KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/2166
- Karar no
- 2024/2238
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2024/521
- Karar no
- 2024/709
- Dava tarihi
- 26/06/2024
- Ara karar tarihi
- 28/06/2024
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Daire karar tarihi
- 01/11/2024
- Karar yazım tarihi
- 01/11/2024
Karar Metni
1.215 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.06.2024 Tarih ve 2024/521 Esas sayılı ara kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM
İhtiyati haciz talep eden ... vekilinin ihtiyati haciz talepli dilekçesiyle; davacının, davalılardan ...'ın kendi şahsına ait olarak anlattığı, ancak sonradan şirket sahibinin resmiyette annesi ... olduğu öğrenilen ... Paz. Ltd. Şti.'ne ortaklık vaadine karşılık (%30 pay için), ön ödeme olarak.
22.02.2024 tarihinde dolar hesabını bozdurarak 400.000,00-TL'lik meblağı, ...'a ait zannettiği Şirket hesabına havale ettiğini, ayrıca 1 ay içerisinde geri ödeme koşuluyla 23.02.2024 tarihinde, 217.000,00-TL kredi çekerek, aynı gün içerisinde ...
A.Ş. hesabına havale ettiğini, davalıların vadesi gelince borcu üstlenmemesi üzerine, bu kredi de mecburen müvekkili tarafından bankaya geri ödendiğini, müstakbel ortaklık ihtimaline dayanarak, müvekkilin bir aile otomobili olduğu ve kendi ihtiyacı olmadığı halde, bir-iki günlüğüne, şirket işleri için davalı ...'ın kullanımına tahsis edilmek üzere, davalı ... ile birlikte kiraladıkları aracı, geri getirmek için bahanelerle müvekkili bir hafta boyunca oyaladığını, araç kiralama şirketine müvekkile ait banka kartı bilgileri verildiği ve araç teslim edilene dek ödeme otomatik şekilde bu karttan çekildiği için,
müvekkilin güvenini kötüye kullanmış, endişe ve maddi zarar yarattığını, müvekkil, ortaklık payı karşılığı Şirket hesabına 10.000.000,00-TL yatırma aşamasında iken; güveninin sarsılması üzerine, ortaklıktan vazgeçtiğini, uyuşmazlığın taraflar arasında çözülememesi üzerine, icra takibi yoluna gidilmiş ise de, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, toplam maddi zarar, icra takibinin başlatıldığı 22.03.2024 tarihi itibari ile 634.456,54-TL olduğu,
alacağın tahsili için İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2024/3115 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı ile takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "...davacı vekili dilekçe kapsamında ihtiyati haciz talep etmiş olduğu, dava dilekçesi açıklamasının ihtiyati haczi gerektirir şartlarının bulunmadığı ayrıca dava dilekçesi ekinde ihtiyati haczi gerektirir kayıt ve belge mevcut olmadığından.." ifadelerini içeren gerekçelerle ihtiyati haczin reddine dair karar vermiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
Davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı avukatı tarafından verilen 08/08/2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; davacı borçluların dürüstlüğe aykırı tutumları nedeniyle ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinde bulunduklarını, ilk derece mahkemesince, davacı tarafından dosyaya sunulan delillerin dikkate alınmadan eksik inceleme ile ivedilikle talebin reddine karar verildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen red kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; itirazın iptali davasıdır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;
258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.”
265. maddesinde ise. “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalılardan ...'ın kendi şahsına ait olarak anlattığı, ancak sonradan şirket sahibinin resmiyette annesi ... olduğu öğrenilen ... Paz. Ltd. Şti.'ne ortaklık vaadine karşılık (%30 pay için), ön ödeme olarak.
22.02.2024 tarihinde dolar hesabını bozdurarak 400.000,00-TL'lik meblağı, ...'a ait zannettiği Şirket hesabına havale ettiğini, ayrıca 1 ay içerisinde geri ödeme koşuluyla 23.02.2024 tarihinde, 217.000,00-TL kredi çekerek, aynı gün içerisinde ...
A.Ş. hesabına havale ettiğini, davalıların vadesi gelince borcu üstlenmemesi üzerine, bu kredi de mecburen müvekkili tarafından bankaya geri ödendiğini, müstakbel ortaklık ihtimaline dayanarak, müvekkilin bir aile otomobili olduğu ve kendi ihtiyacı olmadığı halde, bir-iki günlüğüne, şirket işleri için davalı ...'ın kullanımına tahsis edilmek üzere, davalı ... ile birlikte kiraladıkları aracı, geri getirmek için bahanelerle müvekkili bir hafta boyunca oyaladığını, araç kiralama şirketine müvekkile ait banka kartı bilgileri verildiği ve araç teslim edilene dek ödeme otomatik şekilde bu karttan çekildiği için,
müvekkilin güvenini kötüye kullanmış, endişe ve maddi zarar yarattığını, müvekkil, ortaklık payı karşılığı Şirket hesabına 10.000.000,00-TL yatırma aşamasında iken; güveninin sarsılması üzerine, ortaklıktan vazgeçtiğini, uyuşmazlığın taraflar arasında çözülememesi üzerine, icra takibi yoluna gidilmiş ise de, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, toplam maddi zarar, icra takibinin başlatıldığı 22.03.2024 tarihi itibari ile 634.456,54-TL olduğu,
alacağın tahsili için İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2024/3115 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı ile takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 28/06/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati haczi gerektirir şartların bulunmadığı, ihtiyati haczi gerektirin kayıt ve belgelerin mevcut olmadığı, gerekçesi ile ihtiyati haczi talebinin reddine dair ara kararı vermiştir. Bu ara kararına karşı davacı vekili 29/07/2024 tarihli dilekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurmuş ve ara kararın haksız olduğunu, belirtmiştir. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi bu ara kararından sonra 01/10/2024 tarihli kararı ile görevsizlik kararı vermiştir ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu belirterek dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar vermiştir.
Dosya içinde davacı vekilinin10/02/2024 tarihli davacının tacir olmadığı, gemi kaptanı olduğu, ortaklığın da kurulmadığı, maddi hata sonucu Asliye Ticaret Mahkemesine dava açıldığına ilişkin dilekçesi de mevcuttur. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteminin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerekir. Görevsiz mahkemenin ihtiyati tedbir /ihtayati haciz istemini değerlendirmesi doğru değildir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin usul yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesinin 28/06/2024 tarihli ara kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına dair hüküm kurulması gerekmişitr. İhtiyati haciz/ ihtiyati tedbir istemi görevli mahkeme tarafından değerlendirilmelidir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/2166, K. 2024/2238, 1 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama