KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Dosya no
- 2025/428
- Karar no
- 2025/698
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/01/2025 Tarihli Ara Karar
- Numarası
- 2024/977 Esas
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 27/03/2025
- Karar yazım tarihi
- 27/03/2025
Karar Metni
1.289 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin başta kaşar peyniri olmak üzere çeşitli süt ürünleri üretmekte olduğunu ve bu ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, davalı tarafın da ... olarak bilinen pizza restoranları olduğunu, davalının müvekkili şirketten mal satın almak istemesi nedeniyle aralarında ticari ilişki doğduğunu, müvekkili şirketin davalıya ticari mallar sattığını, müvekkili şirketin bu satışların konusu ürünler için faturalar tanzim ettiğini, faturaların davalıya gönderildiğini, fatura bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediğini, faturalara ve içeriklerine süresinde yapılmış bir itiraz olmadığını,
müvekkili şirket tarafından Karşıyaka 5. Noterliği'nin 11306 yevmiye numaralı 25.04.2024 tarihli ihtarnamesi ile vade geçmiş 21.201.561,31 TL borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmedi, aksi takdirde temerrüte düşmüş sayılacağı ve yasal yollara başvurulacağı hususunun ihtar edildiğini, bunun üzerine 20.211.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye 990.561,31 TL borcun kaldığını, İcra takibinde, işbu cari hesap bakiyesindeki ödenmemiş faturadan biri olan ALT2024000000689 nolu 16.02.2024 tarihli ...
2000gr açıklamalı 2.920.320 TL 'lik faturanın ödenmemiş bakiyesi olan 495.668,08 TL'lik kısmına 10.05.2024 tarihinden takip tarihine kadar 83.435,20 TL ticari temerrüt faizi işletildiğini, neticede cari hesap alacağı 990.561,31 TL ve ALT2024000000689 nolu faturanın ödenmemiş kısmı olan 495.668,08 TL'ye işlemiş faiz tutarının toplamı olan 1.073.996,51 TL üzerinden taraflarınca davalı aleyhine İzmir 21. İcra Dairesi 2024/8484 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu,
iş bu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu ihtarnameye rağmen borcun tamamı ödenmediğinden ancak kısmi ödeme yapılarak borç kabul edildiğinden ve bu nedenle borçlunun mallarını gizlemek, haklarımızı ihlal eden hileli işlemlerde bulunma şüphesi mevcut olduğundan borçlunun menkul ve gayrımenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını davalarının kabulü ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptaline ve İzmir 21. İcra Müdürlüğü 2024/8484 esas sayılı icra takibinin devamına, davalının alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE
"...,Mahkememiz 25/11/2024 tarihli verilen arar karar ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, yine davacı vekilinin 24/01/2025 tarihli talep dilekçesi ile; müvekkilinin alacağının, herhangi bir rehin veya ipotek ile teminat altına alınmadığından ve davalının mallarını kaçırma ihtimali olduğundan ve şubelerini birer birer kapattığı haberlere konu olduğundan dolayı alacağın güvence altına alınması için davalının borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini yeniden talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizdeki davanın davacı tarafça davalı aleyhine İzmir 21. İcra Müdürlüğü 2024/8484 Esas sayılı takip dosyasıyla başlatılan icra takibine davalı taraf itirazının iptaline yönelik olarak açıldığı, ihtiyati haciz talebinin faiz ve ferilerine ilişkin olduğu, talep konusu konusu edilen alacağın varlığı ve miktarı ve talep koşullarının mevcut olup olmadığının hususunun yargılamayı gerektirdiği, İİK 257. Madde kapsamında ihtiyati haciz şartlarının mevcut olmadığı sonucuna varılarak davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir," gerekçesi ile, "İhtiyati Haciz talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı, ... ve ... markalarının franchise yoluyla Türkiye'deki şubelerini yönetmekte olup ... olarak bilindiğini, müvekkili şirketten de davalının muhtelif süt ürünlerini satın aldığını, ancak borçlarını ödemediğini, gelinen aşamada, piyasada ve haberlerde işbu markaların sahibi ...'ın davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediği nedeniyle davalı ile yaptığı franchise sözleşmesini feshettiğinin duyulduğunu ve işbu bilginin haberlere de yansıdığını, an itibariyle de ... tavuk restoranlarının siparişlerini kapattığını ve mağazaların teker teker kapandığını,
borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak sırf takibi sürüncemede bırakmak ve alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla borca itiraz ettiğinin açıkça ortaya çıktığını, alacaklarının herhangi bir teminata bağlı olmadığından, ihtarnameye rağmen borcun tamamı ödenmediğinden ancak kısmi ödeme yapılarak borç kabul edildiğinden ve bu nedenle borçlunun mallarını gizlemek, haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunma şüphesi mevcut olduğundan ve söz konusu işletmelerin franchise sözleşmesi iptal edildiğinin medyaya dahi yansıdığından müvekkilin alacaklarına kavuşmasının büyük tehlikede olduğunu, müvekkilinin tüm iyi niyetine,
ihtarname ve arabuluculuk başvurusuna rağmen davalının bu iyi niyeti suistimal ettiğini, hiçbir zararı karşılamadığını, davalının bu süreçte şubelerini kapattığını ve duyum aldıkları üzere mal kaçırma yoluna gidebileceğini, davalının hileli hareketlerde bulunmakta olup müvekkilinin zararlarını tahsil edememe ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu belirterek yerel mahkemece verilen 28.01.2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki ara kararın kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, itirazın iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik ara karara ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İİK’nın 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." hükümleri mevcuttur.
Somut olayda; davacı tarafından davalı şirket hakkında 13/11/204 tarihli dava dilekçesi ile ticari satımdan kaynaklı bakiye borca dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali davası açıldığı, mahkemenin 25/11/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği, 24/01/2025 tarihli talep dilekçesi ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, 28/01/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği, talep dilekçesinin ekinde bir kısım internet sitesi çıktılarının sunulduğu görülmüştür.
Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre yaklaşık ispat kuralının somut olay yönünden gerçekleşmemesine, muaccel alacağın olup olmadığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,
inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/428, K. 2025/698, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama