KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1399
- Karar no
- 2024/1876
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/11/2023
- Dava tarihi
- 31/03/2022
- Ek karar tarihi
- 16/05/2024
- Numarası
- 2022/276 Esas - 2023/915 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 01/11/2024
Karar Metni
1.098 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/05/2024 tarih 2022/276 Esas 2023/915 Karar sayılı ek kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, 27/12/2021 tarihinde meçhul sürücü sevk ve idaresindeki plakası tespit edilemeyen aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı müvekkili için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL geçici ve 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının olmak üzere toplam 200 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davalı kuruma kazanın meydana gelmesine neden olduğu iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın araştırılmasının gerektiğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun bulunmadığını, davacının tarafın kazanın meydana gelmesinde kusurunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çift taraflı trafik kazası yaşadığının ispat edilemediğini, davacının İzmir CBS dosyası kapsamında kazaya ilişkin alınan mağdur beyanında yolda seyir halinde iken markasını, modelini hatırlamadığı bir aracın kendisine çarptığını ve sonrasında gözünü hastanede açtığını beyan ettiğini, İzmir CBS dosyasında kazaya ilişkin bir görüntünün bulunmadığı, tanıklığına başvurulacak kimsenin bulunmadığı,
kaza mahalinde kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağına göre davacı idaresindeki motorsiklet ile merkez istikametinden gelerek Yeşildere Caddesini takiben Karabağlar su kemerleri istikametine sol şeritte seyrederken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu hızla savrulup düşüp yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği” şeklinde değerlendirme yapıldığı, alınan bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağı nazara alınması halinde; "bu hali ile 5.1. ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in dikkatsiz sürüş yaparak düşmesi kazanın oluşumunda ETKEN ise de, taktirin mahkemeye bırakıldığı,
ilk derece mahkemesince raporlara yapılan itirazlar neticesinde 29/05/2023 tarihli ek raporda ise, "bu hali ile kusur durumunda değişiklik yapılamasına gerek yok olmadığı" yönünde görüş ve kanaat bildirildiğinin anlaşıldığın, alınan bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağının esas alındığı hali ile sürücünün kusurunun bulunduğunun belirtildiği, kazanın meydana geldiği yerin oldukça işlek bir yer olup, kazanın akşam saatinde meydana geldiği, davacının yol bariyerlerine çarparak durduğu ve İzmir CBS dosyasında alınan beyanında kaza sonrasında gözünü hastanede açtığı göz önüne alındığında;
dosyada kazayı gören bir kimsenin bulunmamasının hayatın olağan akışı ile açıklanmasının mümkün olmadığı, kaza tespit tutanağında kazaya ilişkin başkaca bir aracın varlığından bahsedilmediği, davacının kazaya karışan başkaca bir aracın varlığını ispat edecek bir delil sunamadığı, bu hali ile davacının kazanın kendi kusuru nedeniyle meydana gelmediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince yerel mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Yerel mahkemece gerekli incelemeler yapılmadan kazanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, mahallinde keşif yapılmadığını, kaza tespit tutanağının tek başına hüküm kurmak için yeterli olmadığını, dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi, İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetine tevdii ile rapor alınması gerektiğini, kaza tespit tutanağı ile yetinilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan rapora karşı sunulan itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını,
kazaya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/175395 E sayılı dosyasında;" Suç tarihinde kimliği tespit edilemeyen şüphelinin ilgi sayılı fezlekede bahsi geçen olay ile müsned suçu işlediği, ancak faili meçhul şüphelinin bütün araştırmalara rağmen hüviyetinin tespit olunamadığı anlaşıldığından," denilmekle kazanın gerçekleştiğinin tespit edildiğini, bu sebeple tahkikatın genişletilerek müvekkilinin lehine ve aleyhine olan tüm delillerin değerlendirilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
YEREL MAHKEMENİN 16/05/2024 TARİHLİ EK KARARIYLA: ilk derece mahkemesi kararının kesin nitelikte olup, HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca kesin kararlara karşı istinaf yoluna başvurulmaması nedeniyle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince, ilk derece mahkemesinin 16/05/2024 tarihli ek kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, 16/05/2024 tarihli ek karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde Yargıtay kararları uyarınca kesinlik sınırı belirlenirken dava konusu edilen alacağın tüm değerinin dikkate alınacağını, alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirleneceğini, belirsiz alacak davasında alacağın bir kısmının dava edilmesi ve mahkemece bu alacağa ilişkin davanın reddedilmiş olması halinde davacı yönünden kararın kesin olduğundan söz edilemeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
Dava, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç ile davacı idaresindeki motosikletin karıştığı iddia olunan çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacıda oluşan sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatının davalı ...ndan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
Dava dilekçesi incelendiğinde; davacı vekili dava dilekçesinde, maddi tazminata ilişkin davasını HMK' nın 107.maddesi uyarınca talep sonucunu arttırma ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak açtığı, bu itibarla, belirsiz alacak davasında alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde kesinlik sınırının dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenmesi gerektiğinden yerel mahkeme kararının davacı yönünden kesin olduğundan söz edilemeyeceği, bu yönüyle davacı vekilinin yerel mahkemenin 16/05/2024 tarihli ek kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun yerinde olduğu değerlendirilerek, davacı vekilinin asıl karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun incelenmesine geçilmiştir.
Somut olayda; davacı vekili 27/12/2021 tarihinde meçhul sürücü sevk ve idaresindeki plakası tespit edilemeyen aracın, davacı idaresindeki motosiklete arkadan çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle davaca asilin yaralandığı iddiasıyla davalı kurumdan tazminat talebinde bulunmuş ise de, mahkemece aldırılan bilirkişi raporun, kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/175395 E sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, motosiklet üzerinde başka bir araca ait çarpma izi tespitinin yapılmadığı,
kaza anına ilişkin görgü tanığı veya kamera kaydı bulunmadığı, aksi ispatlanıncaya kadar kaza tespit tutanağının geçerli olduğu dikkate alındığında kazanın çift taraflı trafik kazası olduğunun kanıtlanamadığı, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1399, K. 2024/1876, 1 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama