İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1037 K.2023/2158

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2021 tarihli 2020/415 Esas ve 2021/530 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2021/1037Karar2023/2158Tarih28 Aralık 2023Okuma9 dk · 1.890 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Aralık 2023
Dosya no
2021/1037
Karar no
2023/2158
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/08/2020 (Dava) - 15/06/2021 (Karar
Numarası
2020/415 Esas - 2021/530 Karar
Dava
Maddi Tazminat
Bam karar tarihi
28/12/2023
Karar yazım tarihi
28/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.890 kelime·9 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2021 tarihli 2020/415 Esas ve 2021/530 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kasko poliçecisi olduğunu ve müvekkiline ait ... plakalı aracın Yatağan'da bir traktöre çarpması nedeniyle maddi hasara uğradığını, aracın eksper incelemesinde pert total işleminin yapıldığını ve aracın hurdasının davacı tarafça 46.000,00.-TL'ye satıldığını, ancak davacıya sovtaj bedeline ek olarak bakiye hasar dosyasından ödeme yapılmadığını, davalının 10.07.2020 tarihli yazısında rizikonun gerçekleştiği yer ve şeylerde değişiklik yapmama yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesi ile tazminat talebinin reddedildiğini,

müvekkili tarafından veya aracı kullanan kişi tarafından araçta ve kaza mahallinde herhangi bir değişiklik yapılmadığını, aracın kiralık araç olarak kullanıldığını, bu nedenlerle davalıdan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL hasar tazminatının sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 10.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle talebin reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi ile davacı adına kayıtlı ... plakalı araç ile ilgili 565771 numaralı Kasko Poliçesi şartları hususunda hür iradeleri ile anlaşarak imza altına alındığını, davacı taraf adına kayıtlı aracın 04.06.2020 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı kazaya karıştığını ve araçta maddi hasar oluştuğunu, hasar ihbarı üzerine müvekkili sigorta şirketi tarafından 2002078 numaralı hasar dosyasının açıldığını,

sigorta şirketi tarafından yapılan araştırmalar neticesinde hasar dosyasındaki evraklar ve yapılan ekspertiz ve saha araştırma çalışmaları sonucu hasarın kaza tutanağında belirtilen zamanda olmadığının tespit edildiğini, Türk Ticaret Kanunun sigortalı rizikonunun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez ve iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki teminat içinda kalmış gibi ihbar ettiği takdirde sigortacı tarafından somut deliller ile ispatlandığı takdirde ispat külfetinin yer değiştirip sigortalıya geçer hükmü düzenlendiğini,

Kasko Sigortası Genel Şartlarının B hasar ve tazminat bölümünün, B.1 Rizikonun Gerçeklemesi Halinde Sigortalı ve/veya Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri hükmünde, Zorunlu haller dışında, rizikonun gerçekleştiği yer veya şeylerde bir değişiklik yapmamak maddesini ihlal etmek suretiyle yine aynı genel şartın A.

5 Teminat dışında kalan Zararlarbaşlığı altındaki maddelerin tespitinin imkansız hale gelmesi nedeni ile davacının hasar tazmininin10.07.2020 tarihli yazı ile reddedildiğini, sigorta şirketinin GPS kayıtları ile kaza saatini ispatladığını ve doğru ihbar mükellefiyeti yerine getirilmediğinden sigortalının açmış olduğu hasar tazmini talebinin reddi gerektiğini, poliçede kloz ve muafiyetler bulunduğunu, bu doğrultuda taraflarca kabul edilerek düzenlenen poliçe ile birlikte aracın km, araç üzerindeki dahi önceki hasarlar, göz önüne alınarak rayiç değer tespiti yapılması gerektiğini, davacının talebine konu zarardan müvekkili sigorta şirketinin,

haksız fiile ilişkin söz konusu olayda uygulanacak faiz türü yasal faiz olup , davacının faiz türü beyanlarını kabul etmediklerini belirterek davacının açmış olduğu iş bu davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,''....Davanın KABULÜ ile, 29.000,00 TL hasar bedelinin 10/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Kasko Sözleşmesine dayalı tazminat istemlerinde taraflar arasında güven ve iyi niyet esasına dayanan sözleşmelerde gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında ve süresinde ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının iyiniyet ve güven esasını ihlal ettiği ve doğru ihbar yükümlülüğüne uymadığı somut olayda tespit edilmiş olmasına rağmen davanın reddi gerekir iken kabulü yönünde verilen kararın bozulması gerektiğini,

dosyanın adli tıp incelemesine gitmesi yada başkaca bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, mahkemenin bilirkişinin kaza ile hasarlı parçaların uyumlu olduğunu bildirmesi üzerine senaryo kaza olmadığı gerekçesi ile karar verdiğini, ancak kaza ile hasarlı parçaların uyumlu olmasının sigortalının doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği yada şoför değişikliğinin olduğu yönünde iddialarını açıklar boyutta olmadığını, kaza ile hasarlı parçaların uyumlu olduğu yönünde taraflarca bir uyuşmazlık bulunmadığını,

uyuşmazlık konusu kazanın sigortalı ve sürücülerin beyanları şeklinde olmadığı kaza saatinin farklı olduğu bu yönde inceleme yapılması gerektiği ve bu nedenlerle doğru ihbar mükellefiyetine yerine getirmeyen kötü niyetli sigortalının tazminat talebinin reddi taleplerine ilişkin olduğunu, mahkeme tarafından bu yönde bir inceleme yapılmadığını, bilirkişinin de dosyada hasar dosyası ile gönderilen mevcut araştırma raporu ekinde mevcut yukarıda belirtili gprs , telefon kayıtları vb. incelemeyip değerlendirmediğini,

bilirkişi raporunda sürücü ile yolcunun kaza saatinde aynı anda birbirleri ile telefon görüşmesi yapmasının olağan değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu, kazanın 04.06.2020 günü saat 02.28 saatinde 242.4 km iken Hisar Ardı mah.

İçerisinde meydana geldiği GPS kayıtlarından tespit edildiğini, Sigortalı Aracın 04.06.2020 günü saat 10:00 sıralarında kaza yaptığı bilgisinin verilmesine karşın sigortalı araç GPS verileri ile aracı kiralayan ... ve ... isimli kişilerin kaza öncesi zaman diliminde sabaha karşı saatlerinde yazılı beyanlarında olağan dışı durum olmadığını belirtmelerine rağmen birbirlerini aramaları ve telefon arama trafiğinin 02-05 saatları arasında yoğunluk kazanmasının da kaza anında birlikte olan kişilerin birbirlerini aramalarının somut olayın akışına ters bir durum olduğundan doğru ihbar mükellefiyetinin yerine getirilmediği ve hasar ile ilgili kötü

niyetli beyan verdiklerini gösterdiğini, bilirkişi raporunda hasar ile ilgili aracın sovtaj değerinin kaza tarihi itibari ile nasıl tespit edildiğinin açık olmadığını, mahkemenin gerekçeli kararına esas aldığı raporun bu yönü ile de denetime elverişli olmadığını, yerel mahkemenin kaza tarihi itibari ile araçta oluşan hasarın tespitinde bilirkişi raporunu esas aldığını, bilirkişi raporunda ise müvekkili sigorta şirketinin yaptırmış olduğu ekspertiz raporuna göre tespitlerin yapıldığını ancak aracın hurda değerinin nasıl tespit edildiği yönünde raporda ve mahkemenin gerekçeli kararında hiçbir bilgi bulunmadığını,

oysa ki davalı sigorta şirketinin mahkeme dosyasına sunulu olan raporunda aracın sovtaj çalışması için resmi ihale açtığını ve ihale neticesinde aracın 16.06.2020 tarihi itibari ile sovtaj teklifi olarak 57.000,00-TL belirlendiğini, bilirkişi raporunda ise sovtaj tespiti ile ilgili olarak hiç bir teklif ve rakam alınmadığını, bu yönü ile de yerel mahkemenin kararı hatalı olup bozulması gerektiğini, GPS kayıtları aracın kaza saaatinde aracın bir anda durduğunu sonrasında tam 8 saat sonra kaza saatinde hareket ettiği, bilirkişi raporunda belirtmiş olmasına rağmen genel muafiyeti rayiç değer üzerinden düşmesi gerekir iken hataen düşmediğini,

yerel mahkemeden ek rapor talep etmiş olmalarına rağmen bunun kabul edilmediğini belirterek, Mahkemenin kabul kararının kaldırılarak davanın reddine yargılama harç ve masrafları ile dava vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, istinaf harç ve giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kasko poliçesi kapsamında sigortalı araçta oluşan hasar nedeni ile tazminat istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

1-)Poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 1409/1 maddesi uyarınca, sigortacı poliçe tanzim tarihinden sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.

Sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.

Somut olayda riskin gerçekleştiği sabit olup, bu riskin farklı saatte gerçekleştiği iddiasını davalı sigortacı ispat etmek zorundadır. Sigorta şirketinin hasarın teminat kapsamında olmadığı, olayın sigortalının ihbar ettiği saatte değil, iddia ettikleri şekilde gerçekleştiğini ve doğru ihbar yükümlülüğüne uymamanın teminat dışında kalan hallerden olduğunu somut delillerle kanıtlaması gerekmektedir.

Somut olaya bakıldığında; davalı araca takılı olan GPS hareket bilgisinde kazanın belirtilen zamanda 10.15 gibi hareketi olmayan saatte kaza yapmasının mümkün olmadığını, GPS kayıtlarında kaza saatinde aracın hareket etmediğini, kazanın 04/06/2020 günü saat 02.28 saatinde 242.4 km iken Hisar Ardı mah. İçerisinde meydana geldiğini, sürücü ve araçta yolucunun anlatımları ile anlatım sonrası telefon arama trafiği zaman bilgisi ve aracın GPS verileri dikkate alınarak tespit edildiğini, Sigortalı Aracın 04/06/2020 günü saat 10:00 sıralarında kaza yaptığı bilgisinin verilmesine karşın kazanın 02:28 de meydana geldiği savunması ile davacının doğru ihbar yükümlüğüne aykırı hareket ettiğini belirterek davacıya tazminat ödemekten kaçındığı görülmektedir.

Yukarıda anılan Kanun hükümleri gereği ispat yükü üzerinde bulunan davalı sigortacı ispata yarar somut delil getirememektedir. Davalı sigortacının oluş saatinin farklı olduğu ve doğru ihbar yükümlülüğüne aykırı hareket edildiğinin teminat dışında kaldığını soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Dosya kapsamına ve hasar dosyası kapsamında bulunan bilgi ve belgeye göre kazada davacı tarafın doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediği veya sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ettiğini hususunu ispat edemediği açıktır.

Bu durumda mahkemenin, davaya konu rizikonun gerçekleşmesiyle davacı aracında meydana gelen hasarın, kasko poliçesi teminatı kapsamında olduğu yönündeki kabulünün yerinde olduğu, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazın reddi gerektiği anlaşılmıştır.

2-)Davalı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna süresinde itiraz ile hasar dosyası kapsamında yer alan sovtaj teklifleri nazara alınmadan düzenlenen bilirkişi raporunda belirlenen sovtaj bedelinin hatalı olduğu, poliçe şartları ve muafiyetlerinin değerlendirilmediği, raporun hatalı ve denetime elverişli olmadığı yönlerinden rapora itiraz ettiği, bilirkişi raporunda aracın sovtaj bedelinin ne şekilde tespit edildiği yönünde taraf ve yargı denetimine elverişli olacak şekilde açıklama yapılmadığı ve raporun bu yönden yeterli araştırmayı içermediği,

dosya kapsamında bulunan davalı tarafın rapora itirazında belirttiği hasar dosyası kapsamında alınan hurda teklif bedelleri ile bilirkişi raporunda hesaplanan hurda değeri arasında oluşan çelişki yönünden davalının itirazları da karşılanarak ek rapor veya yeni bir rapor alınması gerektiği halde alınan raporun dosya kapsamına uygun olduğundan bahisle davalının bu yönlerden rapora yapmış olduğu somut itirazlarının reddedilerek değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesinde 2.000,00 TL genel muafiyet klozunun bulunduğu, davalı vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde poliçe muafiyet bedelinin nazara alınmasını talep ettiği halde mahkemece davalının bu yönden rapora yapmış olduğu somut itirazının da değerlendirilmemiş olması hatalı olup; uyuşmazlık konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden sovtaj bedelinin usulüne uygun olarak,

denetime elverişli açıklama ve değerlendirme yapılmak sureti ile tespitinin yapılacağı, ayrıca poliçede yer alan muafiyet klozunun uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden, dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek, davalının itirazlarının da karşılandığı yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmaya elverişli olmayan rapora göre karar verilmiş olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin belirtilen yönlere ilişkin itirazının kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2021 tarihli 2020/415 Esas ve 2021/530 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle REDDİNE,

4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 28/12/2023

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1037, K. 2023/2158, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1037
Karar No
2023/2158
Tarih
28 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1038 K.2023/1145
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1039 K.2023/2014
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1040 K.2023/2015
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1042 K.2023/1968
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/1043 K.2023/1014
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2021/1043 K.2023/1758

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.