KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/401 - 2025/797
- Dosya no
- 2025/401
- Karar no
- 2025/797
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/12/2024
- Numarası
- 2023/195 Esas - 2024/724 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 03/06/2025
Karar Metni
2.329 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen dava davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde. 16/11/2017 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş'ye sigortalı araç ile diğer davalı ... Sigorta A.Ş'ye sigortalı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, kazada yolcu konumunda bulunan davacıların oğulları ve desteği ...'in hayatını kaybettiğini, meydana gelen destekten yoksunluk zararlarının tazmini amacıyla davalı Sigorta Şirketlerine ayrı ayrı başvuru yapıldığını ancak taraflarına ödeme yapılmadığını belirterek,
belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile davacı anne ... için şimdilik 500,00-TL, davacı baba ...için şimdilik 500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma taleplerini davalı ...
Sigorta A.Ş yönünden davacı ... için 50.444,47 TL, davacı ...için 27.958,33 TL olmak üzere toplam 78.402,80 TL’ye yükseltmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde. 16/11/2017 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş'ye sigortalı araç ile dava dışı ... Sigorta A.Ş'ye sigortalı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, kazada yolcu konumunda bulunan davacıların oğulları ve desteği ...'in dava konusu kazada hayatını kaybettiğini, taraflarınca Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/112 sayılı dosyası ikame edilerek ... Sigorta A.Ş ve ...
Sigorta A.Ş'den destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı ... yönünden 172.915,59 TL, diğer davacı ...yönünden ise 102.345,41 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, Mahkemeye sunulan ıslah dilekçesi ile taleplerini ... Sigorta A.Ş. yönünden davacı ... için 50.444,47 TL, davacı ...için 27.958,33 TL olmak üzere toplam 78.402,80 TL olarak ıslah ettiklerini ve diğer davalı ...
Sigorta A.Ş'den herhangi bir talepleri bulunmadığını, ancak yapılan ödemelerin eksik ve yetersiz olduğunu belirterek, davacı ... için 122.471,12 TL, diğer davacı ...için 74.387,08 TL olmak üzere toplam 196.858,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsilini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın taraflarına sigortalı olduğunu, dava konusu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davalı Sigorta Şirketinin ancak sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve sigortalının kusuru oranında tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, müterafik kusur durumlarının araştırılması gerektiğini, taraflarınca dava konusu olay nedeniyle davacılara 22/01/2018 tarihinde 18.210,31 TL ödeme yapıldığını, davacıların avans faizi talep etmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacıların müracaatı üzerine tazminat bedelinin hesaplandığını ancak davacıların sulh teklifini kabul etmemeleri üzerine ödeme yapılamadığını, davacıların destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin tazminat hesabının genel şartların ilgili hükümlerine göre yapılması gerektiğini, davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, dava konusu olayda hatır taşımacılığı söz konusu olduğunu ve uygun bir indirim yapılması gerektiğini, davacıların avans faizi taleplerinin kabul edilebilir olmadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada dava dilekçesi ve duruşma günü davalı ... Sigorta Şirketi'ne usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, savunma hakkını kullanmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece Ankara BAM 35. HD kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda. BAM kararı doğrultusunda, gelir bilgisi, hatır taşıması olgusu, kusur oranı konusunda delil toplanmasına ilişkin bir karar bulunmadığı, tazminat hesaplanmasına ilişkin ve ödemeye ilişkin kaldırma kararı gerekçesi dikkate alınarak, destekten yoksun kalma tazminatı konusunda aktüer bilirkişiden rapor alındığı, davalı ...
Sigorta Şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, davalı ...
Sigorta Şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ve davacılar desteğinin de içinde yolcu olduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu, davacıların desteği müteveffa ...'in yolcu olup kusurunun bulunmadığı, davacı ... lehine 883.185,29 TL ve davacı ...lehine 522.740,39 TL olmak üzere toplam 1.405,925,68 TL destekten yoksun kalma maddi zararı hesaplandığı, davalı ...
Sigorta Şirketince davadan önce yapılan ödeme yasal faiz oranı ile güncellenerek, davalı ... tarafından dava görülmekte iken yapılan ödeme ise güncellenmeden mahsup edildiğinde, davacılar lehine toplam 1.327.828,49 TL bakiye zarar hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi limiti 330.000,00 TL olduğundan, hesaplanan toplam zararın poliçe limitini aştığı, davalı ...
Sigorta tarafından 54.739,00 TL ödeme yapıldığından poliçede 275.261,00 TL bakiye limit kaldığı, hak sahipleri lehine hesaplanan zararın bakiye poliçe limitine garameten dağıtılması sonrasında, davacı ... lehine 172.915,59 TL ve davacı ...lehine 102.345,41 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep edilebileceği, asıl davada; davalı ...
Sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu tespit edildiğinden bu davalı yönünden açılan reddine karar verilmiş olup, davacı ... için 34.466,36 TL, Davacı ...için 13.801,56 TL'nin destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...
Sigorta Şirketinden temerrüt tarihi olan 26/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile talep edebilecekleri, birleşen davada davacılar yönünden hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında dahi zararın halen 330.000,00TL teminat limitinin üzerinde kaldığı, mahkemece verilen ilk karardaki tazminat miktarı ile yargılama sırasında yapılan ödeme miktarı dikkate alındığı limit yönünden davacı ... için 122.471,12 TL, davacı ...için 74.387,08 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...
Sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 26/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile talep edebilecekleri anlaşıldığından. “Asıl davada; davalı ... Sigorta yönünden açılan davanın reddine, davalı ... Sigorta yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 34.466,36 TL'nin 26/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...
Sigorta'dan alınarak davacı ...'e verilmesine, 13.801,56 TL'nin 26/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta'dan alınarak davacı ...'e verilmesine, birleşen davada davanın kabulüne, 122.471,12 TL'nin 26/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta'dan alınarak davacı ...'e verilmesine, 74.387,08 TL'nin 26/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...
Sigorta'dan alınarak davacı ...'e verilmesine,” karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen dava davalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde; asıl davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle birleşen ek davanın açılamayacağını, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, davacılara ödenen tazminat ile sorumluluklarını yerine getirdiklerini, zararın karşılandığını, hesabın genel şartlara göre yapılması gerektiğini, ödemelerinin güncellenerek mahsubu gerektiğini, kaza tutanağında yolcu ...’in emniyet kemeri takmadığının tespiti nedeniyle müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Asıl dosyada dava, trafik kazasında desteğinin ölümü nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Birleşen dosyada dava, asıl davadaki aynı olay nedeniyle bakiye destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, asıl ve birleşen dava davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacılar desteğinin davalı ...
Sigortaya ZMMS ile sigortalı araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu, bu aracın otoyolda gece sola dönülmez trafik işaret levhasının mevcut olduğu yerde, bölünmüş tek yönlü yolda arkasını kontrol etmeden aniden sola dönerek arkadan gelen diğer davalı sigortaya sigortalı araç ile çarpışması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği, olayda araç sürücüsünün olay yerinde, davacılar desteğinin ise kaldırıldığı hastanede vefat ettiği anlaşılmıştır. Olayla ilgili sanık (...
Sigortaya ZMMS ile sigortalı araç sürücüsü) ... hakkında maktüller ... ve ...’ın taksirle ölümüne neden olmaktan ceza davası açıldığı, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/11 Esas – 2019/13 Karar sayılı dosyasında sanığın olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından beraatine karar verildiği, kararın istinafı üzerine Ankara Bam 26. Ceza Dairesi tarafından istinafın esastan reddine temyiz yolu açık olarak karar verildiği, dosyada kesinleşme bilgisinin bulunmadığı görülmüştür.
Mahkemece Dairemiz kaldırma kararı üzerine usulüne uygun olarak alınan aktüer raporu gereğince davacıların destek tazminatı zararlarının belirlendiği, kaza tutanağındaki “4” tespiti de nazara alındığında desteğin müterafık kusuru bulunduğunun ispatlanamadığı, davalı ... Sigorta tarafından yargılama sırasında yapılan ödemenin güncellenmeden mahsubunda bir isabetsizlik olmadığı gibi bu ödemenin de zararı karşılamadığı anlaşıldığından davalı sigortanın asıl davaya yönelik tüm istinaflarına itibar edilmemiştir.
Davalının Birleşen davaya yönelik istinafı yönünden;
Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklının, hukuki ilişki ile asgari bir miktar ya da değer belirterek alacak davası açabilmesi belirsiz alacak davası ile mümkündür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasında davacının iddianın genişletilmesi yasağı olmadan ve karşı tarafın rızasına ve ıslaha da gerek kalmaksızın talep sonucunu artırabileceği kabul edilmiştir.
6100 sayılı Kanun ile alacak miktarının belirsiz olduğu durumlarda davacıya dilerse belirsiz alacak davası, dilerse de kısmi dava açabilme imkanı getirilmiştir. Belirsiz alacak davası ile kısmi dava konusu, amacı ve sonuçları bakımından birbirinden tamamen farklı iki dava türüdür. Her iki davanın mahkemeden istenen hukuki korumaya göre eda davası olması ve ortak bazı özelliklerinin bulunması bu sonucu değiştirmemektedir.
Belirsiz alacak davası açan davacı, kısmi davanın sonuçlarından yararlanamayacağı gibi, kısmi dava açan davacı da belirsiz alacak davasının sonuçlarından yararlanamaz. Hâkim de kısmi dava olarak açılmış bir davayı belirsiz alacak davası olarak nitelendiremeyeceği gibi, belirsiz alacak davası olarak açılan davaya da kısmi dava olarak devam edemez (Yargıtay HGK, 2014/15-439 E., 2016/207 K. ve 02/03/2016).
Yargıtay 9 HD. 2024/13392 E. 2025/1011 K. sayılı ilamında; “…6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Karşı tarafın verdiği bilgi ve tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebinini artırabilir." şeklindeki 107/2 hükmü.
7251 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la (7251 sayılı Kanun) yapılan değişiklik sonrasında. “Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir.
Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
7251 sayılı Kanun ile 107. maddede yapılan değişiklikler Dairemizce şartları mevcut olan belirsiz alacak davasında yapılan yargılama ile alacağın belirli hâle gelmesi durumunda hâkimin geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi için alacaklıya süre vermesi gerektiği yönünde değerlendirilmiştir.
Ayrıca Kanun'un gerekçesinde de bu sürenin, alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda hâkim tarafından verilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Bu sebeple, belirsiz alacak davasının şartlarını taşıyan bir davada Kanun'da belirtilen an hâkim tarafından resen gözetilerek davacıya kesin süre verilmelidir.
Davacının verilen süreye rağmen geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmemesi durumunda davanın, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanacağı 107/2 hükmünün son cümlesinde düzenlenmiştir.
Belirsiz alacak davası açan davacının talep artırım yahut ıslah suretiyle geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi mümkün olup bu durum davanın açılması ile alacağın tamamının dava konusu edilmesinin bir sonucudur. Diğer bir anlatımla belirsiz alacak davasında geçici talep sonucunun kesin talep sonucuna dönüştürülmesi imkânının varlığı alacağın tamamının dava konusu edilmediği anlamına gelmez. Dolayısıyla belirsiz alacak davasının açılmasıyla alacağın tamamı dava konusu edilmiş olduğundan aynı dava konusu ile ilgili ek dava açılması hâlinde derdestlik söz konusu olur…”
Somut olayda asıl dava belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davacının birleşen ek davada talep ettiği alacakların tamamı, belirsiz alacak davası olarak açılan asıl davada dava konusu yapılmış olup bu alacaklar bakımından ek dava açılamayacağı dikkate alındığında, aynı alacak (destekten yoksunluk tazminatı) için açılan ek davanın derdestlik nedeni ile usulden reddi gerektiği gözetilmeden, gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı Sigorta vekilinin asıl davayı yönelik istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı Sigorta vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile birleşen davaya yönelik hükmün kaldırılmasına ve HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğinde düzeltilerek “birleşen davanın reddine” dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II- a) Davalı ... Sigorta tarafından aslı dava için yatırılması gereken 3.297,18TL istinaf karar harcından peşin alınan 824,29TL’nin mahsubu ile bakiye 2.472,89TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına
b) Davalı ... Sigorta tarafından birleşen dava için yatırılan 3.925,71 TL istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,
III-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta tarafından birleşen dava için yatırılan 1.683,10TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 300,00TL istinaf yargılama giderinin birleşen dosya davacısından alınarak davalı ... Sigorta verilmesine,
Asıl dosya için yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına
IV- Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2025/401, K. 2025/797, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama