İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1095 K.2025/44

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1136 Esas ve 2020/624 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı asıl dosyada davalı-birleşen dosyada davacı vekili…

Esas2024/1095Karar2025/44Tarih16 Ocak 2025Okuma19 dk · 3.890 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Asıl Dava Dosyasında Birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/705 Esas - 2018/1086 Karar Sayılı Dosyasında

Karar tarihi
16 Ocak 2025
Esas no
2024/1095
Karar no
2025/44
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/12/2020
Numarası
2017/1136 Esas 2020/624 Karar
Dava
MENFİ TESPİT-ALACAK
Dava tarihi
11/10/2017
Dava
ALACAK
Karar yazım tarihi
16/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.890 kelime·19 dk okuma·10 bölüm

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1136 Esas ve 2020/624 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı asıl dosyada davalı-birleşen dosyada davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''... ASIL DAVA DOSYASINDA: Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle.

Müvekkilinin yaş sebze, meyve ihracatı ile uğraşan bir şirket olduğunu, müvekkilinin yaptığı işin, üreticilerden yaş sebze ve meyve satın almak, satın aldığı bu yaş sebze meyveleri kendisine ait soğuk hava depolarında muhafaza etmek ve ihraç etmek olduğunu, davalının ise soğuk hava deposu bakım-soğutma işleriyle uğraştığını, müvekkili ile davalı arasında, ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişkinin, davalının müvekkile ait soğuk hava deposunun bakımını yapması, giderilmesi gereken eksiklikleri gidermesi,

ihtiyaç duyulan soğuk hava deposu malzemelerini tedarik etmesi bunun karşılığında da müvekkilin davalıya para ödemesi şeklinde olduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında, müvekkili tarafından davalıya, 17.05.2017 tarihinde 20.060 TL , 24.05.2017 tarihinde 5.000 TL 30.05.2017 tarihinde 18.000 TL, 02.06.2017 tarihinde 10.000 TL, 14.06.2017 tarihinde 15.000 TL, 23.06.2017 tarihinde 10.000 TL, 05.07.2017 tarihinde 10.000 TL ödeme yapıldığını, müvekkil tarafından keşide edilen 0059635 numaralı 20.000 TL bedelli 25.08.2017 tarihli çekin müvekkilinin hesabından ödendiğini, davalıya toplamda 108.060,00 TL ödeme yapıldığını,

davalı tarafın müvekkiline, 19.05.2017 tarihli 24.182,92 TL bedelli fatura, 10.06.2017 tarihli 34.432,92 TL bedelli fatura, 10.6.2017 tarihli 37.017,78 TL bedelli fatura içeriklerinde gösterilen işleri yaptığını, yani davalı tarafça yapılan işin bedelinin 95.633,62 TL olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin müvekkilinin önce ödeme yapıp, ardından davalının iş yapması şeklinde olduğunu, davalı taraf parasını önceden almış olmasına rağmen müvekkilinin işini yapmaya devam etmediğini, bu nedenle müvekkilinin ticari ilişkiyi sonlandırma kararı alarak ihtarname ile hesabın kapatılmasını talep ettiğini,

davalı tarafça bu ihtarnameye verilen cevap ile, ''07.07.2017 tarihli ve 56.104,90 TL bedelli bir faturanın müvekkili şirkete teslim edildiği'' ve yine ''henüz kesilmemiş 14.160,00 TL bedelli fatura bulunduğu'' gibi doğru olmayan iddiaların öne sürüldüğünü, ancak 56.104,90 TL bedelli faturanın müvekkili şirkete teslim edilmediğini, ayrıca bu bedelli bir iş yapılmadığını, yine 14.160,00 TL 'lik bir iş de yapılmadığını, bu nedenle davacının davalı tarafa toplam 108.060,00 TL ödeme yapmış olmasına rağmen davalı tarafça toplam 95.633,62 TL'lik iş yapıldığı, dava tarihi itibariyle davacının 12.426,38 TL alacağının mevcut olduğu,

ayrıca müvekkili tarafından keşide edilerek davalıya teslim edilmiş olan ve günü geldiğinde müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınacak olan 34.250,00 TL bedelli çek olduğunu, bu çekten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığı,

söz konusu bu çek üzerine ödeme yasağı konulması gerektiği , müvekkili tarafından keşide edilerek davalıya teslim edilen 0059634 numaralı 34.250,00 TL bedelli 27.10.2017 tarihli çekten dolayı müvekkilin davacıya borçlu bulunmadığının tespitine ve çekin iptaline, (çek bedeli dava devam ederken ödenmek zorunda kalınırsa buna ilişkin talebin menfi tespitten istirdata dönüştürüleceği) ayrıca müvekkilinin davalıdan 12.426,38 TL alacağı bulunduğundan bu bedelin davalıdan dava tarihinden itibaren işlemeye başlayacak olan avans faizi ile birlikte tahsiline,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.

CEVAP

Davalıya dava dilekçesinin 10/11/2017 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak davalının yasal süresi içinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. BİRLEŞEN 5.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2018/705 ESAS 2018/1086 KARAR SAYILI DOSYASINDA:

DAVA

Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; müvekkilin soğuk hava deposu bakım ve soğutması işi ile iştigal ettiğini, davalı şirketin ise yaş sebze ve meyve ticareti ile uğraştığını, yaptığı iş gereği satın aldığı sebze ve meyveleri hızlı bir şekilde bozulmaması için soğuk hava depolarında muhafaza ettiğini, müvekkil ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin, müvekkilin davalı şirkete ait soğuk hava depolarının bakım, onarım ve eksikliklerinin giderilmesi karşılığında para alması şeklinde gerçekleştiğini,

2017 yılında gerçekleşen ticari ilişki sonucunda müvekkilin yapmış olduğu işler karşılığında 24.182,92-TL, 37.017,79-TL, 34.432,92-TL ve 56.704,90-TL bedelli dört adet fatura olmak üzere toplam 152.338,52 TL bedelli fatura düzenlediğini, faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından 88.060,00-TL'nin banka aracılığı ile ödendiğini, aycıca ... Bankası A.Ş. Salihli/Manisa şubesine ait 0059635 numaralı ve 25/08/2017 tarihli 20.000,00 TL bedelli çek ile ...

Bankası AŞ'nin Salihli Manisa Şubesine ait 0059634 numaralı ve 27.10.2017 tarihli 34.250,00-TL bedelli çekin müvekkiline ödenerek toplamda 142.310,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilin yapmış olduğu işler gereği davalıya teslim etmiş olduğu faturalar karşılığında davalı şirketten hala 10.028,52 TL alacaklı olduğu,

davalı şirket tarafından müvekkile Alaşehir 1. Noterliği'nin 22.08.2017 tarih 10688 yevmiye numaralı ihtarname çekildiğini, söz konusu ihtarnamede müvekkilin davalı şirkete 46.676,38-TL borçlu olduğunu yazdığını, müvekkilin ise ihtarnameye Karşıyaka 5. Noterliği'nin 12.09.2017 tarih ve 25953 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiğini, ihtarnameye cevabında böyle bir borcun olmadığını, aksine davalının şirketin müvekkile borçlu olduğunu ve halen müvekkil tarafından kesilmemiş bir adet faturanın bulunduğunu,

davalı şirketin müvekkilden herhangi bir alacağı bulunmadığı ve ihtarneme yoluyla da bildirilmesine rağmen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1136 Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine alacak davası açtığını, açılmış olan davada hazırlanan bilirkişi raporunda ticari ilişkinin 05.07.2017 tarihinde sona erdiğini, müvekkil tarafından 07.07.2017 tarihli 004318 sıra no.lu 56.704,90-TL bedelli fatura incelemede dikkate dahi alınmadığını, müvekkilin davalı şirkete ait soğuk hava depolarında işini yaparken otelde konakladığını, konaklama masraflarının dahi davalı firmaca karşılandığını,

otel kayıt ve faturaları incelendiğinde bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığının ortaya çıkacağını, davalı tarafından açılmış olan dava ile işbu davada anlaşmazlık konuları aynı olduğu için açılan davaların birleştirilmesinin gerektiğini, müvekkili zarara uğratan davalıdan talep edilen alacağın karşılanabilmesi ve kötü niyetli olan davalının dava devam ederken mal eksiltme ihtimali bulunduğundan davalı şirket adına kayıtlı araç ve taşınmazlara tedbir konulmasını, 10.028,52 TL alacağın fatura tarihinden itibaren işlemeye başlayacak olan ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini,

iş bu davanın İzmir 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1136 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

CEVAP

Birleşen dosya davalısı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davacı tarafından müvekkiline karşı alacak davası açıldığını, davanın haksız olduğunu, davacının müvekkilden hiçbir alacağının bulunmadığını, dahası müvekkile borcu olduğunu, davacının müvekkile olan borcu ile ilgili taraflarınca mahkememizin 2017/1136 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve davada alınan bilirkişi raporu ile haklılıklarının ortada olduğunu, bahse konu dava içeriğinden de anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki ticari ilişkide, davacının da kabulünde olduğu üzere, müvekkil tarafından davacıya, 17.05.2017 tarihinde 20.060 TL,

24.05.2017 tarihinde 5.000 TL, 30.05.2017 tarihinde 18.000 TL, 02.06.2017 tarihinde 10.000-TL, 14.06.2017 tarihinde 15.000 TL, 23.06.2017 tarihinde 10.000 TL, 05.07.2017 tarihinde 10.000 TL ödeme yapıldığını, müvekkil tarafından keşide edilen 0059635 numaralı 20.000 TL bedelli 25.08.2017 tarihli çekin müvekkilin hesabından ödendiğini, 0059634 numaralı 34.250 TL bedelli 27.10.2017 tarihli çek müvekkil tarafından ileri tarihli olarak keşide edilerek davalıya teslim edildiğini ve bu çekin de ödendiğini, bu durumda davalı tarafa yapılan toplam ödeme miktarınin 142.310-TL olduğunu,

bu hususlara ilişkin belgelerin mahkememizin 2017/1136 Esas sayılı dosyasında mevcut olduğunu, zaten bu hususların da davacının kabulünde olduğunu, davalı tarafın müvekkile, mahkememizin 2017/1136 Esas sayılı dosyasında mevcut bulunan, 19.05.2017 tarihli 24.182,92 TL bedelli fatura, 10.06.2017 tarihli 34.432,92 TL bedelli fatura, 10.6.2017 tarihli 37.017,78 TL bedelli fatura içeriklerinde gösterilen işleri yaptığını, bu faturaların müvekkil şirket kayıtlarına işlendiği,

bu durumda davalı tarafça yapılan işin bedelinin 95.633,62 TL olduğunu, müvekkilinin önce ödeme yaptığını davacının ardından iş yaptığını, davacı taraf parayı önceden almış olmasına rağmen işi davacının ısrarlarına rağmen yapmaması üzerine müvekkilinin ticari ilişkiyi sonlandırma kararı aldığını ve ihtarname ile hesabın kapatılmasını talep ettiğini, davacının ihtarnameye verdiği cevapta 07/07/2017 tarihli ve 56.104,90 TL bedelli faturanın müvekkil şirkete teslim edildiği ve henüz kesilmemiş 14.160,00 TL bedelli fatura bulunduğu gibi gerçeği yansıtmayan iddialar öne sürüldüğü,

56.104,90 TL bedelli faturanın müvekkiline teslim edilmediğini, bu bedelli bir iş yapılmadığını, yine 14.160,00 TL 'lik iş de yapılmadığını, davacının davayı kaybedeceğini anlayınca iş bu davayı açtığını, davacının bu işi yarım bıraktığını, taahhütlerini yerine getirmediğini, açıklanan nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

DELİLLER

ASIL DAVA DOSYASINDA

Davacı iddiasını ispata yönelik olarak;banka kayıtları, davacının ticari defter ve kayıtları, noter ihtarnameleri, fatura, 34.250,00 TL bedelli çek, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları, yemin, isticvap vs. her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.

BİRLEŞEN DAVA DOSYASINDA

Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; keşif, bilirkişi incelemesi, irsaliyeli faturalar, davalı tarafça yapılan ödemeler, tanık, otel kayıtları ve faturaları, banka hesap kayıtları ve ticari defterler, yemin ve yasal delile dayandığı görülmüştür. Davalı savunmasını ispata yönelik olarak; mahkememizin 2017/1136 Esas sayılı dosyasındaki bilgi ve belgeler, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi, tanık, yemin, isticvap vs. her türlü delillere dayandığı görülmüştür.

Asıl dava dosyasında davacının defter ve kayıtları üzerinde taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, var ise bu ticari ilişki kapsamında davalının davacıya hizmet sunumunda bulunup bulunmadığı, davacının bu kapsamda davalıya vadedilen hizmet karşılığı nakdi ve çek karşılığı ödemede bulunup bulunmadığı, davacı tarafça davalıya davalının sunmayı vadettiği hizmet karşılığı 0059634 numaralı, 34.250,00-TL bedelli, 27/10/2017 tarihli çek verip vermediği, iş bu çek bedeli karşılığı hizmetin davalı tarafça sunulup sunulmadığı ile davacının davalıya fazla ödemede bulunup bulunmadığı,

var ise yapılan fazla ödeme miktarı ile davacıya iadesi gereken alacak miktarının tespiti hususunda dava dosyası bilirkişi ...'na tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda sunulan 07/05/2018 tarihli raporda; davacının ticari defterleri ve dayanağı belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucu defterlerin e-defter olarak tutulduğu ve süresinde defter beratının alındığı, taraflar arasında 17/05/2017 tarihinde başlayan 05/07/2017 tarihinde sona eren servis hizmeti ve teknik malzeme satımından kaynaklanan ve cari hesap şeklinde yürütüldüğü anlaşılan ticari ilişki olduğu,

dava dosyasında taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmesinin bulunmadığı, davalının davacıya 2017 yılında 95.633,62 TL bedelli 3 adet servis hizmeti ve teknik malzeme içerikli fatura düzenlediği, bu faturalar karşılığında davacının davalıya. 88.060,00 TL nakit ödeme ile 09/06/2017 tarih, 14938 nolu tediye makbuzu ile; ... Bankası Salihli Şubesinin 25/08/2017 tarih, 0059635 nolu, 20.000,00 TL tutarlı çeki ve dava konusu ...

Bankası Salihli Şubesinin 27/10/2017 tarih, 34.250,00 TL tutarlı, 0059634 nolu çek verilmek suretiyle toplam 142.310,00 TL ödeme yapıldığı, verilen çeklerden 0059635 nolu, 20.000,00 TL tutarlı çekin dava tarihinden önce 25/08/2017 keşide tarihinde, dava konusu 0059634 nolu, 34.250,00 TL tutarlı çekin ise dava tarihinden sonra 27/10/2017 keşide tarihinde davacı şirketin banka hesabından ödendiği, ...

Bankasının Mahkemenize gönderdiği dosyada mevcut 29/03/2018 tarihli yazısında da söz konusu çekin davacı şirket hesabından ödemesinin yapıldığının belirtildiği, davacının davalıya dava tarihinden önce cari hesap kapsamında ödediği 12.426,38 TL ve dava tarihinden sonra ödediği dava konusu 27/10/2017 tarihli, 0059634 numaralı, 34.250,00-TL bedelli çek bedeli olmak üzere, davalıya ödenen toplam 46.676,38 TL karşılığında davalı tarafından davacıya hizmet sunulmadığı, davacının davalıya fazla ödeme yaptığı 46.676,38 TL'nin davacıya iade edilmesi gerektiği kanaatine varılmış olduğunu beyan ettiği görülmüştür.

Davacı ve davalının bağlı olduğu vergi dairelerine bildirdikleri BA ve BS formlarının teminine müteakiben davalı vekilinin itirazları da dikkate alınarak, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak dosya kapsamına uygun itirazları karşılar mahiyette ek rapor tanzimi hususunda dava dosyası SMMM bilirkişisi ...'na tevdi edildiği, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda sunulan 24/09/2018 tarihli ek raporda; davalının ticari defterleri ve dayanağı belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucu, davacının incelemeye konu ticari defterlerinin noter açılış ve kapanış tasdikinin süresinde yapıldığı,

defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ve birbirini doğruladığı, taraf defter kayıtlarında, davalının davacının cari hesabına borç kaydettiği 07/07/2017 tarih 4318 nolu 56.704,90 TL bedelli fatura dışında aynı olduğu söz konusu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi BA formu ile alım olarak da bildirilmediği, davalı tarafın uyuşmazlık konusu faturayı davacıya tebliğ ettiğine ilişkin veya fatura içeriğini davacı yana teslim ettiğine ilişkin teslim belgesinin de bulunmadığı,

davacının davalıya dava tarihinden önce cari hesap kapsamında ödediği 12.426,38 TL ve dava tarihinden sonra ödediği 27/10/2017 tarihli 0059634 numaralı 34.250,00 TL bedelli çek bedeli olmak üzere davalıya ödenen toplam 46.676,38 TL karşılığında davalı tarafından davacıya hizmet sunulmadığı davacının davalıya 46.676,38 TL fazla ödeme yaptığı kanaatine varılmış olduğunu beyan ettiği görülmüştür.

Mahkememizin 2018/705 Esas ve 2018/1086 Karar sayılı dosyasında verilen 30/10/2018 tarihli karar ile hukuki ve fiili bağlantı sebebiyle mahkememizin iş bu dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, asıl dosya davalısı- birleşen dosya davacısı tanıkları dinlenmiştir.

Asıl dosya davalısı- birleşen dosya davacısı tanığı ... beyanında: "Ben davalı ...'i 5 yıldan beri tanırım, ben arıtma tesisatının onarım ve bakım işlerine ilişkin işletmeyi işletirim, davalı da soğutma tesisatlarının yapım onarım ve bakım işleri ile iştigal eder, bazen dava dışı şirketlere ve şahıslara ait işyerlerinde ortak olarak ben kendi iş dalımda, davalı da kendi iş dalında iş alır ve bu işin bakım onarım işini yaparız, 2017 yılının Temmuz veya Ağustos aylarında davacı ...

Şti ne ait ... ili ... ilçesi, Sanayi Bölgesinde bulunan yaş sebze meyve imalat ,işletmesinin arıtma tesisinin kurulumunu yaklaşık 4-5 saat içerisinde yaptım, bu işi yaptığım sırada davalı ... de aracı ile orada bulunuyordu, kendisi ile karşılaştım, selam verip kendi işime devam ettim, işim bitince de ayrıldım, davalı orada aracı ve tesisatı ile bulunuyordu ancak herhangi bir iş yapıp yapmadığını yapmış ise de ne iş yaptığını ve ne kadar sürede yaptığını bilmiyorum, ben bulunduğu sürece oradaydı, yanında işçisi olup olmadığını da bilmiyorum, bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu,

Asıl dosya davalısı- birleşen dosya davacısı tanığı ... beyanında: " Ben su arıtma cihazı satış ve pazarlama işini yaparım, davacı şirketin ... ili ... ilçesinde bulunan yaş sebze meyve üretim ve paketleme işletmesine de su arıtma cihazı satışı ve teslimini yaptım, bu nedenle her ay satışı yapılan cihazların bakım ve onarım işi için düzenli olarak bu işletmeye giderim, 2017 yılı Temmuz ayında bu işletmeye gittiğimde daha önceden tanıdığım ... ile karşılaştım, "ne yapıyorsun ne arıyorsun" diye sorduğumda bana davacı şirkete ait bu işletmenin soğutma tesisatını yaptığını söyledi, daha sonra ben işime odaklandım,

yaklaşık 3 saat işletmede arıtma cihazlarının bakım ve onarımını yapıp ayrıldım, ayrılırken davalıyı görmedim, sadece işletmeye gelirken kendisi ile işletmenin içinde karşılaştım, o sırada çalışmıyordu, çay saati gelmişti, herkes çay içmeye çıkmıştı, davalının elleri siyahımsı ve kirliydi. " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

Asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı tanığı ... beyanında : " daha önce ... işletmesinde çalışıyordum ordaki iş yerimden ayrılarak davalı ...un yanın da çalışmaya başladım tekniik eleman ollarak çalışıyordum. Şuan yanında çalışmaya devam etmiyorum ... soğutmacıdır soğutma cihazlarının bakımını tamiratını yapar, çalıştığım dönemde ...in makinalarının bakım onarımını yaptık 8 tane odanın bakımı yapıldı.

Aynı zamanda dışarda kiraz makinalarının soğutucularının chillerin bakımını yaptık ...'ın ikinci el aldığı cihaz vardı ikinci el oludğu için sıkıntı yaşandı motorunda problem vardı bu sebepten aralarında anlaşmazlık oldu yaşanan mevcuzu tam olarak bilmiyorum bahsetmiş oludğum ikinci el makineninde bakımı yapıldı ben işten çıktım sonrasına ilişkin bilgim yoktur benim çalıştığım dönemde yapılması istenilen işleri yaptık son cihazda sadece sıkıntı yaşandı, onun dışındaki diğer işlemlerde herhangi bir problem yaşanmadı " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

Asıl dosya davalısı - birleşen dosya davacısının delilleri arasında yemin deliline dayanması sebebiyle yemin teklifinde bulunup bulunmayacağının hatırlatıldığı, asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısının yemin teklifinde bulunması üzerine asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı ... Ltd... Şirket yetkilisi ...'ın yemin ettiği anlaşılmıştır.

DEĞERLENDİRME

Yapılan yargılama, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ve ek rapor ile toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Asıl dosyadaki dava kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkindir. Birleşen dosyadaki dava ise, ticari hizmet sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı -birleşen dosya davalısı ....San Ltd.

Şirketi ile davalı-birleşen dosya davacısı ... arasında davacı -birleşen dosya davalısına ait soğuk hava deposunun bakımının yapılması ve ihtiyaç duyulan soğuk hava deposu malzemelerinin tedarik edilmesi konulu yazılı olmayan anlaşma yapıldığı, taraflar arasındaki bu anlaşma kapsamında 17.05.2017 tarihinde başlayan 05.07.2017 tarihinde sona eren cari hesap şeklinde yürütülen ticari ilişkide tarafların ticari defterlerine göre davalı- karşı davacının davacı-karşı davalıya 2017 yılında 95.633,62 TL bedelli 3 adet servis hizmeti ve teknik malzeme içerikli fatura düzenlediği, bu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,

bu faturalar karşılığında davacı-karşı davalının 88.060,00 TL nakit ödeme, 09/06/2017 tarih, 14938 nolu tediye makbuzu ile ... Bankası Salihli Şubesinin 25/08/2017 tarih 0059635 nolu 20.000,00 TL tutarlı çek ve dava konusu ...

Bankası Salihli Şubesinin 27/10/2017 tarih 34.250,00 TL tutarlı 0059634 nolu çek verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı,tarafların defter kayıtlarının 07/07/2017 tarih 4318 nolu 56.704,90 TL bedelli fatura dışında aynı olduğu, asıl dosya ve birleşen dosyada çözümlenmesi gereken hususun davalı-karşı davacı tarafından düzenlenen 07/07/2017 tarih 4318 nolu 56.704,90 TL bedelli fatura nedeniyle davalı-karşı davacının mal satımı/hizmet sunumunda bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, söz konusu faturanın davacı-karşı davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi BA formu ile alım olarak da bildirilmediği,

davalı-karşı davacının uyuşmazlık konusu faturayı davacıya tebliğ ettiğine ilişkin veya fatura içeriğini davacı yana teslim ettiğine ilişkin teslim belgesinin bulunmadığı, söz konusu faturada teslim alan kısmında isim ve imza olmadığı,

davalı-karşı davacının fatura içeriği malın teslimi/ servis hizmeti verildiği iddiasını tanık ve davalı-karşı davacının hizmet sunumunu gerçekleştirirken konakladığı otel ücretinin davacı-karşı davalı tarafından ödendiği hususuyla ispatlamak istemiş ise de, faturadaki malın tesliminin /hizmet sunumunun sevk irsaliyesi, teslim belgesi makbuz vs. yazılı delillerle ispatlanması gerektiğinden tanık beyanı ve otel kayıtlarının iddiayı kanıtlayamadığı,

davalı-karşı davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı ve davacı-karşı davalıya yemin teklif ettiği, davacı-karşı davalının yetkilisi ...'ın duruşmaya gelerek yemini eda ettiğinden 07/07/2017 tarih 4318 nolu 56.104,90 TL bedelli fatura nedeniyle davalı-karşı davacının mal satımı/hizmet sunumunda bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı, bu durumda davacı- karşı davalının 88.060,00 TL + 20.000=108.060,00 TL ödeme yaptığından bu miktardan davalı-karşı davacı tarafından düzenlenen 95.633,62 TL servis hizmeti ve teknik malzeme faturası mahsup edildiğinde 108.060,00 TL - 95.633,62 TL = 12.426,38 TL alacaklı olduğu,

ayrıca 27/10/2017 tarihli 0059634 numaralı 34.250,00-TL bedelli çekin ise dava tarihinden sonra 27.10.2017 tarihinde davalı-karşı davacıya ödendiği, 34.250,00 TL tutarlı çekin dava tarihinden sonra 27/10/2017 tarihinde davalı -birleşen dosya davacısı tarafından tahsil edilmesi sebebiyle asıl dosyadaki menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü,

davalı-karşı davacı tarafından davacı- karşı davalıya mal teslimi/ hizmet sunulmadığından davacı- karşı davalının davalı-karşı davacıya 46.676,38 TL fazla ödeme yaptığının anlaşıldığından asıl davada davanın kabulüne 12.426,38 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava açıldıktan sonra davacı tarafça davalıya ödenen 27.10.2017 tarihli 0059634 numaralı çekin bedeli olan 34.250,00 TL’nin ödeme tarihi olan 27.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine karar verilmiş,

Birleşen dosyada ise davalı-karşı davacı ..., 24.182,92-TL, 37.017,79-TL, 34.432,92-TL ve 56.704,90-TL bedelli dört adet fatura olmak üzere toplam 152.338,52 TL bedelli fatura düzenlediğini, faturaların davacı-karşı davalıya tebliğ edildiğini, davacı-karşı davalı tarafından toplam 142.310,00 TL ödeme yapıldığı bu durumda 152.338,52-142.310,00 TL = 10.028,52 TL alacaklı olduğu beyan edilmiş ise de,

davalı-karşı davacı tarafından 07/07/2017 tarih 4318 nolu 56.704,90 TL bedelli fatura nedeniyle davalı-karşı davacının mal satımı/hizmet sunumunda bulunduğu iddiasının ispatlayamadığından birleşen davanın reddine karar verilerek..." gerekçesi ile A)ASIL DAVA DOSYASINDA: Davanın KABULÜNE, 12.426,38 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dava açıldıktan sonra davacı tarafça davalıya ödenen 27.10.2017 tarihli 0059634 numaralı çekin bedeli olan 34.250,00 TL’nin ödeme tarihi olan 27.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine, B) BİRLEŞEN DAVA DOSYASINDA: Davanın REDDİNE, karar verilmiş, verilen bu karara karşı asıl dosyada davalı-birleşen dosyada davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Asıl dava dosyasında davalı-birleşen dava dosyasında davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı/birleşen davalı tarafın, müvekkili tarafından kesilen 07/07/2017 tarih ve 56.104,90-TL tutarlı faturanın kendilerine teslim edilmemiş olduğunu iddia etmiş olsa da bu fatura sonrasında müvekkiline 25/08/2017 ve 27/10/2017 tarihli, 20.000,00-TL ve 34.250,00-TL bedelli çeklerin düzenlenip verildiğini, taraflarca gerçekleşen para alış verişinin, borç ödeme olarak kabulüne ilişkin karinenin mevcut olduğunu,

söz konusu fatura içeriğindeki malların davacı/karşı davalıya teslim edildiğini ve fatura içeriğindeki edimlerin yerine getirildiğine ilişkin keşif yapılmasına karar verilmesini talep etmelerine rağmen mahkemece bu yönde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkili davalı ile arasındaki ilişkinin 05/07/2017 tarihinde bittiğini iddia eden davacı/birleşen davalı yanın, müvekkili davalıya keşide etttiği 25/08/2017 ve 27/10/2017 tarihli, 20.000,00-TL ve 34.250,00-TL bedelli çekleri ne amaçla ileri tarihli olarak düzenlediğini;

devamında ise ilişkisinin olmadığını iddia ettiği davalı yana hangi sebeple anılan çeklerin ödemelerini gerçekleştirdiğini ispat külfeti üzerinde olan davacı/karşı davalının ispat edemediğini ayrıca 09/07/2017 giriş 10/07/2017 çıkış ve 18/07/2017 giriş 19/07/2017 çıkış olmak üzere, davacının işi için, davacının bulunduğu ... ...'de ...'de müvekkilinin konakladığını ve bu konaklamaların ödemelerinin de yine davacı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, ticari ilişkide bulunan davacı şirketin borçlu olmadan sehven ödeme yapmasının ve bu paranın iadesini istememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

Yerel Mahkemece dinlenen tanık anlatımlarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, delilleri tam olarak toplanmadan mahkemece yemin delili için taraflarına süre verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE

Asıl davada, hizmet sözleşmesinden ve bu sözleşmeye dayalı olarak verilen çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ve alacak, birleşen davada hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.

İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”

İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.

Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, asıl davada davacının iddiasını ispatlamasına, davalı-birleşen davacı tarafından hizmetin verildiğinin kesin delillerle ispatlanamamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,

inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, asıl davada davalı - birleşen davada davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2020 tarih ve 2017/1136 Esas 2020/624 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Asıl dava dosyası yönünden istinaf başvurusu sırasında alınması gereken 3.188,46.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 199.12.TL harcın mahsubu ile bakiye 2.989,34.TL harcın asıl dava davalısından alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Birleşen dava dosyası yönünden istinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 427,60.TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80.TL harcın birleşen dava davacısından alınarak hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1095, K. 2025/44, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. Dava
  6. Cevap
  7. Deliller
  8. Asıl Dava Dosyasında
  9. Birleşen Dava Dosyasında
  10. Değerlendirme
  11. İstinaf Nedenleri
  12. Delillerin Tartışılması, Hukuki Sebep Ve Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1095
Karar No
2025/44
Tarih
16 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1095 K.2025/5
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1098 K.2025/8
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1098 K.2025/63
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2024/1099 K.2025/71
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1099 K.2025/19
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1099 K.2025/9

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.