KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/1040
- Karar no
- 2024/1483
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/05/2024
- Numarası
- 2024/422 Esas
- Davanın konusu
- İhtiyati Tedbir
- Bam karar tarihi
- 10/09/2024
- Karar yazım tarihi
- 11/09/2024
Karar Metni
1.101 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile, davalı şirketin davacı şirkete ait mallar hakkında dayanağı belli olmayan 3 adet fatura düzenlediğini, faturaların akabinde Kadıköy 11. Noterliği'nin 05/03/2024 tarih 3742 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaların kabul edilmediğinin bildirilmiş olduğunu, fakat ilgili faturaların davalı tarafından İzmir 1. İcra Dairesi'nin 2024/2541 Esas Sayılı takip dosyasına konu edildiğini, iş bu icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu faturaların kabul anlamına gelmemekle beraber faturalarda hem hatalı hukuka aykırı işlem sebebiyle hizmet bedelinin talep edildiği,
hemde hizmet bedelinin iki defa faturalandırıldığından bahisle İzmir 1. İcra Dairesi'nin 2024/2541 Esas sayılı dosyasından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve icra takibinin teminatsız veya mümkün olmaması halinde mümkün olan en düşük teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece "...Takipten sonra dava açıldığı için İİK'nın 72/2 maddesi gereğince davacı vekilinin icra takibinin durdurulması talebinin reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın, davalı ...
A.Ş'nin müvekkili şirkete aynı konulu, dayanağı belli olmayan düzenlediği ve icra takibine koyduğu 3 adet fatura alacağı hakkında menfi tespit talebiyle ikame edildiğini, ilgili faturaların İzmir İzmir 1. İcra Dairesi'nin 2024/2541 esas sayılı icra takip dosyasına konu edildiğini, bu faturaların hiç bir hukuki dayanağı bulunmadığını, bu faturalara konu hizmeti müvekkilinin kendi iradesiyle almadığını, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yargılaması devam etmekte olan dava dosyasında delillerin kaybolmaması amacıyla mahkeme kararı ile almak zorunda kaldığını,
öncesinde açılan tespit davasında da dava konusu edilen hizmet de dahil olmak üzere, hizmete konu edilen mallar hakkında her türlü zararın ...
Şirketi'ne ait olduğunun hüküm altına alındığını, müvekkil şirketinin organik gübre ithal ettiğini, malları davalı şirketin antreposunda iken 14.500 adet değil 9.000 adet mal kaldığını öğrenmeleri üzerine İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde yargılama sürecine girildiğini, öncesinde de delil tespit davasını ikame ettiklerini, ilgili malların eksik çıkması nedeniyle kalan mallarını da teslim alamamakta olduklarını, davalının, mahkeme kararı yokmuş gibi müvekkilinin kendi iradesi ile almak istemediği yargılama sürecinde almak zorunda kaldığı hizmet nedeniyle müvekkiline birden fazla kez fatura düzenlemeye giriştiğini,
bir önceki dönem için düzenlediği faturaların İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/698 esas sayılı dosyasına konu olduğunu, bu faturaların hangi döneme ilişkin ve hangi hizmet bedeline yönelik oldukları, hizmet bedelinin neye göre belirlendiğinin de anlaşılmadığını, ayrıca faturalara uygulanan KDV miktarının da faturalar gibi izahının mümkün olmayan şekilde uygulandığını, faturaların konu edildiği İzmir 1. İcra Dairesi 2024/2541 E. Sayılı icra takip dosyasında müvekkilinin hiçbir kusuru olmamasına rağmen yüksek bedelde bir cebri icra tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını,
faturaların kendi içlerinde dahi çelişkili ve hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin bu durumda cebri icra ile karşı karşıya kalması ve uğrayabileceği zararların ölçüsü dikkate alındığında icra takibinin acilen durması gerektiğini, açtıkları menfi tespit davasında tedbir taleplerinin kabulü ile müvekkilinin muhtemelen zararlarının önüne geçilmesi gerektiğini, İİK'da menfi tespit davalarında icra takibinin durdurulabileceğinin açık kanun hükmüne bağlandığını, İİK 72.maddesi ve devam hükümleri uyarınca icra takibi başlatılmadan önce açılan menfi tespit davalarında teminatsız bir şekilde tedbir kararı uygulanabileceğini,
icra takibi başlatılmasından sonra açılan menfi tespit davalarında gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında takip durdurulabileceğini, kanunda menfi tespit davasının icra takibinden sonra başlatılması tedbir kararı verilemeyeceği şeklinde kesin hükme bağlanmadığını, teminatın depo edilmesi karşılığında icra takibinin durdurulabileceğinin özellikle belirtildiğini, yerel mahkeme sırf, icra takibinden sonra menfi tespit davası açılmasını başlı başına tedbir kararı verilemeyeceği sonucuna bağladığını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırılarak talep gibi icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Mahkemece oluşturulan 29.05.2024 tarihli karar ile davacı tarafın icra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir isteminin İİK 72/2 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İİK 72/2 maddesine göre" İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
Yine İİK 72/3. maddesine göre de " İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararı karşılamak ve alacağın alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Dosyanın incelenmesinden iş bu davanın İİK 72. maddesi kapsamında davacı borçlu hakkında icra takibi başlatılmasından sonra açılan menfi tespit davası olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile davadan önce başlatıldığı anlaşılan icra takibinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması talep edilmiştir. İİK 72/3. maddesine göre " İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez." İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın icra takibinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması yönündeki tedbir isteminin aynı gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1040, K. 2024/1483, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama