İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/358 K.2025/1611

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.11.2022 tarih ve 2020/608 Esas, 2022/923 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk…

Esas2023/358Karar2025/1611Tarih16 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.948 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Aralık 2025
Esas no
2023/358
Karar no
2025/1611
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2020/608
Karar no
2022/923
Dava tarihi
22.10.2020
Karar tarihi
08.11.2022
Dava
Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Kararın yaz. tarih
16.12.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.948 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.11.2022 tarih ve 2020/608 Esas, 2022/923 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 20.02.2023 tarih ve 2023/380 Esas, 2023/376 Karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Taraflar arasında 24.02.2020 tarihinde 2019/726317 İhale Kayıt No'lu, "entegre yönetim sistemi yazılımı alımına" ilişkin sözleşme imzaladığını, müvekkili şirketin edim yükümlülüklerini sözleşmeye uygun şekilde ifa etmesine rağmen işbu sözleşmeye ilişkin olarak davalı idare tarafından fesih kararı verildiğini, dava konusu sözleşmenin mahiyeti itibariyle bir "eser sözleşmesi" olduğunu, sözleşmenin 9 ve 10. maddelerine göre işe başlama tarihi 01.03.2020 işin bitiş tarihi ise 31.05.2020 olarak belirlendiğini, 45 günlük süre uzatımı verildiğini, müvekkilinin süre uzatımından 13.07.2020 tarihinde haberdar olduğunu,

45 günlük ek süre 27.08.2020 tarihinde sona ereceğini, davalı idare tarafından projenin yapımı için bir başka şirketle anlaşılması durumu ve projeye yeniden başlanması durumu hem süre olarak hem de maliyet olarak davalı idarenin de aleyhine olacağından dava konusu idari işlem tesis edilirken kamu yararı gözetilmediğini belirterek sözleşmenin feshinin haksızlığının tespitine, fesih kararının iptali ve sözleşmenin aynen ifasına, irat kaydedilen teminatların iadesine, haksız fesih sebebiyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların tazmini için şimdilik.

50.000,00 TL sözleşme bedeli ve 10.000,00 TL maddi zarar olmak üzere toplam 60.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

YANIT

Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili kurum nezdinde entegre yönetim sistemleri yazılımı alımı ihalesi yapılarak, ihaleyi kazanan davacı firma ile 24.02.2020 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme konusu ihale sözleşmesinin 9. maddesinde sürenin işin başlama tarihinden itibaren 92 takvim günü olduğu,

10.2.01 maddesinde işe başlama tarihinin 5.03.2020 işin bitiş tarihinin 31.05.2020 tarihi olduğunu, 10.3.1 maddesinde ise yükleyeceğin sözleşme bitiminde tüm kurulum dosyalarını ve sistemini çalışır durumda idareye teslim edeceğini, davacı tarafından 30.04.2020 tarihli dilekçe ile müvekkili kuruma başvurularak Covid 19 salgını nedeniyle sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin ifasının olumsuz etkilendiği belirtilerek devam eden sözleşmede 45 günlük süre uzatımının talep edildiğini, gerek davalı kurumun gerekse Çevre şehircilik bakanlığının yazıları ile davacının mücbir sebep nedeniyle süre uzatımı talebinin olumlu şekilde değerlendirildiğini,

davacının süre uzatımı tarihinin sonu olan 16.07.2020 tarihinde malın teslimini yapmadığını, bu nedenle davacıya 17.07.2020 tarihinden başlamak üzere on günlük cezalı ek süre verildiğini, buna rağmen davacı verilen ek süre sonunda yazılımı usulüne uygun olarak idareye teslim edemediğini, 5.08.2020 tarihli muayene ve kabul Komisyonu tutanağı ile bu durumun tespit edildiğini belirterek davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin sonuç somutlaştırılmasının gerektiğini İfade ederek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesinin 08.11.2022 tarih, 2020/608 Esas, 2022/923 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan 10/05/2021 ve 27/09/2022 tarihli bilirkişi raporlarına göre.

Davacı-yüklenicinin, 30.04.2020 tarih ve Esas 5276 sayılı dilekçesiyle davalı idareye başvurarak Covid-19 salgını gerekçesiyle 45 günlük süre uzatımı talep ettiği ve sözleşmenin süresinin davacının talebi doğrultusunda 16.07.2020 tarihine kadar uzatıldığı, davacının bu tarihte de sözleşme konusu yazılımı teslim etmemesi üzerine davacıya 10 günlük cezalı ek süre tanındığı, ek süreyle birlikte sözleşme süresinin 16.07.2020 tarihine kadar uzadığı,

davalı idare tarafından davacıya verilen 10 günlük cezalı ek süre ve sürenin bitiminin tatil gününe denk gelmesi dikkate alındığında, taraflar arasındaki sözleşmenin 27.07.2020 tarihinde sona erdiği anlaşılmıştır.

Davacının, sözleşmenin sona erme tarihi olan 27.07.2020 tarihinde sözleşme konusu yazılımın teslimini yapmadığından ve bu husus taraflar arasındaki yazışmalardan da anlaşıldığından, davalı idarenin sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu anlaşılmakla davacının davasının reddine, " dair karar verilmiştir.

İSTİNAF EDEN

Taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili tarafından verilen 10.01.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle.

Dava konusu fesih kararının müvekkili şirkete işi tamamlaması için verilen sürenin dolması beklenmeksizin verilmiş olması sebebi ile açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında yer alan: "Altasoft Entegre yazılımının ana menü ve alt menülerinde, ilgili alanlarının çalışır ve kullanılır vaziyette olduğu görülmüştür." "Yapmış olduğumuz yaklaşık 20 dakikalık kullanımda yazılımın veri giriş ve düzenleme veri tabanının çalıştığı görülmüş,

özellikle veri giriş işlemlerinde herhangi bir yazılımsal hataya rastlanılmamıştır." "Davacı ....isimli firma ile davalı.... isimli kurum arasında Entegre Yönetim Sistemi Yazılımı Alımı Teknik Şartnamesiyle yazılım alım sözleşmesi dikkate alındığında;

davacı....isimli firmanın hazırladığı Altasoft Entegre isimli yazılımın sözleşmedeki teknik konuları sağlayan alt yapıda olduğu görülmüştür." şeklindeki tespitler ile sözleşme konusu yazılımın sözleşmedeki teknik konuları sağlayan alt yapıda olduğunu, sorunsuz çalıştığı tespit edildiğini ve dava dilekçelerindeki iddiaların ispatlandığını, yerel mahkeme tarafından reddine karar verilen dava konusu 70.000,00 TL üzerinden (%16 olarak hesaplanacak) davalı taraf lehine 11.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken;

davalı taraf lehine 16.000,00 TL olarak çok yüksek vekalet ücretine hükmedilmiş olması açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu hesaplamada hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin 11.200,00 TL olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

Davalı idare vekili tarafından verilen 16.01.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Davacı tarafça açılan davanın türü maddi ve manevi tazminat davası olduğunu, davanın reddi kararı doğrultusunda tarafları lehine, 24 Eylül 2022 tarih ve 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin “Manevi tazminat davalarında ücret” başlıklı 10.maddesi ile “Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret” başlıklı13.maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat davası talepleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka ve mevzuata aykırı bulunduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:

Dava, eser sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.

Somut olayda, davacı şirket ile.... Genel Müdürlüğü arasında 24.02.2020 tarih ve 2019/726317 ihale kayıt nolu 'entegre yönetim sistemleri yazılımı alımı'na ilişkin sözleşme imzalandığı, idarece yapılan yazılı ihtara rağmen işin, şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak süresi içerisinde yer getirilmediği gerekçesi ile sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf, feshin haksız olduğunun tespiti, sözleşmenin devamına karar verilmesi, maddi ve manevi tazminat istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, süre uzatımına rağmen işin süresinde teslim edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Sözleşmenin feshinin bazı koşullara bağlı tutulduğu istisnalar dışında, sözleşmeden dönme (fesih), mahkeme kararına gerek olmaksızın ileri sürülebilen, karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran, karşı tarafa ulaştıktan sonra tek taraflı geri alınması mümkün bulunmayan bozucu yenilik doğuran tek taraflı irade beyanıdır.

Nakit bedel karşılığı eser sözleşmeleri yönünden ise sınırlayıcı istisnai bir kural bulunmadığından mahkeme kararına gerek olmaksızın tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeden dönme mümkündür.

Hukuk Genel Kurulu'nun 08.11.2006 tarih 2006/15-702 Esas, 2006/691 Karar sayılı kararında da bedel karşılığı eser sözleşmesinden dönme için tek taraflı irade beyanının yeterli olduğu benimsendiğinden davacının sözleşmenin feshinin iptaline karar verilmesini talep etmesinde ve böyle bir dava açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.

(Benzer yönde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1413 E., 2024/2393 K. sayılı ilamı) 24/02/2020 tarihli sözleşmeye göre, sözleşme süresinin işin başlama tarihinden itibaren 92 takvim günü olduğu, işe başlama tarihinin 01.03.2020, işin bitiş tarihinin 31.05.2020 tarihi olduğu, yüklenicinin sözleşme bitiminde tüm kurulum dosyalarını ve sistemi (tüm unsurları ile birlikte) çalışır durumda idareye teslim edeceği ve kısmi teslimatın yapılamayacağı anlaşılmakla birlikte; davacı tarafından, 30.04.2020 tarihinde Covid-19 salgını nedeniyle 45 günlük süre uzatım talebinde bulunulduğu,

bu talebin 01.07.2020 tarihli ve 5478 sayılı yazı ile kabul edildiği ve davacı tarafa 45 günlük ek süre verildiği, 45 günlük sürenin 16.07.2020 tarihinde sona ereceğinin bildirildiği, 16.07.2020 tarihinde malın tesliminin yapılmadığı, bunun üzerine....

Genel Müdürlüğünce 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 20. ve sözleşmenin 34. maddesi uyarınca 16.07.2020 tarıhli ve 5934 sayılı yazı ile davacıya 17.07.2020 tarihli ve 5934 sayılı yazı ile davacıya 17.07.2020 tarihinden itibaren başlamak üzere 10 günlük cezalı ek süre verildiği, verilen ek sürenin 31.07.2020 tarihinin resmi tatil olması nedeniyle 04.08.2020 tarihinde sona erdiği, bu süre sonunda 05.08.2020 tarihli muayene ve kabul komisyonu tutanağı ile entegre yönetim sistemleri yazılımının usulüne uygun olarak idareye teslim edilmediği, bu durumun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile de tespit edildiği görülmektedir.

Bu durumda; davacı şirketin ihale konusu işi, ihaleyi yapan idare tarafından verilen ek sürelere rağmen, süresi içerisinde teslim edemediği ve yukarıda aktarılan mevzuat ve sözleşme hükümleri uyarınca sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getiremediği, sözleşmenin feshedilmesinde davacının kusurlu olması nedeniyle tazminat isteminin yerinde olmadığı, manevi tazminat talebi yönünden ise, taraflar arasındaki temel ilişki eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup manevi tazminata konu edilen eylem malvarlığına yönelen bir nitelik arzettiğinden davacı yararına manevi tazminat tayini için gerekli yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmış olup davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf istemi yönünden, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinin dördüncü fıkrasında manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücretinin ayrı bir kalem olarak hükmedileceğinin düzenlendiği, mahkemece maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olmasına rağmen reddedilen manevi tazminat istemi yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.

Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf istemine gelince, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle manevi tazminat dışındaki taleplerin değeri üzerinden davalı lehine verilmesi gereken vekalet ücretinin 9.200,00-TL olması gerekirken, 16.000,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; yasal düzenlemeler ve yargısal içtihatlar karşısında, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, Dairemizce yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A)1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden KABULÜ İLE,

-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.11.2022 tarih ve 2020/608 Esas, 2022/923 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1)-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

B)Esasa ilişkin aşağıdaki şekilde yeni hüküm tesisine:

1-Davanın REDDİNE,

2-Peşin alınan 1.195,43-TL harçtan, alınması gereken harç tutarı olan 615,40-TL’nin mahsubu ile fazladan alınan 580,03-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa verilmesine,

3-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafça yapılan 60,00-TL davetiye ve posta gideri ile 800,00-TL bilirkişi ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,

5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.600,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,

6-Manevi tazminat yönünden, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,

7-Davacı ve davalı tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine

C) İstinaf Yargılaması Bakımından:

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına, davalı vekili tarafından yatırılan 179,90-TL istinaf maktu karar harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde yatırana geri verilmesine,

2-Davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması sebebiyle, davalı vekili tarafından yatırılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

3-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına, davacı vekili tarafından yatırılan 179,90-TL istinaf maktu karar harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde yatırana geri verilmesine,

4-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması sebebiyle, davacı vekili tarafından yatırılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 27,00-TL elektronik tebligat, 42,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 561,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca dava değeri itibarıyla kesin olmak üzere 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2023/358, K. 2025/1611, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstem
  4. Yanıt
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İstinaf Eden
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Deliller, Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/358
Karar No
2025/1611
Tarih
16 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/361 K.2025/865
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/362 K.2025/752
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/364 K.2025/1156
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/364 K.2025/979
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/365 K.2025/881
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/367 K.2025/905

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.