KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
- Dosya no
- 2020/1292
- Karar no
- 2024/271
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/06/2020
- Numarası
- 2018/46 Esas 2020/285 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 06/02/2024
- Karar yazım tarihi
- 06/02/2024
Karar Metni
1.648 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davalı şirketten 09.04.2014 tarihinde 2 yıl garantili araç satın aldığını, 03.09.2015 günü aracın rutin bakım ve yağ değişimi için aracı satın aldığı aynı zamanda yetkili servis olan yere giden müvekkilinin yağ değişimi sırasında elinde mevcut olan ... marka yağı kullanıp kullanmayacaklarını sorduğu, servisinde kullanılabileceğini belirttiğini, araçta yağ değişiminden yaklaşık 20 gün kadar sonra motorundan olağandışı sesler gelmeye başladığı, motor arıza ışığının yandığı, müvekkilinin aracı tekrar yetkili servise götürdüğü,
arızanın araçta farklı motor yağı kullanımından kaynaklandığı gerekçesi ile tamir bedeli olan 10.830,00 TL nin müvekkilinden tahsil edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin delil tespiti için başvurduğu İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/146 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile arızanın kullanılan yağ ya da kullanıcının sair kusurundan kaynaklanmadığı, arızanın garanti kapsamında olduğunun tespit edildiği, müvekkilinin 22 gün boyunca aracını kullanamadığı,
gelir elde edemediğini, müvekkilinin ödediği tamirat bedeli 10.830,22 TL, 643,80 TL tespit masrafı, 2.070,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 13.544,02 TL alacağının tahsili için İzmir 4.İcra Müdürlüğü'nün 2015/15719 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu beyanla davalı şirketin itirazının iptali ile takibin devamına, davalı şirket tarafından yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olmakla davalı hakkında yasal orandan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle davacının ticari işinde kullandığı araç için dava açtığını, dava dilekçesinde de bunu kabul ettiğini, görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek araçtaki arızanın kullanılması gerekenden farklı yağ kullanımından meydana geldiğini, aracın satışı sırasında müşterilere sunulan bakım ve garanti kitapçığına ek olarak araçlarda kullanılması gereken yağ konusunda da bilgiler bulunduğunu, müşteri tarafından kullanılan yağın PSA ölçülerinin üretici muhteviyatına ve özelliklerine uygun olmadığını, davacının bakım karnesinin 37. Sayfasında yer alan uyarıları dikkate almadığını,
dolayısıyla hasarın garantiden karşılanmasının mümkün olmadığını,tespit bilirkişi raporunun teknik bilgi ve veri ile desteklenmediğini kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeplerle icra takibine itiraz edildiğini belirterek görev itirazlarının kabulü, davacı iddia ve taleplerinin reddi ile itirazın iptali davasının reddine, davacının %20 haksız icra tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece "...Dava, itirazın iptali davasıdır.
Davacının, dava dışı ... A.Ş. ' nden 09/04/2014 tarih ve 202152 seri sayılı fatura karşılığında ... marka 2014 model ... tipi davaya konu aracı satın aldığı, aracın arıza öncesi periyodik bakımının 03.09.2015 günü dava dışı ...
Yetkili Servisinde yapıldığı, bakımdan sonra 21.09.2015 tarih ve 19684 nolu ... servisi iş emrine göre motorun arıza ikaz lambasımn yanması, motordan ses gelmesi şikayeti ile davacının servise başvurduğu, başvuru sırasında aracın garantisinin devam ettiği, araçta arıza ile ilgili yapılan inceleme ve tespitlerde yetkili servis tarafından yapılan onarım işlemlerinin ve yedek parça tutarları olan toplam 10.830,22 TL' nin davacı tarafından ödendiği, davacı tarafça aracın tamiri için davalıya ödenen bedelin davalıdan garanti kapsamında iadesi talepli İzmir 4.İcra Müdürlüğü' nün 2015/15719 sayılı dosyası ile takip başlatıldığı,
davalının takibe itiraz ettiği, davacının Mahkememizde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
TBK nun 227. Maddesi şu şekildedir: "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu oldugu hâllerde alıcı, asagıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır oldugunu bildirerek sözlesmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satıs bedelinde indirim isteme.
3.Asırı bir masrafı gerektirmedigi takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. Imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile degistirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve ugradıgı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözlesmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satıs bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın degerindeki eksiklik satıs bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözlesmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle degistirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."
Somut olayımızda davacı TBK nın 227/3 maddesindeki satılanın masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme seçimlik hakkını kullanmıştır.
Mahkememizce davaya konu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu, kullanımdan kaynaklı bir arıza olup olmadığı, davacının davalıdan arızanın giderilmesi için ödediği bedeli talep edip edemeyeceğine ilişkin dosya kapsamına göre aldırılan raporlardan Otomotiv ve Kusur uzmanı bilirkişi ...' den aldırılan 26/09/2016 havale tarihli rapor, İzmir 6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/146 D.iş sayılı dosyasına sunulan 09/10/2015 tarihli tespit raporu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Otomotiv Prg.
Öğr.
Üyesi bilirkişi heyeti tarafından sunulan 22/08/2019 tarihli rapor ve keşif sonrası aynı heyet tarafından sunulan 14/11/2019 tarihli ek raporun birbirini doğrular nitelikte, denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkememizce anılan raporlara itibar edildiği, buna göre ; dava konusu aracın motoruna konulan yağdaki speg farklılıklarının araçtaki arızalara neden olmayacağı, araç motorundaki arızanın kullanım kaynaklı olmayıp üretim kaynaklı olduğu, aracın arıza ikaz lambası yanarken aracın kullanılmasının araçtaki arızanın büyümesine neden olmayacağının anlaşıldığı, dolayısıyla davacının TBK nun 227.
Maddesi gereğince seçimlik haklarını kullanabileceği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu bilgiler ışığında; davaya konu araçta gizli ayıp mevcut olduğundan davanın kabulü ile davalı borçlunun İzmir 4. İcra Dairesi'nin 2015/15719 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "Davanın KABULÜ İLE; Davalı borçlunun İzmir 4. İcra Dairesi'nin 2015/15719 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, davalı şirketten 09.04.2014 tarihinde 2 yıl garantili ticari araç satın aldığını, 03.09.2015 tarihinde yetkili serviste yapılan yağ değişiminden yaklaşık 20 gün sonra araçta arıza meydana geldiğini, arızanın giderilmesi için aracın tekrar yetkili servise götürüldüğünü ve araçta meydana gelen arızanın müvekkilinin hatasından kaynaklanmamasına ve aracın 2 yıllık garanti süresi devam etmesine rağmen yetkili servis tarafından müvekkilinden 10.830,00 TL tamirat bedeli tahsil edilerek ve ikame araç temin edilmediği için bu tamirat süresince müvekkilinin aracını kullanamadığını,
taraflarınca İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/146 D.
İş sayılı dosyası ile yaptırılan delil tespiti neticesinde arızanın kullanılan yağ ya da kullanıcının sair kusurundan kaynaklanmadığı ve arızanın garanti kapsamında olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/15719 sayılı dosyası ile müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen 10.830,00 TL tamirat bedeli, müvekkilinin aracı kullanamamasından kaynaklı mahrum kaldığı gelir miktarı olarak 2.070,00 TL ve delil tespiti masrafı olarak 643,80 TL olmak üzere toplam 13.544,02 TL alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine icra takibine girişildiği,
davalı şirketin takibe süresinde itiraz etmesi üzerine işbu davanın açıldığını, davalı tarafından itiraz edilen takibe konu alacak kalemlerinin her birinin likit ve belirlenebilir alacaklar olduğunu, bu kalemlerde tamirat bedelinin davalı şirkete bağlı yetkili servis tarafından tahsil edilmiş olup bu miktar üzerinde herhangi bir tartışma olmasının mümkün olmadığını, delil tespiti yargılama giderinin miktarının da Mahkeme veznesinde ödenen harç ve giderin makbuzlarıyla sabit olduğunu, müvekkilinin mahrum kaldığı gelir de,
bağlı olduğu esnaf dernek ve odasının belirlediği resmi rayiç ortalama gelirinin aracın çalışmadığı gün ile hesaplanmasından bulunduğunu, aracın çalışmadığı gün de yetkili servise aracın giriş ve çıkış tarihinde belli olduğunu, dava konusu alacak kalemlerinin tamamının likit, belirlenebilir ve sabit olmakla, borçlunun tek başına ne kadar borçlu olduğunu tespit etmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın icra inkar tazminat bakımından usule ve yasaya aykırılık teşkil etmekle kararın kaldırılmasına,
davalı şirketin takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İİK 67. maddesi uyarınca açılmış olan itirazın iptali davasıdır.
HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile, davalı borçlunun İzmir 4. İcra Dairesi'nin 2015/15719 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İşbu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davaya konu İzmir 4.İcra Müdürlüğü' nün 2015/15719 sayılı icra dosyasının incelenmesinden; Davacı alacaklı ... tarafından, borçlu ... A.Ş. aleyhinde 02/12/2015 tarihinde, 11.465,00 TL tamirat bedeli, aracın kullanılamamasından kaynaklı mahrum kaldığı gelir miktarı 2.070,00 TL ve delil tespiti masrafı 658,80 TL olmak üzere toplam 13.544,02 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, borçlu şirket vekili tarafından takibe itiraz edildiği, itiraz sonrası takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; icra takibine konu alacak tutarlarının ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ile belirlenmiş olması karşısında likit olduğunun kabul edilemeyeceği, ayrıca incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;
göre davacı vekilinin ilk derece mahkemesince icra inkar tazminatının reddine ilişkin olarak verilen karar karşı ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1292, K. 2024/271, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama