İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1800 K.2025/755

Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi.…

Esas2021/1800Karar2025/755Tarih10 Nisan 2025Okuma10 dk · 1.920 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Nisan 2025
Dosya no
2021/1800
Karar no
2025/755
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/06/2021
Numarası
2019/347 Esas 2021/570 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Bam karar tarihi
10/04/2025
Karar yazım tarihi
10/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.920 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin trafo merkezlerindeki zeytin ağaçlarının sulama işini verdiği davalının, bu edimini teknik şartnameye ve faturalara uygun yapmaması nedeni ile müvekkilinin zarar uğraması nedeni ile davalıya Bornova 3.Noterliğinin 25.12.2018 tarihli ve 43211 yevmiye nolu ihtarnamesinin çekilerek ödeme yapılmasının ihtaren istenildiğini, ancak davalının Urla Noterliğinin 03.01.2019 tarih ve 00053 yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile ödeme yapılmayacağını bildirdiği,

olay ile ilgili dolandırıcılık suçundan C.Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, kurum zararı olan asıl alacak ve işlemiş faizleri ile toplam 48.167,23 TL'nin tahsili amacı ile Urla İcra Müd.nün 2019/180 sayılı takip dosyası ile takip yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu nedenlerle davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asgari %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı tarafa ait muhtelif trafo merkezlerinde bulunan ağaçların belirli dönemlerde sulanması işini yaptığını, davacının dilekçesinde belirtilen hesaplamaların farazi olduğunu, tüm sulama işlerinin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davacı kurumun müvekkili tarafından sunulan fatura ekinde tutanak ve kayıtların sunulmasını şart koştuğunu ve ödeme yaptığını, eksiklik bulunduğunda ise ödeme yapılmadığını, davanın reddine ve %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMECE

"...,Tüm dosya içeriğine göre.

Teftiş raporları, tutanak beyanları, faturalar birlikte değerlendirildiğinde, 10 adet trafo merkezindeki 2017 tarihinde çalışan ... firma elemanlarının da ifadelerinden anlaşılacağı üzere sulamanın ... firma personeline ücret karışılığında yaptırıldığı, birbirinden ayrı ayrı yerlerde bulunan tüm trafo merkezindeki çalışanların beyanlarının aynı yönde olduğu, sulama sayısının eksik ve sulama miktarının yetersiz olduğu, firmanın trafo merkezlerinin büyük bölümüne tanker ve eleman göndermediği, hatta bazı trafo merkezlerine dışarıdan sulama işi için eleman gelmediğinden günlük ziyaretçi kayıt defterinde isim de bulunmadığı,

dolayısı ile zaten sulamanın teknik şartnameye göre yapılmadığı, müfettiş raporlarında da belirtilen davacının belirttiği sefer adetleri ve tonaj miktarlarına göre KDV dahil 38.154,80 TL asıl alacak talep edebileceği ve davalıya ihtarname tebliğ tarihine göre talep edebileceği işlemiş faizin 3.302,22 TL olduğu tespit edilmiştir.

Davalı taraf her ne kadar rapora itiraz etmiş ise de, 10 trafo merkezindeki ağaç sulamalarının teknik şartnameye uygun yapılıp yapılmadığı ancak dosya içeriğindeki faturalar ve müfettiş raporları ile belirlenebileceği, idarenin müfettiş raporlarında ve tutulan tutanaklarda sulamanın yapılmadığı ve yetersizliğinin açıkça sabit olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan davacının itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise , davacı davalıdan her ne kadar 42.176,00 TL talep etmekte ise de, davalıya ödenen miktar 38.154,80 TL olup, nitekim şirket defterinde de bu sabit olup ödemediği miktarı davalıdan talep edemeyeceğinden alınan kök ve ek raporlar hüküm vermeye elverişli olduğundan davanın aşağıdaki gibi kısmen kabulüne karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır, gerekçesi ile;

"Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Urla İcra MD'nün 2019/180 E sy takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 38.154,80.-TL asıl alacak ve 3.302,22.-TL faiz toplamı 41.457,02.-TL üzerinden devamına,

41.457,02.-TL 'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.

Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olup, kabulünün mümkün olmadığını, gerekçeli kararda “Her ne kadar 42.176,00 TL talep etmekte ise de, davalıya ödenen miktar 38.154,80 TL olup, nitekim şirket defterinde de bu sabit olup ödemediği miktarı davalıdan talep edemeyeceğinden alınan kök ve ek raporlar hüküm vermeye elverişli olduğundan davanın aşağıdaki gibi kısmen kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine ve sonucuna varılmıştır.” denildiğini, Katma Değer Vergisi Genel Tebliği (3.2.10.1 maddesi ) uyarınca bahçe bakım hizmeti alımlarında,

alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerektiğinin hüküm altına alındığını, KDV tevkifatına tabii olan bir alımda KDV’nin tamamı (%18 KDV) fatura kesene ödenmeyeceğini, tevkifattan arta kalan kısmın ödeneceğini, tevkifata tabii tutulan tutarın ise firma adına vergi dairesine ödeneceğini, başka bir deyişle KDV tevkifatına tabi olan bir alımda % 18 KDV tutarının tamamını yine idare ödemekte olup, bunun bir kısmını firmaya;

kalan kısmını ise firma adına vergi dairesine ödediğini, fatura konusu KDV tevkifatına tabi olmaması halinde KDV nin tamamının firmaya ödeneceğini, KDV kanunu gereği Maliye Bakanlığına ödenen 7/10'luk kısmının davalı adına ödenmiş olduğunun gözden kaçırıldığını, 7/10'luk kısma tekabül eden 4.561,20 TL'yi davalı ödemiş gibi vergi borçlarından düşüldüğünü, teşekküllerinin ödeme yapmış olduğu rakamların açık olduğunu, bu nedenle, 42.716,00TL'lik taleplerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, hesaplanan tutarın davalının hiç yapmadığı işler karşılığında ödenen bedel olduğunun bilirkişi raporları ve mahkeme kararı ile sabit olduğunu,

davalı firma tarafından gerçekleştirilmeyen işler karşılığında gerçeğe aykırı düzenlediği faturalar toplamı KDV hariç 36.200,00 TL, olup, KDV ile birlikte 42.716 TL ödeme yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve kararda faiz yönünden değerlendirmede;

faizin davalıya çekilen ihtarnameden itibaren hesaplanması gerektiği ifade edilmiş ise de, fatura ödeme tarihlerinden itibaren alacaklarının muaccel hale gelmiş olup, ödeme tarihlerinden itibaren faiz hesaplanmasının gerektiğini, dava dilekçelerinde belirttikleri üzere teşekküllerinin (KDV Dahil) 42.716,00TL’lik zararı ile bu zararın 2.656,55 TL’sine 03.08.2017 tarihinden, 8.880,45TL’sine 19.09.2017 tarihinden, 8.850,00TL’sine 09.08.2017 tarihinden, 8.850,00TL’sine 19.09.2017 tarihinden, 8.378,00TL’sine 04.10.2017 tarihinden, 5.192,00TL’sine 04.10.2017 tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle ödenmesinin gerektiğini,

mahkeme kararında yargılama gideri yönünden 1.81608.TL yazıldığını ancak 1.816,08TL yazılmasının gerektiğini, maddi hatanın söz konusu olduğunu, davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretini kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek üzere vekalet ücretine hükmedilecek idi ise bile, red oranına göre nisbi vekalet ücretinin olması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yapılan yargılama neticesi verilen kararın, yasaya, hukuka ve somut gerçeklere uyumlu olmadığını, davacı kurumun, müvekkili tarafından sunulan fatura bedellerini ödemesi için;

fatura ekinde, tutanak ve kayıtların da sunulmasını şart koştuğunu, o yüzden müvekkilinin bedelini talep ettiği tüm fatura ekine mutlaka giriş kayıtlarının da eklendiğini, aksi durumda davacı kurumun ödemeyi yapmayacağını ve yapmadığını, yerel mahkemenin, yargılama aşamasında bu yönde yapılan itirazlarını dikkate almadığını, bu yönde bir araştıma yapmadığını, müvekkilinin iş yaptığı, örneğin Ulucak, Alaşehir ve Kemalpaşa Trafo Merkezlerinde eksiklik olduğu iddiası ile fatura bedellerinin ödenmediğini, davacı tarafında bu faturaların iade edildiğini, bu durumun dahi,

müvekkilinin itiraza konu edilmiş işi gereği gibi yaptığını ortaya koyduğunu, müvekkilinin trafo merkezlerindeki sulama işlerine ilişkin olarak işi her yaptığında işyerinde mevcut güvenlik görevlisi ya da duruma göre kontrolörün düzenli olarak kayıt tutmak zorunda olduğunu, müvekkilinin de işi tamamladıktan sonra fatura ekine bu kayıtları eklemek sureti ile bedelini talep edeceğini, davaya konu yerlere ilişkin kayıtların tam ve eksiksiz olarak davacı kurum yetkililerini teslim edildiğini,

ancak müfettiş kontrolü sırasında sebebini bilmedikleri bir nedenle bazı kayıtlara ulaşılamadığını ve tabiri caiz ise kendilerini kurtarmak adına tüm suçlamanın müvekkiline atıldığını, verilen karara dayanak olarak müfettiş raporu ve eklerinin dayanak yapıldığını, ikisi de aynı kurumda çalışan iki ayrı kişinin iki çelişkili beyanda bulunduklarını, yargılama aşamasında hazırlatılan raporlarda bilirkişi heyeti, zeytin ağaçlarının sadece yağmur suyu ile dahi yaşamını sürdürebildiğini ifade ettiğini, ancak, davacı ...'a dikilen zeytin ağaçlarının çelikleme yöntemi ile üretildiğini bu zeytinlerde kalibrenin önemli olduğunu,

kalibrenin yüksek olmasını etkileyen faktör arasında sulamanın bulunduğunu, yerel mahkemenin taraflarınca gösterilen tanıkları dinlemediğini, yargılama aşamasında aldırılan ve hükme esas olan bilirkişi ek ve kök raporlarında, yapılan hesaplamalara ilişkin somut ve açıklayıcı hiçbir gerekçenin sunulmadığını, kök ve ek bilirkişi raporlarında tamamen farazi bir şekilde beyan ve tespitlerde bulunulduğunu, hesaplamaların dayanağı olan beyanların, davacı çalışanlarına ve yanlı hazırlanmış müfettiş raporuna dayandığını, bu kişilerin, davacı tarafın çalışanları olduğu için her türlü baskı ve yönlendirmesine açık kişiler olduğunu,

dava konusu edilen ..., ..., ... ve ... yapılan tüm sulama işlerinin müvekkilu tarafından eksiksiz bir şekilde gerçekleştirildiğini, ilgili trafo merkezlerinde tutulan ziyaret defterleri’ nde, gün içinde yapılan girişlerin görevliler tarafından ilk girişte bir kez yazıldığını, daha sonra gün içinde aynı iş için yapılan girişlerin kayıt altına alınmadığını, ancak yerel mahkemenin, vermiş olduğu kararda bu fiili duruma hiçbir şekilde değinmediğini, irdelemediğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini, atıldığını, verilen karara dayanak olarak müfettiş raporu ve eklerinin dayanak yapıldığını,

ikisi de aynı kurumda çalışan iki ayrı kişinin iki çelişkili beyanda bulunduklarını, yargılama aşamasında hazırlatılan raporlarda bilirkişi heyeti, zeytin ağaçlarının sadece yağmur suyu ile dahi yaşamını sürdürebildiğini ifade ettiğini, ancak, davacı ...'a dikilen zeytin ağaçlarının çelikleme yöntemi ile üretildiğini bu zeytinlerde kalibrenin önemli olduğunu, kalibrenin yüksek olmasını etkileyen faktör arasında sulamanın bulunduğunu, yerel mahkemenin taraflarınca gösterilen tanıkları dinlemediğini, yargılama aşamasında aldırılan ve hükme esas olan bilirkişi ek ve kök raporlarında,

yapılan hesaplamalara ilişkin somut ve açıklayıcı hiçbir gerekçenin sunulmadığını, kök ve ek bilirkişi raporlarında tamamen farazi bir şekilde beyan ve tespitlerde bulunulduğunu, hesaplamaların dayanağı olan beyanların, davacı çalışanlarına ve yanlı hazırlanmış müfettiş raporuna dayandığını, bu kişilerin, davacı tarafın çalışanları olduğu için her türlü baskı ve yönlendirmesine açık kişiler olduğunu, dava konusu edilen ..., ..., ... ve ... yapılan tüm sulama işlerinin müvekkilu tarafından eksiksiz bir şekilde gerçekleştirildiğini, ilgili trafo merkezlerinde tutulan ziyaret defterleri’ nde,

gün içinde yapılan girişlerin görevliler tarafından ilk girişte bir kez yazıldığını, daha sonra gün içinde aynı iş için yapılan girişlerin kayıt altına alınmadığını, ancak yerel mahkemenin, vermiş olduğu kararda bu fiili duruma hiçbir şekilde değinmediğini, irdelemediğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, hizmet sözleşmesi kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Davacı taraf, trafo merkezlerindeki zeytin ağaçlarının sulama işini verdiği davalının, bu edimini teknik şartnameye ve faturalara uygun yapmaması nedeni ile müvekkilinin zarar uğraması nedeni ile davalıya Bornova 3.Noterliğinin 25.12.2018 tarihli ve 43211 yevmiye nolu ihtarnamesinin çekilerek ödeme yapılmasının ihtaren istenildiğini, kurum zararı olan asıl alacak ve işlemiş faizleri ile toplam 48.167,23 TL'nin tahsili amacı ile Urla İcra Müdürlüğünün 2019/180 sayılı takip dosyası ile takip yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini beyanla itirazın iptali talebiyle dava açmıştır.Davalı taraf davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına,

ispat yükü üzerinde olan davalının hizmetin verildiği savunmasını kanıtlayamadığının, yargılama gideri hesabında belirtilen 1.81608.-TL ibaresinin mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/06/2021 tarih, 2019/347 Esas ve 2021/570 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 556,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 2.831,92 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 707,98 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.123,94 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 10/04/2025

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1800, K. 2025/755, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkemece
  7. İstinaf Başvuru Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1800
Karar No
2025/755
Tarih
10 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1801 K.2025/533
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1803 K.2025/591
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1805 K.2025/809
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1805 K.2025/583
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1807 K.2025/810
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1809 K.2025/645

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.