KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2022/8
- Karar no
- 2024/1320
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23.09.2021
- Numarası
- 2020/185 E. 2021/685 K.
- Davanın konusu
- Sigorta
- Karar yazım tarihi
- 04.07.2024
Karar Metni
1.381 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.09.2021 tarih 2020/185 E. 2021/685 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davacı nezdinde işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı taşlama makinesinin çalışırken iş değişimi sırasında parçalarında kırılma meydana geldiğini, sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu ve hasarın poliçeden karşılanmasının talep edildiğini, sigorta şirketinin görevlendirdiği eksperin hasar tespiti yaptığını, parça değişimi konusunda onay verdiğini, 160.138,69-TL hasar bedeli hesapladığını, sipariş edilen parçaların eksper onayı ile monte edildiğini, ancak sigorta şirketinin ödeme yapmadığını, bu kapsamda davacı tarafından toplam 22.252,09-Euro ödeme yapıldığını, belirterek; 22.252,09-Euro'nun bankalarca dövize uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesni talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, hasara uğradığı iddia edilen makinanın poliçe kapsamında teminata dahil olup davalının sorumluluğunun 450.000-TL teminat limitiyle sınırlı olduğunu, poliçe genel ve özel şartları gereği eksik sigorta uygulandığını, davacı tarafın tutarı kabul etmemesi nedeniyle tazminat ödemesi yapılmadığını, eksik sigortanın mevcut olduğunu, poliçede yer alan muafiyet hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, davalı şirketin temerrüde düşmediğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu cnc tezgah bileme ve taşlama makinesinde çalışma esnasında meydana gelen hasarın giderilmesi için gereken bedelin / zararın parça bedeli, işçilik, diğer belirtilen masraflar ve KDV dahil olmak üzere toplamda 168.408,57-TL olduğu, yapılan eksik sigorta ve muafiyetler sonrası ödenmesi gereken toplam hasar bedelinin ise 72.982,93-TL olacağı, hasar tarihi döviz kurunun 1 EURO = 6,0069 olduğu, döviz bedeli cinsinden hasar bedelinin (72.982,93-TL / 6,0069 ) 12,149,85-Euro olarak hesaplandığını, hasar bedelinin poliçe kapsamında ödenmesi gerektiğini, beliritilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, Sigorta süresi içinde cnc tezgah bileme ve taşlama makinesinde çalışırken iş değişimi sırasında bi anda parçalarında kırılma meydana geldiğini, sigorta şirketine yapılan ihbar üzerine ekspertiz incelemesi sonucunda kırılan parçaların değişiminin onaylandığını, bunun üzerinde davacı tarafından parçalara için 27.02.2019 tarihinde 13.455,64-Euro, 04.12.2019 tarihinde de 8.792,94-Euro ödeme yapıldığını, sigorta eksperi tararınfan makina parça değişim, montaj, işçilik servisi vs. ücretinin toplamının 160.138,69-TL olarak belirlendiğini, davacıya değişen parçaların ödemesi yapılmadığını,
eksik sigorta uygulanarak davacının ödeme yaptığı bedelin çok altında bir tutar hesaplandığını, bu hesaplamaya dayalı raporun hükme esas alınmayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda teknik yönden hiçbir inceleme, irdeleme ve araştırma yapılmadığını, eksik sigorta ve muafiyet indirimi yapılmasının doğru olmadığını, üretici firmanın 10 yıl parça garantisi ile sattığı makinenin yine orjinal parçasını gönderdiğini, raporda sigorta eksperinin yürüttüğünü, yeni ikame değeri üzerinden hesaplama yapıldığını, davacının hasara uğrayan makineyi 16.04.2012 tarihinde satın aldığını, hasar tarihi arasında 7 yıldan fazla bir süre bulunduğunu,
yeni makine ile arada teknoloji özellikler açısından ciddi farklar olduğunu, bu makine yerine ikame edilebilecek makinelerin piyasa satış değerine göre afaki şekilde ikame makine değerinin belirlendiğini, eksik sigorta uygulanarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, iş yeri sigorta poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Zarar sigortalarının (mal ve sorumluluk sigortaları) amacı, rizikonun gerçekleşmesi hâlinde sigortalının maruz kaldığı veya kalacağı zararın tam olarak tazminini sağlamaktan ibarettir. Özellikle mal sigortalarında rizikonun gerçekleşmesi üzerine sigortalının alacağı tazminatın gerçek zararla sınırlı olması ve sigortalının hiçbir surette maruz kaldığı olay dolayısıyla haksız zenginleşme imkânına kavuşmaması gerekmektedir.
Zenginleşme yasağı olarak ifade edilen bu durum sayesinde sigorta sözleşmesi kazanç aracı olmaktan uzaklaşacaktır. Zenginleşme yasağının sonucu olarak sigorta tam sigorta olarak yapılmalı; sigorta bedeli sigorta değerine eşit olmalıdır. Sigorta bedeli taraflarca kararlaştırılan, sigorta poliçesinde gösterilen ve rizikonun gerçekleşmesi hâlinde sigortacının ödeyeceği azami miktarı ifade eder.
Sigorta değeri ise sigorta edilen menfaatin tam (rayiç ekonomik) değerini ifade eden bir kavramdır. Sigorta edilen menfaatin tam değeri ise rizikonun gerçekleştiği andaki değere karşılık gelmektedir. Sigorta sözleşmesi yapılırken sigorta değeri, sigorta bedelinin tespitine esas teşkil eder.
3. Başka bir deyişle zarar sigortalarında geçerli olan zenginleşme yasağı gereğince sigortacı sadece rizikonun gerçekleşmesi ile ortaya çıkan zararı ödemekle yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigorta sözleşmesi düzenlenirken genellikle sigorta ettirdiği malın değerini serbestçe tayin ettiği için rizikonun gerçekleşmesi hâlinde sigortalı malın gerçek kıymeti (sigorta değeri) sözleşmede yazılı olan meblağa (sigorta bedeli) eşit olmayabilir. Şayet sigorta bedeli, sigorta değerinden fazla ise aşkın sigorta var demektir. Bu takdirde sigortalı ancak sigorta değerini olarak ifade edilen rizikonun gerçekleşmesi ile maruz kaldığı zararı talep edebilir. ( Yargıtay HGK'nun 06.12.2022 tarih ve 2021/11-478 E. - 2022/1665 K.)
4. Eksik sigorta, kısmi rizikonun gerçekleştiği anda, sigorta bedelinin sigorta konusu malın gerçek değerinden düşük olması ve o ölçüde zararın kısmen tazmini halinde söz konusudur. Eksik sigorta, sigorta değerinin, sigorta konusu malın gerçek değerinden bilinçli olarak düşük gösterilmesiyle söz konusu olabileceği gibi, poliçe süresi içerisinde malın gerçek değerinin enflasyon veya başka bir sebeple yükselmesiyle de ortaya çıkabilir.
Sigorta değeri (TTK.m.1460), sigorta konusu mal üzerindeki çıkarın para ile anlatımıdır. Sigorta bedeli ise (TTK.m.1461), sigortacının sorumlu olduğu en yüksek tutarı belirleyen primin hesaplanmasında rol oynayan, tarafların anlaşmasıyla belirlenen miktardır. Eksik sigorta, sigorta bedeli ve sigorta değeri birlikte dikkate alınarak belirlenir.
Eksik sigortanın uygulanması için riziko anında sigorta bedelinin sigorta değerinden düşük olması, bu düşüklüğün önemli ölçüde olması ve tam hasarın söz konusu olmaması gerekir. ( Yargıtay 11. HD'nin 15.02.2018 tarih ve 2016/13927 E. - 2018/1130 K. )
5. Eksik sigortayı düzenleyen 6102 sayılı TTK. 1462. maddesine göre sigorta bedeli, sigorta değerinden az olduğu takdirde, sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının zarara uğraması hâlinde sigortacının, aksine sözleşme yoksa, sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre tazminat ödeyeceği düzenlenmiştir.
Başka bir anlatımla eksik sigorta, sigortalanan menfaatin kısmen zayii halinde işlerlik kazanır ve kısmi zayi gerçekleştiğinde sigortacının sorumluluğu sigorta sözleşmesi ile kararlaştırılan sigorta bedelinin sigorta ettirilen menfaatin gerçek değerine olan oranı hesaplanarak bu oranda yapılacak indirim sonucu kalan miktar ile sınırlı olur. Bu biçimde oranlamaya dayalı yapılan ödemeye esas olur.
Bu biçimde oranlamaya dayalı yapılan ödemeye esas hesaplama yöntemine ise uygulamada proporsiyon adı verilmektedir. Diğer bir deyişle, eksik sigortada, sigorta bedeli, sigorta menfaat değerinin altında kalmaktadır. Sigorta edilen menfaatin kısmen zayi olması halinde, sigortacı sigorta bedelinin sigorta ettirilen menfaat değerine olan oranını hesaplamak suretiyle bu oranda indirim yaparak ödemede bulunur.
6. Somut olayda rizikonun gerçekleştiği tarih itibariyle taraflar arasında Yangın Sigortası Genel Şartlarına tabi geçerli bir iş yeri sigorta poliçesi düzenlendiği, gerçekleşen rizikonun sözleşmenin teminatı kapsamında kaldığı ve sigorta edilen menfaatin kısmen zayi olduğu sabit olup, uzman bilirkişi kurulu raporuna göre cnc tezgah bileme ve taşlama makinesinin riziko anında sigorta bedelinin sigorta değerinden düşük olması nedeniyle poliçe kapsamında eksik sigorta mevcut olduğundan davalının ancak sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre tazminat ödeyeceği ve poliçe özel şartları gereğince tenzili muafiyet uygulanması yapılması gerektiği gözetilerek davacının talep edebileceği hasar miktarının tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
7. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tazminatın YS Genel Şartları ve işyeri sigorta poliçesi hükümlerine uygun şekilde eksik sigorta ve muafiyet kaydı gözetilerek belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/8, K. 2024/1320, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama