İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1716 K.2024/1190

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/164 Esas-2021/500 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca…

Esas2021/1716Karar2024/1190Tarih11 Eylül 2024Okuma12 dk · 2.426 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
11 Eylül 2024
Dosya no
2021/1716
Karar no
2024/1190
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
21/12/2018 (Dava) - 27/09/2021 (Karar
Numarası
2018/164 Esas - 2021/500 Karar
Dava
Maddi Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan
Bam karar tarihi
11/09/2024
Karar yazım tarihi
11/09/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.426 kelime·12 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/164 Esas-2021/500 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, 29.05.2017 tarihinde İzmir-İstanbul Otobanı, Kuyucak kavşağında seyir halinde olan davadışı ... plakalı araç sürücüsünün kaza yaptığını, davalı ...'in de sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ile seyir halindeyken kazayı görerek, yardım etme amacıyla kamyonunu otoyolda durmanın yasak olması, en azından durmak için emniyet şeridine çekilmesi gibi kurallara uymadan şerit içinde bırakarak aracından indiğini, otoyolda şerit içinde kalan bu kamyona davacı ... adına kayıtlı olan ve davacının oğlu olan müteveffa ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesinde;

sürücü ...'in ve ...'nin diğer eşi olan ...'dan olan oğlu yolcu ...'in olay yerinde vefat ettiklerini, ...'in ise ağır şekilde yaralandığını ve yoğun bakım servisine kaldırıldığını, otobanda aracın durdurulması yasak olup davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/31 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ... ve ...'in davacıların destekleri olduğunu, sürücü ...'in, davacılardan ... ve ...'nin oğlu olduğunu, kaza tarihinde kardeşi ... üzerine kayıtlı olan emlak ofisinde çalıştığını,

her ne kadar SGK kayıtlarına göre sigortalı çalışan olarak görülse de emlak ofisinin işleteni sıfatında olup ofisin bütün işini ...'in yerine getirdiğini, kazancın ise ... ve ... arasında paylaşıldığını, bu nedenle ...'in desteğinin aileye asgari ücret düzeyinden çok fazla olduğunu, vefat eden ...'ın davacılardan ... ve ...'nin oğlu olup kaza tarihi itibariyle .../...'nde öğrenci olduğunu, ailesine sürekli doktor olmak istediğini beyan ettiğini, destek hesaplamasında bunun dikkate alınması gerektiğini, çocukların yaşaması halinde anne ve babaya destek olacağının yerleşik Yargıtay kararları arasında olduğunu,

destek miktarı ancak bir bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağından şimdilik toplamda 10.000,00 TL maddi tazminat taleplerinin bulunduğunu, KTK 97.maddesi gereğince sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak her bir başvurucu davacı için ayrı ayrı ödeme yapılmış ise de yapılan ödemenin az olduğunu ve eksik hesaplandığını, bu nedenle ödenen miktarın makbuz niteliğinde olduğunu belirterek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla vefat eden ...'ın desteğini yitiren babası ve annesi bakımından şimdilik davacı anne ... için 2.500,00 TL, davacı baba ... için 2.500,00 TL maddi tazminatın, vefat eden ...'in desteğini yitiren babası ve annesi bakımından şimdilik anne ... için 2.500,00 TL, davacı baba ... için 2.500,00 TL maddi tazminatın sigorta dışındaki davalılardan kaza tarihinden avans faiziyle birlikte,

davalı sigorta şirketinden ise sigorta şirketine başvuru tarihinden ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla avans faiziyle olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, sonradan sunulan talep arttırım dilekçesi ile de; ... bakımından: ... için 3.653,31-TL olarak arttırılıp davacı ... için talebin arttırılmadığı, ... bakımından ise, ... için 61.271-TL ve ... için 87.242,72-TL olarak talebin arttırıldığı anlaşılmıştır.

CEVAP

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'in SGK kayıtlarına göre sigortalı çalışan olduğunu, vefat eden ...'in henüz öğrenci olup meslek sahibi olmadığını, hesaplamalarda TRH 2010'un dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin tehlike sorumluluğunu devretmiş olup bu tazminatın karayolları zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, bilirkişi marifeti ile hesaplanacak tazminatın diğer davalı ... Sigorta A.Ş' den teminat limiti olan kişi başına ölüm-sakatlık teminatı olan 330.000,00 TL üzerinden karşılanmasını talep etmiştir. Davalı sigorta şirketine usulüne uygun olarak tebligat çıkarıldığı, ancak anılan davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, "....Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; alınan bilirkişi raporlarına göre, 29.05.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ...'in; babası ...'in destekten yoksun kalma tazminatı alacağının 110.614,62 TL olduğu, annesi ...'in destekten yoksun kalma tazminatı alacağının 150.508,54 TL olduğu,

davacıların toplam maddi tazminat alacağının 261.123,16 TL olacağı, davalı tarafın %25 oranında kusuru ile zararın 65.280,79 TL'sinden sorumlu olacağı, 14.12.2017 tarihinde ... plakalı araç poliçesi ile ...'in vefatından kaynaklı olarak ödenen ve güncelleştirilen bedelin (50.365,79 TL) mahsubu sonrası davalıların toplam bakiye tazminat sorumluluğunun 14.915,00 TL olacağı, vefat eden ...'in; babası ...'in destekten yoksun kalma tazminatı alacağının 103.787,95 TL olduğu, annesi ...'in destekten yoksun kalma tazminatı alacağının 252.062,16 TL olduğu,

davacıların toplam maddi tazminat alacağının 355.850,11 TL olacağı, davalı tarafın %25 oranında kusuru ile zararın 88.962,52 TL'sinden sorumlu olacağı, 14.12.2017 tarihinde ... plakalı araç poliçesi ile ...'in vefatından kaynaklı olarak ödenen ve güncelleştirilen toplam bedelin (55.379,21 TL) mahsubu sonrası davalıların toplam bakiye destekten yoksun kalma tazminatı sorumluluğu bakımından, Yargıtay'ın yerleşik içtihadı doğrultusunda TRH 2010 yaşama tablosuna göre hesap edilen bilirkişi raporuna itibar edilerek 33.583,31 TL olacağı anlaşılmakla,

davacının davasının kısmen kabulü ile ... 'in vefatı nedeniyle davacı ... ve ... için toplam 33.583,31 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ...'in vefatı nedeniyle davacının talebiyle bağlı kalmak suretiyle davacı ... için 3.653,31 TL ve ... için 2.500 TL' nin 1 ve 2 nolu hüküm bakımından davalı gerçek kişiler ... ve ... bakımından kaza tarihi olan 29/05/2017, davalı sigorta şirketi bakımından ise sigorta şirketinin limitiyle sorumlu kalmak kaydıyla müracaat tarihi olan 14/12/2017 tarihinden itibariyle yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı tarafa verilmesine,

fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekmekle, sonuç olarak.

DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; ... 'in vefatı nedeniyle davacı ... ve ... için toplam 33.583,31 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ...'in vefatı nedeniyle davacının talebiyle bağlı kalmak suretiyle davacı ... için 3.653,31 TL ve ... için 2.500,00 TL' nin 1 ve 2 nolu hüküm bakımından davalı gerçek kişiler ... ve ... bakımından kaza tarihi olan 29/05/2017, davalı sigorta şirketi bakımından ise sigorta şirketinin limitiyle sorumlu kalmak kaydıyla müracaat tarihi olan 14/12/2017 tarihinden itibariyle yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı tarafa verilmesine,

FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN, "...Mahkemenin maddi tazminat hesaplamalarında kusur raporundaki oranlara göre indirim yapılması gerektiğine kanaat getirerek hüküm kurduğunu, söz konusu hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, ısrarla belirttikleri üzere her ne kadar müteveffa ... kazanın meydana gelmesinde %75 kusurlu ve davalı ... %25 kusurlu ise de, kazadan yolcu konumunda bulunan müteveffa ...'in işbu kaza nedeniyle zarar gören 3.kişi olarak nitelendirilmesi gerektiğini,

müştereken ve müteselsilen sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve davalılar yönünden müteveffa ... mirasçılarına hesaplanan tazminatın tamamının verilmesi gerektiğini, dolayısıyla işbu kaza nedeniyle asli kusurlu müteveffa ...'in dava dışı sigortacısının sorumluluğunun yanında, davalıların ve davalıların da sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunması nedeniyle, üçüncü kişi konumunda bulunan ... mirasçılarının tüm zararının davalılar tarafından karşılanması gerektiğini, kusuru bulunmayan ... mirasçılarının destek tazminatının %25'ine değil, talepleri doğrultusunda tamamına hükmedilmesini,

ayrıca ...'in gelir durumunun belirlenmesi ve ne işle iştigal ettiği hususlarının araştırılması suretiyle mirasçılarının tazminat miktarının hesaplanması gerektiğini, bildirdikleri delillerinin toplanmadığını, tanıklarının dinlenmeden karar verildiğini, gelir durumu net olarak saptanmadan yapılan aktüerya hesaplarının hatalı olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

KATILMA YOLUYLA İSTİNAFA GELEN DAVALI ...

SİGORTA A.Ş VEKİLİ TARAFINDAN; "...17.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacıların zararının karşılandığı tespit edilmesine rağmen mahkemece yeniden hesaplama yapıldığını, esasen ödeme tarihi itibariyle destekten yoksun kalma tazminatının karşılandığını, bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamanın PMF 1931 yaşam tablosundaki gibi prograsif rant yöntemine göre yapıldığını, bunun hatalı bir yöntem olduğunu, TRH 2010 tablosu ile %1,8 teknik faiz iskonto oranının uygulanması gerektiğini, ... plakalı aracın %75 kusurlu olduğunu,

davacı ...'in ... plakalı aracın işleteni olup onun için tazminat hesaplaması yapılmaması gerektiğini, trafik sigortası genel şartları ve 6704 sayılı torba yasa uyarınca işletenin destekten yoksunluk tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını, ... plakalı aracın sürücüsü ... olup davacı anne ve babası için destek tazminatı hesaplanamayacağını, ayrıca müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığını, müteveffanın kamyonet arkasında can güvenliğini tehlikeye atacak vaziyette yolculuk yaptığını,

tazminat hesaplamasında bu hususların göz önünde bulundurulması ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilecek tazminattan davacının müterafik kusurundan dolayı %20 oranında indirim yapılması gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve davalı ... Sigorta AŞ tarafından da katılma yoluyla istinafa gelindiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacılardan ... ve ...'nin oğlu olan sürücü ...'in kullandığı araç ile %75 kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza neticesinde sürücü ... ile arka koltukta oturan kardeşi -aynı zamanda davacılar ... ve ...'in müşterek çocukları- ...'ın vefat ettiği, anne ve babaları tarafından açılan işbu destekten yoksun kalma tazminatı davası bakımından mahkemece aktüer bilirkişiden kök ve ek raporlar alındığı, son alınan ek rapor ve davacı tarafın talep arttırım dilekçesine göre yukarıda yazılı şekilde hüküm tesis edildiği, tarafların kusura yönelik bir istinaf itirazı bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Davacılar vekili, öncelikle müteveffa ...'in gelirine yönelik olarak istinafa gelmiş olmakla birlikte, dosya kapsamında ...'in SGK kayıtlarına göre asgari ücret almakta iken vefat ettiğinin görüldüğü, bahse konu emlak ofisinin sahibi ve işleteni olduğuna dair somut bir delil sunulamadığı, bu hususun yalnızca tanık delili ile ispatının mümkün bulunmadığı, kaldı ki, mahkemece alınan aktüer raporların tamamında ve hükme esas alınan son ek aktüer raporunda ...'in gelir durumu asgari ücret olarak kabul edilmek suretiyle tazminat hesaplandığı halde, davacılar vekilinin bu hususa dair rapora itiraz etmediği de görülmekle, tüm dosya kapsamına göre bu istinaf itirazının reddi gerekmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili, hesaplanan tazminata yönelik olarak istinafa gelmiş olup, davadan önce kısmen ödeme yapıldığı anlaşılmasına rağmen, mahkemece alınan aktüer raporunda "ödeme tarihi itibariyle herbir davacı bakımından ayrı ayrı zararlarının karşılanmış olup olmadığı" hususunda bir değerlendirme yapılmaksızın doğrudan rapor tarihi itibariyle ödemelerin güncellenerek hesaplama yapıldığı görülmekle, bu husus eksik inceleme niteliğinde görülmüş, davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki itirazının kabulü gerekmiştir.

Yine, hükme esas alınan aktüer raporu incelendiğinde; müteveffa ...'ın vefat ettiği tarihte 15 yaşında ve öğrenci olmasına rağmen, vefat tarihinden itibaren destek tazminatı hesaplandığı da görülmekle, yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, desteğin çocuk olması halinde 18 yaşın desteğin başlayacağı yaş olarak kabulü ile, 18 yaşına kadar hesaplanacak bakım ve yetiştirme giderlerinin de indirilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin tazminat hesabı yapılması da doğru görülmemiştir (Bu yönde bknz.

Yargıtay (kapatılan) 17.HD. 2016/8845 E.-2019/3374 K, 2012/10256 E.-2013/6733 K). Bununla birlikte, TRH 2010 yaşam tablosuna ve progresif rant usulünce hesap yapılmasında ise bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı sigorta şirketi vekilinin bu husustaki itirazının reddi gerekmiştir.

Müteveffa ... bakımından yapılan değerlendirmede; ... araçta yolcu konumunda olup, bilindiği üzere kazanın oluşumunda sürüş kusuru bulunmayan ...'ın mirasçıları, gerek ...'ın yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü-işleteni ve sigortacısından ve gerekse karşı araç sürücüsü-işleteni ve sigortacısından müteselsil sorumluluk hükümlerine göre tazminatın tamamını talep edebilecektir.

Tek bir tarafa tüm tazminat talebinin yöneltilmesi halinde, kusurları oranında rücu hususu kaza sorumlularının kendi iç ilişkisine ilişkin bulunmaktadır. Bu kapsamda, davacılar vekilinin yargılama aşamalarında da sıklıkla dile getirdiği bu itiraz kısmen/haklı görülmüştür. Şöyle ki, ...'ın annesi olan davacı ... bakımından hesaplanan tüm tazminatın kusur indirimi yapılmaksızın hüküm altına alınması gerektiği açıktır.

Bununla birlikte, ... ve ...'ın babası konumundaki ... bakımından konu, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları kapsamında ayrıca ele alınmalıdır. Davalı sigorta şirketi vekili, davacı ...'nin müteveffa ...'in kullandığı ... plakalı aracın işleteni olduğunu, işleten olması nedeniyle de ...'in anne ve babasının tazminat talep edemeyeceğini ileri sürmüş olup, yapılan değerlendirmede; her ne kadar davalı ...

Sigorta AŞ kazaya karışan her iki taraf aracın da sigorta şirketi ise de, davanın davalı ... Sigorta AŞ'ye davalıların trafik sigortacısı olmasına dayanılarak yöneltildiği görülmektedir.

Dosya kapsamındaki İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 16.01.2019 tarihli yazısında, ...'in kullanmakta olduğu ... plakalı aracın kaza tarihinde ... adına kayıtlı olup, kazadan sonraki bir tarih olan 01.11.2017 tarihinde davacı ... tarafından devralınarak aynı tarihte hurdaya ayrıldığının bildirildiği görülmekle birlikte, dosya ekinde hasar dosyası mevcut olup, hasar dosyası içerisindeki belgelerin ise aksi yönde olduğu, buna göre.

05.04.2017 başlangıç tarihli trafik sigortası ve kasko sigortalarında sigortalı olarak davacı ...'nin göründüğü, yine bahse konu aracın alımına dair kredi kullanımı ve dain-i mürtehin bankaya dair birtakım evraklarda ...'nin adının geçtiği, ayrıca işbu dava konusu kaza nedeniyle aracın pert olmasından dolayı sigorta şirketinden tazminat tahsili/ibraname verilmesine dair belgelerin de bizzat davacı ... tarafından imzalandığına dair evraklar bulunduğu anlaşılmakla, dosyada oluşan belirsizliğin giderilmesi,

bahsedilen evraklar da gözetilerek kaza tarihi itibariyle müteveffa ...' in kullandığı aracın gerçek işleteninin kim olduğu hususunun mahkemece belirlenerek tazminat hesaplanması yoluna gidilmesi gerektiği açıktır. ... bakımından, ...'ın yolcu olarak bulunduğu aracın işleteninin babası ... olduğunun belirlenmesi halinde, ... de ... bakımından oluşan zararın müteselsil sorumlularından biri olacağından, bu durumda ...'nin kusur indirimi yapılmaksızın ... için hesaplanan tüm destekten yoksun kalma tazminatını talep etmesi mümkün olmayacak, yalnızca karşı aracın kusuru oranında bu davacı yararına tazminata hükmedilebilecektir.

Kazada kusurlu bulunan sürücü müteveffa ... bakımından ise, davacı ... kazaya karışan davalı aracın kusuruna dayanarak ve bu oranla sınırlı olarak ... adına tazminat talep edebilecektir. Yine, uyuşmazlığa dair ceza davası olduğu da anlaşıldığı halde, mahkemece ceza davasının akıbeti araştırılmadan ve özellikle gerçek işletenlik hususu bakımından ceza dosyası incelenmeden hüküm tesisi de doğru olmamıştır.

Mahkemece, açıklanan hususlardaki eksik araştırmanın tamamlanarak sonucuna göre tüm bu hususların değerlendirilmesi gerekmekte olup, kararın açıklanan bu yönler itibariyle de eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerekmiştir.

Mahkemece yapılması gereken iş; istinafa gelenler, tarafların istinaf itirazlarının kapsamı ve özellikle karar kaldırma nedenlerine göre, oluşan usuli müktesep haklar da gözetilerek belirtilen hususlardaki eksiklikler giderilmek suretiyle yeni bir aktüer raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.

Müterafik kusur bakımından yapılan değerlendirmede; davalı sigorta şirketi bu hususta istinafa gelmiş olup, bu husus esasen re'sen de gözetilecek olmakla; dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağında müteveffaların emniyet kemerlerinin takılı olduğunun açıkça yazılı olduğu, müteveffaların aracının binek cinsinden olup kamyon kasasında taşınma gibi bir durumun sözkonusu olmadığı, müterafik kusur indirimi uygulanmasını gerektirecek somut bir veri bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının kabulü mümkün görülmemiştir.

Kabule göre ise, mahkemece kurulan hükümde davacılar ... ve ... ihtiyari dava arkadaşı olup, herbiri hakkında hesaplanan tazminat tutarları farklı olacağı halde toplam bir tazminat tutarına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, yine kararın gerekçe kısmında ... ve ... bakımından taleple bağlı kalınarak hesaplanan tazminattan daha aza hükmedildiği açıkça belirtilmesine rağmen, hükümde fazlaya dair talebin reddine yönelik hüküm tesisi sureti ile çelişki oluşturulması, özellikle davacılar vekilinin talep arttırım dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutmuş olması da nazara alındığında yerinde görülmemiş, kararın bu yönler itibariyle de kaldırılması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/164 Esas - 2021/500 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,

4-İSTİNAF AŞAMASINDA;

a-Davacılar tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine,

b-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yatırılan 679,00 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,

5-İstinaf aşamasında davacılar ve davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/09/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1716, K. 2024/1190, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1716
Karar No
2024/1190
Tarih
11 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1720 K.2024/1191
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/1736 K.2024/1153
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1737 K.2024/1482
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1738 K.2024/1494
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1783 K.2024/1168
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1809 K.2024/1500

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.