İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1197 K.2024/915

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.06.2022 tarih ve 2020/243 Esas, 2022/389 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre…

Esas2022/1197Karar2024/915Tarih6 Haziran 2024Okuma12 dk · 2.317 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Haziran 2024
Esas no
2022/1197
Karar no
2024/915
İncelenen kararın mahkemesi
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2020/243
Karar no
2022/389
Dava tarihi
18.09.2019
Karar tarihi
07.06.2022
Dava
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Kararın yaz. tarih
06.06.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.317 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.06.2022 tarih ve 2020/243 Esas, 2022/389 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM

Davacı vekili tarafından verilen 18.09.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalının Kütahya’da yaptığı inşaatlardan ... ... ... Mahallesi ... pafta, ... ada ve... parsel sayılı işin mimari projesini yaptığını, yaptığı iş nedeniyle kesmiş olduğu faturanın ödenmemesi üzerine, faturaya dayalı olarak Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2627 esas sayılı dosyası üzerinden takibe başlatıldığını, davalının süresi içerisinde takibe itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline takibin devamına takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davaya konu faturanın ... İnş. Aş. adına düzenlenmişse de müvekkili ... İnş.

A.Ş'nin faturaya konu alacakla ilgili olarak herhangi bir ticari alışverişi veyahut hizmet alımı olmadığından husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Fatura alacaklarında özel bir zamanaşımı süresi düzenlenmemişse de faturaya konu alacak taraflar arasındaki hukuki ilişki ne ise buna dair zamanaşımına tabi olduğundan takibe konu fatura alacağı için zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davaya konu 04.08.2018 tarihli faturadan kaynaklı müvekkili şirketin borcunun bulunmadığını,

kabul anlamına gelmemekle birlikte 2005-2006 yıllarında hizmet verdiğini iddia eden davacının hizmetin verilmesinden itibaren 4 yıl geçtikten sonra hiçbir mal veya hizmet vermediği halde kendi kendine fatura düzenleyerek alacağı olduğunu iddia ettiğini, aslında böyle bir alacağın bulunmadığını, davacı şirket iddiasını yazılı delillerle kanıtlamak durumunda olduğunu, faturanın müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini hatta gönderilmediğini, müvekkillinin kayıtlarında böyle bir faturanın bulunmadığını,

kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın hizmeti tamamladığını iddia ettiği tarihten itibaren azami yedi gün içinde fatura düzenlemeliyken 4-5 sene sonra fatura tanzim ettiği savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesi 07.06.2022 tarih ve 2020/243 Esas 2022/389 Karar sayılı kararında özetle.

Davacı şirket tarafından davalıya mimari proje hazırlanması yönünde taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğunun görüldüğü, her ne kadar dosya içerisinde yazılı bir sözleşme bulunmamakta ise de, eser sözleşmeleri sözleşme serbestisi ilkesi kapsamında istisnalar dışında (kat karşılığı inşaat sözleşmeleri gibi) sözlü olarak da düzenlenebileceği, eser sözleşmelerinde ispat yükünün esas itibarı ile davacıda, yani yüklenicide olduğu, yüklenicinin, taraflar arasındaki anlaşmaya, fen ve sanat kurallarına uygun ve kararlaştırılan tarihte eseri meydana getirip teslim ettiğini ispat etmek zorunda olduğu,

bundan sonra ise, iş sahibinin, sözleşmeye göre kararlaştırılan bedeli ödediğini ispat etmek zorunda olduğu, celp edilen belgelerin ve delillerin incelendiği, sonucunda taraflar arasında mimari proje çizilmesi hususunda eser sözleşmesi kurulduğu, davacının eseri meydana getirip teslim ettiği ve hatta davalı tarafından söz konusu mimari projenin kullanıldığının anlaşıldığı, davalının ise sözleşme kapsamında eserin bedelinin ödendiğini ise ispat edemediği, bu itibarla davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, davacının faturayı geç tanzim etmesinin ise vergi hukuku bakımından önem taşıdığı,

öte yandan, taraflar arasında ödemeye ilişkin kesin vade içeren yazılı bir sözleşme bulunmadığından, tarafların da buna ilişkin bir iddia ve ispatı da bulunmadığından davacının icra takibinde işlemiş faiz olarak talep ettiği alacak kaleminin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, zira, davacının davalıyı temerrüde düşürmesinin de söz konusu olmadığı,

tüm dosya kapsamının, taraflarca ibraz edildiği ve mahkemece celp edilen delillerle, alacağın belirli ve likit olması birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından imal edilen eser ile ilgili davacı şirketin eseri imal ederek davalıya teslim ettiği, davalının almış olduğu ihale kapsamında eseri kullandığı ve ondan faydalandığı ancak eserin karşılığı bedeli ödediğine dair herhangi bir delil sunamadığı, ticari defterlerin de bu iddiaları doğruladığı, taraflar arasında kararlaştırılmış kesin bir vadenin olmadığı gibi davalının temerrüde düşürülmesinin de söz konusu olmadığı,

alacağın belirlenebilir ve likit olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili tarafından verilen 30.06.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme özetle; taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi kurulduğu ve bu sözleşme gereğince davacının eseri tamamlayıp teslim ettiğini, bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davayı kabul kararı verdiğini, oysa ki davacı tarafın iddialarını yazılı delil ile kanıtlayamadığını, davacı yanın faturaya dayanak aldığı hiçbir sözleşmesel ilişkinin mevcut olmadığını, bu hususun bilirkişiler tarafından da tespit edildiğini, tarafların sözleşme olduğuna dair beyan ve iddialarının da olmadığını,

kabul anlamına gelmemekle birlikte aksi düşünülse dahi ortada sözlü eser sözleşmesi varsa dahi yapılan işin veyahut verilen hizmetin karşılığında ne kadar bedel ile anlaşıldığı, işin tam manasında tamamlanıp teslim edildiğinin belirlenemediğini, ortada yazılı bir sözleşme yokken sözleşme bedelinin ne olduğu belirsizken taraflarına alacağın dayanağı olan faturanın dahi tebliğ edildiği kanıtlanamamışken mahkemece tüm bu hususların sadece belediyeden gelen yazı cevabına dayanak alarak kabul etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,

belediyenin cevabi yazısında projede mimar olarak görünmesinin üstlendiği işi tam olarak bitirip teslim ettiği ve ne kadarlık bir alacağı olduğu hususunu kanıtlamadığını, davacı tarafın sözlü eser sözleşmesi gereğince 22.461,00 TL değil de 100.000,00 TL fatura kesmiş olsaydı bu alacağın da mı kabul edileceğinin sorgulanması gerektiğini, davacı yanın kötüniyetli olarak aradan çok uzun bir süre geçtikten sonra kendisine alacak yarattığını, bununla birlikte verildiği iddia edilen hizmetten uzun bir süre geçtikten sonra alacak üretip fatura düzenlenmesinin hayatın olağan akışına ve fatura hakkındaki yasal düzenlemelere de aykırı olduğunu,

zira TTK'da fatura tanzim süresi hakkında bir düzenleme olmadığından uygulamada VUK'nun 231/5 bendindeki sürenin dikkate alındığını, maddeye göre. "Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir.

Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır." hizmet alınmış olsa dahi hizmet bedelinin tamamı ödendikten sonra ve hizmetin verilmesinden uzun bir süre geçtikten sonra yeni bir alacak yaratmak üzere fatura tanzim edildiğinin aşikar olduğunu, sadece mimari proje hizmetinin verilmesinin tek taraflı tanzim edilen faturadan kaynaklı alacağın olduğunun ispatı olmadığını, davacı tarafın, verdiğini iddia ettiği hizmetten yasal düzenlemelerde belirlenen süreler geçtikten sonra keyfi bir şekilde fatura düzenlediğini, sadece kendi defterine düzenlediği faturayı işlediğini, faturayı taraflarına tebliğ etmediğini,

faturaya itiraz ve iade haklarının kullandırılmadığını, icra takibine dayanak fatura görüntüsünün dahi ödeme emri ekinde müvekkili şirkete gönderilmediğini, ticari defterlerinde kayıtlı böyle bir faturanın da olmadığını, davacı tarafın sadece kendisinin ticari defterlerinde işli olan, taraflar arasında sözleşmesel ilişkiye dayanmayan bir alacak yarattığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte hizmetin ifa edildiği kanıtlansa dahi hizmet bedelinin ne olduğunun, alınan hizmetin bedelinin tamamının ödenip ödenmediği,

bedelin tamamının ödenmesi halinde ek bir hizmet bedeli adı altında fatura düzenlenip düzenlenmediği vesaire gibi hususların muallakta kaldığını ve davacı tarafından davaya konu edilen alacağın varlığını kanıtlanamadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)." şeklinde yer verildiğini, davacı tarafın fatura alacağına ilişkin yazılı bir sözleşme, yazılı bir delil sunmadığını, faturayı müvekkili şirkete tebliğ etmediğini, faturanın sadece kendi ticari defterine kayıtlı olması alacağını ispat için yeterli olmadığını, yukarıda belirtilen Kanun maddeleri ve emsal Yargıtay kararları ışığı altında ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için,

diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerektiğini, davacı tarafın ticari defterleri Yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabileceğini, yapılan bilirkişi incelemesinde müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelendiğni, davaya konu faturaya ilşkin hiçbir kayda rastlamadığını, bu sebeplerle davacı tarafın bu yönüyle de alacağını kanıtlayamadığını,

tüm bu hususlara ek olarak mahkemenin müvekkili şirketin temerrüte düşürülmemiş olmasından davacı tarafın faiz talep edemeyeceği yönündeki tespitine katıldıklarını, icra takibinde çıkarılan tebligat parçası incelendiğinde üzerinde sadece ödeme emri olduğu,

takibe dayanak belgenin-faturanın taraflarına gönderilmediğinin anlaşıldığını, müvekkili şirketin temerrüte düşürülmediğinden takip öncesi işlemiş faize ve takip sonrası işleyecek faize de itiraz ettiğini, ticari defter ve kayıtlarında işli olmayan taraflarına ne icra takibinden önce ne de icra takibinden sonra tebliğ edilmeyen faturaya dayalı yapılan icra takibinde müvekkili şirketin itirazının haklı olup yargılamayı gerektirdiğinden,

alacağın likit olmamasından sebeple mahkemece davacı tarafça talep edilen %20 kötüniyet icra inkar tazminatının da kabul edilmesine itiraz ettiklerini belirterek yukarıda açıklanan sebeplerle resen nazara dikkate alınacak diğer sebeplerle; haksız ve hukuka aykırı olan istinaf kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli nedeniyle faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) ise 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.

Kural olarak eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de; davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde, talep miktarı da dikkate alınarak, yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan, yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir.

Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK 200. maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK 202. maddeye göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.

Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.(Yargıtay 15.H.D.'nin 2019/2718 Esas ve 2020/128 Karar sayılı kararı, Yargıtay 6.HD'nin 2022/1049 Esas ve 2023/591 Karar sayılı kararı)

Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyenin ispat etmesi gerekir.

Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde , öncelikle akdi ilişki başkaca delillerle ispatlanmalıdır.

Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. (Yargıtay 15.H.D.'nin 2019/3926 Esas ve 2020/2954 Karar sayılı kararı)

Somut olayda; Davacı, davalı şirketin ... ... ... Mahallesi ... ada... parsel sayılı taşınmazda yaptığı işin mimari projesini hazırladığını, yapılan iş nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, davalı tarafça iş bedeli ödenmediğinden davalıya karşı faturaya dayalı icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Davalı, davacıya faturadan kaynaklı borcunun olmadığını, davacıdan hiçbir mal ve hizmet alınmadığını, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davacı tarafça, davalı ile aralarında kurulduğu iddia edilen hukuki ilişki eser sözleşmesidir. Davalı akdi ilişkiyi inkar etmiş ise de; mahkemece, davacı tarafça mimari projesinin hazırlandığı belirtilen ... ... ...

Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın yapı ruhsatı, tadilat ruhsatı ve mimari proje ilgili belediyeden getirtilmiş olup, yapı ruhsatında ve tadilat ruhsatında davalının yapı sahibi ve müteahhidi olarak kaşe ve imzasının bulunduğu, aynı taşınmazın tasdikli mimari projesinde davacının kaşe ve imzasının yer aldığı görülmüştür.

Kütahya Belediye Başkanlığı tarafından mahkemeye gönderilen ruhsat ve mimari projeye göre, davacının hazırladığı projenin, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz için kullanıldığı ve taraflar arasında sözlü bir eser sözleşmesi kurulduğu anlaşılmakta olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.

Dosya kapsamında alınan, mimar bilirkişi ve hesap bilirkişisinden oluşan heyetçe düzenlenen 25.02.2022 tarihli rapor ile de, icra takibine dayanak faturaya konu işin davacı tarafça yapıldığı, mimari projenin usulünce hazırlandığı, yapılan iş bedeline ilişkin fatura tutarının piyasa rayiçleriyle uyumlu olduğu saptanmış olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmüş, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde bulunmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.06.2022 tarih ve 2020/243 Esas, 2022/389 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 1.534,35 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan toplam 383,59 TL harcın mahsubu ile kalan 1.150,76 TL harç bedelinin davaldan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca dava değeri itibarıyla kesin olmak üzere 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1197, K. 2024/915, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstem
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İstinaf Nedenleri
  7. Deliller, Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1197
Karar No
2024/915
Tarih
6 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1198 K.2024/592
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1200 K.2024/1206
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1204 K.2024/626
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1207 K.2024/677
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2022/1207 K.2024/874
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/1212 K.2024/895

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.