İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1312 K.2024/1767

İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;…

Esas2024/1312Karar2024/1767Tarih10 Ekim 2024Okuma10 dk · 1.914 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Ekim 2024
Dosya no
2024/1312
Karar no
2024/1767
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/07/2024
Numarası
2024/136 D.İş 2024/135 Karar
Talep
İhtiyati Haciz
Bam karar tarihi
10/10/2024
Karar yazım tarihi
10/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.914 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle. İhtiyati Haciz taleplerine dayanak vakıa 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 850. Vd.

Maddelerinde düzenlenen kara taşımacılığı işi olduğundan aynı kanunun 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereğince mutlak ticari dava olduğunu, davada mahkememizin görevli olduğunu, müvekkilinin ...l'inde ... parsel numaralı ticarethanenin işletmecisi olduğunu, toptancılık yaptığını, 10/06/2024 tarihinde Antalya'dan muhtelif firmalardan satın aldığı 23.090 KG tonajlı ve 402.481,95-TL satın alım bedelli sebzelerin nakliyesi konusunda ...'ya ait ... plakalı tırın şoförlüğünü nakliye çalışanlığını yapan ... ile ürünlerin ...'indeki ... parsele nakliyesi konusunda sözlü olarak anlaştığını, nakliye sürecinin başlatıldığını,

ürünlerin ... plakalı tır ve ona bağlı ... römork ile Antalya'dan İzmir'e getirilirken sürücü ...'ın Antalya ili Aksu ilçesinde tek taraflı ve asli kusurlu şekilde kazaya karışması nedeniyle telef olduğunu, taraflar arasında yazılı nakliye anlaşması olmasa da ürün irsaliye ve e fatura belgelerinin Ticaret Bakanlığı Hal Kayıt Sistemi'nde Zorunlu Tutulan Ürün Künyesi Belgesi, Antalya Serik Hal Faaliyeti raporu, kaza yeri fotoğrafları incelendiğinde müvekkiline ait ürünlerin ... plakalı tır ve ona bağlı ... plakalı römork ile taşınması esnasında sürücünün ağır kusuru ile telef edildiğini,

karşı tarafın müvekkilinin zarar tazmini talebine adım atmadıklarını, açıkladığı nedenlerle.

402.481,95-TL tutarında nakliyecilik işinden kaynaklanan ürün bedeli alacaklarının güvence altına alınabilmesi için karşı tarafların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız, aksi halde makul bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMECE

"...İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1. maddesinde. "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.", 257/2. maddesinde. "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa.

2- Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa". düzenlemelerine, aynı kanunun 258/1. maddesinde ise; "...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur..." düzenlemelerine yer verilmiştir.

İİK'nın 258/1. maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Yani; alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi gerekli değildir. Yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. Zira; diğer hukuki koruma tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar vermek ve uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.

Yukarıda yazılı düzenlemelerden yola çıkıldığında ve talep eden vekilinin talep dilekçesinin ekine müvekkili şirkete ait faturalar dışında herhangi bir belge eklemediği talep edenin alacağın varlığı konusundaki iddiasını bu aşamada yaklaşık ispat kuralı gereği ispatlayamadığı, iddianın ve alacağın varlığının yargılama neticesinde ortaya çıkacağı anlaşıldığından talebin reddine karar vererek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.," gerekçesi ile, "Talep eden vekilinin borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına ilişkin talebin REDDİNE,"şeklinde karar verilmiştir.

Mahkeme kararına karşı ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

İhtiyati taciz isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle. İlk derece mahkemesi kararının gerekçesi okunduğunda dosyanın yeterince incelenmediği ve karar gerekçesinin açıkça hukuka aykırılığının söz konusu olduğunu, başvurularında müvekkilinin Antalya ilinden 7 (yedi) farklı firmadan toptan satın aldığı ürünlerin irsaliyelerinin sunulduğunu, söz konusu belgelerde ürün alıcısı olan müvekkiline ürünlerin fatura edildiği,

ürünleri taşıyacak olan aracın da plakasının irsaliyede yazıldığının görüldüğünü, nitekim irsaliyelerde ürünün cinsinin, tonajının, satın alanının ve taşıyanının yazılı olmasının yasal zorunluluk olduğunu, hatta taşımacının da ürün irsaliyelerini taşıma sürecinde yanında bulundurulmasının gerektiğini, bu kurallara uyulmamasının yaptırımının da idari para cezası olduğunu, diğer taraftan 7 farklı firmanın hayal ürünü olarak aynı aracı irsaliyelerinde belirtmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

zira her firmanın ürünü yüklediği aracı irsaliyede belirmek zorunda olduğu gibi ürünü taşıyanın da irsaliyeyi yanında taşımasının zorunlu olduğunu, kaza tespit tutanağında ve ona ekli resimlerde de nakliye aracının tek taraflı ve asli kusurlu şekilde kazaya karıştığı ve demir bariyerleri delerek yan yattığının anlaşıldığını, hal faaliyet raporlarında hal içerisinden çıkış yapan araçların plakaları ile çıkış tarihi ve saatlerinin kayıt altına alındığını, ürün künyesi ürünün tarladan çıkıp perakende satış noktasına kadar olan tüm zincirleme süreci kayıt altına aldığını,

7 farklı firmanın müvekkiline satış yaptığı ürünleri hal kayıt sistemine bildirdiği ürün künye belgesinden anlaşıldığını, ürün künye belgesi ile faturalarda yazılı ürünlerin birbirini doğruladığını, sunulu fotoğraflarda nakliye aracının yamaçtan aşağı devrildiği, araç römorkunun tentesinin yırtıldığı ve taşınan taze sebze ürünlerinin sağa sola saçıldığı ev ürünlerin zayi olduğunun anlaşıldığını, işbu nedenlerle mahkemenin yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği,

ürünlerin kaza yapan araçta olduğunu kanıtlayacak mahiyette evrak sunulmadığını gerekçe göstererek taleplerini reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, can kaybının ve bedensel maluliyetin yaşanmadığı başvurularına konu olayda aleyhine ihtiyati haciz istenen karşı tarafların müvekkilinin zarar tazmini talebine en ufak bir adım atmadıklarını, borçlu tarafların kurumsal şahıslar olmayıp piyasada serbest, ayaküstü nakliyecilik yapan, ürünü teslim ettiği anda nakliye bedelini tahsil eden,

yazılı anlaşma usullerini bilmeyen kara düzen çalışan kişiler olduğunu belirterek yerel mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararının kaldırılmasını ve yeniden tesis edilecek hükümde, 402.481,95 TL tutarında, nakliyecilik işinden kaynaklanan ürün bedeli alacaklarının güvence altına alınabilmesi için karşı tarafların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Talep, taşıma işlemi sırasında meydana gelen trafik kazası kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, talep dilekçesinin ekine müvekkili şirkete ait faturalar dışında herhangi bir belge eklenmediği, talep edenin alacağın varlığı konusundaki iddiasını bu aşamada yaklaşık ispat kuralı gereği ispatlayamadığından ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)

Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.

İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.

Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."

Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.

Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.

Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.

Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.

Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı, vurgulanmak istenmiştir.

Dava konusu somut olayda ihtiyati haciz talep eden talep dilekçesi ekinde bulunan malın faturaları, kazaya karışan aracın plakasının bulunduğu irsaliyeleri, kaza tespit tutanağı örneği, araç tescil belgesi örneği, Serik hal faaliyeti raporu ve ürün künye belgesi, kaza yeri fotoğrafları değerlendirildiğinde bu aşamada geçici hukuki koruma niteliğinde olan ihtiyati haciz kararı için gerekli ve yeterli olan “yaklaşık ispat” koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davacı tarafça faturalarda gösterilen bedel olan 402.481,95 TL üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bu itibarla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen ara kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/(1).b.2 maddesi uyarınca kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/136 D.İş, 224/135 Karar sayılı dosyasında verilen 02.07.2024 tarihli KARARININ KALDIRILMASINA,

2-İhtiyati haciz talep eden tarafın yatırmış olduğu 427,60 TL istinaf karar harcının talep edene iadesine,

3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yolu harcının davalıdan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,

B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;

1-İhtiyati haciz talep eden alacaklı yönünden ihtiyati haciz talebinin teminat mukabilinde KABULÜ ile,

2-İİK'nun 257. maddesi uyarınca, yukarıda ismi yazılı davalı/borçlular ... (TC No: ...) ile ... 'ın (TC No: ...) 402.481,95 TL alacağı karşılayacak haczi caiz taşınır ve taşınmaz mallarının, 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının 402.481,95 TL ile sınırlı olmak üzere İHTİYATEN HACZİNE,

3-Davalı/borçlular ... (TC No: ...) ile ... 'ın (TC No: ...) ve 3. şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak 402.481,95 TL'nin % 15'i oranında hesaplanarak takdir olunan 60.372,29-TL nakit teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi veya aynı miktarda kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun mahkemeye ibrazı halinde kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin talep eden vekiline verilmesine,

4-Kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde kendiliğinden kalkmış sayılacağına,

5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6-Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

7-Talep eden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısım birinci bölümü uyarınca hesap olunan 7.500,00 TL vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak talep edene verilmesine,

8-Artan yargılama giderinin istek halinde yatırana iadesine,

9-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 10.10.2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1312, K. 2024/1767, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Mahkemece
  6. İstinaf Başvuru Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1312
Karar No
2024/1767
Tarih
10 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1312 K.2024/1620
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/1312 K.2024/1780
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1313 K.2024/2649
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/1314 K.2024/1771
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1315 K.2024/1650
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1315 K.2024/1614

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.