KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- Dosya no
- 2024/351
- Karar no
- 2024/700
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14.12.2023 - 28.11.2023
- Numarası
- 2022/193 E.
- Talebin konusu
- İhtiyati Tedbire İtiraz
- Karar yazım tarihi
- 03.04.2024
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 14.12.2023 - 28.11.2023 tarih 2022/193 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı-karşı davacı vekili vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
İhtiyati tedbir isteyen davacı-karşı davalı vekili, davacı şirkete ait olan "... " markasının Türk Marka ve Patent Kurumunca 21.02.2020 tarihinde 2020/22349 marka no ile tescil edilmiş olduğunu, davalı ... ve eşi ...'ın söz konusu şirketin eski çalışanları olduğunu, davacı şirkette internet üzerinden satışlarının bire bir yaparak bu konudan sorumlu olduklarını, davalı ... kendi ve eşi işten ayrıldıktan sonra "..." markasının davacı şirket üzerine tescilli olduğunu bildiklerini, 27.05.2021 tarihinde "..." adlı marka tescili yaptığını (Marka No: 2021/09714) öğrenmiş bulunduklarını, bir kaç defa uyarılmasına rağmen satış yaptığını,
sitelere başvurularının olduğunu, halen kullanmaya devam etmekte olduklarını, Davalının "..." ismini yine aynı sektörde internet satış siteleri olan "..., ..., ... vb." sitelerde kullanmakta olduğunu, bu isimle yaptığı satışların olduğunu, davacı şirket ile davalının aynı ibareyi marka olarak kullanmasının haksız eylem oluşturduğunu, davacıya ait ‘...’ markasının izinsiz olarak "..." olarak kullanımının dava sonuna kadar tedbiren, dava sonunda tamamen durdurulmasını, davalının "..." ibaresiyle satışa sunduğu tecavüz oluşturan taklit marka ismindeki sitenin ürünlerinin satışının durdurulmasını talep etmiştir.
CEVAP
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı-karşı davacı vekili, davacının (karşı davalının) markasına herhangi bir tecavüzün söz konusu olmadığını, davalının markasına tecavüz edildiğini, ihtiyati tedbirin şartlarının olmadığını ileri sürerek, şartları olmayan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, mahkemece ihtiyati tedbirin kaldırılmasını veya değiştirilmesini gerektirici bir neden bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararının dosya kapsamı ve taraf menfaatlerine uygun ve orantılı olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı-karşı davacı vekili, mahkemenin 09.09.2023 tarihli 1 haftalık kesin süreli (1) no.lu ara kararının davacı (karşı davalı) tarafça yerine getirilmediğini, davanın tazminat istemi yönünden arabuluculuk dava şartına bağlı olmasına rağmen arabuluculuğa müracaat edilmeksizin işbu davanın açılmasına karşın, mahkemece yapılan 28.11.2023 tarihli ön inceleme duruşmasında dava şartlarının mevcut olduğunun tespit edilerek tutanağa bağlanmasının yerinde olmadığını, 6100 sayılı HMK'nun 119/1-g, 119/2 maddeleri gereğince davanın açılmamış sayılmasının karar altına alınması gerekirken,
dava şartı yokluğuna rağmen davaya devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK 389/1 maddesindeki yasal şartların mevcut olmadığını, kendilerince de karşı dava açıldığı halde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığını, mahkemece tedbir kararında belirlenen teminatın süresi içinde yatırılmadığını ve yeterli olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Talep, 28.11.2023 tarihli ön inceleme duruşmasında dava şartlarının olduğuna ilişkin karar ile ihtiyati tedbir kararına karşı yapmış oldukları itirazın reddine ilişkin 14.12.2023 tarihli ara kararına ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İstinafa gelen tarafın dava şartlarının mevcut bulunmadığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeninin incelenmesinde.
HMK'nın 341. maddesinde ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmek suretiyle hangi kararların istinaf denetimine tabi olduğu belirlenmiştir.Somut olaya gelindiğinde ise istinaf yoluyla incelenmesi istenilen karar, anılan madde kapsamında kalan istinafı kabil bir karar değildir.Bu nedenle söz konusu karara karşı istinaf kanun yolu açık olmayıp bu kararın ancak esas hükümle birlikte istinafı kabil bulunduğu,
esas hükümden ayrı ve bağımsız olarak istinaf yoluna başvurulamayacağı anlaşılmakla istinafa gelen tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun reddi gerekmiştir.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut olayda, dosyada mevcut delillere nazaran ihtiyati tedbir koşullarının gerçekleştiği kanaatine varılarak mahkemece verilen 10.10.2023 tarihli tedbir kararına yapılan itirazın reddine yönelik verilen kararda herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Öte yandan, her ne kadar istinafa gelen tarafça teminatın süresi içerisinde yatırılmadığı iddia olunmuş ise de, ... Şti.vekiline verilen 10.10.2023 tarihli tedbir kararının e-tebliğ yolu ile 18.10.2023 tarihi itibariyla tebliğ edildiği, Mahkemece belirlenen 70.000,00 TL tutarındaki teminat bedelinin 23.10.2023 tarihinde yatırılmış olmasına nazaran gerek teminatın süresi içerisinde yatmadığı, gerekse yetersiz olduğuna ilişkin istinaf nedenlerinin isabetli bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/351, K. 2024/700, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama