müvekkili şirket lehine mülkiyet hakkı tesisine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6769 sayılı Kanunun 151 vd. md uyarınca hesaplanacak 25.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline, ayrıca 25.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı şirket yetkilisi ve sahibi ...'nun 13.10.2010 tarihinde “Tek Satıcılık Sözleşmesi” imzaladıklarını, bu sözleşme ile müvekkili şirketin "... marka kıvılcım çıkarmaz el aletleri (... )" ürünlerinin yurtiçi ve yurtdışında 10 yıl süreyle satış ve dağıtımının üstlenmesi hususunda tarafların anlaştıklarını, akabinde "Tek Satıcılık Sözleşmesi"ne ek protokol akdedildiğini, bu protokole göre sözleşmenin 13.10.2020 tarihinde ihbar ve ihtara gerek olmaksızın sonlandırılacağını ve 10 yıl daha uzatılmayacağının kararlaştırıldığını,
bu tarihe kadar imalatçı firmaya verilen bütün siparişler ve piyasaya verilen süreli tekliflerin onaylanması halinde, davacı tarafından müvekkili şirkete eksiksiz ve sözleşme şartlarında teslim edileceğine dair maddenin yer aldığını, davacının rızası dışında müvekkili şirketçe malların üretilip satıldığı iddiasının kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin tek satıcılık sözleşmesi süresi içinde 06.05.2020 tarihinde dava dışı ...
A.Ş.'ye teklifte bulunduğunu, bu şirket yetkilisinin 27.07.2020 tarihinde müvekkili şirket yetkilisine gönderdiği e-posta ile siparişin onaylandığını, ürünleri teslim alacaklarını bildirdiğini, davacının eldeki davada ürünleri müvekkili şirkete satmadığını iddia ettiği halde, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/791 E. sayılı dosyasında ise dürüstlük kuralına akırı olarak bu ürünlerin bedelinin ödenmediği iddiasıyla itirazın iptali davası ikame ettiğini, dava konusu ürünlerin markalaması işinin davacı şirket tarafından dava dışı ...
Ltd. Şti.'ne yaptırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan raporda, tarafların yasal defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı firmanın tecavüzlü dönem olan 19.01.2021 ihtiyati tedbir talep tarihi ile dava tarihi arasında yoksun kaldığı kârın 79.055,67 TL olduğunun tespit edildiği, tek satıcılık sözleşmesinin SMK’da düzenlenen lisans
sözleşmesinden farklı bir sözleşme olduğu, SMK’nın lisans hükümlerinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygulanmasının mümkün olmadığı, davalının tek satıcılık sözleşmesinin dışına çıkarak sadece davacıya ait orjinal ürünleri satması gerekirken kendisinin ürünleri üretip markasını bastığı, davalının sattığı ürünleri davacıdan temin ettiğine dair somut delilleri dosyaya sunamadığı,
davalının sözleşme dışına çıkarak davacı markasına tecavüz ettiği, davacının SMK m.151/2-a uyarınca yoksun kalınan kazancının 79.055,67 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının eylemlerinin, davacının markasına tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, men'ine, davacı markasına tecavüz oluşturan davalıya ait ''...'' ibareli ürünlerin toplanmasına,
toplam 79.055,67 TL maddi tazminatın 25.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 54.055,67 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili, müvekkili şirketin 13.10.2010 tarihli tek satıcılık sözleşmesini ihlal etmediğini, tek satıcılık sözleşmesine ek olarak düzenlenen protokolde sözleşmenin 13.10.2020 tarihinde ihbar ve ihtara gerek olmaksızın sonlandırılacağı, 10 yıl daha uzatılmayacağı, bu tarihe kadar imalatçı firmaya verilen bütün siparişler ve piyasaya verilen süreli tekliflerin onaylanması halinde, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete eksiksiz ve sözleşme şartlarında teslim edileceğinin kararlaştırıldığını,
böylece 13.10.2020 tarihine kadar müvekkili şirkete verilen bütün siparişlerin müvekkili şirket tarafından satılabileceği hususunda tarafların mutabık kaldıklarını, müvekkili şirketin davacının rızasına aykırı olarak malları üretip sattığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin tek satıcılık sözleşmesi süresi içinde dava dışı ...
A.Ş.'ye teklifte bulunduğunu, bu şirkete tek satıcılık sözleşmesi içinde davacıya ait malların gönderildiğini, lisans alanın lisans sözleşmesi süresi boyunca ürettiği malları lisans sözleşmesinin sona ermesinden sonra da makul süre satabileceğini, davacının tek satıcılık sözleşmesine aykırı hareket ettiğini, davacı şirketin sahibi ve yetkilisi ...’nun sözleşmeye konu ve tek satıcılık yetkisi verilen ürünleri gerek kendisine ait olan davacı şirketten, gerekse kardeşi dava dışı ...’na ait ...
San. ve Tic. Ltd.
Şti. unvanlı şirket üzerinden satışını yaptığını, İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/2 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini; müvekkili şirketin ürünlere ilişkin üretim ve döküm işlemlerini yapmadığını, sadece ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, 13.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda ürünlerin orijinal olup olmadığı konusunda kesin bir bilgi mevcut olmadığından ürünlerin niteliği konusunda net bir kanaate ulaşılamadığının değerlendirmesine rağmen,
ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda bu bilirkişi raporundan söz edilmediğini ve neden ... markasından doğan hakların ihlal edildiğine dair bir gerekçe ortaya konulmadığını, davacının eldeki davada işbu ürünleri müvekkiline satmadığını iddia ederken İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/791 E. sayılı dosyasında bahse konu ürünlerin teslim edildiği iddiasıyla itirazın iptali davası açtığını, bu çelişkinin ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, markaya tecavüzün tespiti ile bu eylemlerin durdurulmasına, önlenmesine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesinde, davacı adına 03.12.2013 tarihinde yenilenen 2003-32684 sayılı "..." markasının 8 ve 21. sınıflarda, ayrıca 12.03.2020 tarihinde başvurusu yapılıp 15.10.2020 tarihinde tescil edilen 2020-32201 sayılı "..." markasının 8. Sınıfta tescilli olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında, 13.10.2010 tarihli, ... marka kıvılcım çıkarmaz el aletlerinin 10 yıl süre ile münhasıran satış ve dağıtımı konusunda tek satıcılık sözleşmesi imzalandığı, yine taraflar arasında imzalanan ek protokolde tek satıcılık sözleşmesinin 13.10.2020 tarihinde ihbar ve ihtara gerek olmaksızın sonlandırılıp uzatılmayacağının hükme bağlandığı, bu tarihe kadar imalatçı firmaya verilen bütün siparişler ve piyasaya verilen süreli tekliflerin onaylanması halinde davacı tarafından davalı tek satıcıya eksiksiz ve sözleşme şartlarında teslim edeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafın talebi üzerine İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/4 D.İş sayılı dosyasında, davalı şirketin mal sattığı dava dışı ... A.Ş.'ye ait bakım atölyesinde 03.02.2021 tarihinde keşif yapıldığı, düzenlenen 08.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda, keşif yapılan işyerinde kullanıma hazır ... markalı ürünler tespit edildiği, bu ürünlerin keşif yerinin sahibi olan dava dışı ... A.Ş. tarafından kendi ürünlerinin üretimi ve tamiri aşamasında kullandığının tespit edildiği, tespit edilen ürünlerin davacı adına tescilli 2003/32684 ve 2020/32201 numaralı markalar ile birebir aynı olduğu, iltibas bulunduğu, dava dışı ... A.Ş.'nin tespit konusu ürünleri davalı şirketten 15.01.2021 tarihinde satın aldığını gösteren sevk irsaliyesi sunduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince sınai mülkiyet uzmanı bilirkişiden alınan raporda, davalı tarafından satılan ve dava dışı ... A.Ş.’de tespit edilen ürünlerde ... markasının kullanıldığı ve dava dışı ...
A.Ş.’de ele geçen el aletlerinin davacı adına tescilli markalar kapsamında bulunan malların aynısı olduğu, ancak bu ürünlerin niteliği konusunda kesin bir bilgi bulunmadığı, taraf beyanlarının da birbiriyle çeliştiği, davacı taraf söz konusu ürünlerin sahte olduğunu beyan ederken davalı tarafın bu ürünlerin stok fazlası orijinal ürünler olduğunu ve ürünlerin bir kısmının ise davacı tarafından temin edilmemesi nedeniyle piyasadan temin edilen ürünler olduğunu ve bu ürünlerin taklit olup olmadığı konusunda kendilerinin herhangi bir bilgisinin ve sorumluluğunun olmadığını beyan ettiği,
... marka ürünlerin 10 yıllık süre boyunca tek satıcılığını yapan davalının ürünlerin taklit olup olmadığı konusunda bilgisinin bulunmayacağını kabul etmenin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dava dışı ...
A.Ş.’de tespit edilen ürünlerin orijinal olmadığının tespit edilmesi durumunda davalının da bu durumdan haberdar olduğunun ve bu eylemden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği; ancak bu ürünlerin orijinal olup olmadığı konusunda teknik bir inceleme yapılmadığı belirtilerek, olasılıklara göre görüş bildirildiği; dava dışı ...
A.Ş.’de tespit edilen ürünlerin orijinal ... marka ürünler olmaması durumunda bu ürünler üzerinde kullanılan ... markasının davacı adına tescilli markalardan doğan hakları ihlal edeceği, ürünlerin orijinal ... marka ürünler olması durumunda ise bu ürünler üzerinde kullanılan ... markasının davacıya ait markalardan doğan hakları ihlal etmeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davalı şirket tarafından dava dışı ...
A.Ş.’ye gönderilen ve İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/4 D.İş sayılı dosyasında tespiti yapılan ürünlerin orijinal ... marka ürünler olup olmadığı hususunda tereddüte mahal bırakmayacak şekilde teknik bilirkişi ve marka patent uzmanı bilirkişi refakatinde teknik inceleme yapılarak, bu ürünlerin orijinal ürünler olduğunun tespit edilmesi halinde, taraflar arasında düzenlenen ek protokol uyarınca dava dışı ...
A.Ş.’ye teslim edilen dava konusu ürünlere ait siparişlerin tek satıcılık sözleşmesinin sona ermesinden önce onaylanıp onaylanmadığı ve bu durumun davacının markalarına tecavüz oluşturup oluşturmadığı hususları tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi; ürünlerin orijinal ürünler olmadığının tespiti halinde ise 6769 sayılı SMK'nın 149. vd maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ile davalının tek satıcılık sözleşmesinin dışına çıkarak ürünleri üretip markasını bastığı, davalının sattığı ürünleri davacıdan temin ettiğine dair somut delilleri dosyaya sunamadığı,
davalının davacı markasına tecavüz ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davalı vekilinin istinaf sebepleri yerindedir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/595, K. 2024/1493, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama