KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/904
- Karar no
- 2024/2187
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/10/2021
- Numarası
- 2020/680 Esas - 2021/782 Karar
- Davanın konusu
- Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin
- Karar yazım tarihi
- 20/12/2024
Karar Metni
1.254 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2021 tarih 2020/680 Esas 2021/782 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, Müvekkil ...'in ... A.Ş.’ye ait B gurubu hisselerden 50 adet hisseyi 20.08.2020 tarihinde ... isimli başka bir hissedardan satın aldığını, bu işlemin ... tarafından İzmir 27. Noterliği, 25.08.2020 tarih, 15362 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ...
A.Ş.’ye bildirilmesine karşın, söz konusu pay devrinin hisseleri satan kişi tarafından değil, alan kişinin imza beyannamesi ile birlikte kendisinin başvuru yapması gerektiğini bildirmesi üzerine müvekkili ...'in Üsküdar 17. Noterliği’nin 04.09.2020 tarih, 36676 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile satın alınan hisselerin pay defterine kaydedilmediğini, şirketin 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında, nama yazılı hisse senetlerinin, hamile yazılı hisse senedine çevrildiğini belirterek alınan hisselerin pay defterine kaydının yapılmasını talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, pay devrine ilişkin birtakım usulsüzlük ve eksikliklerin tespit edildiğini ve bunların giderilmesi sonrasında gerekli işlemlerin yapılacağını davacıya ve devreden ...'a bildirdiği, ancak, davacı devre ilişkin belirtilen usulsüzlük ve eksiklikler giderilmiş şekilde Müvekkil Şirkete herhangi bir başvuruda bulunmadığı,
pay devrinin hangi tarihte yapıldığının anlaşılamadığını, zira ... tarafından yazıda belirtilen devir tarihi ile müvekkil şirkete gönderilen 04.09.2020 tarihli ihtarnamede belirtilen devir tarihinin birbiriyle örtüşmediğini, her ne kadar davacı tarafından müvekkil şirket genel kurullarında halka arz konusuna ilişkin karar alındığı belirtilse de, halka arzın gerçekleştirilmemesi yönünde karar alındığını, müvekkil Şirket pay sahiplerinden ...'ın davacı dışında 341 kişiye daha sahip olduğu payları çok küçük pay adetleriyle görünüşte devrettiği,
pay devirlerinin Müvekkil Şirkete bildirildiği tarihin halka arz konusunun müzakere edilip karara bağlanacağı, şirketin halka açık şirket statüsüne geçip geçmeyeceği, SPK mevzuatına tabi olup olmayacağının netlik kazanacağı 2019 yılı olağan genel kurul toplantısı tarihinden yalnızca 2 gün önce olduğu, bu durum davacının kendi menfaatini Müvekkil Şirketin ve diğer ortakların menfaatinden üstün tutarak Müvekkil Şirket'in bahse konu genel kurul toplantısında halka arza ilişkin aksi bir karar çıkma ihtimaline karşılık kötü niyetli olarak işlem gerçekleştirdiğinin göstergesi olduğu,
nitekim Sermaye Piyasası Kanunu'nun 16/1 no'lu maddesi uyarınca Anonim Şirket statüsündeki şirketlerin ortak sayısının 500 ve üzeri olması halinde SPK'ya tabi olacağı düzenlendiğini, devir işlemlerindeki asıl amacın Şirketin ortak sayısını 500'e çıkartarak, genel kurul tarafından Şirket'in halka arzına onay verilmese bile Müvekkil Şirkete halka açık şirket statüsü kazandırarak, Müvekkil Şirket paylarını halka arza zorlamak olduğunu, ilmühabere bağlanmış nama yazılı payların devri için ciro ve teslimi gerekli olduğu halde, gönderilmiş olan belgeler arasında ciro edilmiş ilmühaber bulunmaması,
e devir işleminde, devralan kişilerin ilgili payları kendi nam ve hesaplârına devraldıklarının açıkça belirtilmesi gerektiği halde, devirlerde böyle bir beyanın bulunmaması nedenleriyle pay devirlerinin işleme alınmaması, usulüne uygun şekilde devredildiği beyan edilen paylar için ise, devredene, TTK'nın 493. maddesi hükümleri çerçevesinde, devre konu paylara ödenecek bedel açıklanarak payların gerçek değeri üzerinden Şirket hesabına satın alınmasına ilişkin teklifte bulunulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından devralınan 50 adet davalı şirket hisselerinin davacı adına tesciline ve pay defterine kaydı yapılmasına karar verilmesini istediği, Ankara İl İdare Mahkemesinin 2021/676 esas sayılı dosyasında 29/09/2021 tarihinde davalı şirketin halka açık ortaklık statüsünde olduğuna ilişkin kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, davalı şirket tarafından İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/333 esas sayılı dosyasıyla davalı ortak sayısının 500 kişinin altında olduğunun tespit edildiği,
dava tarihi itibariyle pay devrinin usul ve yasaya uygun olmadığı, paylarını devrettiği iddia ettiği ... isimli ortağın davalı şirkete keşide ettiği 17/06/2021 tarihli ve 25150 yevmiye numaralı ihtarname ile.
SPK tarafından kurulan "halka açık ortaklık statüsünde olduğuna ilişkin varsayım"a ilişkin karar ile kendisi tarafından gerçekleştirildiği beyanla iddia olunan pay devirlerinin kabul edildiğini, bu karar gereği pay devirlerinin pay defterine kaydını talep etmiş olup, davalı şirket tarafından ...'a keşide edilen 24/06/2021 tarihli ve 12318 yevmiye numaralı ihtarname ile; iddia etmekte olduğu pay devirlerinin usul ve yasaya uygun olmadığı, ciro ve teslimi sağlanmış ilmuhaberler ile devralan başvuruları olmaksızın pay devirlerinin pay defterine kaydının hukuken uygun olmadığının bildirildiği,
... tarafından davalı şirkete hitaben 01/07/2021 tarihli dilekçe ile, sahip olduğu ilmuhaberin, bildirmiş olduğu sayı ve adede bölünmesi talebinde bulunulması üzerine davalı şirket tarafından ... tarafından sunulan dilekçe uyarınca, sahip olduğu ilmuhaberin ... tarafından bildirilen sayı ve adede bölünmesine karar verildiği,
bölünmeyle oluşan ilmuhaberlerin ...'a teslim edildiğini, davacı tarafından keşide edilen 16/07/2021 tarihli 010460 yevmiye numaralı ihtarname ile ... tarafından teslim alınan ilmuhaberlerden 50 adet payı temsil eden ilmuhaberin ciro ve teslim yolu ile devralındığı beyan ile bu sebeple pay defterine kayıt talebinde bulunulması üzerine davalı şirketçe şirkete sunulan dilekçe ve eki ciro edilmiş ilmuhaber irdelenmesi sonucunda davalı şirket tarafından davacının pay devir talebinin kabul edildiği ve 27/07/2021 tarihli ve 2021/21 sayılı yönetim kurulu kararıyla davacı pay defterine işlendiği,
bu şekilde dava açıldıktan sonra davacının pay defterine kaydı yapıldığı ve dava konusuz kaldığından, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve TTK 490/2 uyarınca hukuki işlemle devir, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılacağı belirtilmekle ve TTK'nun 486/2.
Maddesi uyarınca ilmuhaberlere kıyas yoluyla nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümler uygulanacağından davacının, dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, müvekkilin hisseleri satın aldığı ... tarafından söz konusu hisselerin kime ve hangi sayıda devredildiğinin noter vasıtası ile yapılan başvuruda açıkça beyan edildiğini, ancak davalı şirketin bu devirlerin muvazaalı olduğunu beyan ederek devir işlemine itiraz ettiğini, esasen dava öncesinde yapılan başvuru ile, dava sırasında yapılan başvuru arasında hiçbir fark bulunmadığını, dava sırasında yapılan başvuru karşısında davalı şirketçe muvazaalı devir iddiasından vazgeçilerek hisse senetlerinin pay defterine kaydedildiğini, her iki başvuru arasında usulen hiçbir fark bulunmamasına karşın mahkemece davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiğine dair tespitin hatalı olduğunu belirterek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı tarafından devralınan davalı şirkete ait hisselerin davalı şirket pay defterine hükmen tescili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı tarafından, davalı ... A.Ş.’ye ait B gurubu hisselerden 50 adet hissenin 20.08.2020 tarihinde ... isimli hissedardan devralındığını belirterek, devralınan davalı şirkete ait hisselerin kendi adına davalı şirket pay defterine hükmen tescilini istemiş; davalı şirket ise söz konusu devir ve bildirimin TTK'da belirlenen devir prosedürüne ve bildirim şartına uygun gerçekleştirilmediği gerekçesiyle talebin reddini istemiş, bunun üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yerel mahkemece dava tarihi itibariyle pay devrinin usul ve yasaya uygun olmadığı, söz konusu pay devrinin dava açıldıktan sonra şirket pay defterine kaydının yapılmış olması nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, TTK'nun 490/2 maddesi uyarınca devrin ciro ve pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılacağı, dava konusu ilmühaberlerin dava tarihinden sonra ciro ve zilyetliğin devri ile iktisap edildiği, bu nedenle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/904, K. 2024/2187, 20 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama