KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Ağustos 2025
- Dosya no
- 2025/1096
- Karar no
- 2025/1349
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/05/2025 D.İş
- Numarası
- 2025/114 Esas
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
- Bam karar tarihi
- 05/08/2025
- Karar yazım tarihi
- 05/08/2025
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde;
Talep eden vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, 11/03/2025 tarih 7.7731,11 TL bedelli, 17/03/2025 tarih 4.929,26 TL bedelli, 18/03/2025 tarih 4.766,19 TL bedelli, 19/03/2025 tarih 13.357,65 TL bedelli, 22/03/2025 tarih 5.902,44 TL bedelli, 08/04/2025 23.012,66 TL bedelli ve son olarak 14/04/2025 tarih 13.640,16 TL bedelli faturalar nedeniyle borçludan toplamda 73.339,47 TL alacaklı bulunduğunu, borçlunun mallarını kaçırması ihtimaline binaen borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati haciz şartları değerlendirildiğinde; geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati haciz, nitelikçe bir geçici hukuki koruma tedbiridir.(HMK m. 406)
Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların yada onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir.(TC Anayasası m.36, HMK m.33) ihtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir.
İİK 257 - 268 maddelerindeki düzenlemeye göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın para alacağı olması, rehinle teminat altına alınmamış olması, muaccel olması ve muaccel olmakla birlikte karşı tarafın mal kaçırma durumunun olması, alacağın varlığına dair yaklaşık ispatın gerçekleşmiş olması gerekir.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz talep edenin dayanağı olarak esas itibariyle faturaya dayandığı, fatura tek taraflı olarak ve her zaman düzenlenmesi mümkün olan tek başına alacağın varlığını göstermeye yeterli olmayan bir belge türü olup ayrıca ihtiyati haciz talebine konu alacağın varlığı ve miktarını belirlemenin yargılamayı gerektirdiği, İİK' nin 257. ve devamı maddelerindeki ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK 257 maddesinde de belirtildiği üzere kendisine ulaşılamayan bir borçlu ve rehinle teminat altına alınmamış bir borç mevcut olduğunu, GİB portaldan aldıkları dökümandan da anlaşılacağı üzere hakimin de kararda belirttiği gibi tek taraflı düzenlenmiş faturaların söz konusu olmadığını, 259/1 maddesinde de belirtildiği üzere dosyalarının .... AŞ'nin bu maddeyle güvence altına alındığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2013/18723 Esas sayılı kararının da bu yönde olduğunu, mahkeme kararının kaldırılarak talepleri şekilde karar verilmesini talep etmiştir.
DELLİLER VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Davacı vekilince, fatura alacağına istinaden ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece, talebin reddine karar verilmiş, kara karşı davacı vekilince borçluya ulaşılamadığı, rehinle teminat altına alınmış bir borcun bulunmadığı,, mahkeme kararında belirtildiği gibi tek taraflı düzenlenmiş faturaların söz konusu olmadığı beyanıyla istinaf yoluna başvurulmuş kararın kaldırılması talep edilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ihtiyati haciz talebinin faturaya dayandığının ve faturanın tek başına alacağın varlığını göstermeye yeterli olmadığının, alacağın varlığının yaklaşık ispat ölçüsünde ispatlanamadığının anlaşılmasına göre karşı taraf vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/1096, K. 2025/1349, 5 Ağustos 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama