KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Ağustos 2025
- Dosya no
- 2025/1166
- Karar no
- 2025/1344
- İncelenen kararın mahkemesi
- AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/05/2025 Tarihli ara karar
- Numarası
- 2025/340 Esas
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 01/08/2025
- Karar yazım tarihi
- 01/08/2025
Karar Metni
1.038 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde;
"Davacı vekili tarafından mahkememize verilen dava dilekçesi ile özetle; müvekkil ile davalının toplamda 30 adet çay kazanı makinesi alımına yönelik ticari bir anlaşma yaptıklarını, taraflar arasında yapılan anlaşmaya göre makinelerin başlangıç olarak 10 adeti Aralık 2024, diğer 10 tanesinin Ocak 2025 tarihinde teslim edileceğini, müvekkil ile davalı şirket arasında yapılan anlaşma uyarınca toplamda 30 adet çay kazanı makinesinin alınmasına kararlaştırıldığını, müvekkil tarafından davalı şirkete 230.000 TL bedelli çek teslim edildiğini, kalan 20 adet çay kazanı makinesi ise 350.000 TL bedel üzerinden faturalandırıldığını,
bu 20 makineden 2 adedi için müvekkil tarafından 06.09.2024 tarihinde 16.000 TL ve 12.09.2024 tarihinde 10.000 TL olmak üzere toplam 26.000 TL ödeme yapıldığını, ancak, davalı şirket taahhüt ettiği mal teslimlerini yerine getirmediğini, iklim koşulları, üretim yoğunluğu gibi çeşitli bahaneler öne sürerek müvekkili Nisan 2025 ayına kadar oyaladıklarını, müvekkilin mal teslim edilmediği halde çeklerin iadesi için davalıya başvurduğunu, ancak çeklerin üçüncü kişilere devredildiği bilgisinin verildiğini, çeklerin icra takibine konularak haksız yere tahsil edilme ihtimalinin olduğunu,
tüm bu nedenlerle ilgili çekler hakkında ödemeden men kararı verilmesini ve icra takibine konu edilmemesini talep etmiştir.
Talepte bulunan davacı tarafın dosyaya sunduğu deliller kapsamında dosyanın incelenmesinde; HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu madde de meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.
Dosyanın incelenmesinde; dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde davacının iddiasının yargılamayı gerektirdiği, bu hali ile yaklaşık ispat şartlarının şu aşamada mevcut olmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir" gerekçesiyle, Davacı vekilinin davaya konu çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve icra takibi yapılmaması talebinin reddine, dair karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davayı, müvekkilinin davalı şirket ile yaptığı ticari anlaşma kapsamında mal teslimi yapılmasına rağmen keşide edilen çeklerin hukuken bedelsiz hale gelmesi nedeniyle açtıklarını, aralarındaki anlaşmaya ve müvekkilinin defaatle yaptığı taleplere rağmen malların teslim edilmediğini, davalının mal tesliminden kaçındığını, müvekkilinin mal karşılığı iki adet çek düzenlediğini, çeklerin mal teslimi yapılmadığı halde davalı tarafından üçüncü kişilere ciro edildiğini,
Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere korunmaya değer hukuksal bir yarar olmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi için borçlunun herhangi bir tehlike altında bulunmaması gerektiğini, ancak mal teslimi yapılmayan, bedelsiz hale gelen çeklere dayalı olarak icra takibine maruz kalma riski karşısında müvekkilinin korunmaya değer, güncel ve hukuken meşru yararı bulunduğunu, ayrıca arabuluculuk toplantısında davalı vekili tarafından şirketin batık durumda olduğunun, çeklerin geri verilemeyeceğinin, bedelinin de ödenemeyeceğinin ikrar edildiğini ve mağduriyetlerinin kanıtlandığını,
bu durumda yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığı gerekçesinin hukuken anlam bulmadığını, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/340 Esas sayılı dosyasında verilen 08.05.2025 tarihli ara kararı kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELLİLER VE GEREKÇE
Talep ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı vekilince, davalı ile aralarındaki ticari ilişkide satın almak istedikleri çay makinaları için avans çeki verdikleri davalı tarafından malların teslim edilmediği beyanı ile davaya konu çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve icra takibi yapılmasının tedbiren önlenmesi talep edilmiştir.
Davalı vekilince, davacının üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle mal teslimatı yapılamadığı, müvekkili şirketin üretimini ekonomik sebeplerle durdurduğu, fabrika binasının satış süreci başladığı, cirolanan çeklerin müvekkilinin başka yükümlülüklerini karşılamak üzere devredildiği beyanıyla davanın reddi talep edilmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde davacının iddiasının yargılamayı gerektirdiği, bu hali ile yaklaşık ispat şartlarının şu aşamada mevcut olmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince, çeklerin devredilmiş ve tedavülde olması dikkate alınarak ilgili bankaya müzekkere yazılara ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve icra takibine konu edilmesinin önlenmesine karar verilmesi talebiyle karar istinaf edilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; davacının beyanından çeklerin devredildiği, tedavülde olduğu, davalının beyanından da çekleri ciro ettiğinin anlaşıldığı, davacı vekilince, çeklerin icra takibine konu edilmesinin önlenmesi talep edilmiş ise de, davanın tarafları olmayan 3.kişiler hakkında aleyhe karar verilemeyeceği, sonuç itibariyle mahkemece ihtiyati tedbir kararının reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/1166, K. 2025/1344, 1 Ağustos 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama