KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2025
- Dosya no
- 2024/1492
- Karar no
- 2025/2488
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/02/2024
- Numarası
- 2021/57 2024/123
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 27/01/2021
- Daire karar tarihi
- 30/12/2025
- Karar yazım tarihi
- 30/12/2025
Karar Metni
1.123 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/02/2024 tarih ve 2021/57 Esas 2024/123 , Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM
Davacı, şirket tarafından 800005466437 numaralı abonelik sözleşmesi çerçevesinde davalıya ait işyerine elektrik tedariki sağlandığını, davalı aleyhine ödenmeyen fatura borçlarına ilişkin 248.622,27 TL fatura borcu, 25.339,04 TL işlemiş faiz, 4.561,03 TL KDV olmak üzere toplam 278.522,34 TL alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek değişen oranlardaki gecikme faizi ve bu faizin %18 KDV'sinin tahsili talebi ile Merkezi Takip Sistemi 2019/949399 sayılı dosyası ile yapılan takibin itiraz nedeniyle durdurulmasına karar verildiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı, taraflar arasında "Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi" sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme kapsamında davacı kuruma fatura borçlarını eksiksiz ödediğini, davacı kurum tarafından kendisine ait işyerinde 18/03/2019 tarihinde yapılan kontrolde elektrik sayaçlarının normal çalıştığının tutanak ile tespit edildiğini, sözleşmeyi sona erdirmek için yaptığı başvuru sonrası tarafların sözleşmeyi uzlaşarak 26/03/2019 tarihinde sona erdirdiğini, sözleşmenin sona erdirildiği tarih itibariyle hiçbir borcu bulunmadığını, 12/07/2019 tarihli faturanın hukuka aykırı şekilde tanzim edildiğini,
fatura tanzim tarihi itibariyle o adreste faaliyette bulunmadığını, faaliyetini sonlandırdığı tarihte davacı kurum tarafından sayaç kontrolü yapılarak sayacın eksiksiz çalıştığının tespit edildiğini, kaçak elektrik kullanmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
Mahkemece, " dosya kapsamına uygun bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmekle bilirkişi raporuna itibar edilerek davacı kurum tarafından kaçak elektrik kullanıldığına dair düzenlenmiş bir tutanak olmadığı gibi davacı kurum personelleri tarafından 18.03.2019 tarihinde yapılan ölçüm sistemi kontrolünde sayacın normal çalıştığı, kaçak elektrik kullanımı olmadığının tespit edildiği, bu tespitten 8 gün sonra davacının aboneliğini ve aboneliğin ait olduğu işyerindeki faaliyetini sonlandırdığı, aynı gün dava dışı şirket tarafından abonelik devralınarak işyerinde faaliyete başlandığı,
başka bir şirketin elektrik tüketim miktarı esas alınarak kaçak elektrik kullanıldığının tespitinden bahsedilemeyeceği, davacı kurum tarafından dava konusu takip dosyasına konu kaçak elektik kullanımı ispat edilemediği" gerekçesi ile davanın reddine ve kötüniyet ispatlanamadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
Davacı ve davalı istinaf talebinde bulunmuştur.
BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Davaya konu alacağın dayanağının kaçak elektrik faturası değil abonelik çerçevesinde temin edilen elektrik tüketim faturası olduğunu, davanın da kaçak elektrik alacağına ilişkin olmadığını,
Kaçak kullanım tespitine ilişkin süreç, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43. maddesi ile belirlendiğini, yasal mevzuat kapsamında, kaçak kullanıma ilişkin hiçbir işlemin şirketçe yapılmadığının bahsi geçen hükümlerden de açıkça anlaşılmakta olup kaçak kullanım tespiti ve devamında yapılacak işlemlerin Dağıtım lisansı sahibi olan dağıtım şirketinin yetki ve sorumluluğunda olduğunu,
Davaya konu alacağın dayanağının doğru tespit edilemediğini,
Yerel mahkeme tarafından eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporları denetime elverişli olmadığını,
Faturanın düzenlenmesinde sağlıklı ölçümlenmiş tüketimin esas alındığını, ilgili iş yerindeki tüketimin 31.03.2019 tarihinden sonra yükselmesi nedeniyle bu tarihten itibaren geriye doğru 180 gün esas alınarak Yönetmeliğin 37. maddesi gereğince hesaplama yapıldığını,
Sayaçtaki arızanın giderildiği tarihten itibaren sağlıklı ölçümlenmiş tüketimlere istinaden ek tüketim faturası düzenlendiğini, dosyada mübrez belgeler izah olunan kapsamda incelendiği takdirde, şirketin fatura tahakkuk işlemlerini yasanın verdiği yetki sınırları çerçevesinde gerçekleştirdiği ve davaya konu alacak tutarının mevzuata uygun olarak hesaplandığının görüleceğini, dosyada mevcut belgeler değerlendirilmeden eksik inceleme ile rapor tanzim edildiğini,
Dosyaya sunulan tüm belge, beyan ve itirazları gözetir şekilde bir inceleme yapılması ve davaya konu faturaya ilişkin yasal mevzuat kapsamında bir hesaplama yaptırtılması gerektiğini, bu inceleme neticesinde şirketin fatura tahakkuk işlemlerini yasanın verdiği yetki sınırları çerçevesinde gerçekleştirdiğinin ve davaya konu alacak tutarının mevzuata uygun olarak hesaplandığının açıklığa kavuşacağını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı istinaf dilekçesinde; Davanın reddi yönünden verilen karar usul ve yasaya uygunsa da Mahkemece lehine verilmesi gereken avukatlık vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, harca esas değer olan 278.522,34 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın belirtilen yönden kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ek elektrik tüketim faturasının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu faturanın mevzuata uygun düzenlenip düzenlenmediği, fatura nedeniyle davalının sorumlu olup olmadığı ve miktarının tespitinden kaynaklanmaktadır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Mahkemece, davacı kurum tarafından kaçak elektrik kullanıldığına dair düzenlenmiş bir tutanak olmadığı gibi davacı kurum personelleri tarafından 18.03.2019 tarihinde yapılan ölçüm sistemi kontrolünde sayacın normal çalıştığı, kaçak elektrik kullanımı olmadığının tespit edildiği, bu tespitten 8 gün sonra davacının aboneliğini ve aboneliğin ait olduğu işyerindeki faaliyetini sonlandırdığı, aynı gün dava dışı şirket tarafından abonelik devralınarak işyerinde faaliyete başlandığı,
başka bir şirketin elektrik tüketim miktarı esas alınarak kaçak elektrik kullanıldığının tespitinden bahsedilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de,Mahkemece, davanın alacak davası olduğu dikkate alınmaksızın, maktu olarak eksik vekalet ücreti taktir edilmiş olması yerinde bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b/2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1492, K. 2025/2488, 30 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama