KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/717
- Karar no
- 2024/1823
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/03/2024
- Numarası
- 2022/884 Esas 2024/267 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 17/10/2024
- Karar yazım tarihi
- 17/10/2024
Karar Metni
2.461 kelime·12 dk okuma·6 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirket ... Şti. ile davalı şirket .... Ltd. Şti.
24/06/2013 arasında Sıcak Su Hazırlama Sistemi Satın Alma Sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin davacı tarafça yerine getirilmediğini, davalının sözleşmede belirtilen "..." marka kazan teslim etmesi gerekir iken "..." marka buhar makinesinin teslim ve montajının yaptığını, bunun sözleşmeye aykırı olduğunu, montajı yapılan ... buhar makinesinin teknik bilirkişiler tarafından yapılan incelemelerde %89 oranında patlama riski olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple müvekkilinin işlerinin sekteye uğradığını, sipariş almakta ciddi anlamda maddi zarara uğradığını,
davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını bu nedenle davalıya sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmesi üzerine Karşıyaka 2. Noterliği' nin 06/01/2014 tarih ve 00539 yevmiye nosu ile ihtarname gönderildiğini, ihtarname gönderilmesine rağmen yasal süre içerisinde bir cevap alınamadığını, müvekkil şirketin ciddi anlamda maddi zarara uğradığını, sözleşmenin 4.7 maddesi gereğince yüklenicinin kullandığı üretim teknolojisi açısından sorumlu olduğu bölgesel, ulusal ve uluslararası yasal yükümlülüklere ve söz konusu işin satışında tabi olunan mevzuata göre yükümlülüklere uyacağını,
aksi takdirde yüklenicinin şirket aleyhine oluşabilecek zararları karşılamakla yükümlü olduğunu, sözleşmenin 5. maddesi gereğince yüklenicinin işin yeni kullanılmamış en iyi malzeme ve işçilik ile imal edilmiş ve monte edilmiş olduğunu garanti edeceğini, sipariş kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerdeki ayıplar nedeni ile sorumlu olduğunu, hatalı, kusurlu ve eksik imalatları bedelsiz düzeltme ve tamamlama yükümlülüğü olduğunu, garanti süresinin 1 yıl olup teslimden itibaren 18 ayı geçemeyeceğini,
yüklenicinin sözleşmenin 7/4 maddesi gereğince yüklenicinin yükümlülüklerinin yerine getirmemesi halinde şirket tarafından fesih ve geçerli bir nedene dayanmaksızın fesih hallerinde %10 cezai şart ödeyeceğini ve uğrayacağı zararları cezai şarttan bağımsız talep edebileceğinin, sözleşme hükümleri ile saptandığını belirterek yargılama sonucunda zararın maddi değerinin tam belirlenmesi halinde değerin arttırılması kaydı ile asgari 20.000,00 TL maddi tazminatın sözleşme imza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 24/06/2013 tarihli "Sıcak Su Hazırlama Sistemi Satın Alma Sözleşmesi" uyarınca davalının edimlerini yerine getirmediğini bu nedenle zarara uğradığını belirterek 20.000,00 TL maddi tazminatın tahsilinin talep edildiğinin, dava dilekçesinde belirtilen hususları kabul etmediklerini, davalı şirketin sözleşme ile mutabık kalınan hiçbir hususa aykırı hal ve davranışın bulunmadığını, davacı yanın sözleşme gereği edimlerini aksatmasına rağmen davalının tolerans gösterdiğini, sözleşme gereği teslimi gereken tüm sistem parçalarının tam,
eksiksiz ve zamanında Temmuz 2013' te davacı şirkete teslim edildiğini ancak davacı şirketin Temmuz 2013' ten Ocak 2014 'e kadar sanki taraflar arasında herhangi bir sözleşme yokmuşçasına sessiz kaldığını, sistemin devreye alınması için kendisine düşen hazırlığı yapmadığını, davalıya program bildirmediğini ve yapılması gereken ödemeyi de ifa etmediğini, oysa geçici kabul tutanağı hazırlanıp tespit olunabilecek eksikliklerin bir hafta içinde tamamlanması ile kesin kabulün karşılıklı imza altına alınması gerektiğini,
davacı şirketçe aradan geçen aylar boyunca davalı şirketin sözlü taleplerine karşı sistemin devreye alınmasına dair tarih ve program verilmediğini, çağrıda bulunulmadığını, nihayet Aralık 2013' te davalı şirket tarafından davacıya yazılı uyarı yapılıp acilen bir program bildirilmesinin istendiği,
bununla beraber davacı şirketin işi sürüncemede bırakıp 22.000,00TL bedelli 26/08/2013 vadeli senedin vadesinde ödemediğini, bunun üzerine davalının yine bir yazılı ihtar gönderdiğini, yazılı ihbarların ardından teslimden altı ay sonra Ocak 2014' te davacı şirketin davalıya Karşıyaka 2. Noterliği' nden ihtarname göndererek kendilerine ... marka kazan teslimi gerekir iken ... marka kazan teslim edildiği,
teslim edilen kazan ölçümlerinde patlama riskinin yüksek olunduğunu, sözleşmeye göre ... marka kazan ile değiştirilmesini, ... marka kazan teslimine onay veren ... isimli kişinin davalı firma ile ilgisi bulunmadığının bildirildiğini karşılıklı mutabakat ile tesliminin gerçekleştiğini, iddianın iyiniyetten uzak olduğunu, sözleşmenin imza tarihinden itibaren davacı adına davalı şirket ile muhatabı ... olduğunu, ... marka kazanın patlama riski taşıdığı iddiasının soyut ve dayanaksız olduğunu, İzmir 20. Noterliği' nin ihtarnamesi ile davacıya bildirildiğini,
davacı tarafın teslimden 6 ay sonra yaptığı ve dayanağı olmayan talebine karşılık davalının iyiniyet ile kazan değişimi yapılabileceğini bildirmiş ise de değişimin planlanması ve organize edilmesi hususunda davacı tarafla uzun süre iletişim sağlanamadığını, konunun davacı tarafın değişen fikirler nedeni ile çözümsüz kaldığını,
davalı şirketin cevabı ihtarının ardından davacı tarafça gönderilen ihtarnamenin aksine davalı şirketten ısrarla sistemin iade alınması ve bedelinin ödenmesinin istendiğini oysa davalının sözleşme gereği işin tamamlanıp sonuçlandırılması haklı ve hukuki gerekçesi olmasa da kazan değişimi yapılmasını kabul ettiğini hatta bu amaçla Ocak 2014 tarihinde ek protokol yapıldığını, buna karşın davacı şirketin fikir değiştirerek sistemin iade alınması ve bedel iadesinin istediğini davalı şirketin de nakit ödeme yapmayı kabul etmediğini ve aradan 10 ay geçtikten sonra haksız ve kötüniyetli işbu davanın açıldığını,
davanın hukuken kabulünün mümkün olmadığını bildirmiştir.
MAHKEMECE
"...,Dava, sipariş edilen üründen farklı marka ürün gönderilmesi nedeniyle maddi zararların tazmini ıslah ile malın geri verilmesi ve ödediği bedelin iadesi istemine ilişkindir.
SMMM ..., Makine Mühendisi ... ve Ticaret Hukuku Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Y. ...'un 26/12/2016 Tarihli Bilirkişi Heyeti Kök Raporunda; Taraflar arasında su ısıtma sistemlerine yönelik yazılı sözleşme bulunduğunu, ... marka kazanın ... Mah. ... Mevkii ... Cad:.../... .../... adresinde bulunduğu, sözleşmede kazan ve teknik özellikleri bölümünde ... marka yazılı olup teslim edilen kazanın ... marka olduğu, ödeme ve tahsilatlar konusunda davalı ve davacı defter kayıtlarının birbirini tutmadığı, sözleşme feshine dair yazılı bir kayda rastlanmadığı, talep edilen zararın hangi kalemlerden oluştuğu tespit edilmediği bildirilmiştir.
SMMM ..., Makine Mühendisi ... ve Ticaret Hukuku Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Y. ...'un 09/08/2017 Tarihli Bilirkişi Heyeti Ek Raporunda. Davacı dışı .... Şti. Nin 06/06/2017 tarihli yazısı ile 07/12/2013 tarih 33683 sayılı irsaliye ile 07/12/2013 tarih 064197 sayılı faturayı gönderdiğini, 24/06/2013 tarihli sözleşmeye göre davalı tarafça taahhüt ve kazan teknik özelliklerinin ... marka ... model 4 bar basınç ve 5.2 bar test basıncı olarak belirlendiği, ...
Marka buhar kazanının davalının teklif ve taahhüt ettiği değeri karşılamadığı, kazan basıncının 3 atü/3bar olduğu, davalı şirketin ... marka kazan teslimatını gerçekleştiremediği,25/10/2013 bitiş tarihli ... ve ... sözleşmesinin kaşe ve yetkililerinin imzalarının bulunmadığı tanık ...'ün duruşma beyanı sözleşmenin yapılmadığı hususunun bu belge ile teyit edildiği, davacının sözleşmeden kaynaklı zarar iddiasının ispata muhtaç kaldığı bildirilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 12/10/2022 Tarih, 2019/1573 Esas, 2022/1580 Karar Sayılı İlamında. "Somut olayda, davacı vekili tarafından verilen 25/08/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın tamamen ıslah edildiği, HMK'nın 180. maddesi hükmünce verilmesi gereken yeni dava dilekçesinin ıslah dilekçesi ile verildiği ve davanın tamamen ıslahı ile ilgili yeni dava dilekçesinin karşı taraf davalıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, davanın tamamen ıslahı ile ilgili verilen yeni dava dilekçesinde belirtilen yeni vakıalar ile ilgili varsa deliller toplanarak tüm deliller birlikte değerlendirilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile ıslah istemi dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle Mahkememizin 26/03/2019 Tarih, 2014/1325 Esas, 2019/245 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilince davanın tamamen ıslahına dair verilen dilekçesinde yanlış kazanın teslimi sebebiyle davalıya ödenen paranın kendisine iade edilmesini istediği anlaşılmıştır. Islah dilekçesi ile dayanılan delillere bakıldığından tüm delillerin toplandığı anlaşılmıştır. Davalı tarafın ıslaha itirazında ise delil bildirmediği görülmüştür. Dosya kapsamında yapılan incelemede taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6098 sayılı yasanın 112.
Maddesinde yer alan borcun gereği gibi ifa edilmemesi noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde mevcut bulunan bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki sözleşme ile taahhüt edilen kazan ile davalı tarafın davacıya getirip teslim ettiği kazanların birbirinden farklı olduğu tespit edilmiştir. Hatta davalı tarafın farklı kazan teslim etmesinden kaynaklı olarak borulama montaj ve devreye alma çalışmalarının tamamlanamadığı tespit edilmiştir.
Bu sebeple davalı tarafın sözleşme ile davacıya karşı üstlendiği edimi gereği gibi yerine getirmediği, davacı tarafın bundan kaynaklı olarak uğradığı zararı tazmin etmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ıslah sebebiyle sözleşme gereği ödenen kazan bedelini iade isteminin haklı olduğu anlaşılmakla, davanın yanlış teslim edilen kazanın davalıya iadesi koşuluyla kazan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, "Davanın KABULÜNE, 54.721,00 TL'nin davalı tarafça davacıya teslim edilen ... marka kazanın davalıya geri iade edilmesi koşuluyla 14.10.2014 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, "şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşme tahtındaki edimlerini yerine getirdiğini, davacının işbu dava kapsamında borcun ifa edilmemesinden doğan zararını talep etmesine rağmen bu zararları veyahut seçimlik haklarını talep edebilmek için müvekkilini temerrüde düşürmediğini, davacının sözleşme gereğinin yerine getirilmediğine ilişkin iddialarını ispata elverişli hiçbir delil sunamadığını, müvekkili şirketin sözleşme konusu kazanı davacıya teslim ederek kurulumunu gerçekleştirdiğini, davacının, kazanı bilgisi ve onayı dahilinde teslim alıp kullandığını, keza, sözleşmede teslim edilecek kazanın markası belli olup,
teslim alınan malın markasının farklı olup olmadığının teslim anında ve hatta yasal süreler içerisinde kolayca tespit edilecek bir olgu olduğunu, buna rağmen davacı şirket tarafından ne teslim sırasında, ne ayıp bildirimi için öngörülen yasal sürelerde bu hususa ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, bunun da kurulumun bilgi ve onay dahilinde gerçekleştiğini açık bir şekilde ortaya koyduğunu, davacının, kendi bilgi ve onayı dahilinde ... marka kazanı teslim alıp, kabul edip buna ilişkin irsaliyeli faturayı kayıtlarına intikal ettirdiğini,
tüm bunlara rağmen ''borcun ifa edilmediğinin'' iddia edilmesinin her şeyden evvel hakkın kötüye kullanılması olduğunu, sözleşme konusu kazanda marka değişikliğine ilişkin mutabakat sağlandığını, davacı şirketin kurulumun gerçekleştiğini ikrar ettiğini, yerel mahkemenin ''Hatta davalı tarafın farklı kazan teslim etmesinden kaynaklı olarak borulama montaj ve devreye alma çalışmalarının tamamlanamadığı tespit edilmiştir.
Bu sebeple davalı tarafın sözleşme ile davacıya karşı üstlendiği edimi gereği gibi yerine getirmediği'' şeklinde gerekçe kurarak iddia ve ispatlara ilişkin hatalı değerlendirme yaptığını, davacının ıslah talebinin yasal süresi içinde yapılmadığını, davacının ıslah talebini; yasal 1 haftalık süre içinde yeni dava dilekçesini sunacağını belirterek, 26.04.2017 tarihinde mahkemeye sunduğunu, ancak yeni dava dilekçesini, yaklaşık 4 ay sonra,
28.08.2017 tarihinde sunduğunu, süre içinde ıslah edilen işlem yapılmadığında, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceğine ilişkin kanun maddesinin çok açık ve net olduğunu, süresi içinde yapılmayan ıslahın hükme esas alınmamasının gerektiğini, bu sebeple davacının ıslah talebinin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemenin bu hususu göz önünde bulundurmamasının hatalı olduğunu, dava konusu ürünün davacıya 09.12.2013 tarihinde teslim edildiğini, davacının ise ıslah talebini 26.04.2017 tarihinde yaptığını, ticari satımlarda geçerli olan kanuni zaman aşımının teslimden sonra 2 yıl olup,
davacı ıslah süresinde belirtilen zamanaşımı süresi dolduktan sonra ileri sürüldüğünü, bu nedenle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, ayrıca ıslaha konu talebin sözleşme gereğince ödenen 54.721,00 TL'nin tahsili talebi olduğunu, ancak davacı şirketin dayandığı 00539 yevmiye nolu, Karşıyaka 2. Noterliği'nden çektiği 06.01.2014 tarihli ihtarnamesi bedel iadesine ilişkin olmadığını, dolayısıyla, davacının işbu ihtarnameye dayalı olarak zamanaşımının kesildiği iddiasının hiçbir hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, davacının 06.01.2014 tarihli ihtarnamesinde bedel iadesi talebinde bulunmadığını,
ihtarname ile ıslah dilekçesinde yer alan taleplerin çeliştiğini, seçimlik hakkın bir kez kullanılabileceğini, seçimlik bir hakkın kullanıldıktan sonra ıslah yolu ile dahi değiştirilemeyeceğini, faiz başlangıç tarihine ilişkin belirlemenin hatalı olduğunu beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sipariş edilen üründen farklı marka ürün gönderilmesi nedeniyle maddi zararların tazmini, ıslah ile malın geri verilmesi ve ödediği bedelin iadesi istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı taraf, taraflar arasında 24/06/2013 arasında "Sıcak Su Hazırlama Sistemi Satın Alma Sözleşmesi" imzaladığını, sözleşmenin davacı tarafça yerine getirilmediğini, davalının sözleşmede belirtilen "..." marka kazan teslim etmesi gerekir iken "..." marka buhar makinesinin teslim ve montajının yaptığını, bunun sözleşmeye aykırı olduğunu, sözleşmenin 5. maddesi gereğince yüklenicinin işin yeni kullanılmamış en iyi malzeme ve işçilik ile imal edilmiş ve monte edilmiş olduğunu garanti edeceğini, sipariş kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerdeki ayıplar nedeni ile sorumlu olduğunu, hatalı,
kusurlu ve eksik imalatları bedelsiz düzeltme ve tamamlama yükümlülüğü olduğunu, garanti süresinin 1 yıl olup teslimden itibaren 18 ayı geçemeyeceğini, yüklenicinin sözleşmenin 7/4 maddesi gereğince yüklenicinin yükümlülüklerinin yerine getirmemesi halinde şirket tarafından fesih ve geçerli bir nedene dayanmaksızın fesih hallerinde %10 cezai şart ödeyeceğini ve uğrayacağı zararları cezai şarttan bağımsız talep edebileceğinin,
sözleşme hükümleri ile saptandığını belirterek yargılama sonucunda zararın maddi değerinin tam belirlenmesi halinde değerin arttırılması kaydı ile asgari 20.000,00 TL maddi tazminatın sözleşme imza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş ıslah ile de yanlış kazanın teslim edilmesinden dolayı davalı şirkete ödenen 54. 721,00 TL nın ihtarname tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf, sözleşme gereği teslimi gereken tüm sistem parçalarının tam, eksiksiz ve zamanında Temmuz 2013' te davacı şirkete teslim edildiğini ancak davacı şirketin Temmuz 2013' ten Ocak 2014 'e kadar sanki taraflar arasında herhangi bir sözleşme yokmuşçasına sessiz kaldığını, sistemin devreye alınması için kendisine düşen hazırlığı yapmadığını, davalıya program bildirmediğini ve yapılması gereken ödemeyi de ifa etmediğini, oysa geçici kabul tutanağı hazırlanıp tespit olunabilecek eksikliklerin bir hafta içinde tamamlanması ile kesin kabulün karşılıklı imza altına alınması gerektiğini, sözleşmeye göre ... marka kazan ile değiştirilmesini,
... marka kazan teslimine onay veren ... isimli kişinin davalı firma ile ilgisi bulunmadığının bildirildiğini karşılıklı mutabakat ile tesliminin gerçekleştiğini, iddianın iyiniyetten uzak olduğunu, sözleşmenin imza tarihinden itibaren davacı adına davalı şirket ile muhatabı ... olduğunu,
davacı tarafça gönderilen ihtarnamenin aksine davalı şirketten ısrarla sistemin iade alınması ve bedelinin ödenmesinin istendiğini oysa davalının sözleşme gereği işin tamamlanıp sonuçlandırılması ödenmesinin istendiğini oysa davalının sözleşme gereği işin tamamlanıp sonuçlandırılması haklı ve hukuki gerekçesi olmasa da kazan değişimi yapılmasını kabul ettiğini hatta bu amaçla Ocak 2014 tarihinde ek protokol yapıldığını,
buna karşın davacı şirketin fikir değiştirerek sistemin iade alınması ve bedel iadesinin istediğini davalı şirketin de nakit ödeme yapmayı kabul etmediğini ve aradan 10 ay geçtikten sonra haksız ve kötüniyetli işbu davanın açıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
ıslahın süresinde olduğunun, sözleşmenin niteliğine göre zamanaşımı itirazının yerinde olmadığının, davacının ıslah ile sözleşmeden dönme talebinde bulunabileceğinin ve bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere sözleşmeye aykırı olarak teslim edilen kazanın bedelininin talep edilebileceğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/717, K. 2024/1823, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama