KÜNYE
- Mercii
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1252
- Karar No
- 2025/514
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
2.910 kelime·15 dk okuma·20 bölüm
. T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1252
KARAR NO : 2025/514
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/154
KARAR NO : 2022/532
DAVA TARİHİ : 09/02/2017
KARAR TARİHİ : 20/06/2022
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 10.04.2025
KARARIN YAZ. TARİH : 10.04.2025
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.06.2022 tarih ve 2017/154 Esas, 2022/532 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ... Ltd. Şti. ile davalı.... Ltd. Şti. arasında 21.06.2016 tarihli 24.000 Adet trafik direği ve levha montajı ve 1.000 Adet Omega direk ve levha demontaj işlerine ilişkin sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının hakediş bedelleri ile yemek bedellerini ödemediğini, bu nedenle ihtar çekildiğini, davalının karşı ihtar olarak sözleşmeyi fesh ettiğini bildirdiğini, müvekkilince haklı olarak sözleşmenin fesh edildiğini beyanla müvekkilinin ödenmeyen alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle.
Davacının alacağının belirsiz olarak açılamayacağını, taraflar arası akdedilen sözleşme uyarınca işe başlama tarihinin 11/07/2016 ve teslim tarihinin 30/01/2017 olup, tarafların toplam 24.000 direk ve levha montajı ve 1.000 tane direk demontajı işi konusunda mutabık kaldıklarını, bu kapsamda davacının belirtilen tarihte işe başlamadığını ve sözleşmede belirtilen teslim tarihinin çok yaklaşmasına rağmen fesih tarihi olan 12/12/2016 tarihine kadar yalnızca 1.500 direk ve levha montajı ile 4.000 adet sadece direk montajı işini tamamladığını, ayrıca demontaj işine hiç başlamadığını, işlerin tamamlanmaması sebebiyle sözleşmenin fesh edildiğini,
müvekkilince işçilerin yemek ve konaklama masraflarının da ödendiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesinin 20.06.2022 tarih ve 2017/154 Esas, 2022/532 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Davacı ile davalı arasında eser sözleşmesi olduğu, davacının davalının sözleşmeden kaynaklanan hakediş ve yemek bedeli ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiası ile iş bu dava ile eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeline ilişkin talepte bulunduğu, taraflar arasında 21/06/2016 tarihli sözleşme bulunduğu, bu sözleşmeye göre...
Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı'nın "Köy Yollarına Trafik Bilgi Ve İşaret Levhaları Yapılması İşi"nin yüklenicisi olan davalı şirket ile davacı şirket arasında alt yüklenici(taşeron) sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede davacının yüklenici, davalının ise iş sahibi olduğu, sözleşme konusunun 24000 adet trafik direği ve levha montajı ile 1000 adet omega direk ve levha demontaj işi olduğu, bu sözleşmede bir direk ve levha montaj birim fiyatının kdv dahil 13,00 TL olarak belirlendiği,
davacı yüklenici çalışanlarının konaklama ve yemek bedellerinin davalı iş sahibi tarafından ödeneceği ve işe başlama tarihinin 11/07/2016, işin teslim tarihinin ise 30/01/2017 tarihi olarak taraflarca kararlaştırıldığı, davacının....
5. Noterliğinin 13/12/2016 tarih ve 7074 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 5550 direk montajı yaptığı, davalı tarafından kendisine 40.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığı, bu ödemeye alınan kapora, yakıt bedeli ile 6.490,00 TL'lik çekin dahil olduğu, işçilerin yemek bedelleri ile bakiye iş bedelinin ödenmediği gerekçesi ile sözleşmeyi feshettiğini davalıya bildirdiği, davalının bu ihtarnameye ...
5. Noterliğinin 12/12/2016 tarih ve 31187 yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verdiği, bu ihtarnamede davalının, davacının 5 aylık sürede sadece 1500 direk ve levha montajı ile 4000 direk montajı yaptığı, işi eksik yaptığı, diğer işlemleri yapmadığı gerekçesi ile sözleşmenin kendileri tarafından feshedildiği şeklinde cevap verdiği, taraflar arasındaki iş bu davaya konu uyuşmazlıkta davacı tarafından bakiye iş bedeli istendiğine göre fesih sebebi ile feshin kimin tarafından yapıldığı hususunun önem taşımadığı,
davacı yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağının bulunması halinde herhangi bir şart ve koşula bağlı olmaksızın(davalı tarafın ayıplı ifa savunması bulunmadığından) bunu davalıdan talep edebileceği, eser sözleşmelerinin iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olduğu, bu sözleşmelerde yüklenicinin asli edim yükümlüğünün eseri meydana getirmek ve meydana getirdiği eseri iş sahibine teslim etmek olduğu, bu nedenle davacının yaptığı ve teslim ettiği imalat miktarını ispatlamakla yükümlü olduğu,
taraflarca sözleşmenin yürürlükte olduğu süreçte davacı tarafından yapılan imalatın miktarına ilişkin herhangi bir hakediş ve/veya iş sonlandırma tutanağı düzenlenmediği, davacı tarafından yapılan imalat miktarına ilişkin herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, bu halde davalının cevap dilekçesi ile ....
5. Noterliğinin 12/12/2016 tarih ve 31187 yevmiye nolu cevabı ihtarnamesinde belirttiği ve kabulünde olan 4000 adet salt direk montajı ile 1500 adet direk ve levha montajı işinin sözleşmenin feshi tarihine kadar davacı tarafından yapıldığının kabulü gerektiği, nitekim bu iş miktarının davacının dava dilekçesi ile davalıya göndermiş olduğu ihtarnamedeki rakamlarla da uyumlu olduğu,
buna göre taraflar arasındaki iş bedeline ilişkin uyuşmazlığın bu miktar üzerinden çözüme bağlanması gerektiği, mahkememizce inşaat mühendisi bilirkişiden alınan 19/08/2021 tarihli rapora göre Karayolları Genel Müdürlüğünün 2016 birim fiyatlarına göre standart trafik levha direği ve işaret levhasının yerine konulması işlemlerinde levha direğinin yerine konulması işleminin işin %64, işaret levhasının yerine konulması işleminin ise toplam iş içerisinde %36'lık paya sahip olduğu,
taraflarca sözleşmede birim fiyatı 13,00 TL olarak belirlendiğine göre levha direğinin yerine konulması işleminin birim başına 8,32 TL, işaret levhasının yerine konulması işleminin ise birim başına 4,68 TL bedelle yapıldığının kabulü gerektiği, her ne kadar davacı sözleşmedeki birim fiyat bedelinin sözleşmeye konu iş miktarının tamamına göre belirlendiğini iddia etmiş ve yapılan imalat miktarına göre birim fiyat bedelinin mahkemece yeniden serbest piyasa rayicine göre belirlenmesini talep etmişse de taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme feshedilmiş olsa dahi sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği,
sözleşmenin taraflar yönünden bağlayıcı olduğu, davacı tarafından 4000 adet salt direk montajı için (4000 x8,32 TL) 33.280,00 TL ve 1500 direk ve levha montajı için (1.500 x13,00 TL) 19.500,00 TL olmak üzere toplam 52.780,00 TL bedelli iş yapıldığı, ayrıca taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre bu iş kapsamında çalıştırılacak davacı işçilerinin konaklama ve yemek bedellerinin davalı tarafından karşılanacağı kararlaştırıldığına göre davacı işçilerinin günlük 3 öğün yemek bedellerinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği, davalının söz konusu işçilerin yemek bedelini ödediğini savunduğu,
ancak bu konuda herhangi bir yazılı delil ibraz etmediği, davacı tarafından da söz konusu işçilerin çalışma süresince ödenen yemek bedelinin miktarına ilişkin herhangi bir yazılı delil sunulmadığına göre mahkememizce gıda mühendisi bilirkişiden alınan rapora göre sözleşmenin yürürlükte olduğu 91 iş günlük sürede söz konusu işçilerin günlük yemek bedellerinin 8.239,14 TL olduğunun kabulü gerektiği, böylece sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde davacının toplam 61.019,14 TL(52.780,00 TL+8.239,14 TL) davalıdan alacaklı olduğu, davalı tarafından dava öncesinde yapılan kısmi ödemenin 40.000,00 TL olduğunun davacı tarafından ileri sürüldüğü,
davalının ise davadan önce davacıya 50.000,00 TL ödeme yaptığını savunduğu, mahkememizce davalı defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede sadece davacının kabulünde olan 6.490,00 TL bedelli çek ödemesinin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, bu nedenle davalı defterlerinin kendisi lehine delil vasfına sahip olmadığı,
davacı tarafından 16/04/2018 tarihli beyan dilekçesi ile davalı tarafından yapılan 40.000,00 TL ödemenin üçüncü kişilerin hesabına gönderilmek suretiyle ödendiğinin bildirildiği ve davalı tarafça da açıkça buna karşı konulmadığından mahkememizce davacı defterlerinin incelenmesine lüzum görülmediği, ödemeye ilişkin ispat külfetinin davalıda olduğunun değerlendirildiği, davalının ödeme iddiasına ilişkin olarak yemin deliline dayandığı, davacı şirket yetkilisinin 20/06/2022 tarihli celsede yemin davetine icabet ettiği, yemini eda ettiği ve davalı tarafından yapılan ödemenin 40.000,00 TL olduğunu bildirdiği,
bu halde davacının kabulünde olan 40.000,00 TL ödemenin mahkememizce belirlenen toplam iş bedeli ve yemek bedelinden mahsubu gerektiği, bakiye 10.000,00 TL'lik ödeme iddiası yönünden davalının ödeme olgusunu ispat edemediği, böylece davacının bakiye 21.019,14 TL alacağı bulunduğu, her ne kadar davacı tarafından dava öncesinde davalıya ihtarname keşide edilmiş ve 53.150,00 TL bakiye alacak talebinde bulunulmuş ise de söz konusu ihtarnamede davacı tarafından ödeme konusunda davalıya herhangi bir süre verilmediği,
bu halde bu ihtarnamenin davalıyı temerrüde düşürdüğünden bahsedilemeyeceği, davacının davasını kısmi dava olarak ikame ettiği, 26/04/2022 tarihinde davasını ıslah ettiği, davanın türüne göre dava dilekçesindeki alacak ile ıslah dilekçesindeki alacak miktarlarına dava ve ıslah tarihinden itibaren ayrı ayrı faiz yürütülmesi gerektiği ve tarafların tacir olması nedeniyle davacının somut uyuşmazlıkta avans faizi talep edebileceği, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında hükme esas alındığı,
iddianın ileri sürülüş biçimi, savunmanın kapsamı ve mahkememizce yürütülen yargılamanın niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, 21.019,14 TL'nin 1.000,00TL'sinin dava tarihi olan 09/02/2017, bakiye 20.019,14 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 26/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen 01.08.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-Müvekkilinin ...Ltd. Şti. ile davalı ...Ltd.
Şti. arasında 21.06.2016 tarihli 24.000 adet trafik direği ve levha montajı ile 1.000 adet omega direk ve levha demontaj işlerine ilişkin sözleşme akdedildiğini, bu kapsamda müvekkilinin sözleşmede belirtilen tarihte işe başladığını ve 5.500 adet direk montajı gerçekleştirmiş ise de davalı yanın parça başına anlaşılan bedeli ve müvekkilinin işçilerinin sabah, öğlen ve akşam yemek bedellerini sözleşme hükümlerine aykırı davranarak ödemediğini,
müvekkilinin sözleşme hükümleri uyarınca bütün yükümlülüklerini özen ve sadakat ile yerine getirmiş olmasına rağmen davalı yanın sözleşmeye aykırı davranıp hak ediş bedellerini müvekkiline ödememesi üzerine davalı yana müvekkili tarafından .... 5. Noterliği'nin 07074 yevmiye numaralı ve 13.12.2016 tarihli ihtarnamesi ile müvekkilinin hak ettiği ancak tarafına ödenmeyen bedellerin ödenmesi ve mevcut sözleşmenin feshedildiği hususunun ihtar edildiğini,
-Yapılan ihtarname neticesinde davalı yandan herhangi bir ödeme alınmadığı gerekçesiyle...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde taraflarınca huzurdaki davanın ikame edildiğini, ikame edilen davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla yargılamanın ilerleyen safhalarında arttırabileceği açıkça dava dilekçelerinde belirtilerek şimdilik 1.000,00 TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiğini, ancak yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın hüküm kısmında;
''Davanın Kısmen kabulü ile 21.019,14-TL'nin 1.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 09.02.2017, bakiye 20.019,14 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 26.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine...'' şeklinde hüküm tesis edildiğini, bu hükmün açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu,
-Temerrüt borcun istenebilir hale gelmesi ancak borçlunun buna karşı ödememekte direnmesi anlamına geldiğini, sözleşmeden kaynaklanan bir borcun ihtarname ile miktar ve ödeme süresi belirtilmek suretiyle istenilmesi neticesinde borçlunun temerrüde düşeceği ve bu tarih itibariyle alacaklı faiz talebinde bulunabileceğini, müvekkili tarafından ....
5. Noterliği'nin 07074 yevmiye numaralı ve 13.12.2016 tarihli ihtarnamesi ile davalı yan temerrüde düşürüldüğünü, iş bu sebeple de faiz başlangıcının tarihi davalı yanın temerrüde düşürüldüğünü, 13.12.2016 tarihi olması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından verilen faiz başlangıç tarihinin açıkça usul ve yasaya aykırı olması sebebi ile taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmayıp, yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasının gerektiğini,
-Yerel Mahkemenin 13.09.2019 tarihli duruşmasının 1 no'lu ara kararı uyarınca ''İşin teslim tarihinden fesih tarihine kadar her iki tarafça, davacının, davalının adına 5 işçi çalıştırdıkları ve işçilerin konakladıkları kabul edildiğinden ticari teamül gereği konaklanan işçinin yapılan işin niteliği dikkate alınarak kaç öğün yemek yiyeceği tespit edilip yemek ücretinin piyasa şartları gözetilerek hesaplama yapılması amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdiine'' karar verildiğini, bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde 1 işçinin üç öğün yemeğinin toplam ederinin 18.11-TL olarak hesaplandığını,
5 işçinin üç öğün yemek masrafının 90,54-TL olduğunun hesaplandığını, haftada 6 gün çalışıldığından toplam çalışılan iş günü 105/30= 3,5 ay ve 26x3,5 ay = 91 iş günü olup, 91 iş günü x 90,54-TL = 8.239,14-TL olduğunun hesaplandığını, yapılmış olan bu hesaplamanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iş bu sebeple de bilirkişi tarafından yapılmış olan hesaplamayı kabul etmediklerini,
-Dosya kapsamında günlük yemek ücretinin tespitine ilişkin herhangi bir evrak bulunmamakla birlikte, bilindiği üzere iş uyuşmazlıklarına ilişkin alacak davalarında işçilere ayni olarak sağlanan yemek yardımının parasal değerinin asgari ücretin binde yedisi olarak hesaplandığını ve buna göre sonuca gidildiğini, dolayısıyla hesaplamanın bu şekilde yapılması halinde dahi raporda hesaplanan tutardan çok daha fazlasının çıktığını, kaldı ki, belirtilen hesaplama yönteminin vasıfsız işçi tabir edilen herhangi bir uzmanlık gerektirmeyen işlerde çalışan işçiler için kabul edildiğini,
müvekkili şirketin yapmış olduğu iş gereği ancak alnında uzman kişilerin gerçekleştirebileceği işlerden olduğunun ortada olduğunu, hal böyle iken belirtilen hesaplama yönetiminin benimsenerek hüküm tesis edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, iş bu sebeple de kaldırılmasının gerektiğini,
-Müvekkili ile davalı yan arasında yapılmış olan 24.000 direk ve levha montajı ile 1.000 adet omega direk ve levha demontaj işlemi için anlaşma yapıldığını, direk başına 13,00-TL'den anlaşma yapıldığını, ancak bu bedelin 24.000 adet direk için hesap edildiğini, müvekkilinin 5.500 direk için davalı yan ile anlaşmış olsaydı parça başı bedelin artacağının maddi bir gerçeklik olduğunu, bu sebeple de toplu alımda belirtilmiş olan bedel üzerinden değil müvekkilinin tamamlamış olduğu işin birim karşılığı ile davalıdan tahsilinin gerektiğini,
her ne kadar bu husus dava dilekçelerinde ve bilirkişi raporlarına karşı itiraz dilekçelerinde dile getirilmiş olsa da yerel mahkemece hiçbir şekilde dikkate alınmadığını ve mevcut sözleşmedeki bedel üzerinden hükme esas alındığını, bu hususun da açıkça hakkaniyete aykırı düştüğünü, hesaplama yapan bilirkişinin her ne kadar direk dikme işinin işin %64'ünden oluştuğunu, levha montajının ise işin %36'sından meydana geldiğini iş bu sebeple de 13x64/100= 8,32-TL direk dikim ücreti 13x36/100= 4,68-TL levha montaj ücreti olduğunu iddia etse de, yapılan işin niteliği gereği birbirinden ayrılmasının mümkün olmadığını,
zira yapılan iş için aynı araç gereçlerin kullanıldığını (Direk dikme makinesi) ve aynı mesainin harcandığını, iş bu sebeple de yerel mahkemece dikilen 4000 direk için 4000x8,32-TL ve 1500 direk ve levha montajı için ise 1500x13-TL hesaplama yaparak hüküm kurmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin haklarını açıkça zedelediğinden dolayı taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, tüm parçalar için birim fiyatının 13-TL olarak hesaplanarak hükme esas alınmasının gerektiğini,
Belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Dava dışı iş sahibi... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı'nın "Köy Yollarına Trafik Bilgi ve İşaret Levhaları Yapılması İşi"nin yüklenicisi olan davalı şirket ile davacı taşeron arasında 21.06.2016 tarihli eser sözleşmesinin yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı; sözleşmenin konusunun 24000 adet trafik direği ve levha montajı ile 1000 adet omega direk ve levha demontaj işi olduğu, sözleşmede bir direk ve levha montaj birim fiyatının KDV dahil 13,00 TL olarak belirlendiği, davacı taşeron çalışanlarının konaklama ve yemek bedellerinin davalı yüklenici tarafından ödeneceği, işe başlama tarihinin 11/07/2016 ve işin teslim tarihinin ise 30/01/2017 tarihi olarak belirlendiği görülmüştür.
Davacı taşeron, davalı yüklenici ile yapılan eser sözleşmesi kapsamında işe başlayarak 5.500 adet direk montajı yaptığını, davalı tarafından parça başına anlaşılan bedel ile söz konusu iş kapsamında çalıştırılan işçilerin yemek bedellerinin ödenmediğini, kendisinin tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, sözleşmenin kendisi tarafından belirtilen nedenlerle haklı sebeple feshedildiği, davalı tarafından kendisine 40.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre kendisinin ilgili aya ilişkin işi yaptıktan sonra 10 günlük süre içerisinde ödeme yapılmaması halinde sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu,
taraflar arasındaki sözleşmeye göre parça başına 13,00 TL'ye anlaşıldığı, bu fiyatın toplam iş miktarına göre belirlendiği, ancak davalı sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğine göre bu durumun dikkate alınarak yapılan iş miktarına göre parça bedelinin yeniden belirlenmesi gerektiği, davalı tarafından imalat bedelinin eksik ödendiği ve ayrıca 5 adet işçinin 105 günlük yemek bedelinin davalı tarafından ödenmediğini iddiasıyla eldeki davayı açmıştır.
Davalı yüklenici ise, davacının sözleşmede kararlaştırılan süreye uymadığı, yaklaşık 5 aylık süreçte işin 1/5'ini yaptığı, sözleşme kapsamındaki işin öngörülen sürede tamamlanmayacağının anlaşılması nedeniyle sözleşmenin kendileri tarafından haklı nedenle feshedildiği, davacının yaptığını bildirdiği iş miktarına ilişkin herhangi bir belge sunmadığı ve muaceliyet ihbarında bulunmadığı, fesih tarihine kadar davacıya toplam 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının hiçbir bildirim veya ihbarda bulunmaksızın çalışma alanını terk ettiği, bu durumun kendilerinin zararına sebebiyet verdiği, davacı işçilerinin yemek ve konaklama bedellerinin karşılandığı ve davacıya 1500 direk ve levha montajı ile 4000 adet direk montaj bedeli ve işçilerin yemek bedelinin ödendiğini savunmuştur.
Somut olayda taraflar arasındaki eser sözleşmesinde bir direğin ve levhanın montaj birim fiyatının KDV dahil 13,00 TL olarak belirlendiği, yani direk ve levha montajının takım halinde kurulum fiyatının belirlendiği; dosyada mevcut bilirkişi raporlarına göre direk montajının daha fazla işçilik ve süre gerektirmesi nedeniyle levha direğinin yerine konulması işleminin 8,32 TL, işaret levhasının yerine konulması işleminin ise 4,68 TL bedelle yapıldığının kabul edilmesi gerektiği belirtildiğinden Mahkemece bu miktarların hükme esas alınmasında usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı;
yine taraflar arasında yapılan sözleşmede davacı işçilerinin konaklama ve yemek bedelinin davalı tarafından karşılanacağı kararlaştırıldığı ancak işçi ve öğün başına yemek bedelinin belirtilmediği; davacı tarafından da söz konusu işçilerin çalışma süresince ödenen yemek bedelinin miktarına ilişkin herhangi bir yazılı delil sunulmadığından Mahkemece gıda mühendisi bilirkişiden alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli raporda belirlenen yemek bedellerinin hükme esas alınmasında usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
6098 sayılı TBK'nın 117.maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Buna göre alacaklının borçluya soyut olarak bir hesap göndermesi ihtar yerine geçmez.
Gönderilen hesapla birlikte temerrüde ilişkin açıklama, borçluya süre tayin edilmesi TBK 117. anlamında ihtar sayılır; somut olayda davacı tarafından dava öncesinde davalıya ihtarname keşide edilmiş ve 53.150,00 TL bakiye alacak talebinde bulunulmuş ise de söz konusu ihtarnamede davacı tarafından ödeme konusunda davalıya herhangi bir süre verilmediğinden bu ihtarnamenin davalıyı temerrüde düşürdüğünden bahsedilemeyeceğinden Mahkemece davanın kısmi dava olarak açılması nedeniyle dava dilekçesindeki alacak ile ıslah dilekçesindeki alacak miktarlarına dava ve ıslah tarihinden itibaren ayrı ayrı faiz yürütülmesine karar verilmesinde usule ve
yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1252, K. 2025/514, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama