İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1997 K.2025/1104

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi.…

Esas2021/1997Karar2025/1104Tarih28 Mayıs 2025Okuma10 dk · 2.080 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Mayıs 2025
Dosya no
2021/1997
Karar no
2025/1104
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/04/2019
Numarası
2018/517 Esas - 2019/509 Karar
Dava
İtirazın İptali
Karar yazım tarihi
28/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.080 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil ... A.Ş ile davalı ... A.Ş arasında müvekkil şirket tarafından düzenlenecek olan ...

2016 Fuarınra davalının katılımı için 10/11/2015 tarihinde fuar katılım sözleşmesi akdedildiğini, davacı müvekkilin sözleşme hükümlerine göre belirtilen özelliklerde standı davalıya sağlamış olup edimini eksiksiz olarak ifa ettiğini, davalının ise sözleşmede yer alan ödeme yükümlülüğünü ifa etmediğini, fuar katılım bedeline ilişkin müvekkil şirketçe düzenlenen 315566 seri nolu 17.285,40.-TL bedelli ve 315567 seri numaralı 289,92 TL bedelli iki adet faturanın dayanak yapıldığı İzmir 26 İcra Müdürlüğünün 2017/15694 esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi baylatıldığını,

bu icra takibi ise davalı borçlu tarafından 01/12/2017 tarihinde yapılan itirazla durdurulduğundan bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, taraflar ararasında akdedilen sözleşmenin katılımcı tarafından başvurunun geri çekilmesi stant alanının bir kısmının iptali başlıklı 3. Maddesine göre katılımcının fuara katılmaktan vazgeçmesi halinde 30 günden az kalana kadar yapılan iptalde %100 katılımcı tarafından ...'a ödeneceği hükmü yer aldığını, ancak davalı tarafından hiç bir surette fuara katılmayacağına dair davacı müvekkile bildirimde bulunmadığını,

ayrıca davalıya ayrılan stant alanı sonrasında 3 kişilere satılmamış gibi fuarda davalıya ayrılan stant alanının boş kaldığını, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 3 maddesi cezai şart ( davalının fuara katılmaması nedeniyle davacı müvekkilin sözleşme bedelini kazanması) niteliğinde olduğundan zarardan bağımsız olarak da talep edildiğini, bu sebeple davalının katılım bedelinin tamamından sorumlu olacağını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin TBK ve TTK ilgili hükümleri ile sabit olduğunu,

davalı borçlunun borcun ferilerine de yapmış olduğu itirazların da kabulü mümkün olmayıp asıl alacağa işletilen avans faizi uygulaması tarafların tacir olması ve alacağın ticari bir alacağa yönelik olmasından dolayı yasal olduğunu, bu sebeple borcun takip sonrasından işleyecek faiz oranına yönelik itirazının da iptalini talep ettiği, bu nedenle haksız ve takibi uzatmaya yönelik itiraz nedeniyle davalı borçlunun %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2017/15694 Esas Sayılı dosyasına ilişkin başlatılan ilamsız icra takibine dair ödeme emrine yasal süresi içerisinde yetki ve borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, gerek icra dairesi ve gerekse mahkemenin davaya bakmaya yetkili olmadığını, İİK'nunda itirazın iptali davası ile ilgili olarak yetkili mahkemeye ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığını ve bu itirazın iptali davasında yetkili mahkemenin genel hükümlere göre tespit edilmesi gerektiğini, buna göre yetkili mahkemenin, HMK 5 ve devamı maddelerine göre,

davalının ikametinin bulunduğu yerdeki mahkeme olduğunu, HMK 6. Maddesi gereğince yetkili icra dairesi ve mahkemenin müvekkil şirketin bulunduğu yer olan Burdur icra dairesi ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, Davacı vekili tarafından fuar katılım sözleşmesinde yetkili icra müdürlükleri ve mahkemelerin İzmir olarak belirlendiğini, söz konusu fuar sözleşmesinin, şirketi tek başına borç altına sokacak imza atmaya yetkisi olmayan...’a ait olduğunu, sözleşme ekinde...’ın şirket adına borçlandırıcı işlem ve sözleşme yapmaya yetkili olduğuna dair eklenmesi gereken imza sirküsünün de bulunmadığını,

sözleşmenin hukuken geçersiz olduğunu,davaya konu takibe dayanak yapılan iki adet faturanın, tek taraflı olarak kesilmek suretiyle müvekkil şirkete gönderilmediğini ve müvekkil şirketin ticari defterlerine de işlenmediğini ve kaydedilmediğini, müvekkil şirketin ticari defterlerinin incelenmesi halinde anlaşılacağını, takibe dayanak yapılarak faturalar kapsamında açılan itirazın iptali davasının kabulü mümkün olmadığını, Davacı tarafça, dava dilekçesi ekinde sunulan katılım sözleşmesi altında bulunan imzanın, müvekkil şirket ortaklarından...’a ait olduğunu,

4 ortaklı olan şirkette...’ın tek başına şirketi borç altına sokacak işlem yapma yetkisi bulunmadığını, söz konusu sözleşme ekinde de, imza atan şirket ortağının şirketi sözleşme ve borçlandırıcı işlem yapmaya yetkili olduğuna dair imza sirküsü bulunması gerekirken davacı tarafından böyle bir imza sirküsü sözleşmeye eklenmediğini, tüm bunların yanı sıra, müvekkil şirketin, 2016 yılı başında faaliyetini durdurma kararı aldığnı, fuara katılım sağlayamayacağını, fuar tarihinden yaklaşık 1 ay önce davacı şirket yetkililerine gerek telefon, gerekse mail yoluyla bildirildiğini,

müvekkil şirketin faaliyetini durdurmuş olduğu bir dönemde fuara katılım sağlamasının mümkün olmayacağını, şirket faaliyetlerinin halen kapalı durumda olduğunu, kötü niyetli ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.

MAHKEMECE

"...Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince açılmış icra takibine itirazın iptali davasıdır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2017/15694 E. Sayılı dosyasından yapılan takibe dayanak faturalardan dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının, icra dairesinin yetkili bulunup bulunmadığı ve mahkememizin yetkili bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.

Davalı; İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2017/15694 E. Sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazında icra müdürlüğünün yetkisine itirazla yetkili icra müdürlüğünün Burdur İcra Müdürlükleri olması sebebiyle İzmir İcra Müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiştir.

Başlatılan icra takibine karşı yetki itirazında bulunulması durumunda, mahkemenin öncelikle takibin başlatıldığı icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığını incelemesi ve bu konuda bir karar verilmesi zorunludur. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazı olmasa dahi itirazın iptâli davasına bakan mahkemenin öncelikle takip dosyasında icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı incelemesi gerekir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli bir takibi yoksa itirazın iptâli davasının görülebilmesi usulen mümkün değildir.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde.

Taraflar arasında akdedilen Kapalı Alan Katılım Sözleşmesinde İcra Müdürlüğü ve Mahkemenin yetkisine dair bir hüküm bulunmamakta, Davacı vekili beyan dilekçelerinde Katılım sözleşmesinde "İşbu katılım sözleşmesi, katılım koşulları ve katılım klavuzunu okudum ve aynen kabul ediyorum." ibaresinin yer aldığını dolayısı ile yetki sözleşmesi bulunduğunu beyan etmiş Yetki sözleşmesinin bulunduğu imzalı belge sunması için davacı tarafa süre verilmiş verilen süre içerisinde imzalı yetki sözleşmesi sunulmamış ve daha önceki beyanlar tekrar edilmiştir.

Tarafların tacir olduğu ve dolayısı ile yetki sözleşmesi yapabilecekleri sabittir. HMK. Md. 18 gereğince taraflar arasındaki yetki sözleşmesindeaksi kararlaştırılmadıkça dava sadece yetki sözleşmesiyle belirlenen mahkemede açılabilir. İİK. Md. 50 "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur." hükmü gereğince taraflar arasındaki yetki sözleşmesi İcra takibi içinde geçerlidir.

Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması şarttır (HMK md. 18/2). Dosya içerisinde bulunan yetki sözleşmesinin bulunduğu Fuar katılım koşullarında davalının imzası bulunmadığından taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmamaktadır.

Maktu şekilde yazılmış sözleşmedeki "İşbu katılım sözleşmesi, katılım koşulları ve katılım klavuzunu okudum ve aynen kabul ediyorum." ibaresindeki atfa binaen de taraflar arasında yazılı bir yetki sözleşmesinin varlığının kabulü mümkün değildir. Davalı İcra Müdürlüğü'nün yetkisine süresi içerisinde geçerli yetki itirazında bulunmuştur.

Gelen Ticaret Sicil Kayıtlarından davalının yerleşim yerinin Burdur olduğu Genel Yetkili Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin Burdur Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri olduğu İzmir İcra Müdürlüğü'nün yetkili olmadığı anlaşılmıştır.

Davacı yetkili icra dairesinde takip başlatmadığından usulüne uygun bir takip olmadığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir takip olması dava şartı olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile;

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalıya karşı açılan itirazın iptali davasında icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve bu nedenle geçerli bir icra takibinin bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının HMK md. 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında 10.11.2015 tarihinde ...

2016 fuarına katılım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme hükümlerinde belirtilen özelliklerde standın davalıya sağlandığını, ancak stand bedeline ilişkin düzenlenen 315566 seri numaralı 17.285,40 TL ve 315567 seri numaralı 289,92 TL bedelli faturaların ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2017/15694 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin yapıldığını, taraflar arasında akdedilen fuar katılım sözleşmesinin ilk derece mahkemesine sunulduğunu, fuar katılım sözleşmesinin borçlu şirket ortağı ve yetkilisi... tarafından imzalandığını,

Fuar Alanı Katılım Sözleşmesinde iş bu sözleşmenin ekleri mahiyetinde bulunan katılım koşulları ve katılım klavuzuna atıf yapıldığını, anılı sözleşme metninde "İşbu katılım sözleşmesi, katılım koşulları ve katılım klavuzunu okudum ve aynen kabul ediyorum." ibaresinin yer aldığını, bu nedenle sözleşmenin eki mahiyetinde olan ve davalı tarafından imzalanan sözleşmede atıf yapılan Fuar katılım koşullarında ayrıca davalının imzasının aranmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bir sözleşme metninin imzalanması halinde imza altına alınan sözleşmede atıf yapılan eklerini de kapsadığını, kaldı ki;

yerel mahkemenin kararında icra takibinin yetkili İcra Dairesinde yapılmadığının ve geçerli bir icra takibinin bulunmadığından bahisle davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiğini, öncelikle İcra Müdürlüğü'nün yetkisi ile mahkemenin yetkisinin usule ilişkin bir konu olduğundan, usuli işlem yönünden karar verilip sonrasında, dava konusu icra takibinin geçerli bir takip olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini, bu şekilde verilen bir kararda yetkisiz İcra Dairesinde açılan her icra takip dosyasının geçerli bir takip olmadığından bahisle davanın usulden reddedilmesinin,

alacaklarının tahsili için yargıya başvuran her bir kişiyi olumsuz etkileyecek icra takiplerinin ve mahkeme dosyalarının sürüncemede kalmasına neden olacağını, İİK. Md. 50 "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur." amir hükmü gereğince icra takip dosyalarında 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri kanunun yetkiye dair hükümleri kıyasen uygulama alanının bulunduğunu, HMK 19/3.

Maddesinde ''Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.'' amir hükmü gereğince yetkinin kesin olup olmadığı ayrımı yapılmaksızın mahkemeye yetki ile ilgili bir hüküm kurmaya ve hükmünde yetkili mahkemeyi gösterme zorunluluğunun getirildiğini, açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin kararında yetkili İcra Dairesinden takip başlatılmadığından usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığı anlaşıldığından bahisle, itirazın iptali davasında usulüne uygun bir takip olmasının dava şartı olduğundan dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin kısmın hükümden çıkarılarak,

davalarının bu gerekçe dışında bir gerekçe ile reddi ile kararda yetkili İcra Müdürlüğünün gösterilmesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.

HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.

Davacı taraf; davalı şirketle aralarında fuar katılım sözleşmesi imzalandığını, davalının düzenlenen fatura bedellerini ödemediğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.

Davalı taraf ise; sözleşmenin davalı şirketi münferiden temsil etmeye yetkili olmayan... tarafından imzalandığını, davacıdan hizmet almadıklarını, müvekkili şirketin 2016 yılında faaliyetini durdurma kararı aldığını ve fuara katılamayacaklarını fuar tarihinden yaklaşık 1 ay önce davacıya telefon ve mail yolu ile bildirildiğini, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığını, mahkemenin de yetkili olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece; davanın yetkili icra dairesinde takip yapılmaması nedeni ile dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Davacı taraf, verilen kararı istinaf ederek taraflar arasında sözleşme olduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İcra takibinde, borçlunun icra dairesinin yetkisi ile birlikte borcun esasına da itiraz etmesi halinde, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz HMK'nın 164. maddesi hükmü uyarınca ön sorun olarak incelenmeli ve bu bağlamda davacı yanın bu konuda açıklama ve ispat hakkı bulunduğu gözetilmelidir. Bu durum HMK.nun 27.maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının bir gereğidir.

İİK'nın 67. Maddesi uyarınca itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibinin bulunması zorunludur.

Somut olayda; her ne kadar mahkemenin kabulüne göre davacı tarafça sunulan yazılı sözleşmede imzası bulunan...'ın sözleşme yapmaya yetkili kılınmadığı, bu nedenle taraflar arasında sözleşme bulunmadığından davalının yerleşim yeri icra dairesinin yetkili olduğundan bahisle dava şartı yokluğundan dava reddedilmiş ise de; davalı tarafın cevap dilekçesinde; fuara katılamayacaklarını fuar tarihinden yaklaşık 1 ay önce davacıya telefon ve mail yolu ile bildirildiğini belirtmesi karşısında taraflar arasında sözlü bir sözleşme bulunduğu kanaatine varılmakla; bu durumda;

icra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. md. yapılan atıfla HMK'nın 10. ve TBK'nın 89/1. maddesi hükümleri dikkate alınarak belirlenecektir.

Bu hükümler çerçevesinde taraflar arasında sözleşmesel ilişki olduğu kabul edildiğinden borç para borcu olup, BK 89. Maddesi gereğince para borçları alacaklının yerleşim yerinde ödeneceğinden, davacının yerleşim yeri de Gaziemir/İzmir olup icra takibi de İzmir 26. İcra Müdürlüğünde yapılmakla, davacı tarafça doğru yerde takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla.

Mahkemece davanın esasına girerek yargılama yapılması gerekirken yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmaması nedeniyle dava şartından red kararı vermesi doğru olmamıştır.

Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın 6100 sayılı HMK'nun 355, 353/(1).a-4 ve 353/(1).a-6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,

2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25/04/2019 tarih ve 2018/517 Esas 2019/509 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 355, 353/(1).a-4 ve 353/(1).a-6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,

3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 300,14 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

5-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,

7-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nun 355, 353/(1).a-4 ve 353/(1).a-6 maddesi gereğince oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 28/05/2025

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1997, K. 2025/1104, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkemece
  7. Hüküm
  8. İstinaf Başvuru Sebepleri
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1997
Karar No
2025/1104
Tarih
28 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/2005 K.2025/613
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/2010 K.2025/711
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/2012 K.2025/631
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/2014 K.2025/716
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/2014 K.2025/792
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/2018 K.2025/719

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.