KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1107
- Karar no
- 2025/83
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/06/2024
- Numarası
- 2023/1224 Esas 2024/531 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı
- Bam karar tarihi
- 16/01/2025
- Karar yazım tarihi
- 16/01/2025
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirket işveren sıfatı ile müvekkili şirket ise yüklenici sıfatıyla olmak üzere aralarında 01.02.2022 başlangıç tarihli "personel taşıma sözleşmesi" imzalandıklarını, taraflar arasında 15.10.2023 tarihine kadar personel taşıma işi gerçekleştiğini, davalı şirketin bakiye borcunu ödememesi sebebiyle durdurulduğunu, davalı şirketin 437.687,80 TL borcu bulunduğunu, davalının müvekkil şirkete ödemesi gereken 437.687,80 TL yönünden davalıya ait taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız, uygun görülmediği takdirde mahkemenizin takdir edeceği teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesine,
437.687,80 TL bedelin dava tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmü yer aldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin "Anlaşmazlık Durumu" başlıklı 12. maddesinde "İşveren firma ile yüklenici firma arasında oluşacak tüm anlaşmazlıkların çözümü Konya mahkemeleri ve icra daireleridir." hükmü yer aldığını, işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, arabuluculuk dava şartının da yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle usul yönünden reddine , mahkeme aksi görüşte ise davanın esastan reddine;
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
MAHKEMECE
"...,Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasındaki inşaat yapım sözleşmesi gereğince ödenmeyen faturalardan kaynaklı başlatılan takibe itiraz edilmesi neticesinde iş bu dava açılmıştır.
Davalı taraf süresinde ibraz ettiği cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunarak taraflar arasındaki sözleşmede yetki kaydı bulunduğu ve Konya Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiştir.
Buna göre taraflarca düzenlenen personel taşıma sözleşmesinin taraflar arasındaki anlaşmazlık durumu başlıklı 12. maddesinde Konya Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olacağı kararlaştırıldığından, davalının yetki itirazı haklı görülmüş ve sözleşmeden dolayı açılan iş bu davada yetkisizlik kararı verilmiştir," gerekçesi ile;
"Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE
Görevli Mahkemenin KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN olduğuna,
6100 Sayılı HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde talepde bulunulması halinde dosyanın görevli ve yetkili NÖBETÇİ KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından yetkisizlik kararı verilirken ihtiyati hacze ilişkin herhangi bir kararın verilmediğini, söz konusu ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemede yargılama devam ederken verilmiş bir ihtiyati haciz kararı mahiyetinde olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından yetkisizlik kararı verilirken ihtiyati hacze yönelik olarak da karar verilmesi gerekirken bu bakımdan herhangi bir karar verilmemesi hukuka aykırı olup müvekkil şirketin mağduriyetine yol açtığını, İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 258.
Maddesinde.
"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir." hükmünün yer aldığını, söz konusu hükümden de açıkça anlaşılabileceği üzere bu kararın yetkili mahkeme tarafından verilmesi gerektiğini, bu kapsamda yetkili mahkemenin Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri olup yetkili Bölge Adliye Mahkemesinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi olduğunu beyanla yerel mahkeme ilamının yalnızca ihtiyati hacze ilişkin karar verilmemiş olması bakımından incelenmesine karar verilmesini, istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir.
HMK'nın “Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları” başlıklı 18 inci maddesi ise:
(1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz.
(2) Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.
” şeklindedir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, uyuşmazlıkta yetkinin kamu düzeninden olmamasına, davalının usulüne uygun yetki itirazında bulunmasına,
her iki taraf tacir olup, taraflar arasındaki sözleşmede "İşveren firma ile yüklenici firma arasında oluşacak tüm anlaşmazlıkların çözümü Konya mahkemeleri ve icra daireleridir." şeklinde geçerli yetki düzenlemesi bulunduğunun, daha öncesinde ihtiyati haciz talebinin reddi kararı sonrası Dairemizce ihtiyati haciz kararı verildiğinin ayrıca ihtiyati haciz ile ilgili hüküm kurulmasının gerekmediğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1107, K. 2025/83, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama