KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/400
- Karar no
- 2025/951
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/01/2025
- Numarası
- 2025/58 Esas
- Dava
- MENFİ TESPİT - İHTİYATİ TEDBİR
- Karar yazım tarihi
- 08/05/2025
Karar Metni
1.940 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen menfi tespit davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sırasında verilen ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 17/01/2025 tarihli ara karar ile; ''...Davacı ... vekilinin 17.01.2025 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesiyle; müvekkilinin aleyhine, annesi ...’un asıl borçlu kendisinin ise kefil göründüğü 6.000.000TL senetle davalı İzmir 22.İcra Dairesi 2024/6160E. tarafından icra takibi başlatıldığını, başlatıldığını, müvekkilinin annesi ...
94 yaşında yatalak ve akıl sağlığı yerinde olmayan devlet yardımı ile geçinen okuma yazması olmayan bir vatandaş olduğunu, içinde banyo,tuvalet, mutfağı olmayan bir göz odada yaşayan yatalak ve devlet yardımı ile geçinen bir kişinin bu şekilde bir parayı nakden alması yada sıradan köyde emlakçılık yapan davalının bu parayı nakden yanında taşıması mümkün olmadığını, sözkonusu senette asıl borçlu olarak görünen ... ile ilgili olarak akıl sağlığı yerinde olmadığını dolayı vekalet alamadığımız için kendisine vasi atanması için İzmir 4.Sulh Hukuk Mahkemesi 2024/1498 E.sayılı dosya ile açtığımız dava dosyası derdest olduğunu,
aynı köyde yaklaşık 15-20 kişi bu şekilde mağdur olup ,eski köy muhtarı ... ve ... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/117474Hz.nosu ile şikayetçi olunduğunu ve dosyanın derdest olduğunu, davaya konu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve icra takibi neticesinde müvekkilin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve dava konusu senet sebebiyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilerek icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Talep; İhtiyati Tedbir Talebine ilişkindir.
İhtiyati tedbir 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.
HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.
İhtiyati tedbire esas olanın davada iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir.
Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir. Bu açıklamalar ışığında davalıların taşınırları, taşınmazları ve dava konusu alacaklarını kapsayacak şekilde ihtiyati tedbir konulamayacağından haklı ve yerinde görülmediği..." gerekçesi ile.
İhtiyati tedbir isteminin REDDİNE dair ara karar verilmiş, verilen bu ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen ihtiyati tedbir red ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekilinin ... aleyhine kefil göründüğü 6.000.000.TL.senetle ilgili olarak davalı tarafından icra takibi başlatıldığını ancak alacaklı görünen kişiye müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı gibi bu miktarda bir meblağın nakden bir kişinin yanında taşınmasının hayatın olağan akışına ters olduğunu,
müvekkili ile birlikte aynı köyde yaşayan bir çok kişiye toplamda altmış beş milyon Türk Lirasını bulan icra takiplerinin davalı tarafından yapıldığını, bu hususta İzmir Cumhuriyet Savcılığı 2024/117474 Hz.nosu ile mağdurlar tarafından davalı aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu, tedbir kararı verilmemesinin telafisi imkansız sonuçlara sebebiyet vereceğini ileri sürerek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Talep; menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbirin reddine yönelik itiraza ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir".
Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir.
Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.
İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme gereği tedbir talep eden tarafın talebi dışında resen başkaca bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.
İhtiyati tedbir kararına itiraz 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 394/2.maddesinde; ''İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/3. ve 394/5. maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun ne anlama geldiği ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/1. maddesinde "ilk derece mahkemelerinden verilen ... ihtiyati tedbir ... taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmü ile istinaf olarak açıkça belirtilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde ise; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta, dosya münderecatına göre takibe dayanak bononun da içinde bulunduğu bir soruşturma dosyası olduğu ve "çoğun içinde azıda vardır" kuralı da dikkate alınarak İİK'nun 72/3. madde ve fıkrası gereğince ancak tahsili için icra takibinde bulunanın meydana gelecek gecikmeden doğan zararlarını karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ve yanlış gerekçe ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiştir.
Bu itibarla, ihtiyati tedbir talep eden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen ara kararın kaldırılıp düzeltilmesine, kaldırma kararının sebep ve şekline göre istinaf yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
II-KALDIRILAN ARA KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE
"1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile İİK'nun 72/3. maddesi kapsamında alacaklısı ..., borçlusu ..., kefili ... olan 6.000.000.00.TL bedelli kambiyo senedi yönünden İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2024/6160 Esas sayılı takip dosyasında senet bedeli olan 6.000.000.00.TL'nın %15'i olan 900.000.00.TL'lık teminatın nakden veya kesin, süresiz ve derhal nakde çevrilebilecek muteber bir teminat mektubu ile mahkeme veznesine depo edilmek kaydı ve şartıyla ihtiyati tedbir talep eden davacı ... yönünden İCRA VEZNESİNE GİRECEK PARANIN ALACAKLIYA ÖDENMESİNİN TEDBİREN DURDURULMASINA,
-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir kararının tebliğinden itibaren bir haftalık süre içerisinde takdir olunan teminatın yatırılarak infazının istenmesi halinde ilgili kararın infazı için İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, süresi içerisinde teminat yatırılmadığında veya teminat yatırılmasına rağmen infazı talep edilmemesi halinde ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına, " şeklinde DÜZELTİLMESİNE,
III-Kararın kaldırılma sebep ve şekline göre istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,
IV-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf kanun yolu başvurusu sırasında yatırılan istinaf karar harcının yatırana iadesine,
V-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.683,10.TL başvuru harcı ve 525,00.TL dosya gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam 2.208,10.TL'nin davalıdan alınarak ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafa verilmesine,
VI-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati tedbir talep eden davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
VII-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 08.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/400, K. 2025/951, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama