KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Ağustos 2025
- Dosya no
- 2025/1092
- Karar no
- 2025/1360
- İncelenen kararın mahkemesi
- AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/04/2025 Ara Karar
- Numarası
- 2025/216 Esas
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 05/08/2025
- Karar yazım tarihi
- 05/08/2025
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilince, müvekkili tarafından beton pompası ve mikserleri ile davalıya çalışma hizmeti verildiği, alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından itiraz edildiği, müvekkilinin e-fatralar ve hesap mutakabatına göre alacaklı olduğu beyanı ile ihtiyati haciz konulması talep edilmiştir.
Mahkemece verilen 18/03/2025 tarihli ara kararla," dosyaya sunulan irsaliye, faturalar ve hesap mutabakatı nazara alındığında davacının dava konusu yaptığı alacağının 7.049.211,95-TL kısmının varlığının yaklaşık olarak ispat edildiği anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin 7.049.211,95-TL miktar üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine" dair "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile; 7.049.211,95-TL'nin % 15'i oranında hesaplanan 1.057,381,79-TL nakit teminat veya kesin/süresiz banka teminat mektubu karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine Mahkemece 09/04/2025 tarihli ara kararla "talepte bulunan davacının alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesinin gerekmediği, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edildiği, başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterli olduğu,
ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin dava dilekçesi ekleri ve taraflar arasındaki hesap mutabakatı nazara alındığında davaya konu alacağın bir kısmının varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık olarak ispat ettiği, tüm dosya kapsamından mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararında kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmiştir.
Yine İİK'nın 266. maddesine göre; borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer.
Davacı tarafça esas hakkında takip yapıldıktan sonra açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verildiği, yani esas takibe geçilmiş olduğu ayrıca ihtiyati haciz kararının da icra olunduğu anlaşılmakla teminat karşılığında haczin kaldırılmasına karar verilmesi yetkisinin İİK'nın 266. uyarınca İcra Mahkemesine ait olduğu,
mahkememizin yetkisiz ve görevsiz olduğu (mahkememizin benzer bir dosyada 28/03/2024 tarih, 2024/69 Esas sayılı ara kararının, İzmir BAM 20.HD'nin 2024/1077-1082 Esas ve karar sayılı karar ile görevsizlik sebebiyle kaldırıldığı), davalı vekilinin talebini yetkili ve görevli icra hukuk mahkemesinden talep etmesi gerektiği anlaşılmakla bu yöndeki talebinin usulden reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf dilekçesinde, davalı tarafından kesilen faturalarda sözleşmede belirtilen birim fiyatlara uyulmadığı, dökülen beton miktarına göre fazladan mesai yazıldığı, zam uygulaması yapılırken bilgi paylaşımında bulunulmadığı, çalışma ve hizmetin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği beyanı ile ihtiyati haciz kararının kaldırılması olmadığı takdirde, kesin ve süresiz teminat mektubu uyarınca ihtiyati haczin kaldırılması talep edilmiştir.
Talep, itirazın iptali davası sırasında verilen ihtiyati haczi itirazın reddine yönelik ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İİK’nın 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." hükümleri mevcuttur.
Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre, davalı tarafından aralarındaki ticari ilişkinin ve sözleşmesinin kabul edilmesine, e-faturalara göre yaklaşık ispat kuralının somut olay yönünden gerçekleşmesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,
inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/1092, K. 2025/1360, 5 Ağustos 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama