KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- Dosya no
- 2020/1547
- Karar no
- 2024/511
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/07/2020
- Numarası
- 2018/1421 Esas 2020/402 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 06/03/2024
- Karar yazım tarihi
- 06/03/2024
Karar Metni
1.192 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine cari hesap alacağının tahsili amacıyla icra takibinin başlatıldığını, davalının takip başlatıldıktan sonra 14/11/2018 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğini yapılan itirazın haksız olduğunu alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ve ferileri ile birlikte takibin devamı ile haksız ve kötü niyetli itirazda bulunarak takibin vaki itiraz yönünden durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine ayrınca % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından müvekkil şirkete karşı İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2018/13613 esas sayılı dosyası ile 7 Örnek icra takibi başlatıldığını, bu takibin haksız ve kötü niyetli olarak itirazın iptalini talep eden davacı yanınn itirazın iptali ve takibin devamına yönelik taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, ayrıca davacı yanın haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatması nedeniyle davacı yan aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, dava masrafları ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
"...Taraflar arasında uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "Davacı ile davalı tarafın İzmir 11. İcra müdürlüğünün 2018/13613 esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine dayanak alacaktan davacının davalıdan 42.412,48 TL alacaklı olup olmadığı alacağı var ise miktarı" şeklinde tespit edilmiştir.
İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13613 E sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; takibin 74.386,35-TL asıl alacak tahsili talebi ile ilamsız icra takibi olduğu, takibin dayanağının cari hesap olarak gösterildiği, 7 örnek ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edildiği, takibe davalı-borçlu tarafından 14/11/2018 tarihinde takibe itiraz edildiği, takibin durduğu, davanın da yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların ileri sürmüş olduğu iddia ve savunmalar kapsamında deliller toplanmış olup bilirkişi incelemesine karar verilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 27/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda ; Davalı ... .... Ltd. Şti. Resmi defter ve belgelerinde kayıtlı olan cari hesap ekstresine göre davacı ... San. Tic Şti 'ne 40.938,42 İTL tutarında borçlu olduğunu, davacı ... ... Ltd. Şti firmasının cari hesabında kayıtlı olup davalı ... ... Ltd. Şte. Firmasının kayıtlarından olmayan 16/01/2018 tarihli 197510 nolu 1.474,97 TL tutarlı satış faturasını ve içeriği mal yada hizmetin davacı tarafından davalı tarafa teslim edildiği kanıtlanması durumunda Davalı ... ... Ltd. Şti firması tarafından davacı ... ... Ltd. Şti firmasına 42.412,48 TL tutarında ödeme yapılması gerektiği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Davacı vekili 16/01/2018 tarih ve 197510 nolu 1.474,97-TL bedelli fatura içeriği malların teslimine ilişkin 11/01/2018 tarih ve 514995 nolu sevk irsaliyesini ibraz etmiş sevk irsaliyesinin imzalı olduğu sevk irsaliyesi içindeki malların davalı tarafından teslim alındığı anlaşılmıştır.
Davalı her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de davacı itirazın iptali talebini icra takibi yapmış olduğu rakam üzerinden ileri sürmemiş olması ve davanında kabul edilmiş olması sebebiyle davalının kötü niyet tazminatı talebi davacının kötü niyetli olmaması nedeniyle kabul edilmemiştir.
Denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile davacı tarafından teslime ilişkin sunulan sevk irsaliyesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesi ile; "1-Davanın KABULÜ ile; Davalının İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2018/13613 Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine itirazının iptali ile, takibin 42.412,48-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 2-İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın %20 'si oranında hesaplanan 8.482,49-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinin konu, açıklama ve netice talep bölümlerinde tutarsızlık ve maddi hatalar mevcut olduğunu, harcın eksik yatırıldığını, davacının harçla ilgili olarak duruşmada vermiş olduğu beyanları kabul etmediklerini, davacının kötü niyetli olarak açmış olduğu 74.386,35 TL tutarındaki davanın 31.973,37 TL'lik kısmından feragat etmiş olması nedeniyle;
haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatan davacının aleyhine bu tutar üzerinden kötü niyet tazminatına ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda yer alan tespitlere yapmış oldukları itirazlar neticesinde ek rapor alınması için dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesinin talep edildiği, taraflara ait ticari defterlerin incelenmesi aşamasında defterler arasında davalı müvekkili şirket aleyhine 1.474,97 TL tutarında fark olduğunun tespit edildiği,
davacı tarafça sunulan fatura incelendiğinde işbu faturanın müvekkili şirket yetkililerine teslim edilmemiş olduğunun anlaşıldığını, davalı şirkette ... ve ... isimli iki sorumlu mesul Müdür bulunduğunu, ancak 16/01/2018 tarihli 197510 No'lu 1.474,97 TL tutarındaki faturanın müvekkili şirket yetkililerine teslim edilmediğini, ek rapor alınması taleplerinin de reddedildiğini, 03/07/2020 tarihinde yapılan karar duruşmasına taraflarınca yazılı olarak belgeli mazeret bildiriminde bulunulduğunu,
04/07/2020 tarihinde Kocaeli ili Darıca ilçesinde resmi nikah işlemlerinin olması nedeniyle 03/07/2020 tarihinde şehir dışında bulunduğunu ve duruşmaya katılamayacaklarını ifade etmelerine rağmen mahkemece mazeretin reddine karar verilerek dosya hakkında karar verildiğini, mahkemece yapılan bu işlemin HMK madde 186 hükmüne açıkça aykırılık teşkil ettiğini, belirtilmiş olan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,
davanın ve davacı taleplerinin reddine, davacı yanın feragat ettiği kısım olan 31.973,37 TL 'lik tutar üzerinden koşulları oluşmuş olan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacının dava dilekçesinde harca esas değeri 42.412,48 TL olarak göstermesine, yargılama aşamasındaki beyanında da 42.412,48 TL üzerinden itirazın iptalini talep ettiklerini açıklamış olmasına,
bu nedenle mahkemece dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden yargılama yapılarak karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamasına, davalı defterinde kayıtlı olmayan 1.474,97 TL lik fatura ile ilgili davacı tarafça irsaliye sunulmuş olmasına, irsaliyede isim ve imza bulunmasına, davalı tarafça yargılama aşamasında bu irsaliyedeki teslim alan kısmındaki isimlerin şirket çalışanı olmadığına yönelik açıkça bir itirazda bulunmamış olmasına, her ne kadar davalı vekilinin mazereti makul bir mazeret ise de;
bu hususun usul ekonomisi gereği artık sonuca bir etkisi bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1547, K. 2024/511, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama