KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2024
- Dosya no
- 2023/212
- Karar no
- 2024/1221
- İncelenen kararın mahkemesi
- MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16.11.2022
- Numarası
- 2021/1099 E. - 2022/1417 K.
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 14.06.2024
Karar Metni
1.414 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.11.2022 tarih 2021/1099 E. - 2022/1417 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili, davalının ZMMS olduğu aracın karıştığı kazada davacıların annesi olan ...'ın yaralandığını, devam eden süreçte tedavi gördüğü hastanede vefaat ettiğini, ölüm ile kaza arasında illiyet bağı bulunduğunu, olay nedeni ile davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, davalının oluşan zararı karşılaması gerektiğini, sigorta şirketine yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını belirterek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile ayrı ayrı 1.000,00-TL maddi tazminatınn tahsiline karar karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat davasını 330.853,02-TL olacak şekilde ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalını poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, kaza karayolunda gerçekleşmediğinden zararın sigorta teminatı kapsamında bulunmadığını, davalıya usulüne uyğun başvuru yapılmadığını, kaza ile müteveffanın vefatı arasında illiyet bağı bulunmadığını, desteklik ilişkisinin ispatlanmasının gerektiği, geçici iş göremezlik zararı ile sağlık giderinin teminatı kapsamında olmadığını, müteveffa hastaneden kaldığından bakıcı gideri oluşmadığını,
hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, sigorta tahkim komisyonu yargılama giderleri talebinden davalının sorulu tutulamaycağını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı karıştığı kazada yaralanan müteveffanın daha sonra tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği, kazanın meydana gelmesinde dava dışı sigortalı aracın sürücünün % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacıların müteveffanın çocukları olduğu, kaza ile mütevefanın ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu,
kusur oranına göre davacı ...'ın 220.381,72-TL destekten yoksun kalma 2.340,59-TL geçici iş göremezlik 3.274,09-TL bakıcı olmak üzere toplam 225.996,40-TL, davacı ...'ın 133.476,19-TL destekten yoksun kalma, 2.340,59-TL geçici iş göremezlik, 3.274,09-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 139.090,87-TL zararı bulunduğu, mütevaffa ...'ın sürücü ...'ın eşi olması nedeniyle taşıma işleminin ücret karşılığında olmayıp hatır için olduğu, tazminat miktarından % 20 oranında hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, müteveffanın araç sürücüsü ve araç maliki olan dava dışı sigorta ettiren ...'ın eşi olması sebebiyle hatır taşıması indiriminin uygulanmasının mümkün olmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu sürecinde yapılan yargılama gideri ve harç ödemelerinin de yargılama gideri hesabına dahil edilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davalının sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limiti tutarı aşan meblağlara ilişkin olarak davalının sorumluluğu bulunmadığını, kazanın meydana geldiği yerin karayolu olmadığını, murisinin ölümü ve kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, desteklik ilişkisinin ispat edilemediğini, desteğin geride bıraktığı eşi,annesi ve babasınında destekten yoksun kalma tazminatı hesabına dahil edilmesi gerektiğini, TRH-2010 ve 1,8 teknik faize göre hesap yapılmadığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ZMMS kapsamında trafik kazası nedeni ile davacıların tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı karıştığı kazada yaralanan müteveffanın daha sonra tedavi gördüğü hastanede vefat etmesine, kaza ile mütevefanın ölümü arasında illiyet bağı bulunmasına, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, olay nedeni ile davacıların iş gücü kaybı, tedavi ve bakıcı gideri zararı ve destekden yoksun kalama tazminatına hak kazanmasına,
destekten yoksun kalma zararın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şeklline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, pay dağılımına ilişkin ilkelere uygun düşecek şekilde davacıların hak kazandığı tazminatın kusur oranı dikkate alınarak tespit edilmesine, tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına,
HMK'nın 323. maddesi kapsamında yer almayan sigorta tahkim yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinin ancak tahkim yargılaması sırasında değerlendirilebilecek olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3. Öğretide hatır taşıması konusunda bir kavram birliği olmadığı gözlemlenmekte, ancak "hatır için ücretsiz taşıma" ve "aracı hatır için ücretsiz kullandırma" tamlamalarının benimsendiği görülmektedir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK'nın 43. maddesi (6098 sayılı TBK md. 51) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması yerleşmiş bulunmaktadır.
Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve ödenceden indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir.
Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Hakim, tazminattan mutlaka belli bir oranda indirim yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları gözönüne alınmalıdır.
İstinafa konu eldeki davada, araç sürücü ile müteveffa karı koca olup eşlerin birbirlerinden herhangi bir karşı edim almak gibi bir durumları söz konusu olamayacağı gibi, tersine eşlerin bir birlerine yardım ve muavenet görevleri bulunduğu gözetilip olaydaki mevcut bu taşıma ve tarafların akrabalık ilişkisi dikkate alınarak hatır taşımasının bulunmadığının anlaşılmasına göre sonuç itibariyle belirlenen tazminattan bu nedenle bir indirim yapılmaması gerekirken aksi yönde varılan hukuki kabulde isabet görülmemiştir.
(Yargıtay 4. HD'nin 10.02.2022 tarih ve 2021/8521 E. - 2022/2130 K. Sayılı ilamı ) Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/212, K. 2024/1221, 14 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama