KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1696
- Karar no
- 2024/2242
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16.04.2024
- Numarası
- 2021/5 Esas 2024/349 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 27.12.2024
Karar Metni
900 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.04.2024 tarih 2021/5 Esas 2024/349 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ...'ın 25.08.2018 tarihinde kendisine ait ... plakalı araç ile seyir halinde iken davalı ...'ya ait ... plakalı araç ile çarpıştıklarını, müvekkili ... ve ...'ın yaralandıklarını, davacı küçük ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde kemik kırığı ile yaralandığını, diğer davacı küçük ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde kemik kırığı, dalağını kaybetme ve engelli olacak şekilde yaralandığını, müvekkili ...'ın annesi ...'in kaza mahallinde vefat ettiğini, davalı ...'nın %100 kusurlu olduğunu, müvekkili ...'ın hiçbir kusurunun olmadığını,
müvekkilleri ve çocuklarının uzun bir süre Konya Selçuklu Tıp Fakültesi hastanesinde tedavi gördüklerini, müvekkilerinin çocuklarının tedavileri süresince hastanede çocuklarına refakatçi oldukları için işyerlerinin de İzmir'de olması ve zorunlu olarak Konya'da çocuklarının başında kaldıklarını, bu süre zarfında çalışamama nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarından bahisle fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 200,00 TL maddi ve destekten yoksun kalma tazminatının ve toplamda 155.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 100.000,00 TL maddi tazminatın ve toplamda 75.000,00 TL manevi tazminatın,
davacı ... için toplamda 200,00 TL maddi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatının ve 100.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için toplamda 20.100,00 TL maddi tazminatın ve destekten yoksun kalma tazminatının ve toplamda 130.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... için tümünden, diğer davalı sigorta şirketi açısından maddi tazminat kalemleriyle ilgili ve ZMMS poliçe sorumluluk limiti çerçevesinde sorumlu olmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
TBK 76.maddesi kapsamında her bir davacı için 10.000,00 'er TL'den toplam 40.000,00 TL'nin ileride eksiltme yahut arttırma yapılmak üzere tesis ve hükmolunacak manevi tazminattan mahsup edilmek üzere erken ödeme müessesi çerçevesinde davalı ...'dan, 20.000,00 TL maddi tazminatın ise davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta vekili, öncelikle iş bu davanın zamanaşımına uğradığı, davanın zamanaşımı süresinden sonra ikame edildiğini, bu nedenle usulden reddinin gerektiğini, ayrıca işbu davanın yetkili mahkemelerde açılmadığını, yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacıların müvekkili şirkete başvuru yapmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta poliçesinin zenginleşme aracı olmadığını, müvekkilinin sadece gerçek zararı teminat altına aldığını, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacının tam ve asli kusurlu olduğunu,
yine davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları hususunun tespitinin gerektiğini, müteveffanın davacılara yönelik maddi bir desteği bulunmadığını, davacıların kaza sırasına emniyet kemeri takmaması nedeniyle kusurlu olduklarını, yine davacılara SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, öncelikle iş bu davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağının müvekkilinin yokluğunda karşı tarafın beyanları dikkate alınarak düzenlenmesi nedeniyle dikkate alınamayacağını, kazanın meydana gelmesinde aslında davacı tarafın asli ve tam kusurlu olduğunu, yine davacıların ve müteveffanın kaza sırasında emniyet kemerini takmadıklarını, bu nedenle kusurlu olduklarının sabit olduğunu, yine araçta yolcu konumunda bulunan davacılar açısından menfaat karşılığı olmadığından %20 oranından aşağı olmamak üzere hatır taşıması indirimi yapılmasının gerektiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın ilk olarak 01.07.2021 tarihinde işlemden kaldırıldıktan sonra yenilendiği,16.04.2024 tarihli duruşmada davacılar vekilinin duruşmada hazır olmadığı, mazeret bildirmedikleri ve duruşmaya katılan davalı vekillerinin de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri anlaşılmakla, HMK 320/4 maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacılar vekili, bilirkişi raporunun kendilerine 03/04/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, 2 haftalık itiraz ve beyan süresinin 17/04/2024 tarihinde dolacak olmasına rağmen, bu süre henüz dolmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde, dosyanın ilk olarak 01.07.2021 tarihinde işlemden kaldırıldıktan sonra yenilendiği,16.04.2024 tarihli duruşmada davacılar vekilinin duruşmada hazır olmadığı, mazeret de bildirmediği ve duruşmaya katılan davalı vekillerinin de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri anlaşılmakla, HMK 320/4 maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1696, K. 2024/2242, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama