KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/958
- Karar no
- 2024/2244
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/01/2022
- Numarası
- 2018/954 E. 2022/51 K.
- Davanın konusu
- Tazminat(Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 14.08.2018
- Karar yazım tarihi
- 27.12.2024
Karar Metni
2.377 kelime·12 dk okuma·6 bölüm
İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.01.2022 tarih 2018/954 E. 2022/51 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davacının 26/05/2018 günü kendisine ait ... plakalı araç ile İnciraltı Kent Ormanı otoparkına girmek için ayrılan cepten otoparka girmek için hareket ettiğinde, geri-geri gelerek aniden önünde beliren ... kontrolündeki ...'a ait ... plakalı aracın otoparka giriş kapısını kapattığını, araca çarpmamak için müvekkilinin durmak zorunda kaldığını, bu sırada cepte müvekkilinin arkasından hareketlenerek otoparka girmek isteyen diğerin aracın müvekkilinin arkasında durmasıyla iki araç arasında sıkışan müvekkilinin aracına, süratli olarak gelen ... kontrolündeki ...'e ait ... plakalı ticari taksinin duramayarak çarptığını,
bu şekilde ... plakalı aracın ters yönden gelerek müvekkilinin önünü kestiğini, araçta 21.200,00-TL tamirat, 354,00-TL çekici masrafı, 2.425,78-TL 20 günlük ikame araç kirası, 22.000,00-TL kaza nedeniyle oluşan değer kaybı bulunduğunu, bu kazada müvekkilin manevi yönden ağır olarak etkilediğini, kaza şiddetli bir çarpma ile gerçekleştiğinden dolayı müvekkilin yaralanmasıan sebep olduğunu, kazadan sonra ambulans ile hastaneye gidilerek tedavisinin yapıldığını belirterek söz konusu maddi ve manevi zararların tarafların kusurları oranında giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili, davacının kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü ..., maliki ...'ün aracın ZMMS'si Anadolu Sigorta AŞ.'nin yanında müvekkillerine de dava açtığını, otopark girişiyle kaza mahalinin ilgisinin bulunmadığını, kazanın davacıya ait ve kullanımındaki ... plakalı araç ile yine diğer davalı ...’ın kullandığı ve maliki ... olan ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana geldiğini, müvekkili ...'ın olayla hiç bir ilgisinin olmadığını, kazanın olduğu anda otopark alanında olduğunu, davacının asli kusurlu olduğunu, müvekkiller ... ve ...’nin herhangi bir sorumluluğu ve kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, değer kaybının hesaplanmasında genel şartlar ekindeki formülün kullanılması gerektiğini, varsa aracın önceki kazalarının araştırılması gerekiğini, kazazedelerin zararının süresinde karşılandığını, davacı yanın herhangi bir başvuru yapmaksızın doğrudan huzurdaki davayı açtığını, diğer yandan talep edilen araç ikame bedelinden ancak poliçede ikame araç klozu yer alması halinde talep edilebileceğini, manevi tazminatın ZMMS teminatı dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hükme esas alınan İTÜ Öğretim Üyeleri tarafından düzenlenen heyet raporuna göre davacıya ait ... plakalı araçta yedek parça, işçilik ve KDV dahil 18.000,00 TL tutarında hasar meydana geldiği, kazalı aracın kazadan önceki hasarsız 2. el piyasa değeri 68.000,00 TL, kazadan sonraki onarılmış haldeki piyasa değerinin ise 61.000,00TL olduğundan davacıya ait araçta 7.000,00TL değer kaybının oluştuğunun Mahkemece hesaplandığı,
hükme esas alınan İTÜ raporunda ikame araç bedeli talebi değerlendirilmediğinden ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapordaki ikame araç bedelinin hükme esas alınarak, 10 günlük tamir süresi için davacının 1.000,00 TL ikame araç bedeli zararının oluştuğu, ayrıca davacının meydana gelen kaza nedeniyle Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen 17.09.2021 tarihli rapora göre kalıcı maluliyet oluşmadığı, ancak 13 gün tıbbi iyileşme süresinin olduğunun anlaşdığı,
davalı sürücü ...'nin ve davalı sürücü ...'ın BK'nın 49. maddesi çerçevesinde, davalı ... ve davalı ...'ün araç işleteni olarak 2918 sayılı kanunun 85. maddesi çerçevesinde meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı bedeli, ikame araç bedeli ve davacının yaralanmasından kaynaklanan manevi tazminattan haksız fiilin gerçekleştiği 26.05.2018 tarihten itibaren sorumlu oldukları, davalı sigorta şirketinin ... plaka sayılı davalı ...e'e ait davalı sürücü ...'ın kullandığı aracın kaza tarihini de kapsayacak şekilde ZMMS poliçesiyle araç başına 33.000 TL limitle sigortalayan davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu,
buna göre davacının aracında meydana gelen 18.000 TL hasar bedeli ve 7.000 TL değer kaybı bedelinden davalılar ... ve ...'ın %40 kusura göre 7.200,00 hasar bedeli ve 2.800,00 TL değer kaybından; davalı ...
Sigorta şirketi, davalı ... ve davalı ...’ün ise %40 kusura göre 7.200,00 hasar bedeli ve 2.800,00 TL değer kaybından (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) sorumlu olduğu, ikame araç bedeli isteminin dolaylı zarar olduğundan davalı sigorta şirketinden talep edilemeyeceği, 1.000,00 TL ikame araç bedelinden davalılar ... ve ...'ın %40 kusura göre ikame araç bedelinin 400,00 TL'sinden sorumlu oldukları,
aynı şekilde davalı ... ve davalı ...’ün de %40 kusura göre 400,00 TL ikame araç bedelinden sorumlu oldukları anlaşıldığından davacı tarafın maddi tazminat isteminin fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, davacının yaralanması ve 13 gün tıbbi iyileşme süresi ile sonuçlanan kazada kazanın meydana geliş şekli, davaya konu trafik kazasındaki davalıların(davalı sigorta şirketi hariç) %40 kusur oranına göre olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının yaralanması nedeniyle çektiği elem ve ızdırap nazara alınarak 3.000,00 TL manevi tazminattan sorumlu olduklarına,
çekici ücretinin ve tespit dosyası masraflarının ise yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, maddi tazminata ilişkin dava değerinin yargılama gideri içinde değerlendirilen çekici gideri hariç 31.625,78TL iken alınan raporlarla 26.000 TL ye düşürüldüğünü, zarar bedelinin düşük hesaplandığı rapora itibar edilmesi halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini, değer kaybı daha yüksek olmasına karşın, sekizbin liradan yedi binliraya düşürüldüğünü, mahkemece hesaplanan değer kaybının gerçek değer kaybının altında kaldığını, dava tarihinde 22.000 TL olan gerçek değer kaybının bu gün itibariyle aracın satış fiyatında 80-100 bin TL arasında fark yarattığını,
aracın kazasız emsallerinin 220 - 240 binlira arasında kıymete sahipken müvekkilinin aracı ancak 105 bin TL'ye satabildiğini, aracın %10 değil, en az % 30 değer kaybettiğini, tespit raporunda aracın 20 günde tamir edilebileceği bildirilmesine karşın raporla bu sürenin 10 güne düşürüldüğünü ancak, müvekkilinin bu süre için aynı segmentte araç kiraladığı ve fatura bedelinin de 2425,78TL olduğu,
tamiratın 20 günden uzun sürmesine karşın ATK raporuna göre tamir süresinin 10 gün olarak belirlenmesinin ve sunulan faturaya rağmen ikame araç bedelinin raporda başka esaslarla belirlenmesinin doğru olmadığını, belirlenen ikame araç bedeli için KDV gösterilmediğini, reddolunan kısım için vekalet ücreti verilmemesi gerektiğini, davalılar lehine reddedilen kısım nedeniyle vekalet ücretine hükmedilecekse; tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, aksi yönde üç adet ücreti vekalete hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davada kabul edilen kısım için davalı ..., davalı ...
Sigortanın ve davalı ... lehine 5.000TL vekalet ücretine hükmedilmesine karşın, reddedilen kısım için sigorta lehine ayrıca avukatlık ücreti taktir edilmesinin doğru olmadığını, davalılar ... ... Sigorta'nın aynı alacaktan dolayı müvekkile karşı sorumlu olmaları nedeniyle tek ücrete hükmedilmesi gerektiğini, davalı ...
Sigortadan istenen ikame araç bedelinin reddinden kaynaklı bir ücret vekaleti taktir edilecekse 2.425,78TL ikame araç talebinin sigortadan tahsili istenen kısmın kusuru oranında olduğundan, reddedilen kısım için 1.212,89 TL vekalet ürceti taktiri gerektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 maddesi uyarınca, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağının belirtildiği,
buna göre red sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Md 13/3 uyarınca "maddi tazminat istemli davaların kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. " denildiğini, reddolunan manevi tazminat yönünden de vekalet ücretinin fazla hesaplandığını, manevi tazminat miktarının çot düşük belirlendiğini, davalıların kusur oranlarına göre tazminat talep edilmesine karşın tek rakam altında tazminat belirlendiğini, bu haliyle 1500,00TL'ni davalı ...'den,
1500,00TL'nin ise ...'tan tahsilinin söz konusu olacağını, karşı vekalet ücretlerinin de davalılar ... ve ... için 1500TL ve ... ve ... için 1500TL olarak hüküm altına alınması gerektiğini, kabul edilen rakam sürücü başına 1500 TL olmasına rağmen, ret vekalet ücreti 3.000TL olarak fazla verildiğini, AAÜT 10/2.
Maddesine göre davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğini, yargılama giderleri oranlanırken davanın tüm değeri üzerinden oranlama yapılmasının hatalı olduğunu, oranlamanın maddi tazminat talebinin kabul ve reddine göre yapılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, davacı vekili, 26/5/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana geldiği iddia olunan hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli ile manevi zararın tazminini istemiş, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece davacının talebi doğrultusunda tarafların kusur oranlarına göre maddi tazminat sorumluluğunun paylaştırılmış olmasına, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan ve her bir sürücünün kusuru oranında araç işleteni ve sürücüsünden tazminat talep edildiğinden davalıların leh ve aleyhlerine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına,
mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince davacının maddi tazminat talebine ilişkin olarak verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamasına göre istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden ise; tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kusur durumu ve meydana gelen yaralanmanın niteliği dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, ancak somut olayda davacı tarafça davalıların kusuru oranında manevi tazminat talep edilmesine karşın, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın tamamından davalıların birlikte sorumlu tutulup, reddolunan manevi tazminat tutarı yönünden davalılar lehine ayrı ayrı birden fazla kez vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında isabet bulunmadığı, bu yönüyle davacının vekilinin istinaf itirazının haklı ve yerinde olduğu,
ancak iş bu hususun da yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği değerlendirilerek, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/958, K. 2024/2244, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama