KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2022
- Dosya no
- 2022/2107
- Karar no
- 2022/2051
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2022
- Numarası
- 2022/705 Esas Ara Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 14/12/2022
- Karar yazım tarihi
- 14/12/2022
Karar Metni
922 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Şirketi'nin üretim lisansını ön izin aşamasında iken müvekkili ....ni devretme yükümlülüğü altına girdiğini, lisansın alınmasına rağmen müvekkiline devredilmediğini, aralarındaki satış sözleşmesine istinaden davalının kendileri adına fatura kestiğini, davalının tevdii mahalli talepli dosyası ile satış sözleşmesine kabulünde olduğunu beyanla lisansın 3. Kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir talep edilmiştir.
MAHKEMECE
Somut olayda davacı tarafça davalı şirket aleyhine açılan iş bu dava ile 26/11/2021 proje onay, 31/12/2021 kira başlangıç tarihli ... Müdürlüğü E-67064933-145(09-73)440-4429833 evrak no 09-73 belge nolu Su Ürünleri Yetiştiricilik belgesinin ...
Ürünlerine devretme yükümlülüğü altında olması sebebiyle Yönetmeliğin 14. Maddesi uyarınca projenin davacı şirkete devrine, devrin mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 Euro lisans piyasa değerinin müvekkili şirkete ödenmesine ve davalı şirketin 26/11/2021 proje onay, 31/12/2021 kira başlangıç tarihli ...
Müdürlüğü E-67064933-145(09-73)440-4429833 evrak no 09-73 belge nolu Su Ürünleri Yetiştiricilik Belgesi ve Su Ürünleri Üretim lisansı üzerine 3. Kişilere devredilmesinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesi talep edildiği, incelenen tüm dosya kapsamıyla iddia ve talebin yargılamayı gerektirdiği HMK 389 ve HMK 390. Madde kapsamında yasal koşulların oluşmadığı sonucuna ulaşılarak davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının lisansı müvekkiline sattığını kabul edip çıkaramadığını iddia edip lisansı devirden kaçındığını, lisansın 3.kişiye devir tehlikesi bulunduğunu, ... Bakanlığı tarafından su ürünleri yetiştiricilik belgesinin ...'a verildiğini beyanla yetiştiricilik belgesi ve üretim lisansı üzerinde bir ihtiyati tedbir ile üçüncü kişilere devrin önlenmesini ve red kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Talep, taraflar arasındaki satışa konu lisans üzerine 3.kişilere devrin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İhtiyati tedbir şartları değerlendirildiğinde; geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati tedbir, nitelikçe bir geçici hukuki koruma tedbiridir.(HMK m. 406)
Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların yada onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir.(TC Anayasası m.36, HMK m.33) ihtiyati tedbir istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir.
6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Bununla beraber; HMK m. 389-1 gereğince; Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, denilmektedir.
Somut olayda, davacı vekilince taraflar arasındaki satışa konu lisans üzerine 3.kişilere devrin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir.
Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verileceği, çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacağı, davalı tarafça lisans sözleşmesinin satım akdine yönelik itiraz bulunmadığı,
ihtiyati tedbir talep eden tarafın davanın esası yönünde haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiği kanaatine varıldığından tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen ara kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/(1).b.2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2022/2107, K. 2022/2051, 14 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama