KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Dosya no
- 2023/208
- Karar no
- 2025/1214
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/12/2022
- Numarası
- 2021/797 E. 2022/983 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Karar yazım tarihi
- 18.09.2025
Karar Metni
787 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.12.2022 tarih 2021/797 E. 2022/983 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ....tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, takibe konu senetdeki imzanın davacıya ait olmadığını, davacının davalıya borcunun bulunmadığını, taraflar arasında hiçbir hukuki ilişki olmadığını, belirterek, takibe konu bono sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davanın tamamen kötüniyetli olan ve borcunu ödememek için ikame etmiş olduğu haksız bir dava olduğunu, davacı borçlunun haksız ve kötüniyetli olarak sırf takibi uzatmak amacıyla iş bu menfi tespit davasını açtığını, davalınınn talep ettiği alacağın hukuken mevcut ve takip edilebilir bir alacak niteliğinde olduğunu, borçlunun açmış olduğu menfi tespit davası haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, alacağının haklı bir alacak olmasına rağmen davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz bu dava sebebiyle davalının alacağını geç tahsil etmesi söz konusu olduğunu, belirterek; davanın reddine, davacı borçlunun yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenene uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Marmaris 1. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1137-Esas sayılı dosyasında takip konusu edilen, alacaklısı dava dışı ..... ile davalı ...., borçluları .... ile ..... olan 18.12.2019 tanzim tarihli ve 28.04.2020 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli bonoda imzasının bulunmadığını, bono nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiş olması nedeni ile bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi için senet aslı ve imza örneklerinin Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğine gönderildiği,
Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 18/10/2022 tarihli raporunda bononun borçlu bölümünde bulunan imzanın davacı ......'ın el ürünü olmadığı yönünde rapor tanzim edildiği, takipte borçlu olarak dava dışı ..... hakkında takibe girişilmediği, takip borçlusu .....'ın da iş bu davada davacı olmadığı dikkate alınarak, davacının Marmaris 1. İcra Dairesi'nin 2020/1137-Esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığı, belirtilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili, dosyada mevcut imza incelemesine esas bilirkişi rapora karşı itirazlarıın karşılanmadığını, eksik inceleme sonucunda usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, bilirkişi raporunda dayanaklarının kanıtlarını ortaya koymadığından yapılan inceleme ve tanzim edilen tek taraflı olan rapor hükme esas alınamayacağını, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmediğini, denetimine elverişli bir rapor bulunmadığı, bilirkişinin tek olması ve bu nedenle kendisine ulaşılıp etki altına alınma ihtimalinin bulunduğunu, kurul raporu alınması gerektiğini belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, bonoya dayalı takip dosyası kapsamında menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacı tarafından ileri sürülen imza inkarı üzerine optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak,
grafolojik ve grafometrik yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması suretiyle yapılan inceleme neticesinde davaya konu takibin dayanağını oluşturan bono altındaki kefil sıfatıyla davacıya atfedilen imzanın davacıya ait olmadığının tespit edilmesine, imza inkarı kıymetli evrakı elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'i niteliğinde olup bu hususta hamil ve cirantaların iyiniyet iddiasının dinlenemeyecek olmasına,
bu nedenle davacının takibe konu bonodan kaynaklı borçtan sorumlu olmadığının anlaşılmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere,uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/208, K. 2025/1214, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama