İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/812 K.2024/2057

Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi.…

Esas2021/812Karar2024/2057Tarih12 Kasım 2024Okuma12 dk · 2.429 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Kasım 2024
Dosya no
2021/812
Karar no
2024/2057
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/12/2020
Numarası
2019/525 Esas 2020/630 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Bam karar tarihi
12/11/2024
Karar yazım tarihi
12/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.429 kelime·12 dk okuma·6 bölüm

Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ambalaj üretim ve ticareti ile iştigal etmekte olduğunu, davalı/borçluya uzun süre çeşitli faturalara konu ambalaj malzemesi sattığını, davaya ve icra takibine konu fatura bedellerine herhangi bir itirazda bulunmayan davalı/borçlunun tüm şifahi görüşmelere rağmen 99.465,83-TL toplam borcunu takip tarihine kadar ödemediğini, davalı/borçlu hakkında Selçuk İcra Müdürlüğünün 2019/710 Esas numaralı dosyasında icra takibinin başlatıldığını, davalı/borçlu vekili tarafından borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu,

yasal zorunluluk olan arabuluculuğa başvurulduğunu ancak davalı/borçlu vekili ile yapılan görüşmede anlaşmama tutanağı düzenlendiğini ve sürecin sonlandığını, borçlunun zaman kazanmaya yönelik itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, mahkemece masrafları ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine arar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkili arasında faturaya dayalı ticari bir ilişkinin bulunduğunu, davalı müvekkilinin davacı taraftan mal aldığını, karşılığında da ödemelerini yaptığını, ancak taraflar arasındaki normal alışveriş gereğince davacının hatalı ürün gönderdiğini bu nedenle hiç teslim alınmayan ürünlerin iade edilen malların olduğunu, davalı müvekkili tarafından teslim alınan tüm ürünlerin bedellerinin ödendiğini, davacı dava dilekçesinde alacağının kaynağının hangi faturalar ve ürünler olduğunu açıkça beyan etmediğini, haksız ve kötüniyetli olarak takip yapan davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMECE

"...,Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2019/4585 Dosya 2019/75582 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşmama Tutanağı aslı, Selçuk İcra Dairesinin 2019/710 Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticari defter ve belgeler, taraflara ait ticaret sicili kayıtları, İzmir Vergi Dairesi nezdinde bulunan ... ile ...

Şirketi'ne ait BA/BS formları, talimat yazılmak suretiyle alınan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 14/07/2020 havale tarihli raporu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 17/09/2020 havale tarihli raporu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 30/10/2020 havale tarihli ek raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde,

dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasındaki ambalaj malzemesi alım satımına ilişkin ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafıdan süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili taleplerine ilişkin olduğu,

Selçuk İcra Dairesinin 2019/710 Esas sayılı dosyasında davacı ... vekilinin, davacı şirketin davalı ...nden olan alacağının tahsili amacıyla davalı ... aleyhine 99.645,83-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalının süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği,

davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla Salihli Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmak suretiyle alınan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin14/07/2020 havale tarihli raporunda davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun şekilde tutulduğunu, ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırıldığını, taraflar arasında mal alım satımına dair ticari ilişki bulunduğunu,

taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirketin 90.456,09-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğunu, taraflar arasında vade farkına dair sözleşme bulunmaması durumunda davacı şirketin davalı şirketten 4.704,79-TL tutarında vade farkı alacağının bulunduğunu, bu durumda toplam alacak miktarının 95.160,88-TL olarak hesaplandığını, taraflar arasında vade farkına dair sözleşmenin bulunması durumunda %4 vade farkı oranı üzerinden hesaplama yapıldığında davacı şirketin 99.865,67-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğunu mütalaa ettiği,

davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla dosyanın tevdi edildiği Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 17/09/2020 havale tarihli raporunda davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davalı şirketin ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun şekilde tutulduğunu, ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırıldığını, taraflar arasında ambalaj malzemesi alım satımına dair ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirketin 90.456,09-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğunu,

davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesine ilişkin olarak düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplanan bedel ile bu rapor arasında hesaplanan bedel arasındaki farkın davalı tarafından düzenlenen 9.189,75-TL bedelli 3 adet iade faturasından kaynaklandığını, ancak bu faturaların davacı şirket tarafından kayıtlarına alınmadığını, davacı şirket tarafından talep edilebilecek faiz oranının yıllık %19,50 reeskont faiz oranı olduğunu mütalaa ettiği, davalı vekilinin itirazları üzerine Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 30/10/2020 havale tarihli ek raporunda kök raporunda sunmuş olduğu tespitlerini tekrarladığı,

her iki tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacı şirketin davalı şirketten 90.456,09-TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği, dosya muhteviyatında taraflar arasında vade farkı ödeneceğine ilişkin bir anlaşmanın bulunduğuna dair herhangi bir delilin yer almadığı,

fatura konusu malların fiyatında artış olmasının davacıya vade farkı faturası tanzimi hakkı vermeyeceği, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı şirketin talep edebileceği alacak bedeli tespiti yönünden taraflar, Mahkememiz ve Bölge Adliye Mahkemesi denetimine uygun ve elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda davacı şirketin 90.456,09-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğunun ispatlandığı,

ayrıca davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği ve davalı tarafça davacı tarafın icra takibini kötü niyetle açtığına dair herhangi bir ispat vasıtası sunulmadığı ve bu sebeple kısmen reddine karar verilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı verilmesinin yasal koşullarının oluşmadığı kanaatiyle, fatura bedelinden kaynaklanan alacağı likit olduğu da göz önünde bulundurularak, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile;

"Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,

Davalı ...nin Selçuk İcra Dairesinin 2019/710 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine İTİRAZININ 90.456,09-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, Selçuk İcra Dairesinin 2019/710 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 90.456,09-TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %19,50 avans faiz oranında avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, 9.189,75-TL asıl alacak bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 90.456,09-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...nden alınarak davacı ...ne verilmesine,

Reddedilen 9.189,74-TL yönünden davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığı anlaşılmakla REDDİNE,"şeklinde karar verilmiştir.

Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını, huzurdaki davanın itirazın iptali davası olup, itirazın iptaline konu olan icra takibinin de taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine dayandığını,

taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi incelendiğinde de uzun süredir taraflar arasında mal alım satım ilişkisi olduğu ve ödemelerde gecikme yaşandığında da davalı tarafa gecikmelerden kaynaklı vade farkı faturaları da kesildiği ve davalı tarafa usule uygun olarak gönderildiği davalı tarafınca bu faturaların kayda alınarak müvekkili şirketin satmış olduğu ürünlere dair kesilen faturalarla birlikte bu faturaları yasal olarak kabul ettiğinin anlaşıldığını, taraflar tacir olup , T.T.K. m. 21 /2’ye göre “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde,

faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmüne havi olduğunu, davalı tarafın istinafa konu ettikleri üç adet faturaya 8 günlük süre içerisinde itiraz etmediğini ve akabinde davalı tarafça müvekkili şirkete iade faturası kesildiğini, müvekkili şirketçe iade faturalarının kabul edilmediğini ve süresinde noter kanalı ile iade edildiğini,

taraflar arasındaki hukuki ihtilafın kesilen faturalardan değil müvekkil şirkete iade edilip kabul edilmeyen faturalardan kaynaklanmakta olup anılı sebeple ilk derece mahkemesi’nin kararının da açıkça yanılgılı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kısmen reddi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. 14/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişinin sadece davacı taraf ticari defter ve kayıtlarında inceleme yaptığını ve raporunun sonuç kısmında "davalı şirkete ait defter ve belgeler yönünden inceleme yapılamadığından herhangi bir karşılaştırma yapılamayacağı," ve devamında "Davacı şirketin davalı şirketten mal karşılığı olarak 90.456,09 TL alacağı bulunduğu" gibi bir hükme vardığını,

işbu rapora itirazları sonucu ilk derece mahkemesinin "tek taraflı inceleme temeline dayanan itirazlarını" yerinde gördüğünü ve iki tarafın da ticari defterlerinin tarafsız bir bakışla incelenmesi adına başkaca bir bilirkişiye inceleme vazifesi tayin ettiğini, 17.09.2020 Tarihli SMMM ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda;

ilk derece yargılaması sürecindeki itirazlarında da belirttikleri üzere açıkça hatalı bir inceleme yapıldığını ve bu hatalı hesaba dayalı, hatalı sonuçta, müvekkili şirketin 90.456,08 TL borcu olduğu sonucuna varıldığını, işbu rapora itirazlarını yerinde gören ilk derece mahkemesinin "ek raporun mahkememize sunulması" şeklinde bir karar verdiğini, HMK Madde 316 ve devamı gereği basit yargılama usulü hükümlerince görülmesine karar verdiğini,

HMK 317/3. maddesi ile sabit olduğu üzere basit yargılama usulüne tabi yargılamalarda "Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler." bu nedenle davacı tarafın ikinci cevap dilekçesi vermesinin hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu, raporda bilirkişinin, hükümsüz cevaba cevap dilekçesini dikkate almasının, bu dilekçeye değinmesinin ve atıfta bulunmasının açıkça yasalara aykırı olduğunu, bu durumun işbu raporun geçerliliğini etkileyecek ve hükme esas alınmasına engel olacak bir husus olduğunu, sadece ticari defterler ve kayıtların, söz konusu ticari ilişkinin geçerliliği ve alacağın varlığı için kanıt olamayacağını,

ürünlerin teslim edildiğine dair ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu ve ilk derece yargılamasında ürünlerin teslimine ilişkin hiçbir tespit yapılmadan karar verilmesinin hukuka ve yargıtay yerleşmiş içtihatlarına aykırı olduğunu, borcun varlığını kesinlikle kabul etmemekle birlikte söz konusu iade faturalarını ticari kayıtlarına almayıp icra takibine iade faturası düzenlenen meblağın da eklenmesinin kötü niyet içermediğinin düşünülemeyeceğini,

kabul edilen kısım için kötü niyet tazminatına hükmedilirken reddedilen kısım için hükmedilmemesinin çifte bir değerlendirme yapıldığına işaret olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda bir karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, satım sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.

“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;

“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.

28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.

Bir satım ilişkisinde satıcı taraf sattığı malın-hizmetin miktarını ve alıcıya teslimini, alıcı ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.

Davacı taraf, davalıya çeşitli faturalara konu ambalaj malzemesi sattığını, fatura bedellerine herhangi bir itirazda bulunmayan davalının 99.465,83-TL toplam borcunu takip tarihine kadar ödemediğini, Selçuk İcra Müdürlüğünün 2019/710 Esas numaralı dosyasında icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu beyanla itirazın iptalini talep etmiştir.

Davalı taraf, davacıdan mal aldığını, karşılığında da ödemelerini yaptığını, ancak taraflar arasındaki normal alışveriş gereğince davacının hatalı ürün gönderdiğini bu nedenle hiç teslim alınmayan ürünlerin iade edilen malların olduğunu, teslim alınan tüm ürünlerin bedellerinin ödendiğini, davacı dava dilekçesinde alacağının kaynağının hangi faturalar ve ürünler olduğunu açıkça beyan etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,

taraflar arasında vade farkı ödeneceğine ilişkin bir anlaşmanın bulunmadığının, denetime elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda karar verildiğinin alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin ve red edilen miktar yönünden davacının kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek

gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/12/2020 tarih, 2019/525 Esas ve 2020/630 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 368,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 6.179,06 TL istinaf nispi karar harcı ile istinaf başvurusu sırasında yatırması gereken ve yatırılmayan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 7.348,46 TL harçtan başlangıçta alınan 1.485,46 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 5.863,00 TL' harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerlerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 12/11/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/812, K. 2024/2057, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkemece
  7. İstinaf Başvuru Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/812
Karar No
2024/2057
Tarih
12 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/813 K.2024/1375
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/813 K.2024/2157
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2021/817 K.2024/1484
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/819 K.2024/947
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/827 K.2024/709
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/828 K.2024/811

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.