KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/803
- Karar no
- 2024/375
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/02/2022
- Numarası
- 2021/312- 2022/182
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 10/12/2020
- Daire karar tarihi
- 14/02/2024
- Karar yazım tarihi
- 14/02/2024
Karar Metni
1.521 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/02/2022 tarih ve 2021/312 Esas 2022/182 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM
Davacı şirket, ... Otel'in işletmesini yürüttüğünü, 10.07.2004 tarihli 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2. Maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde 6360 Sayılı Yasanın geçici 1/15.
Maddesine göre içme ve kullanma suları için alınacak ücretin beş yıl süre ile en düşük tarifenin % 25 ini geçmeyecek şekilde belirleneceğinin hükme bağlandığını ve yürürlüğünün 31.12.2022 tarihine kadar uzatıldığını, 2014 yılının Nisan ayı itibariyle yürürlük kazanan bu hükme rağmen davalı idarenin bu yasa hükmünü yok sayarak daha önce belirlediği ve olması gerekenin çok üstünde olan tarifeyi uygulamaya devam ettiğini ve Sarıgerme bölgesinde bulunan tüm turizm tesislerinden yasaya aykırı ve haksız olarak fatura bedellerini tahsil ettiğini ancak bedellerin daha sonra birçok aboneye dava yoluna gitmeden iade olarak ödendiğini,
6360 sayılı Yasaya göre tarifenin % 25inin 0,72 TL olması gerektiğini, davalı tarafından yasal sınırın üzerine tekabül eden kısımlar için olduğunu, ancak 18.08.2020 tarihli faturalar dışındaki faturalarda fazla ödenen kısımların Ortaca 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/304Esas sayılı dosyasında dava konusu yapıldığını ve iade faturası kesildiğini ancak su kesilmesi tehdidi altında olmaları sebebi ile fatura bedellerinin ihtirazı kayıtla ödendiğini ayrıca davalı idare tarafından değiştirilen tarife yönetmeliğinin iptali için Muğla 3. İdare mahkemesinin 2020/205Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, 24.12.2019, 12.02.2020, 12.04.2020,
11.06.2020 ve 18.08.2020 tarihli faturalar da fazla ödenen kısımların tahsili için davalı hakkında Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2020/3115 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve takip miktarının % 20 si oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı, 2560 Sayılı Yasanın 23. Maddesinde tarifelerin tespiti ile tahsilatlarla ilgili usul ve esasların bir yönetmelikle belirleneceğinin düzenlendiğini ve uygulayıcı su ve kanalizasyon idarelerine tarifelerini yönetmelikle düzenleme yetkisi verilmesi üzerine ... Abone hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliğinin 02.12.2019 tarihinde yürürlüğe girdiğini, davacıya ait 5 yıldızlı otel işletmesinin ...
Abone Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliğinin 8/1-j bendinde yer alan işletmelerden olmaması nedeni ile iş yeri tarifesinden faturalandırıldığını, davacıya fazladan tahakkuk ettirilen bir bedel olmadığını, davacı şirketin 5 yıldızlı otel işletmesi olup yönetmelikte sayılan ölçekte faaliyet göstermemesi nedeniyle 6360 sayılı kanunun geçici 1. maddesinin 15. fıkrasında yer alan su indiriminden faydalanamadığını, davacının fazladan ödeyerek iadesini istediği bedelin 02/12/2019 tarihinde yürürlüğe giren ...
Abone Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliğine göre hazırlanan Su ve Atıksu Satış Tarifesinin "iş yeri aboneleri" kapsamında belirlenerek hesaplandığını, davacı tarafından idareye ödenen fazla bir bedelin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
Mahkemece, ... Abone Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliğinin 14.11.2019 tarihinde değiştirilen 8/j bendinde köy işyeri abonelerinin 6360 Sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin onbeşinci fıkrasına göre köy tüzel kişiliği kaldırılan ve mahalleye dönüşen yerleşim yerlerinde köy hayatının idamesi için gerekli ve köy halkına hizmet veren bakkal, kahvehane, marangoz, terzi, lokanta, kasap, berber, manav,
fırın ve benzeri ölçekteki faaliyetlerin icra edilmesi amacı ile bizzat köy halkının kendisi tarafından işletilen ve geçimini bu yolla sağladığını muhtarlıkça belgeleyen içme ve kullanma amaçlı su tüketen aboneler olarak belirlendiği ve bu benzeri ölçekteki işyerlerine uygulanacak tarifenin içme ve kullanma suları için tespit edilecek en düşük konut tarifesinin kademe aralığı karşılığı olan birim fiyatlarının % 25 ini geçmeyecek şekilde belirleneceğinin düzenlendiği,
dolayısıyla davalı idare tarafından kendi yetkisi dahilinde çıkarmış olduğu yönetmelik hükümlerine göre içme ve kullanma suyunun bedelini belirleyebileceği, davacı şirkete ait işyerinin yönetmeliğin 8/j bendinde belirtilen nitelikte işyeri olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, dava dışı ... A. Ş tarafından Muğla 3. İdare Mahkemesinin 2020/205E.
Sayılı dosyasında açılan davada da yürütmenin istemi talebinin reddine ve 26.03.2021 tarihinde de davanın reddine karar verildiği verilen karar kesinleşmemiş olmakla birlikte davacı tarafça takip konusu edilen fatura tarihinde, takip tarihinde ve mahkememize açılan dava tarihi ve karar tarihi itibarı ile yönetmeliğin halen yürürlükte olması,
davacı tarafın uygulanan bedelin % 25 oranında uygulanması gerektiği dışında faturada belirtilen diğer verilere itirazının bulunmaması ve buna göre düzenlenen faturada yönetmeliğe aykırı bir husus bulunmaması sebebi ve buna bağlı olarak davacı tarafından davalıya yapılan fazla bir ödeme bulunmadığından davalı tarafın borcun bulunmadığı yönündeki itirazlar yerinde görüldüğünden davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
Davacı ve davalı istinaf talebinde bulunmuştur.
BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Mahkeme tarafından yalnızca 2560 Sayılı Yasanın 23. maddesinde belirtilen tarifelerin tespiti ile ilgili davalının yetkili olduğu yönünde ki değerlendirme ile davalı tarafından açık yasa hükmüne aykırı olarak düzenleme yapılması dikkate alındığında hukuki güvenlik ilkesinin yok sayıldığını, davalı tarafça tek taraflı düzenlenen ilgili yönetmeliğin bir üst norm olan 6360 Sayılı Kanun’a aykırı olduğunun göz ardı edilmesi hukuken kabul edilebilir mahiyette olmadığını,
6360 Sayılı Yasanın ilgi maddesi ve davalı tarafça düzenlenen ilgili yönetmelik öncesi dönemde en düşük tarifenin %25’i nispetinde fatura keşide etme uygulamasının bizzat davalı tarafından benimsendiğini, aynı kanunun yürürlükte olduğu dönemde sadece tek taraflı düzenlenen yönetmelikle uygulamanın değiştirilmesinde hukuka aykırı olduğunu,
Mahkeme tarafından verilen red kararı gerekçesine dayanak yapılan yönetmeliğin 8/j maddesi dikkate alındığında, kanunda açıkça yazmasa da bu kanunun sadece köy hayatının idamesinde faaliyet gösteren, köy halkına hizmet veren abonelerin yararlanacağı yorumu ile karar verildiğini, davalı idarenin 6360 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 2014 yılından itibaren önce yasaya aykırı tarife uyguladığını ancak aboneler tarafından bu konuda yapılan başvurular ve başlatılan hukuki süreçler neticesinde yasaya aykırılığı zımnen kabul ederek fazladan tahsil ettiği bedelleri iade ettiğini,
6360 Sayılı yasa gerekçesi genel olarak ele alındığında, bu yasanın asıl amacının büyükşehir belediyesi statüsüne geçen yerlerde iktisadi büyüme ve yatırımların sağlanması için makro politikalar çerçevesinde yasanın hazırlandığı,
bu bölgelere olan yatırımların teşvik edilmesinin ve istihdam artışının hedeflendiği yasa gerekçesinde birçok defa yer aldığını, bu doğrultuda şirket gibi tüm diğer turizm şirketleri bu bölge ve bölgenin kalkınması için hayati bir görev üstlendiğini, yasanın amacına ve bölgenin hem istihdam hem de iktisadi olarak kalkınmasına doğrudan hizmet eden ve hatta bu konuda Sarıgerme bölgesi için en önemli ticari faaliyet kolu olan otel işletmelerinin yasa kapsamı dışında olmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı istinaf dilekçesinde; Davacının itirazın iptali davası açmış olduğu Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2020/3115 Esas sayılı dosyasında talep edilen miktar 86.570,93 TL olduğu halde davacı tarafça dava değeri olarak 16.095,97TL gösterilerek bu rakam üzerinden harç yatırıldığını, mahkemece davacıya harç tamamlatılarak dava değerini belirlemesinin istenmesi gerektiğini, bu şekilde idare lehine hükmedilmesi gerekenden daha az vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın vekalet ücreti yönünden karar hukuka aykırı olduğunu belirterek, bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, fazla tahsil edilen su bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptalli istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı şirketin turizm tesislerinin 6360 Sayılı Yasanın geçici 1/15. Maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davacıdan iadeyi gerektirir fazla su bedeli tahsil edilip edilmediği ve iadesi gereken miktarın tespitinden kaynaklanmaktadır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafından Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2020/3115 Esas sayılı dosyası ile yapılan itirazın iptali ve takibin devamı talep edilmiştir. Takip miktarı 86.570,93 TL olduğu halde davacı tarafça dava değeri dava dilekçesi ile 16.095,97TL gösterilmiştir.
Davalı tarafça eksik harç alınması nedeniyle istinaf başvurusunda bulunulmuş, davacı istinafa cevap dilekçesi ile 16.095,97TL bakımından dava açtıklarını bildirimiştir.
Bu halde dahi, mahkemece davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılarak karar verildiği halde dava değeri 16.095,97TL üzerinden nispi harç (274,86TL-54.40TL=220,465TL) ikmal edilmeden, 54,40 TL başvurma harcı ve 54,40 TL nispi harç ile yetinilerek yargılamaya devam edilerek karar verilmesi hatalıdır.
Nisbi harca tabi davalarda, başvurma harcı ile nisbi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak alınır.(Harçlar Kanunu 27-28 mad).Dava açılırken harcın eksik alınmış olması halinde, mahkemece davaya devam olunabilmesi için harcı Harçlar Kanun'unun 30. ve 33. maddeleri uyarınca tamamlanması yoluna gidilir ve davacıya eksik harcı yatırması için süre verilir. Şayet verilen süreye rağmen eksik harç ikmal edilmez ise dosya işlemden kaldırılır ve HMK'nun 150. maddesi uyarınca süresinde harç tamamlanarak dava yenilenmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Mahkemece başlangıçta tam harç alınmadığı gözetilerek, yargılamada eksik harç tamamlanmadan uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması olması usul ve yasaya aykırı olup, aynı zamanda kamu düzeniyle ilgili olduğundan kaldırma sebebidir.
Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalının istinaf kanun yolu başvurusu üzerine esasa ilişkin diğer yönler incelenmeksizin HMK 355. maddesi uyarınca re'sen yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-4 maddesi mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/803, K. 2024/375, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama