KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2022/86
- Karar no
- 2024/1379
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08.10.2020
- Numarası
- 2020/19 Esas 2020/483 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 12.09.2018
- Karar yazım tarihi
- 11.07.2024
Karar Metni
1.020 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.10.2020 tarih 2020/19 Esas 2020/483 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davacı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı davalıya ait araç sürücünün ehliyetsiz şekilde karıştığı trafik kazsı neticesinde zarar gören üçücüncü kişiye ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin poliçe kapsamında rucuen tahsili istemi ile yapılan takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini, belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, aracın kiraya verildiğini, davalının işleten sıfatı bulunmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından sigortalı davalı adına kayıtlı ...'in tarafından kullanılan aracın karştığı kazada üçüncü kişini ölümü nedeni ile açılan dava neticesinde varılan sulh gereğince destekten yoksun kalanlara toplam 81.078,73-TL ödeme yapıldığı, kazanın oluşumunda sürücü belgesi bulunmayan araç sürücüsü ...'in asli tam kusurlu olduğu, dava dışı ...'in destek miktarının 40.818,07-TL olduğu davacı tarafça 33.451,14-TL ödeme yapıldığı, ...'in destek miktarının 50.499,29-TL olacağı davacı tarafça 42.304,30-TL ödeme yapıldığı,
davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar görenlere ödemek zorunda kaldığı 75.755,53-TL tazminatı ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte talep edebileceği, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilinin gerektiği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili, davacının araç işleteni olmadığını, kaza tarihinde aracın sunulan kira sözleşmesine istinaden kiraya verildiğini, davalıya husumet yönelitilemeyeceğini, kazanın oluşumundan davalının kusuru bulunmadığını, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davalının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının ZMMS poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye yapmış olduğu ödemenin, araç maliki davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur ve rücuya konu tazminatın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şeklline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, kazanın ehliyetsiz sürücünün kusurlu davranışı ile gerçekleştiğinin tespit edilmesine, kazaya karışan aracın davalı adına tescil kaydı bulunmasına,
defter ve vergi kayıtları ile doğrulanmayan, tarflarca her zaman düzenlenmesi mümkün ve kısa süreli adi yazılı kira sözleşmesinin işleten sıfatını ortadan kaldırmayacak olması nedeniyle davalının işleten sıfatına haiz olmasına, davacının ödediği tazminatı gerçek zarar miktarı üzerinden halefiyet ilkesi ve sigorta genel şartları gereğice kusur oranına isabet eden bedel nispetinde ve ödediği miktar ile sınırlı olmak üzere rücu edebilcek olmasına, asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülerek takibe konu asıl alacak ile işlemiş faizin takip talebindeki miktarı geçmeyecek şekilde hüküm altına alınmasına,
tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3. İİK’nun 67. maddesi gereğince icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun itiraz ettiği alacağın likid (muayyen) bir alacak olması, gerekir. Somut olayda icra takibine konu alacak tazminata dayalı bir alacak olup, takibe konu alacak yarğılamayı gerektirdiğinden davalı borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün olmayıp, likit (muayyen) bir alacağın varlığı söz konusu olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde varılan hukuki kabulde isabet görülmemiştir. (Yargıtay 17. HD'nın 24/09/2013 tarih ve 2013/10234 E. - 2013/12792 K. 12/02/2015 tarih ve 2013/15017 E.- 2015/2703 K.) Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.
Bu durumda, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/86, K. 2024/1379, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama