KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Ağustos 2025
- Dosya no
- 2025/1150
- Karar no
- 2025/1354
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/04/2025 D.İş
- Numarası
- 2025/584 Esas
- Davanın konusu
- İhtiyati Tedbir
- Bam karar tarihi
- 05/08/2025
- Karar yazım tarihi
- 05/08/2025
Karar Metni
1.816 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde;
"İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde; talep eden şirket ile .... Tic.
A.Ş. arasında 11.08.2023 tescil tarihli 230237666 tescil sayılı ve 11.08.2023 tescil tarihli 23962 sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesinin akdedildiğini, .....'in kefil sıfatı ile sorumlu olduğunu, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine Beyoğlu 48. Noterliği'nin 20.12.2024 tarihli ve 337379 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek borcun 60 gün içinde ödenmesi aksi takdirde bu sürenin sonunda sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edildiğini, ihtara rağmen borç ödenmediğinden finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğini,
sözleşmenin feshine rağmen karşı taraf şirket tarafından kiralananların teslim edilmediğini, karşı taraf finansal kiracı ve kefil tarafından konkordato projesinin tasdiki talebiyle açılan İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/869 Esas sayılı dosyasında verilen geçici/kesin mühlet kararlarında leasingli ekipmanların/aracın tesliminin engellenmesine yönelik bir tedbir kararı bulunmadığını,
finansal kiralama konusu mallar talep eden finansal kiralama şirketine ait olduğundan bu mallar yönünden tedbir kararı verilmesinin hukuken de mümkün olmadığını beyan ederek talep eden şirketin ileride telafisi imkansız zararlarla karşılaşmasının önlenmesi için finansal kiralama sözleşmesine konu mülkiyeti talep eden şirkete ait olan ... model .... şasi nolu, ...motor nolu ve ...model ... şasi nolu,... motor nolu 2 adet aracın açılacak esas dava sonuçlanıncaya kadar finansal kiralama sözleşmesinin 40/b maddesi gereğince teminatsız olarak şirkete teslimine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesini talep etmiştir.
Talep eden tarafından karşı taraflara gönderilen ihtarnamenin geçici mühlet kararından sonra olduğu, finansal kiralama sözleşmesine taraf olan kiracı şirketin ve kefilin konkordato talebi sonrası hakkında 1 yıllık kesin mühlet verilmesine karar verildiği, kiralamaya konu malların iadesi konusunda konkordato yargılaması yapan mahkemece karar verilebileceği, kiracı şirketin ve kefilin konkordato sürecinde olduğu dikkate alındığı İİK'nın 307. maddesi kapsamında iddia ve talebin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
"...
Talep eden tarafından karşı tarafa gönderildiği belirtilen ihtarnamenin geçici mühlet kararından sonra olduğu, finansal kiralama sözleşmesine taraf olan kiracı şirketin konkordato talebi sonrası hakkında 1 yıllık kesin mühlet verilmesine karar verildiği, kiralamaya konu malların iadesi konusunda konkordato yargılaması yapan mahkemece karar verilebileceği, kiracı şirketin konkordato sürecinde olduğu nazara alındığında İİK'nın 307. maddesi kapsamında iddia ve talebin yargılamayı gerektirdiği yönündeki kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği,
ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu değişik iş kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. ..."
(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 06/03/2025 tarihli, Dosya No: 2025/289 Karar No: 2025/492 sayılı kararı)" gerekçesiyle, talep eden tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, dair karar verilmiştir.
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı finansal kiracı .....Tic AŞ arasında sözleşme akdedildiğini, davalı .....'in de iş bu sözleşmenin kefili sıfatıyla sorumlu olduğunu, davalıların finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını ödemeyerek temerrüde düştüklerini, davalılara ihtarname keşide edildiğini, finansal kiracı ve kefili tarafından konkordato projesinin tasdikine yönelik dava açıldığını, bu davada geçici/kesin mühlete ilişkin verilen ara kararlarda finansal kiralamaya konu ekipman/araç/taşınmaz tedbir kapsamında yer almadığını, kaldı ki,
finansal kiralama konusu malların müvekkilinin finansal kiralama şirketine ait olduğundan, konkordato mahkemesi tarafından mülkiyeti müvekkili şirkete ait işbu mallar yönünden tedbir kararı verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle mahkemece konkordato süreci gerekçe gösterilerek ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, finansal kiracının konkordato davasının görüldüğü İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/869 Esas sayılı dosyasında verilen geçici/kesin mühlet kararlarında leasingli ekipmanın/aracın/taşınmazın tesliminin engellenmesine yönelik bir tedbir kararı da bulunmadığını,
ihtarlara rağmen müvekkilinin alacaklarının ödenmediğini, finansal kiralama sözleşmelerinin feshedildiğini, müvekkili adına telafisi imkansız zararların doğmaması bakımından müvekkilinin mülkiyet hakkının da göz önünde bulundurularak 2 adet aracın müvekkili şirkete teslimine yönelik olarak tedbir kararı verilmesi taleplerinin bulunduğunu, bu nedenle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü gerekirken yerel mahkemece reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, aksi halde müvekkili şirketin önlenemez ve telafi edilemez hak kayıplarının söz konusu olacağını,
yerel mahkemenin değişik iş kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
DELLİLER VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı vekilince, davalıya finansal kiralama sözleşmesi ile 2 adet araç kiralandığı, davalının borçlarını ödemeyerek, temerrüde düştüğü, 20/12/2024 tarihinde ihbarname göndererek borcun ödenmesi aksi takdirde sözleşmenin fesholduğu ihtar edildiği, ihtara rağmen ilgili şirketin alacaklarının ödenmediği ve finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiği, finansal kiracı ve kefilinin konkordato talep ettikleri, konkordato davasına bakan İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/869 Esas sayılı dosyasında davalı hakkında verilen geçici ve kesin mühlet ara kararlarında finansal kiralamaya konu ekip ve ekipmanların yer almadığı,
finansal kiralama konusu malların müvekkili şirkete ait olduğundan konkordato davasına bakan mahkemenin de bu mallar yönünden tedbir kararı vermesinin hukuken mümkün olmadığı beyanıyla müvekkili şirkete ait 2 adet aracın dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbirle müvekkili şirkete teslimi talep edilmiştir.
Mahkeme, talep eden tarafından karşı tarafa gönderilen ihtarnamenin geçici mühlet kararından sonra olduğu, talep edilen hakkında 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, kiralamaya konu malların iadesi konusunda konkordato yargılaması yapan mahkemece karar verilebileceği, İİK'nun 307.maddesi gereğince iddia ve talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı talep dilekçesindeki nedenlerle davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir.HMK'nın 389. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir".
Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir.
Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.
İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
HMK'nın 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme gereği tedbir talep eden tarafın talebi dışında resen başkaca bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.
İhtiyati tedbir kararına itiraz HMK'nın 394/2.maddesinde; ''İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
HMK'nın 391/3. ve 394/5. maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun ne anlama geldiği ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/1. maddesinde "ilk derece mahkemelerinden verilen ... ihtiyati tedbir ... taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmü ile istinaf olarak açıkça belirtilmiştir.
6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 31/3 maddesine göre "Kiracı ve kiralayan arasında finansal kiralama sözleşmesiyle ilgili ihtilaflarda, mahkemece finansal kiralama konusu malın ihtiyati tedbir kararı alınarak kiralayana veya üçüncü bir kişiye bırakılması durumunda kiralayan, mahkemeye malın rayiç değeri kadar teminat yatırmak suretiyle mal üzerinden tasarruf edebilir. Şu kadarki sözleşmesinin feshinin haksız olduğuna karar verilmesi halinde kiralayan, kiracının zararını tazminle yükümlüdür."
Finansal kiralamaya konu olan menkul veya gayrimenkullerin geçici mühlet aşamasında veyahut kesin mühlet aşamasında ne olacağı konusunda bir düzenleme İcra ve İflas Kanununda yer almamaktadır. Ancak İcra ve İflas Kanununun 307. maddesi uyarınca finansal kiralamaya konu olan malların iadesinin bazı şartlar halinde ertelenebileceği düzenlenmiştir.
Yüksek yargı kararlarında belirtildiği üzere; Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararda belirtmelidir. Ayrıca verilecek ihtiyati tedbir kararının da uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmaması gerekir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesi halinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğine, talep eden tarafından karşı tarafa gönderildiği belirtilen ihtarnamenin geçici mühlet kararından sonra olduğu,
finansal kiralama sözleşmesine taraf olan kiracı şirketin konkordato talebi sonrası hakkında 1 yıllık kesin mühlet verilmesine karar verildiği, kiralamaya konu malların iadesi konusunda konkordato yargılaması yapan mahkemece karar verilebileceği, kiracı şirketin konkordato sürecinde olduğu nazara alındığında İİK'nın 307. maddesi kapsamında iddia ve talebin yargılamayı gerektirdiği yönündeki kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,
inceleme konusu değişik iş kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/1150, K. 2025/1354, 5 Ağustos 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama