KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Dosya no
- 2023/284
- Karar no
- 2024/304
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/09/2022
- Numarası
- 2020/122 Esas ve 2022/736 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Bam karar tarihi
- 08/02/2024
- Karar yazım tarihi
- 08/02/2024
Karar Metni
982 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Davacı vekili ve davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2018/6871, 2018/7310, 2018/9570, 2018/10956 Esas sayılı dosyalarında takibe konulan bonolar sebebiyle borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin durdurulmasının talep edildiği, dava açıklamasında bonoların mal teslim edileceği inancı ile davalıya verildiği ancak bono karşılığı malların teslim edilmediğini, bonoların bedelsiz kaldığını ve % 20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan icra takibinde Akhisar Talimat icra dairesindeki icrai hacizde borçlunun "şu anda ödeme gücümüz yok, süre verilsin" ifadesi ile borçlu olduğunu kabul ettiğini, haciz tutanağının aksinin yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, davacının düzenlediği senetlerin 7 adedinde malen kaydının mevcut olduğu, 5 adet senette malen-nakten kısmının boş olduğunu, malen yazılı bonolar karşılığı malların davacıya verildiğini, karşılığında senetler alındığını, malen ve nakten, diğer senetlerin ise davacıya verilen nakit borç karşılığı alındığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; "...İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2018/6871, 2018/7310, 2018/9570, 2018/10956 Esas sayılı dosyalarında takibe konulan bonolar sebebiyle borçlu olmadıklarının tespiti ile % 20 kötü niyet tazminatının davalıdan talep edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre, davalı defterlerinde 12 adet bononun kayıtlı olduğu, 7 adet bononun malen kaydı bulunduğu, 5 adet bonoda ise, "malen veya nakden" kaydının bulunmadığı bu durum itibariyle 5 adet senedin nakden verilmiş sayılacağı, davacı adına düzenlenen fatura konusu malların teslimine ilişkin kayıtlarının olmadığı,
ancak 7 adet bonoda malen kaydı bulunduğundan malların teslimine karine teşkil ettiği, 7 adet malen kaydı bulunan bonoların 07/05/2017 tanzim, 31/12/2017 vade, 15.000 TL bedelli, 07/05/2017 tanzim, 31/01/2018 vade, 15.000 TL bedelli , 07/05/2017 tanzim, 28/02/2018 vade, 15.000 TL bedelli , 07/05/2017 tanzim, 31/03/2018 vade, 15.000 TL bedelli , 07/05/2017 tanzim, 30/04/2018 vade, 15.000 TL bedelli , 30/05/2017 tanzim, 31/05/2018 vade, 15.000 TL bedelli , 07/05/2017 tanzim, 30/06/2018 vade, 18.115 TL bedelli senetler olduğu,
bu senetler yönünden davanın reddinin gerektiği, Malen ve nakden kaydı boş olan 21/10/2017 tanzim, 30/04/2018 vadeli 10.000 TL bedelli, 21/10/2017 tanzim, 30/05/2018 vadeli 10.000 TL bedelli, 21/10/2017 tanzim, 30/06/2018 vadeli 10.000 TL bedelli, 21/10/2017 tanzim, 31/07/2018 vadeli 10.000 TL bedelli, 21/10/2017 tanzim, 31/08/2018 vadeli 10.000 TL bedelli, senetler yönünden bu senetlerin nakden düzenlenmiş sayıldığının karine olarak kabul edildiği, nakden verilmeleri sebebi ile davalı şirket hesabından bono bedellerinin çıkışının mevcut olması gerektiği, ancak buna ilişkin kayıt ve belgelerin mevcut olmadığı,
ayrıca savunmasında bankadan kredi çekilerek davacıya verilmiş olduğu iddia edilmiş ise de, davalı defter ve kayıtlarına göre davacıya borç verilen nakit kayıtlarının mevcut olmadığı, bu sebeple bu bonolar yönünden davacının borçlu olmadığı, taraflar arasında alacak borç ilişkisi bulunduğundan, davalının yapmış olduğu takipten kötü niyeti sübut bulmadığından kötü niyet tazminat isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılarak.
Davanın kısmen kabulü ile, İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2018/7310 Esas sayılı dosyasında takibe konulan 30.04.2018 vadeli, 10.000-TL bedelli bono, İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2018/10956 Esas sayılı dosyasında takibe konulan 31.07.2018 vadeli, 10.000-TL bedelli bono, 31.08.2018 vadeli, 10.000-TL bedelli bono, İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2018/9570 Esas sayılı dosyasında takibe konulan 30.05.2018 vadeli, 10.000-TL bedelli bono, 18.07.2018 vadeli, 10.000-TL bedelli bonolar sebebiyle davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminat isteminin reddine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; malların teslimine ilişkin bir belge sunulmadığını, davalının defter ibrazından da kaçındığını ileri sürerek mahkemenin kısmen reddine dair kararının kaldırılarak davanın kabulü ile müvekkili davacının İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6871 Esas, 2018/7310 Esas, 2018/9570 Esas, 2018/10956 Esas sayılı dosyalarından toplam 161.731,06 TL. borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ...'nın borcu kabul ettiğini, "şuanda ödeme gücümüz yok süre verilsin" şeklinde beyanda bulunduğunun zapta geçirildiğini, para giriş çıkışının ticari defterlerden görünmüyor diye senetler yönünden borçlu tarafın borçlu olmadığına hükmetmesinin doğru olmadığını ileri sürerek mahkeme kararının müvekkiline borçlu olmadığı yönündeki kısmının kaldırılarak davanın tamamen reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Davacı vekilinin 24/01/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği görülmüştür.
Davacı vekilinin Akhisar 3. Noterliğinin 12864 yevmiye numaralı vekaletnamesinin incelenmesinde; davadan feragat etmeye yetkili olduğu görülmüştür.
Dava, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olduğundan davadan feragat hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin davadan feragatine ilişkin beyanı davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK m.310 gereğince feragat nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2023/284, K. 2024/304, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama