KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Ocak 2024
- Dosya no
- 2024/120
- Karar no
- 2024/4
- İncelenen kararın mahkemesi
- AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2023/296
- Ara karar tarihi
- 14/04/2023
- Davanın konusu
- Alacak
- Daire karar tarihi
- 03/01/2024
- Karar yazım tarihi
- 03/01/2024
Karar Metni
1.009 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2023 Tarih ve 2023/296 E. Sayılı ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM
Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ...'in 2018-2019 üretim sezonunda yetiştirdiği 173.200 KG - 41 renk ve 40 randıman pamuk ürününü davalı şirkete teslim ettiğini, müvekkili ürünlerinin davalı şirkete emanet işleminden belli bir süre sonra ürünlerinin bedellerini davalı şirketten talep ettiğinde davalı şirket geçici bir ödeme sıkıntısı içerisinde olduğunu ve en kısa sürede ödeme yapacaklarını müvekkiline belirttiğini ve oyaladığını,
Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/03/2023 tarih 2022/503 esas 2023/108 kararı ile davalı şirketin konkordato teklifinde İİK'nun 305. maddesinde b ve c bendinde öngörülen tasdik koşulları oluşmadığından ve şirketin kendi ticari faaliyetini yürütmeyip konkordato projesine aykırı olarak ana faaliyet konusu olan işletme binasını kiraya verdiğini ve izinsiz olarak durak varlık satışı gerçekleştirdiğini, bu nedenle konkordato talebinin reddine karar verildiğini 12/04/2023 tarihinde kesinleştiğini,
bu süreçte müvekkilinin maddi ve manevi sıkıntıya uğradığını davalı şirketin aktifindeki malların enflasyon karşısında olağanüstü değerlenmesini borçlarının ise azalmasını akabinde müvekkiline 24/11/2022 tarihinde o gün ki pamuk değerinin kat ve kat altında 585.571,98-TL ödeme yapılmasıyla ikinci darbenin vurulduğunu, davalı şirket konkordato sürecinde hileli hareketlerde bulunduğunu, Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesini yanılttıklarını mahkemeye davalı şirket tarafından mal varlığının eksik bildirildiği,
şirket aktifinde bulunmayan farklı plaka bir makineyi mahkemeye getirdiklerini, Söke Ziraat Odasına yanlış müzekkere yazılmasını sağladıklarını, dolayısıyla gerçekte şirket aktifinde bulunan 2007 model ... plakalı sayılı ... marka pamuk toplama makinesine tedbir şerhi konulmasını önlendiğini, 27/09/2022 tarihinde söke ziraat odasında talep edilen izin neticesinde söke'de ki bir noterlikte 3. bir kişiye anılı makinenin satış işlemi gerçekleştiğini, haricen öğrendikleri üzere suça konu makineyi satın alan kişi, borçlu şirket yetkilisinin akrabası olduğunu,
noter satış sözleşmesinde gösterilen satış rakamı da makinenin değerinin çok altında olduğunu, bu nedenlerle davalı şirketin kötü niyeti, mevcudunu azaltma teşebbüsünde bulunma ihtimalleri olduğunu, ve yine müvekkilerinin uzun yıllar yaşamış olduğu mağduriyetin göz önüne alındığında dava değeri kadar ve mümkünse teminatsız olarak davalı şirketin tüm banka mevduat hesaplarına, taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz şerhi konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi 14/04/2023 Tarih ve 2023/296 Esas sayılı ara kararında özetle; "...taraflar arasındaki alacağın varlığının ihtilaflı olduğu, alacağın var olup olmadığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, dava dilekçesi ve eklerinin ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat ölçüsü sağlayacak nitelikte olmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz taleplerin reddine..." ifadelerini içeren gerekçelerle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı avukatı tarafından verilen 19/04/2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin yakın zamanda alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu dolayısıyla ihtiyati haciz şartlarından biri dosyalarında kesin olarak mevcut olduğunu mahkeme ara kararının hatalı olduğunu belirterek ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava pamuk ürün bedelinin ödenmesine ilişkin alacak davasıdır. Somut olayda; dava değeri kadar ve mümkünse teminatsız olarak davalı şirketin tüm banka mevduat hesaplarına, taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz şerhi konulmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 14/04/2023 tarihli kararı ile ihtiyati haciz isteminin reddine dair ara kararı vermiştir ve bu arakararı hakkında davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf gerekçesinde de ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesinin haksız olduğu ifade edilmiştir .
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir.
Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Yapılan açıklamalara göre, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi öncelikle görevli mahkeme yönünden değerlendirme yapmalıdır . Davaya bakmaya görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir . Davacı gerçek kişi olup , tacir olduğuna dair bir iddia mevcut değildir . Dava mutlak ya da nispi ticari dava niteliği taşımadığı için görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup , ihtiyati haciz isteminin de görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerekir .Nitekim ilk derece mahkemesi aynı dosyada bilahare görevsizlik kararı da vermiştir .
Görev hususu mahkeme ve dairemiz tarafından resen dikkate alınacak hususlardan olduğu için davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353 (1) -a-3 maddesi gereğince kabul edilmesi gerekmekle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine dair ara kararının HMK 353(1)-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Aynı dosyada ilk derece mahkemesi dairemizin 2023/2289 E sayılı incelemesine konu olan görevsizlik kararını vermiştir.
İzmir Bam 21. Hukuk Dairesi tarafından 2023/1476 E 2023/1487 K sayılı dosyada da aynı davalı şirkete farklı üreticinin açtığı dosyada verilen görevsizlik kararına karşı yapılan istinaf istemi reddedilmiş dairemizin 2023/2289 E dosyasında da görevli mahkemenin Söke Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin karara karşı yapılan istinaf istemi reddedilmiştir . )
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/120, K. 2024/4, 3 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama